Ne İstediğimizi Biliyor Muyuz?

Çevrimdışı turgutkuzan

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4.439
  • 3.070
  • Öğrenci Velisi
  • 4.439
  • 3.070
  • Öğrenci Velisi
07 Ağu 2014 15:05:44
Ne istediğimizi biliyor muyuz?

Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerinize olsun.

Böyle Bitmesin dizisinde zaman zaman tekrarlanan bir cümle vardır :
- İnsan ne istediğini bilmez.
İlk anda yanlış gibi görünen bu cümlenin doğruluğu, dizideki olaylardan net olarak anlaşılmaktadır.

Cümlenin zihnimde yaptığı çağrışımları paylaşarak, "Ne istediğimizi biliyor muyuz?" sorusunun cevabını sizlere sormak istiyorum.

1) Başarılı olmak istiyor(mu y)um

Malcolm Gladwell, Outliers kitabında, (özet olarak) haftada 20 saat ayırarak 10 yıl boyunca bir alan üzerine çalıştığınız takdirde toplam 10.000 saatinizi o alana ayırmış ve artık o işin uzmanı olmuş olursunuz diyor.
Diğer bir deyişle, başarılı bir insan olmak istediğini söyleyen bir kişi 10.000 saat tutkuyla çalışmak istediğini söylüyor demektir.
Başarılı bir insan olmak istediğini söyleyen bir kişi bunu söylediğinin farkında mıdır? Kendisinde bu gücü, bu sabrı görmekte midir?
10.000 saat tutkuyla çalışmak gerekiyorsa, kusura bakmayın ben başarılı bir insan olmak istemiyorum :) Benim o kadar sabrım ve gücüm yoktur.

2) Huzurlu ve mutlu olmak istiyor(mu y)um

RA'D suresi 28. ayette :
Bunlar, iman edenler ve kalpleri Allah'ın zikriyle mutmain olanlardır. Haberiniz olsun; kalbler yalnızca Allah'ın zikriyle mutmain olur.
buyrulmaktadır.

Kalbimizi yaratan, kalbimizin ancak kendisini zikretmekle huzur bulacağını söylüyor.
Huzurlu ve mutlu olmak istiyorum diyen bir kişi Allah (c.c.) zikretmek istiyorum dediğinin farkında mıdır?

3) Sevdiğim insanla evlenmek istiyor(mu y)um

Yıllar önce internet üzerinden iletişim kurduğum bir bayan "Kendinizi bir cümle ile tanımlamanız gerekse, hangi cümleyi kullanırdınız?" mealinde bir soru yöneltmişti.
O tarihlerde şu mealde bir cevap yazmıştım :
- Karşıma çıkan her soru için en az bir cevap üretmek zorunluluğu hisseden biriyim.
Bir kaç ay sonra "bir ömrü beraber geçirmek hususu gündeme gelince" şu mealde bir soru sordu :
- Neden sizinle evlenecek mişim?
Soru MSN görüşmesinde soruldu. Böyle önemli bir soruya MSN görüşmesinde cevap vermeyi uygun görmediğim için ertesi gün e-posta yolu ile cevap vereceğimi belirterek konuyu kapattım.
Ertesi gün sorusuna 16 maddelik bir cevap hazırlayıp gönderdim. Sorusu için 2-3 tane daha cevabım olmasına rağmen uygun görmediğim için yazmamıştım.
Yazdığım e-postanın özeti şuydu :
- Siz zihnimdeki soruların cevabısınız. Bu sorular için başka cevaplar bulamıyorum.
Yıllar sonra, sorunun sorulma amacının ve beklenilen cevabın farkına vardım.
Doğal olarak beklenilen cevap ile benim verdiğim cevaplar arasında zerrece bağlantı yoktu.

Sevdiği insanla evlenmek istediğini söyleyen kişi, sevdiği insanın kendisi ile neden evlenmesi gerektiği sorusunun cevabını da bilmek istediğinin farkında mıdır?

