Konu: Hikaye Türündeki Yazılarımız.  (Okunma sayısı 208545 defa)

mkoc23

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 4.122
  • Teşekkür 39155
    • Çevrimdışı
  • 09 Tem 2011 23:53:48
Kişisel olarak yazdığımız, hikaye türündeki yazılarımızı bu sayfada paylaşabiliriz.

Bakalım ilk hikaye yazarımız kim ve neler yazmış?

kardia

  • Moderatör
  • *****
  • İleti: 3.043
  • Teşekkür 14009
    • Çevrimdışı
  • # 10 Tem 2011 00:07:28
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Kişisel olarak yazdığımız, hikaye türündeki yazılarımızı bu sayfada paylaşabiliriz.

Bakalım ilk hikaye yazarımız kim ve neler yazmış?

mkoc23 öğretmenim başlangıç benden olsun. :)

CİDDİ AŞK * Aşk Ciddi Bir İştir* 1.  Bölüm

Bana kalsa sabahları erken kalkmayı sever miydim bilmiyorum. Kim bilir belki de... Ama şimdiye kadar bu konuda başarılı olduğumu söyleyemem. Zavallı annemi küçükken ne kadar da uğraştırırdım.
Tüm okul hayatım boyunca anneme çektirdiğim bunca eziyet için kaç defa özür dilemeliyim bilmiyorum. Üniversiteden sonra evden ayrılıp, İstanbul'da iş hayatına atılana kadar bu durum böyle sürüp gitti...
 
Bütün çocukluğumun bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçmesi iyi hoş da hala arabadayım. Bu sefer kesin kovuldum. İnanamıyorum, patrona geçen sefer bunun son olacağına dair söz vermiştim. Bu kez kesin bitirecek beni. Aman be patron, ne olur bu gün geç kalmış ol, gerçi sırf bu anı kaçırmamak için Şam'da olsa gelir bu adam.
 
-Şoför bey kardeşim, daha hızlı gitmez mi bu araba?
 
-Gitmez beyefendi.
 
-İyi de koşsam da bu sürede varırdım zaten.
 
-Abi koş o zaman, taksimetreyi ödedin mi fark etmez...

Sabrın sonuna gelmiştim. Bu hızla değil işe vaktinde yetişmek, kaplumbağayla yarışsam herhalde epeyce bir fark yerdim. Trafik de sıkışmak için bu günü bulmuştu... Son çare olarak iş yerini arayıp bir bahane uydurmaya karar verdim.
-Çek kardeşim şu telefon kulübesinin önüne.
............................. ..........
 
Öyle bir bahane olmalı ki patron kesin ikna olsun... Ne desem ne desem…
Fena halde grip olmuşum, desem... Olmaz tabi. Tamam, annem rahatsız desem, annem rahatsız da ne demek sapasağlam kadına! Yakışıyor mu hiç! Cık cık... Neden tüm bahaneleri tüketirsin ki…  Eee ne dicem peki. Gene uyuya kalmışım deyip, sonumu mu hazırlayayım...
 
Dat! Dat!
 
Hay aksi, taksiyi unuttum.
.................
-Tamam kardeşim, ne kadar borcum?
-Niye abi koşmaya mı karar verdin? :D
-Aman ne komik! Borcun yok diyorsan başka tabi.
-Yok yok on iki lira.
-Al bakalım. İyi günler.
 
Son paramı taksi şoförüne vermiştim. Üstelik telefonu da hala açamamıştım. Yine de başka çarem kalmamıştı. Öyle ya da böyle, buradan dönüş yoktu. Kafi derecede geç kalmıştım...
 
Şöyle derin bir nefes alayım mümkünse hiç bırakmayayım, öleyim gitsin. Uzatma Murat uzatma da aç şu telefonu, ne olacaksa olsun artık... Numaralar... İşte çalıyor:
 
-Alo, iyi günler, ben Murat.
 
-İyi günler Murat Bey.
 
-Şey, ben bugün işe geç kalacağımı söyleyecektim.
 
