Konu: Hüseyin Nihal Atsız Şiirleri Ve Edebi Eserleri.  (Okunma sayısı 872 defa)

Deniz_33

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 463
  • Tesekkur 3856
    • Çevrimiçi
  • 11 Ara 2017 16:28:41
Vefatının 42.yılında saygı ve rahmetle anıyoruz.

alpi61

  • Uzman Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 1.691
  • Tesekkur 3139
    • Çevrimdışı
  • # 11 Ara 2017 16:41:18
Vaktiyle bir Atsız varmış.. Var olsun..

Deniz_33

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 463
  • Tesekkur 3856
    • Çevrimiçi
  • # 11 Ara 2017 21:57:26
Eski Bir Sonbahar

Sonbahardı...
 Seninle geçiyorduk o yoldan;
Topraklardan, havadan bir hüzün taşıyordu
Bize yaklaşıyordu,
Gönlümüzde yepyeni bir duygu yaşıyordu.
Rüzgarların değildi bu musiki, bu hüzün;
Hatırladın değil mi?
 Kuşlar ağlaşıyordu...
Havada bir serinlik...
Tatlı bir hayal gibi...
Toprak nasıl meçhuldü tıpkı istikbal gibi?
O gün tabiat başka bir türlü yaşıyordu.
Kalbin acı, gözlerin yaşla dolmuştu senin;
Yapraklar gibi yere dökülüyordu enin;
O nağme mesafeyi, zamanı aşıyordu.
O bir beste değildi: Kuşlar ağlaşıyordu.
En hazin şey muhakkak öksüz kalan ocaktır.
Bu ocak hüzünlerle dolup boşalacaktır.
Eski bir sonbaharı, küçük kuşları anmak
Belki veda etmektir sana birkaç satırla...
Yine bir sonbaharda ordan yalnız geçersen
Beraber geçtiğimiz serin günü hatırla! ..

Deniz_33

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 463
  • Tesekkur 3856
    • Çevrimiçi
  • # 19 Ara 2017 22:41:24
Yalnizlik
 
Yine aklimda bugun sen varsin,
Yine derdinle hayalim hasta.
Burusun kalbimi derdin sarsin;
Bir umit var bu tukenmez yasta.

Bir yaram var! Ona merhem vurman,
Bir hayaldir ki gonulden tasiyor.
Ayirirken bizi yollar ve zaman,
Sana kalbim daha cok yaklasiyor.

Nerde bilmem o gecen gunlerimiz?
Artik onlar yeniden gelmeyecek.
Nerde kirlar, uzayan yol ve deniz,
O oten kus, o guzel pembe cicek?

Goklerin ziyneti mes’ut kuslar
Otusurlerdi yagarken yagmur.
Simdi onlarda melul olmuslar,
Cunku artik ne isik var, ne de nur.

Dinledik ruzgari sessiz sesssiz
Okuyorken bize bir gamli kitap.
Suya cizmisti gumusten bir iz,
Yukselirken gece dagdan mehtap.

Simdi hulyaya gomulmus oluyum;
Ne gelen var, ne giden var, ne soran.
Iztirap yaylasiyim gam coluyum;
Esiyor sadece gonlumde boran.

Bir hayal alemi ardinda; uzak,
Sisli iklimlere surdum, gittim.
Varligim burda sonup kaybolacak...
Belki ben simdiden öldüm... Bittim...

25 Ekim 1944

Deniz_33

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 463
  • Tesekkur 3856
    • Çevrimiçi
  • # 28 Ara 2017 18:10:27
Babası fısıldadı:
- Asıl ölüm unutulmaktır.
Amcası ilâve etti:
- Unutmak da ölmektir.
İsa Beğ devam etti:
- Hayat birkaç hatıradır.
Balâ Hatun bitirdi:
- Hayat ölümün başlangıcıdır.

Deli Kurt/Hüseyin Nihal Atsız

AYKUT06

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 613
  • Tesekkur 1655
    • Çevrimdışı
  • # 28 Ara 2017 21:03:07
Geri Gelen Mektup Hüseyin Nihal Atsız
Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden?
Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu.

Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse;
Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse;
Herşey silinip kayboluyorken nazarımdan,
Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse…

Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!
Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;

Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın,
Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!

Bir başka füsun fışkırıyor sanki yüzünden,
Bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden…
Hasret sana ey yirmi yılın taze baharı,
Vaslınla da dinmez yine bağrıdaki ağrı.
Dinmez! Gönülün, tapmanın, aşkın sesidir bu!
Dinmez! Ebedi özleyişin bestesidir bu!
Hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı,
Görmek seni ukbadan eğer mümkün olaydı.
Dünyayı boğup mahşere döndürse denizler,
Tek bendeki volkanları söndürse denizler!
Hala yaşıyor gizlenerek ruhuma ‘Kaabil’
İmkanı bulunsaydı bütün ömre mukabil
Sırretmeye elden seni bir perde olurdum.
Toprak gibi her çiğnediğin yerde olurdum.
Mehtaplı yüzün Tanrı’yı kıskandırıyordur.
En hisli şiirden de örülmez bu güzellik.
Yaklaşması güç, senden uzaklaşması zordur;
Kalbin işidir, gözle görülmez bu güzellik…

benim okumaktan zevk aldığım en sevdiğim şiiri bu.

Deniz_33

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 463
  • Tesekkur 3856
    • Çevrimiçi
  • # 19 Şub 2018 17:23:00
"İnsanlar okunmamış birer kitaptır. En basitleri hakkındaki hükmü bile tamamının okunmasına bırakmalı. Biraz derince olanların ise, iyice okunduktan sonra üzerinde az veya çok düşünmek lâzım.”

Ruh Adam/Hüseyin Nihal Atsız

ALAMET-i FARİKA

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 946
  • Tesekkur 9267
    • Çevrimdışı
  • # 20 Şub 2018 20:43:52

   Milli benliğe inanmak, Türk Milleti'nin mukaddes haklarına, faziletlerine, kabiliyetlerine, cevherine ve asaletlerine inanmak demektir.

Deniz_33

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 463
  • Tesekkur 3856
    • Çevrimiçi
  • # 17 Nis 2018 21:37:11
Sözün kısası, büyük adam pek seyrek yetişir. Bir millet için büyük adam yetiştirmek ne kadar büyük bir mutluluksa, yetiştirmemek de o kadar büyük bir felakettir. Bundan daha büyük ve korkunç olan felaket ise, alelade adamları büyük sanacak kadar gafilleşmektir.

Türk Ülküsü

ALAMET-i FARİKA

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 946
  • Tesekkur 9267
    • Çevrimdışı
  • # 18 Nis 2018 16:36:34

  Ahlak, millet yapısının temelidir. O olmadan hiç bir şey olmaz.

 

Egitimhane.Com ©2006-2023 rss