Konu: Bilim Ve Teknoloji Köşesi  (Okunma sayısı 12670 defa)

pofpor

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 15
  • Tesekkur 2371
    • Çevrimdışı
  • # 04 Ağu 2013 03:15:39
Bugün ilk defa bir oyun yaptım. Başlangıç olarak hiç fena değil :) Kendi sınıfımda oynatmayı düşünüyorum.  Fare kullanmalarını hızlandırabilir.
İlgilenenler olursa bağlantı aşağıda:

[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]

NİL35

  • Yönetim Ekibi
  • *****
  • İleti: 10.433
  • Tesekkur 90723
    • Çevrimdışı
  • # 12 Ağu 2013 13:10:35
12-13 Ağustos Perseid meteor yağmurları

Perseids ya da Perseid gök taşı yağmuru, en bilinen gök taşı yağmurlarından biridir.

Her yılda bir Temmuz sonu - Ağustos başı civarında gözlemlenebilir, ancak en yoğun olduğu zaman 12 Ağustos'u 13 Ağustos'a bağlayan gecedir. Dünya'nın Güneş yörüngesinde dönerken swift-tuttle kuyrukyıldızının parçalarının içinden geçmesiyle oluşur,Perseus Takımyıldızı bölgesinde gözlemlenebilir.Şehir ışığından uzak bir kırsal alanda veya herhangi bir bölgede gece 00:00'dan itibaren rahatlıkla gözlemlenebilir, gök taşı yağmurunun olacağı gün bulutlu olursa veya Ay dolunay halindeyse gözlemlenmesinde hafif kusurlar olabilir.

[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]

el_se

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.571
  • Tesekkur 18399
    • Çevrimdışı
  • # 16 Ağu 2017 23:25:28
Cassini Satürn'ün atmosferiyle temas etti.

Satürn'deki görevinin son aşamalarına hazırlanan Cassini uydusu, gaz devinin atmosferinin dış tabakalarından geçeceği 5 dalışın ilki Pazartesi sabahı gerçekleşti.

Bu görev, Satürn'ün kimyasal yapısıyla ilgili eşsiz bilgiler sağlayacak ve atmosferdeki gazlar ölçülecek. 5 dalışın ardından Cassini Satürn'ün atmosferine girerek yanacak ve uydunun görevi sona erecek.
Uydu bir süredir Satürn ve halkaları arasındaki boşlukta dalışlar gerçekleştiriyordu.

Son 5 dalış kapsamındaki ilk geçiş Pazartesi sabah TSİ 07:22'deydi. Cassini Satürn'ün atmosferinin en üst katmanındaki bulutlardan yalnızca bin 600 kilometre yukarıdan bir geçiş yaptı.

Uydunun atmosferle temas etmesi Cassini'yi yavaşlatacak olsa da bilim insanları bu etkiyi uydunun iticilerini kullanarak gidermeyi umuyor.
Yapılacak ölçümlerle Satürn'de bir günün ne kadar sürdüğünün de hesaplanması umuluyor. Bilim insanları bugüne kadar Satürn'de bir günün 10,5 saat sürdüğü tahmin edilse de bugüne kadar tam bir ölçüm yapılamadı.

Cassini bugünkü dalışın ardından geriye kalan dört dalışta her seferinde atmosfere biraz daha girecek ve 15 Eylül'de atmosferde yanarak görevini sonlandıracak. Bunun nedeni ise bilim insanlarının Cassini'nin gelecekte, üzerinde yaşam ihtimali olan Titan ve Endülüs gibi uydulara çarpma ihtimalini tamamen ortadan kaldırmak istemesi.

[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]

el_se

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.571
  • Tesekkur 18399
    • Çevrimdışı
  • # 18 Ağu 2017 01:00:07
Büyük Veri (Big Data), Küçük Veri (Small Data) ve Yoğun Veri (Thick Data) İş Dünyası için Neden Çok Önemli?