-Murat bey, biz de sizi arıyorduk. Taner Bey dedi ki,
 
-Evet,
 
-Taner Bey dedi ki, Murat Bey bugün de geç kalırsa, bundan,
 
Ne diyor bu adam? Bundan sonra gelmesin mi? Kovuldum mu yoksa? Acımasız patron, beni hemen harcadı mı? İnanamıyorum, bu kadar basit mi yani? Telefondaki arkadaşı da ''Kapı işte orda, hadi arkandan çek.'' cümlesini nazikçe söylesin diye mi tutmuş? Şimdi o arkadaşa bir şeyler söylerdim ya, neyse!... Ne diyorum ben. Adam sadece işini yapmaya çalışıyor.
 
-Murat Bey, orada mısınız?
 
Hıı. En iyisi gururumu kurtarayım:
 
-Evet evet burdayım. Ben de zaten gelemeyeceğimi söyleyecektim. Kendinizi yormayın. Teşekkürler.
 
-Bi dakika Murat Bey, Murat Bey!

1.Bölüm Sonu..:)


                                                                                                                               kardia

Tolstoyevski

  • B Grubu
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 24.721
  • Teşekkür 254317
    • Çevrimdışı
  • # 10 Tem 2011 00:09:03
Vay, kardia öğretmenim tebrik ederim. Çok güzel olmuş. Kaleminizi kıskandım:)

kardia

  • Moderatör
  • *****
  • İleti: 3.043
  • Teşekkür 14009
    • Çevrimdışı
  • # 10 Tem 2011 00:11:49
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Vay, kardia öğretmenim tebrik ederim. Çok güzel olmuş. Kaleminizi kıskandım:)

teşekkür ederim hocam. sağ olun. :)

culle

  • Bilge Üye
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 4.130
  • Teşekkür 12717
    • Çevrimdışı
  • # 10 Tem 2011 00:28:06
Tebrikler kardia öğretmenim. 2. bölümü merakla bekliyorum. :)

akdag

  • Uzman Üye
  • *****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 624
  • Teşekkür 4138
    • Çevrimdışı
  • # 10 Tem 2011 20:17:03
kardia öğretmenim bu güzel hikayeniz için teşekkürler.Devamını bekliyoruz.

kardia

  • Moderatör
  • *****
  • İleti: 3.043
  • Teşekkür 14009
    • Çevrimdışı
  • # 10 Tem 2011 21:55:20
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Tebrikler kardia öğretmenim. 2. bölümü merakla bekliyorum. :)

[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
kardia öğretmenim bu güzel hikayeniz için teşekkürler.Devamını bekliyoruz.

çok teşekkür ederim arkadaşlar. sağ olun, var olun. :D

Naci El Ali

  • B Grubu
  • İleti: 325
  • Teşekkür 479
    • Çevrimdışı
  • # 10 Tem 2011 22:25:25
Baba;
Babaları kendilerine hep genç göründüğü için midir bilinmez ama artık babalarını arayıp sormaz olmuşlardı.
Babanız nasıl diye soranlara gayet iyi kendi işini bile yapıyor! diye cevap veriyorlardı iki evlat.
babaları iyiydi hatta kendi işini bile yapıyordu.yapıyrodu o işi ama çok üzülerek ve utanarak yapıyordu.
Mahalle aralarında çocuklara bağırarak Eskici diye seslenir getirilen eskileri bildiği hurdacıda paraya çevirir o günkü yevmiyesini çıkarmaya çalışırdı.Hatta arabasının üzerine güneşten korusun diye bir branda bile çekmişti.
Evlatların mı durumları iyi sayılırdı ama nedense bu kendi halinde çalışan,eşini yıllar önce kaybetmiş babalarına bakmaktan acizdiler.
Ama baba çalışıyordu ya...Ne gerek vardı yardıma...
günler ayları takip ederken .... zaman 08 temmuz 2011 ,saat 09:38 i gösteriyordu.Acı biren fren sesi duyuldu babanın her zaman hurda ve eskileri satarak evine döndüğü büyük caddenin üstünde.
Arabanın üzerine başına gölge yapması için yaptığı gölgelik kim bilirdiki başına iş açacak.Evet bir kaza olmuş baba artık gerçekler alemine  merhaba demiş.
Ya evlatlar babalarına bakmayan evlatlar.
birisi 25 dakikadır yerde uzanan babanın yanında ağlamaktan gözleri kan çanağına dönmüş diğeri hüzünlü, hala şokta.
Rabbim kimseye vermesin bu tabloyu.
.....
devam edecek arkadaşlar

talip1

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 107
  • Teşekkür 390
    • Çevrimdışı
  • # 11 Tem 2011 13:24:50
kardia öğretmenim yazınız çok güzel olmuş, devamını bekliyorum.

kardia

  • Moderatör
  • *****
  • İleti: 3.043
  • Teşekkür 14009
    • Çevrimdışı
  • # 11 Tem 2011 22:40:38
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
kardia öğretmenim yazınız çok güzel olmuş, devamını bekliyorum.

