Konu: 1. Sınıfa Başlama Yaşı Ne Olmalı ?  (Okunma sayısı 971 defa)

creasy

  • Bölüm Sorumlusu
  • *****
  • İleti: 6.635
  • Teşekkür 8971
    • Çevrimdışı
  • 13 Haz 2019 20:47:33
Değerli eğitimhane üyeleri,

Sizce ilkokul 1. sınıfa başlama için en uygun yaş veya yaş aralığı ne olmalı ?

nikador

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.077
  • Teşekkür 940
    • Çevrimdışı
  • # 13 Haz 2019 21:10:24
72 ay üstü olmalı ve 72 aydan sonra hiç bir şekilde ertelemeye müsaade edilmemeli

SOĞUK336

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 1.381
  • Teşekkür 357
    • Çevrimdışı
  • # 13 Haz 2019 21:10:48
Tabiki  en az 72 ay ve üstü olmalı.

SOĞUK336

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 1.381
  • Teşekkür 357
    • Çevrimdışı
  • # 13 Haz 2019 21:11:54
72 ay ve üstü olunca farklı ay grupları oluyor zaten. İdeal olanı da bu .

SOĞUK336

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 1.381
  • Teşekkür 357
    • Çevrimdışı
  • # 13 Haz 2019 21:12:58
Bu yıl başlama yaşı ne olacak acaba çok merak ediyorum doğrusu.

KOZAKLI

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 743
  • Teşekkür 290
    • Çevrimdışı
  • # 13 Haz 2019 21:26:29
Kesinlikle 72 ay ve üstü..
İki kızım var biri 76 aylık biri 69 aylık başladı eylül ayı itibariyle 76 aylık olan her yönden daha iyiydi yazısı okuması ve en önemlisi anlaması...
69 aylık anlamada daha geri zamana ihtiyacı var...
Tecrübeyle sabittir..

creasy

  • Bölüm Sorumlusu
  • *****
  • İleti: 6.635
  • Teşekkür 8971
    • Çevrimdışı
  • # 14 Haz 2019 11:26:23
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Bu yıl başlama yaşı ne olacak acaba çok merak ediyorum doğrusu.
Daha önce 72 ay ve üstü olacak şeklinde açıklama vardı ama henüz resmi bir haber yok

SOĞUK336

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 1.381
  • Teşekkür 357
    • Çevrimdışı
  • # 14 Haz 2019 18:50:31
Temmuz ayı yaklaştı sisteme düşer öğrenciler ama hâlâ açıklama ve resmi yazı yok.

amonyak

  • Aktif Üye
  • **
  • İleti: 33
  • Teşekkür 37
    • Çevrimdışı
  • # 14 Haz 2019 20:09:15
72 ay ve üstü olmalı

konuk35

  • Bilge Üye
  • *****
  • İleti: 1.214
  • Teşekkür 2733
    • Çevrimdışı
  • # 15 Haz 2019 17:44:00
MEB'e gerçek bir öneri.

72 aydan bir tek gün bile almamışsa çocuğu okula başlatmayalım lütfen. Okula erken başlatılan her çocuk kanaatimce birer kayıptır.

İlle de; ay, gün hesabı yapmayalım denilecekse, bu konuda yetkinin kesinlikle öğretmende, işin emeğini verecek olan öğretmende olması gerekmiyor mu?

Bu konuda rapor, idareci tasarrufu, bakanlık görüşü, üniversitelerin bireye dair eğitim yaklaşımları, çeşitli öğretme teknikleri ve çocuk psikolojisi teorilerinin sınıfta kıvranan, eziyet çeken çocuğa, suçlanan öğretmene, hayal kırıklığı yaşayan veliye, ne yapacağını şaşıran idareciye, formalite rapor veren doktora hiçbir faydası olmuyor. Ülke için de büyük bir kayıp.

Çocuk için, okul hayatı adına kötü bir başlangıç. İleride yaşanacakların sorumluluğunu alan da olmuyor, olmayacak da. Eğitim yaşına dair, her öneri bilimsel de olsa, kültüre, sosyoekonomik koşullara, aile yapısına, aile bireylerinin eğitimle alakasına, iletişimlerine, eğilimlerine, coğrafi etkenlere, veli profiline, çocuğun kendisine göre değişiyorken; standart başlatma yaşı makul iken, çeşitli kaygılarla onu aşağı çekmek hiç gerçekçi bir yaklaşım değil. İrdelenirse bilimsel de değil.

Olan çocuğa oluyor. Her öneri, uygulama aşamasında gerçek verilerle sınanmalı ve tutmuyorsa, verimli sonuçlar vermiyorsa derhal bırakılmalı, ısrar da olmamalıdır.