Nikola Tesla, 1926’da, “Gelecekte insanlar, cebine sığabilecek kadar küçük bir cihazla, uçsuz bucaksız miktardaki veriye ulaşabilecek ve analiz edebilecek” derken haklıydı. Cloud servislerden çalışma tablolarına, veri tabanlarından sunuculara; hatta kullandığımız emojilerden sosyal medya ortamında pek çok kez basılan ‘Like/ Beğeni’ tuşlarına, dijital enformasyon parçalarından oluşan Büyük Veri, günümüzün popüler kavramlarından…

Saniyede 1.7 Megabyte’lık Yeni Bilgi

Bu dev enformasyonun miktarı, toplanma hızı, hareketliliği ise her geçen gün katlanıyor. Öyle ki 10-20 yıl geriye gitmeye de gerek yok; son iki yıldaki veri, neredeyse insanlık tarihinde oluşturulan veriden çok daha fazla. 2020’de, her bir insan için saniyede ortalama 1.7 megabyte’lık yeni bilgi oluşturulacağı öngörülüyor.

Büyük Veri süreci ise internette kaydı tutulan tüm hareketlerin, çeşitli alanlardan alınan tüm verilen analiz edilerek yararlı hale getirilmesini ifade ediyor. Küçük ya da büyük her işletmenin işiyle ilgili datayı toplaması, kullanması ve koruması için doğru stratejileri oluşturması şart.

Müşterinin ihtiyacını en iyi karşılayan ürün ne? Yaş, cinsiyet, eğitim, gelir düzeyi, lokasyon (demografik yapı) söz konusu olduğunda müşteriler hangi kanallardan alım yapıyor? Hangi koşullarda satışlar artış gösteriyor? Bu veriler, Büyük Veri’de gizli; önemli olan analiz etmek… Ancak bu durum Büyük Veri’yi analiz etmenin çok kolay olduğu yönünde bir inanç da doğurdu. Büyük Veri’yi işlemek hala büyük emek gerektiren bir süreç… Google Warehouse ve Amazon Warehouse gibi veri ambarları, sonsuz sayıdaki veriyi eşzamanlı olarak depoluyor; hızlı bir şekilde şirketlerin ulaşmak istediği gerekli bilgi erişimini sağlıyor. Ayrıca, güvenlik ayarlarının devamlı kontrol edilerek verilerin sadece doğru kişiler tarafından izlenebilmesi, gizli kalabilmesi de çok önemli.

el_se

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.571
  • Tesekkur 18399
    • Çevrimdışı
  • # 18 Ağu 2017 21:52:14
360 DERECE VE 9 RAKAMININ GİZEMİ...

NİKOLA TESLA: "3, 6 ve 9'un önemini anlayabilirseniz evrenin kilidini açacak anahtarı elinizde tutuyor olurdunuz."

[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]

esme66

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.189
  • Tesekkur 2643
    • Çevrimdışı
  • # 18 Ağu 2017 22:04:25
Ne kadar ilginç

el_se

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.571
  • Tesekkur 18399
    • Çevrimdışı
  • # 19 Ağu 2017 22:20:30
İLK KEZ İNSAN VÜCUDU DIŞINDA HAREKETLİ BİR ŞEKİLDE GÖRÜLDÜ

Daily Mail'de yer alan habere göre; kök hücrelerden petri kabında (basit bir cam veya plastik silindir kap) büyütülen mini beyinler, araştırmacıların otizm ve epilepsi gibi nörolojik koşulları daha iyi anlamalarına yardımcı olacak.

Harvard Üniversitesi ve Stanford Üniversitesi'ndeki araştırmacılar tarafından yürütülen bu çalışma, Ulusal Sağlık Enstitülerince finanse edildi ve Nature dergisinde yayınlandı.

Heyecan verici bilim olarak nitelendirilen bu gelişme ile insanın önbeyni vücut dışında hareketli bir şekilde ilk kez görüldü.