çok teşekkür ederim talip1 hocam. yeni bölümü hemen ekliyorum. :)

CİDDİ AŞK * Aşk Ciddi Bir İştir* 2.  Bölüm


Telefonu kapatmıştım. Beni gözden çıkardıklarına göre bunca çırpınmaya da gerek yok diye düşünüyordum ama pek sağlıklı düşünebildiğim söylenemezdi. Çaresizlik ve sinir tepeme vurmuştu. Kendimi söylenmekten alıkoyamıyordum.
 
Sanki dünyada başka iş mi yok!. Kimse bana canının istediği gibi davranamaz! İstesem hemen şimdi bir iş bulabilirim. Sonuçta, iyi bir iş bulana kadar denerim... Evet evet kesinlikle doğru. Daha eve gitmeden bir iş bulmalıyım... Şu marketten bi gazete alıp iş ilanlarına baksam iyi olur. O da ne marketin camında ''Eleman aranıyor'' yazıyor. Yoksa aradığım iş... Yok artık... Ya da kim bilebilir ki.
 
Markete doğru yürüdüm. İçeri girdiğimde etrafıma şöyle bir göz attım. Tam reyonların arasında dolaşan görevliye iş aradığımı söyleyecektim ki birden duraksadım. Kafam karmakarışıktı.  Napıyordum böyle. Burası, belki saatler önce alışveriş yaptığım yerlerden biriydi. Şimdi ise...  Pireye kızıp yorganı yakmayı, keskin sirke olup küpe zarar vermeyi başarmak üzereydim. Ani, muhtemelen de yanlış kararlar veriyordum... Sakin kafayla düşünmeye ihtiyacım vardı. Ama önce burdan çıkmalıydım. Dikkat çekmemek için kendisine yöneldiğim görevliye bulunması hiç de olası olmayan bir şey sordum:
 
-Çini mürekkebi var mı acaba?
Görevli yüzüme anlamsızca baktı. Büyük ihtimalle deli olduğumu düşündü. Yüzüne takındığı ama kelimelere yansımayan "Ne saçmalıyorsun kardeşim ?" ifadesiyle,
 
-Maalesef, dedi.
 
-Hay aksi, acilen ihtiyacım vardı aslında ama napalım, teşekkür ederim, diyerek oradan uzaklaştım.
........................
 
Çini mürekkebi de nereden aklıma gelmişti. Kendi hayal gücümü takdir ettim. Ama ya "var" deseydi. Zaten hiç param yoktu. İçimden, büyük bir riske girmişim diyerek, gülümsedim. Hayret hala gülebiliyordum...

eylulada1

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • İleti: 4.179
  • Teşekkür 46921
    • Çevrimdışı
  • # 11 Tem 2011 23:01:06
kardia öğretmenim hikaye sürükleyici :)
Naci El Ali öğretmenim devamını bekliyoruz... Kalemlerinize sağlık...

Naci El Ali

  • B Grubu
  • İleti: 325
  • Teşekkür 479
    • Çevrimdışı
  • # 11 Tem 2011 23:53:42
ve birden hüzün yerine istenmeyen nefret ve kin doluyor yürekleri
Bu işin sorumlusunu arıyor gözler.ve harekete geçen evlatlar...
bu işin sorumlusu aynı babaları gibi bir BABA hemde hasta evladını
hastahaneye kavuşturmaya çalışan bir baba.Arabada bir hasta evlat ikisi sağlam 3 evlat.
Yaşları küçük.Ve hemen arkasında yoldaşı bir eş ve anne....
KADER diyerek iniyor arabadan gözyaşları sel olmuş bir BABA .araçtan inerek kendi acısını
unutan başındaki kanları unutan gözü yaşlı bir anne.İniyor arabadan kendisinden geçmiş
dövünüyor keşke ben öleydim diye.Keşke ben öleydim.
BABA gözleri arıyor canından can olan evlatlarını.Biri hasta ve diğerleride şimdi
hasta olan evlatları aıyor gözleri.Bakıyor evlatlar babalarına....
Baba diyor ağlamakla biz nerdeyiz biz nerdeyiz...
Hayat arkadaşına dönüyor artık oda baygın...
Ve duyuluyor bazen mutluluk veren bazende hüzün veren o acı ambulans ın sesi
Aman Allah 'ım 1-2 değil tam 7 ambulans ve bir de cenaze aracı...
gelenler hep bir yürek,bir yanda Vefat eden BABA bir yandan araçtaki aile ve bir yanda iki sinirli evlat