Kayıp kuşaklara bir yenisini daha eklemekten öteye geçmeyeceği aleni bir şekilde ortada. Bu ısrar herkesi bıktırır. Çocuk, öğretmen ve idareci üstündeki bu baskıyı lütfen kaldırınız.

Bir çocuğun okula hazır olup olmadığı, okula başlayıp başlamayacağı konusu, veliye, idareciye, bilmem kimlere bırakılacak kadar basit bir iş olmamalıdır. Bu konuda etik olarak, gerçekçi olarak tek yetkinin o yıl onu okutacak olan öğretmenden başkasına düşmez, düşmemeli de.

Ebeveyn de olsa veliye de düşmez (ebeveynlik hakkına saygımız sonsuz fakat veli var, veli var...) Çocuğun okula başlatılması, sınıfını geçip geçmeyeceği gibi konularda hak; sahibine, öğretmene devredilmelidir.

Bir şeyleri erkene alınca, hızlandırınca, çok yükleme yapınca neticesi de çok olmuyor. Olmanın da bir zamanı var. Her şey doğasında gelişip, güzelleşir. Bu uygulama nereden esinlendiyse, bırakın onlarda kalsın. Bize, insanımıza, kültür dokumuz ve çocuk yetiştirme tarzımıza uymuyor. Tutmuyor. Israr da etmeyin lütfen.

öznur33

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.342
  • Teşekkür 405
    • Çevrimdışı
  • # 15 Haz 2019 19:23:47
Kesinlikle en ax 78 aylik olmali 72 bile istege bagli olmali. Kizim 72 ayini dolduruyormecburen 1.sinif ama gunden bile kaybetseydi kesinlikle bu yilda anasinifi derdim

kralls

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 570
  • Teşekkür 427
    • Çevrimdışı
  • # 15 Haz 2019 21:42:54
72 ay ve üstü kesinlikle .Başarısız olan erken başlayan bir çocuk için gelecek yıllarda da aynı sonuçlar ve özgüven eksikliği de devam ediyor.Tecrübelerim bu sonuçları gösterdi.       
Yine bi sistem değişikliği olacak ama bakalım 1.sınıf alacağım bu sene sonuçları göreceğiz.

çokdafifi

  • Üye
  • *
  • İleti: 10
  • Teşekkür 11
    • Çevrimdışı
  • # 17 Haz 2019 00:47:52
Peki bu 81,82,83 aylık öğrenciler sınıf kurallarına uyuyor mu ,her şeyi ben bilirim hemen anladım diyip sınıfta istediklerini istedikleri an yapiyor mu böyle düşünen ya da bu sorunu yaşayan hiç öğretmenimiz yok muuuuu. ben sınıf içinde diğer arkadaşlarından büyük olan çocukların bu tarz sorunlar yaşadığını düşünüyorum siz ne dersiniz

ömrfilz

  • Aktif Üye
  • **
  • İleti: 55
  • Teşekkür 10
    • Çevrimdışı
  • # 17 Haz 2019 02:34:53
72 ve üstü olmalı,yalnız sadece bu yetmez 2. sınıftan itibaren matematik müfredatını  da ağır buluyorum.

konuk35

  • Bilge Üye
  • *****
  • İleti: 1.214
  • Teşekkür 2733
    • Çevrimdışı
  • # 18 Haz 2019 16:41:21
Değinmiştik bir daha değineceğim...

İlkokula başlatmada 72 ve üstü, ideal bir sınırdır. Ramlar; kavrama problemi, uyum sağlayamama, dikkat noksanlığı, programı takip edememe v.b sorunlarla yönlendirilen çocuklarla dolup taşıyor. Bir kısmı kaynaştırma eğitimine alınıyor. Fakat kaynaştırma eğitimine alınanların bir kısmı erken geldiği için kavrama problemi ile erken gelmenin verdiği uyum sağlayamama sorunu birbirine karıştırılabiliyor. Yanlış tanı da söz konusu olabiliyor.

Erken gönderme bu problemleri azaltmıyor. Aksine destek ihtiyacı olan, gerçek zihinsel güçlük yaşayan, (henüz hazır olmadığı için) geçici öğrenme güçlüğü yaşayan bir kısım çocuğun da (gerçek) problemi anlaşılamadan karıştırılmasına, ihtiyacı olan desteği alamamasına, geçen zaman içinde arada kaynayıp gitmesine de neden olabiliyor.

Tanı konulana kadar geçen sürede kayıp, herkesten çok, çocuk için bir gerçeklik halini alıyor. Bu gereksiz erken başlatma hevesleri dolaylı olarak böyle bir dizi soruna da yol açabiliyor maalesef...