Ayrıca şizofreniyi ilaçla tedavi etmenin yolu açılabilir. Bilim insanları, bir sonraki aşamayı ise Frankenstein'a doğru atılmış bir adım olarak görüyor ve bir gün laboratuvar ortamında tüm insan vücudu büyütebileceklerine inanıyorlar.

el_se

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.571
  • Tesekkur 18399
    • Çevrimdışı
  • # 10 Eyl 2017 21:36:46
Hareket Enerjisini Elektriğe Dönüştüren Nano İplik Üretildi

Teksas Üniversitesi ve Güney Kore Hanyang Üniversitesi’nden bilim insanlarından oluşan ulusal bir ekip, esnetildiğinde veya büküldüğünde elektrik üreten bir iplik geliştirdi. 25 Ağustos’ta Science dergisinde yayınlanan araştırmada, twistron olarak tanımlanan iplikler sayesinde okyanus dalgalarından, ısı değişimlerine kadar pek çok alan enerji dönüştürülebilir. En basitinden bir tişört dokusanız, kendinden enerjili nefes alma monitörüne dönüştürebilirsiniz.

Nanotüplerin Gücü

Araştırmacılar insan saçından 10,000 kat daha ince karbon nanotüpler kullanarak iplikleri üretti. İplikleri esnek hale getirmek için, iplikçikleri aşırı bükülmüş lastik bantlar gibi büktü. Sonra da elektrolitle kaplayarak elektrik üreten hale getirdi. “Temelde bu iplikler süper kondansatör görevi görüyorlar. Normal kondansatörlerde pillerden enerji alarak yükleme yapılır. Fakat bu durumda karbon tüp iplikler elektrolit banyoya batırılınca, elektrolitle kendiliğinde yükleniyor. Dışarıdan pil veya voltaj gerekmiyor,” diyor NanoTech Enstitüsü ve araştırmacı Dr. Na Li. İplik büküldüğünde karbon nanotüp hacmi azalarak, iplikler bir araya geldiğinde enerjisi artışa geçiyor.Bu da iplikçikteki depolanan yük miktarını arttırarak, elektrik eldesini mümkün kılıyor. Saniyede 30 büküm  sağlanırsa, pik elektrik gücünde kg başında 250 watt üretiyor. Bu da oldukça yüksek bir güç demek.

Potansiyel Uygulamalar

Laboratuvarda araştırmacılar sinekten daha hafif bir iplikçikle her bükülmede bir LED yakılabiliyor. Twistronlar çevreden ısı enerjisini alarak elektrik elde edebiliyor. Polimer yapay kasa bağlanan iplikçik kasılıp genişleyerek mekanik enerjiyi elektrik enerjisine çeviriyor. Teknolojinin nesnelerin interneti (Internet of Things) konusunda da pek çok uygulamaya sahip olacağı düşünülüyor. 31 mglık bir iplikçikle 2kblık data 100 metreye iletilebilir. Elektronik tekstil ise diğer bir ilgi çeken konu , bu şekilde giyilebilir elektrikler için güç problemi ortadan kalkabilir. Sadece nefes alarak bile solunum sensörünü çalıştıracak enerji sağlanabiliyor. Bu iplikçiler bugüne kadar üretilen benzer teknolojilerden yüzlerce kat daha fazla enerji üretiyor.

el_se

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.571
  • Tesekkur 18399
    • Çevrimdışı
  • # 13 Eyl 2017 00:22:09
Anakart dünyası popüler akımlara uyum sağlamayı sürdürüyor.

Oyun donanımlarına olan ilginin ardından şimdi de kripto para madenciliği, daha önce görmediğimiz profilde anakartlara vesile oluyor.
Yıllar içerisinde farklı özelliklere sahip çok sayıda anakart gördük, kimisi tasarımıyla kimisi de ek özellikleriyle ön plana çıkıyordu. Oyun donanımlarına artan ilgi, üreticileri oyun eksenli tasarımlara yönlendirirken, yeni akım kripto para madenciliği anakart tasarımlarına da etki ediyor. Daha fazla ekran kartı takabilmek için üzerinde çok sayıda PCIe slotu bulunan anakartlar arka arkaya lanse edilirken, en ilginç olanı Colorful'dan geldi.

Ağırlıklı olarak ekran kartlarıyla tanınan Çinli Colorful, Intel'in LGA1151 işlemcileriyle uyumlu C.B250A-BTC PLUS V20 anakart modelini duyurdu. Hem telaffuzu hem de yazması zor bir isme sahip olan anakart, herhangi bir form faktöründen biraz daha farklı olduğu için 485mm uzunluğu ve 195mm genişliği ile değil standart bilgisayar kasaları, HPTX kasalara bile sığacak gibi değil. Toplamda 8 tane ekran kartının takılmasına izin veren anakartta, PCIe slotları intizamlı bir şekilde dizilmiş ve 2 slot tasarımlı kartların kolayca takılması sağlanmış.