Naci El Ali

  • B Grubu
  • İleti: 325
  • Teşekkür 479
    • Çevrimdışı
  • # 12 Tem 2011 21:45:28
Kaderinizde bu varmış diyecek oluyor toplanan kalabalık herkes farkında Hem kazaya vesile olan baba hem kazadan etkilenen baba da farkında...
Herkes üzgün bir şekilde yerde yatan kişinin yerine koyuyor bir yakınını veya kendisini...
Ve çalıyor sirenler hastahane ilk durak birilerine ve son durak birilerine....
Dağılıyor kalabalık dağılıyor birlikte zihinlerde bir kaç soru....
DEĞER Mİ diyor birisi yüksek sesle;50 km hız sınırı olan yolda 120 km ile gitmeye...
DEĞER Mİ diyor yanındaki kıymeti zamanında bilinmeyen babaya evlatların şimdi sahiplenmesine ve sarılmasına...
DEĞER Mİ diyor birisi bir hastaya hastahaneye kavuşturma teleşıyla kuralları hiçe saymaya...
ve dağılıyor kalabalık sessiz,bakıyor yerdeki kan gölüne ve soruyorum bende
DEĞER Mi?
son

kardia

  • Moderatör
  • *****
  • İleti: 3.043
  • Teşekkür 14009
    • Çevrimdışı
  • # 13 Tem 2011 14:40:22
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
kardia öğretmenim hikaye sürükleyici :)
Naci El Ali öğretmenim devamını bekliyoruz... Kalemlerinize sağlık...

çok teşekkür ederim eylulada öğretmenim. sağ olun. umarım bundan sonraki bölümleri de beğenirsiniz.  :)

CİDDİ AŞK *Aşk Ciddi Bir İştir * - Bölüm 3-

Eve döndüm. Yatağıma uzandım. Maceradan maceraya atılacak, her şeye boş ver diyebilecek konumda değildim. Resti çekip havalıca işten ayrılmış, daha doğrusu gururuma ağır gelse de kovulmuştum. İtiraf etmesi ne kadar da zordu... Üstelik az önce yaptıklarımı düşününce... Bir anlık çılgınlıktı tabiri bugün bana ithaf edilmiş gibiydi. Böyle kalamazdım, bu çaresizlik...
 
Köşeye sıkıştığımı hissediyor, pes etmekle etmemek arasında gidip geliyordum... Belki de eski işime dönmenin yollarını aramalıydım. Ama nasıl... Bugüne kadar tükürdüğünü yalamamak konusunda bir kitap bile yazabilirdim. Şimdiyse geri dönmek için düştüğüm durum... Duygularım arasında fena halde çuvallıyordum. Gurur denilen duvarsa üzerime doğru hatırı sayılır bir yükselti yapıyordu. O patron kimdi ki gidip ondan özür, rica falan filan... Yok canım, olur mu öyle şey!
.......................
Olmaz mı, belki de olur. Birden plan yapmaya başladım. Olanca pişman tavrımı takınıp,
 
-Taner Bey, biliyorum, hatalıydım, yani... İnanın çok üzgünüm. Bi daha tekrarlanmayacağından emin olabilirsiniz. Tüm içtenliğimle özür diliyorum. Affınıza sığınarak mümkünse tekrar işe dönmeme izin... Öf be... Ölmek istiyorum.
 
                                                              3. bölüm sonu...:)

acilkarmen

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 77
  • Teşekkür 224
    • Çevrimdışı
  • # 13 Tem 2011 15:40:01
naci el ali ve kariya öğretmenim hikayeleriniz müthişşşşş..
ilk okuyucularınız olarak devamını bekliyorum

 

Egitimhane.Com ©2006-2023 rss