72 ve üstü idealdir. Buna rağmen binde 3-5 geleceği parlak veya üstün yetenek çıkma ihtimali olsa da bunları belirlemenin yol ve yöntemleri çoğaltılabilir. Ayrıca okula başlamadan evvel tümü için veri olmak üzere genel ve özel beceri, bilişsel ve psikomotor düzeyleri için tarama ve tespit araçları (testler, uygulama ve teknikler) geliştirilebilir. Farklı ülke ve coğrafyalardan örnekleme ile kullanılan yöntemler, formlar, şablonlar ile kendi çocuklarımızın becerilerini ölçmekte isabetli davranmıyoruz kanaatindeyim.

Örneğin BİLSEM taramalarında üstün yetenekli bir çocuğu tablet gibi gereksiz bir ön koşul ile baştan kaybetmeyi kabullenmek (ya da bilmeden elemek) de olasıdır. Genel, sanatsal ve müzik dallarındaki seçmeler en başta tabletle anlamsız hale getirilmesi de söz konusu olabilir. Bu seçme şekli; bileşke beceri varsa, resim yeteneğini de değerlendirmeye alırım demek olmuyor mu?

Süper müzik yeteneği olan bir çocuğun tabletle tanışıklığı yoksa bu çocuk nasıl fark edilecek?

Hiç de akıllıca değil bu yöntem. Farz edin ki; kendi çocuğunuza tableti, oyunu yasak etmişsiniz. Çocuk dışarıdan da fark ediliyor ki çok zeki. Soyut düşünme ve nesneler arasında bağ, ilgi kurma becerisi de mevcut fakat tablet üzerinde bir pratiği yok, aşinalığı yok. Bu çocuğu hangi akla ziyan baştan elimine ediyoruz. "Teknoloji okur yazarlığını 1. koşul yaptık" derseniz, bu bir tercih olur fakat en iyi tercih mi değil mi? orası tartışmalıdır.

Kinestetik, görsel, sayısal ve duygusal öğrenme (ya da zeka) doğuştan (ya da kalıtımsal) gelen niteliklerin üstüne çevre faktörü ve baskın mizacı da ekleyin. Tablet ön koşulu ile bunlardan hangisini seçtiğinize, ya da seçe bildiğinize emin olabiliyor musunuz?

Akıllı seçim; bütün zeka türlerini birbirinden ayırt edecek araçlar, yöntemler geliştirerek hepsinden azami ölçüde yararlanmayı gerektiriyor. Sizin sanatçıya da, sporcuya da, bilim adamına da, mimara da, pilota da, astronota da ihtiyacınız olacak.

Ressam seçeceksek; tableti çocuğun önüne bir engel olarak koymak da ne oluyor?

Kısaca; her yeteneği (uzmanıyla) direk alan becerileri ile ölçmek, seçmek daha akıllıca olmaz mı?

-Tablet ön koşulu- bir çok yetenekli çocuğumuzu tespit etmede yanlış bir araç haline gelebilir. (Seçme becerisine de gölge düşürür)

Her şeyden önce düşünmeyi bilen insana ihtiyacınız var. Bir tık üstü, tüm bilim dallarını kullanabilen disiplinler arası düşünebilen insan tiplerine de ihtiyacınız olacak. Daha da ötesi sizin gibi düşünmeyen insana da ihtiyacınız var.

"Fazla düşünme kafayı yersin" diye diye bilimi, felsefeyi, filozof yaklaşımını sokağın diline sakız yaptık, düşürdükçe düşürdük. İster inanın ister inanmayın doğru dürüst düşünebilen insanların alay konusu olduğu (tekrar eden) garip bir zaman dilimindeyiz. ("Toplumlar ayakta ölür" cümlesi boşuna söylenmedi elbet)

İlkokula başlamada genel ortalama için 72 ve üstü aylık çocukların daha başarılı olduğu öğretmen camiasınca tecrübe edilmiş bir gerçektir. 62-66, 66-69- 69-72... Skala genişleyip aşağıya çekildikçe aynı sınıf ortamı için sıkıntılar da beraberinde artıyor. Hepsini bir arada tutmanın kimseye bir faydası olmadığı gibi; zararı da saymakla bitmiyor.

Acelemiz ne? Bırakın her çocuk ihtiyacı olan eğitim ve öğretimi uygun koşullarda, zamanında ve ihtiyacı oranında alabilsin.

Biraz erken başlatılmış, çocuk bir takılmış, kimse çözememiş. Bilinç altı tahrip edilmiş bir çocuğa 15-20 yıl sonra yapabileceğimiz hiçbir yardım fayda etmeyecektir. Birinci sınıf okutmuş öğretmenlerle bir anket yapılsa tüm veri elinizin altında olur. Deneme yanılma yoluyla beklemeye de gerek yok. Denendi. İşte, sonuç ortada; çevremde okula erken başlatılmış çocukların daha başarılı olduğunu iddia eden tek bir öğretmen göremedim.

Öğretmenlerimizin tecrübelerine de güvenelim lütfen.

 

Egitimhane.Com ©2006-2023