Üzerinde 24pin güç girişi olmayan dolayısıyla yüksek kapasiteli güç kaynaklarının, bu anakartı kullanan farklı sistemlerle paylaşılmasını sağlayan modelde işlemci için iki adet 4pin ATX güç girişi ve PCIe beslemeleri için de 16 adet konnektör dikkat çekiyor. En üstteki PCIe slotu PCIe 3.0 x16 hızında çalışan, diğer 7 slotu ise PCIe 3.0 x1 hızında görev yapan anakart, Intel'in B250 yongasetini kullanıyor. Fark etmişsinizdir, anakart üzerinde sadece bir adet bellek slotu bulunuyor, o da SO-DIMM formatında geliyor yani mobil bellek kullanmanız gerek. GPU mining işlemlerinde bellek darboğazı olmadığından böyle karar verilmiş.

el_se

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.571
  • Tesekkur 18399
    • Çevrimdışı
  • # 01 Eki 2017 01:11:43
Vagus Sinir Stimülatörü

15 yıl önce araba kazası geçirerek, bitkisel hayata giren 35 yaşındaki adam, beyin cerrahlarının göğsüne vagus sinir stimülatörü yerleştirmesiyle, bilinci yerine geldiğine dair işaretler göstermeye başladı. Elde edilen bulgular 25 Eylül’de Current Biology dergisinde yayınladı. Normalde VNS” Vagus Nerve Stimulation” tedavisi epilepsi ve depresyon tedavilerinde kullanılıyor. Şimdi de aynı tedavi, bitkisel hayattaki hastanın bilincinin onarılmasına yardım edebilir. Bilinç bozukluğuna dair inançlardan biri de ,12 aydan uzun süre komalarda bilinç bozukluklarına karşı geri dönüşün olmadığı yönündeydi. Vagus sinirinin uyarılmasıyla, hastanın mevcudiyeti geliştirmenin mümkün olduğu söyleniyor. Vagus siniri , beyini vücudun diğer parçalarına mide de dahil bağlayan bir sinir. Uyanma, uyanıklılık ve diğer pek çok esas fonksiyonu içerdiği biliniyor. Vagus sinirinin bilinci yerine getirip getirmediğini anlamak için, araştırmacılar Jacques Luauté ve Angela Sirigu liderliğinde açıklaması zor bir vaka seçtiler. On yıldan fazladır hiçbir gelişme göstermeyen bitkisel hayatta olan bir hasta seçtiler.

Beyin Aktivitesinde Değişim

1 ay süren vagal sinir uyarımı sonunda, hastanın dikkati, hareketleri ve beyin aktivitesinde önemli bir gelişim gerçekleşti. Adam daha önce imkansız olan bazı basit emirlere tepki vermeye başladı. Örneğin bir objeyi gözleriyle takip edebiliyor ve kafasını istenilen yöne çevirebiliyor. Hastanın annesi terapistin kitap okuması esnasında uyanık kalmasının geliştiğini belirtti. Stimülasyon sonrasında gözlemciler tehdit varlığında tepkiler gözlemledi. Örneğin doktor kafasını hızla hastanın yüzüne yaklaştırdığında , hasta gözlerini açarak şaşırma ifadesi kullanıyor. Bu da onlarca yıl sonra minimal bilinç kazandığına ilişkin bir davranış oluyor. Ayrıca beyin aktivitesinde büyük değişimler gözlendi. Teta EEG sinyali bitkisel hayat ile minimal bilinç halini ayırabiliyor. Hareket , his ve uyaran beyin bölgelerinde önemli derecede artış gözlendi. PET taramasında ise hem kortikal hem de subkortikal bölgelerde metabolik aktivite artışı gözlendi. Elde edilen bulgular en ağır klinik durumlarda bile bilincin halen onarılabildiğini gösteriyor. “Beyin plastisitesi ve beyin onarımı tahrip edildiğinde bile halen mümkün görünüyor,” diyor,” Sirigu. VNS bitkisel hayat veya minimal bilinç tedavisinde işe yarayabilir.


tarkan555

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 6.718
  • Tesekkur 5720
    • Çevrimdışı
  • # 01 Eki 2017 01:38:21
 bu saatte okumam   :P  :-\  oylesine bakarim yazilara  :-\ 

el_se

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.571
  • Tesekkur 18399
    • Çevrimdışı
  • # 04 Eki 2017 10:13:01
2017 Nobel Fizik Ödülü, yerçekimsel dalgaları gözlemleme alanında yaptıkları katkılar için üç ABD'li bilim insanına verildi.

Bilim insanları Rainer Weiss, Barry C. Barish ve Kip S. Thorne; 1,1 milyon dolarlık para ödülünün sahibi oldu.
Yerçekimsel dalgalar, Albert Einstein tarafından yüz yıl önce öngörülmüştü ve onun izafiyet teorisinin temel sonuçlarından biri.
Yerkeçimsel dalgalar birbiriyle çarpışan kara delikler ve yıldız çekirdeklerinin çökmesi gibi evrendeki şiddetli olaylar nedeniyle zaman-mekan dokusunda görülen kıpırtılara denir.
İki kara deliğin bir araya gelmesi nedeniyle uzayın bükülmesi ilk olarak 2015'te ABD'deki Ligo Laboratuvarı tarafından gözlemlenmişti.
Bu, on yıllar süren bir araştırmanın sonucuydu.
O zamandan beri üç örnek daha tespit edildi.

Yerçekimsel dalgalar, izafiyet teorisinin öngörülerinden biriydi
Bu dalgaları doğrudan tespit edebilen teknolojiyi geliştirmek on yıllar sürdü
Bunlar, evrendeki şiddetli olaylar nedeniyle zaman-mekan dokusunda görülen dalgalanmalardır
İvme kazanan şiddetli olaylar, ışık hızında yayılan dalgalar oluşturur
Tespit edilebilen dalgalanma nedenleri arasında kara delikler ve nötron yıldızları var
ABD'deki Ligo ve Avrupa'daki Virgo gözlemevleri uzun, L şeklinde tünellere lazer ışınlıyor; dalgalanmalar ışığı dağıtıyor
Dalgalanmaların tespit edilmesi, evren üzerine tamamen yeni araştırmaların kapılarını açıyor

el_se

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.571
  • Tesekkur 18399
    • Çevrimdışı
  • # 07 Eki 2017 15:00:30
Kimyasal Simülasyonlar Yapay Zeka İle Hızlanacak

Yapay zekâ araştırmalarında yaşanan büyük gelişmeler, son 10 yılda bu alanda geniş çaplı büyüleyici çalışmalara yol açmıştır. Otonom(kendi kendine giden) arabalar, günlük hayatta kullanılan arama motorları ve spam filtreleri gibi uygulamalar yapay zekâ alanında kullanılan metotların çok yönlülüğünü de göstermektedir.

Kızıl ötesi spektroskopisi, moleküller dünyasına yönelik bir bakış açısı kazanmak için kullanabilecek en değerli metotlardan biridir. Kızılötesi spektrumları, madde ve materyallerin özellikleri ve bileşimleri hakkında bilgi veren birer kimyasal parmak izleridir. Çoğu durumda, bu spektrumlar o kadar karmaşıktır ki, detaylı analiz yapmak için bilgisayar destekli simülasyonlar zorunlu hale gelir. Kuantum kimyasal hesaplamaları, prensip olarak kızılötesi spektrumların son derece kesin tahmin edilmesini sağlarken, pratikte uygulanabilirliği bu hesaplamalarda sarf edilen çabanın miktarı nedeniyle zordur. Bu nedenden dolayı, güvenilir kızılötesi spektrumları ancak nispeten küçük kimyasal sistemler için hesaplanabilir.
 
Viyana Üniversitesi’nde Kimya Bölümü’nden Philipp Marquetand liderliğinde bir uluslararası araştırma grubu, yapay zekâ kullanarak bu simülasyonları hızlandırmanın bir yolunu buldu. Bu amaçla, tabiren insan beyninin matematiksel modeli denilen yapay sinir ağları kullanıldı. Bu sistem, sadece birkaç örnek ile kızılötesi spektrumların modellenmesi için gerekli olan karmaşık kuantum mekanik ilişkileri öğrenebilir. Bu yolla, bilim insanları daha öncesinde modern süper bilgisayarlarla bile binlerce yıl sürecek olan simülasyonları, güvenilirlik açısından ödün vermeden birkaç dakika içerisinde gerçekleştirebilecek.  Araştırmanın ilk yazarı Michael Gastegger diyor ki: “Önceden kullanılan simülasyon teknikleriyle yapılamayacak olan kimyasal problemleri artık simüle edebiliyoruz.”

Çalışmanın sonuçlarına dayanarak, araştırmacılar spektrum tahmini için kullanılan yöntemlerinin gelecekte kızılötesi spektrumunun deneysel analizlerinde çokça kullanılacağından eminler.

el_se

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.571
  • Tesekkur 18399
    • Çevrimdışı
  • # 14 Eki 2017 01:29:34
Adınızı Mars'a göndermek ister misiniz?

NASA adını Mars gezegenine göndermek isteyenlere tarihi bir fırsat sunuyor.

Gelecek yıl Mars'a gönderilecek InSight uzay aracı beraberinde binlerce kişinin ismini de taşıyacak. Siz de isminizi Mars'a göndermek istiyorsanız, NASA'ya talebinizi iletmeniz yeterli.

2015 yılında uzay ajansı NASA, InSight uzay aracıyla dünyanın her yerinden insanların isimlerini Mars'a göndermek için çağrı yapmıştı.

Şimdiyse NASA, o tarihten bu yana 827 bin kişi başvuruda bulundu. NASA Mars'a adını göndermek isteyenlerin listesi için ikinci bir çip hazırlandığını duyurdu.

InSight uzay aracı görevinin başındaki Bruce Banerdt, Mars'ın uzay severleri heyecanlandırmaya devam ettiğini ve bu fırsatın "insanların kızıl gezegenin içini araştıracak uzay aracının bir parçası olmalarına olanak sağladığını" söyledi.

NASA InSight aracının Mayıs 2018'de yolculuğuna başlaması ve Kasım 2018'de kızıl gezegene varması bekleniyor.
InSight, gezegendeki depremleri, meteor yağmurlarını ve kayalık tabakaları inceleyecek.

NASA'nın Mars misyonuna adını göndermek isteyenler NASA sitesi üzerinden 1 Kasım 2017 tarihine kadar başvurabilir.

[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]

el_se

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.571
  • Tesekkur 18399
    • Çevrimdışı
  • # 21 Eki 2017 01:05:26
Bomba Dedektörü Yüzük Yapıldı

Yeni geliştirilen teknoloji harikası bir yüzük, çevredeki bombalar gibi kimyasal tehditleri ve hatta biyolojik tehditleri algılayabiliyor. Kaliforniya Üniversitesi’nden Joseph Wang ve arkadaşlarının geliştirdiği yüzük iki ana parçadan oluşuyor. Elektrokimyasal bir sensör spesifik bileşikleri belirlerken, elektronik devre kartı veriyi işliyor ve kablosuz olarak akıllı telefon veya dizüstü bilgisayara doğrudan aktarıyor. Her ne kadar yüzük dense de, o kadar da küçük bir aksesuar değil açıkcası.

Hem voltammetrik ve kronomamperik ölçümleri bir arada gerçekleştiriyor ve geniş çaplı tehditleri tespit edebiliyor. Mevcut prototip, patlayıcılar ve organofosfat sinir ajanlarını , hem buhar hem de sıvı fazda tespit edebilecek şekilde optimize edilebiliyor.

Araştırmacılar; “ilk kez tümüyle entegre kablosuz devrelerle çalışan multiplex kimyasal sensör platformunun, birkaç farklı güvenlik tehdidinde simültane kullanılabileceğini gösterdik. Mevcut çalışma giderek artan giyilebilir teknolojiler alanında artan kullanımı arttıracaktır.”


 

Egitimhane.Com ©2006-2023 rss