Örnekleri çoğaltmak mümkün. Kişisel kanaatim, çoğu insanın ne istediklerini bilmedikleri yönündedir.

Çevrimdışı Misterno_17

  • Uzman Üye
  • *****
  • 3.498
  • 19.655
  • 3.498
  • 19.655
# 07 Ağu 2014 15:22:54
 Haftanın 8 gün olmasını istiyorum....

Çevrimdışı yaşam10

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • 726
  • 566
  • Müdür Yardımcısı
  • 726
  • 566
  • Müdür Yardımcısı
# 07 Ağu 2014 16:48:37
kim çıkarda ben biliyorum der acaba.kararsızlık hayatımızın en ücra köşelerine bile işlemişken

Çevrimdışı gunahkar

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • 30
  • 144
  • 30
  • 144
# 12 Ağu 2014 16:48:24
- Neden sizinle evlenecek mişim?
Soru MSN görüşmesinde soruldu. Böyle önemli bir soruya MSN görüşmesinde cevap vermeyi uygun görmediğim için ertesi gün e-posta yolu ile cevap vereceğimi belirterek konuyu kapattım.


1.e posta msn den daha mı ciddi bir karar alma mekanizması.
2.siz duygularınızı sadece yazarak mı anlatabiliyorsunuz
3.yazdıklarınızı söylemekte zorlanıyormusunuz
4.yazarken neden kalem kağıt kullanmıyorsunuz. sevgiliye yazılan e postayı mektuptan daha mı kıymetli ve özenli buluyorsunuz.
5.e pota özel bir mecra ise sizin için peki e-kart hakkında ne düşünüyorsunuz, duygularınızı anlatmakta kullanırmısınız. mesela bayramlarda aile ziyareti yerine e-kart atmak sizce uygunmu ? evlilik yıldönümünde kullanılabilirmi ya da.??

tüm bu soruları o paragraf için yazdım umarım cevaplarsınız.

Not: bence cevap vermek için zaman kazanmaya çalışmışsınız. böyle bi soruyu cevaplarken e posta yerine gidip gözlerine bakarak söylemek için ertelemeniz gerekmezmiydi cevabınızı...??

...

 geri kalan yazı için ise bi anımı anlatacağım.



"git kendini çok sevdirmeden" diye bir kitap vardı bilir misiniz. sanırım tuna kiremitci ' nin ilk kitabıydı yada ilk kitaplarındandı.

ne kadar cezbedici bir kitap ismi değil mi?. alıp okumaktan başka bişey gecmiyor aklınızdan görünce. slogan gibi.hemencecik edinip bitirmek istemiştim. sonra okuyup bitirince demiştimki eee ne alaka yani başlık nereee içerik nere... yani hayal kırıklığı. zira aklımda tek kalış sebebide bu hayal kırıklığı olmuş kitabın.

niyeyse o geldi aklıma.
selamlar olsun buradan tuna kiretmitçi ye.

Çevrimdışı turgutkuzan

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4.439
  • 3.070
  • Öğrenci Velisi
  • 4.439
  • 3.070
  • Öğrenci Velisi
# 13 Ağu 2014 11:50:02
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
1.e posta msn den daha mı ciddi bir karar alma mekanizması.
2.siz duygularınızı sadece yazarak mı anlatabiliyorsunuz
3.yazdıklarınızı söylemekte zorlanıyormusunuz
4.yazarken neden kalem kağıt kullanmıyorsunuz. sevgiliye yazılan e postayı mektuptan daha mı kıymetli ve özenli buluyorsunuz.
5.e pota özel bir mecra ise sizin için peki e-kart hakkında ne düşünüyorsunuz, duygularınızı anlatmakta kullanırmısınız. mesela bayramlarda aile ziyareti yerine e-kart atmak sizce uygunmu ? evlilik yıldönümünde kullanılabilirmi ya da.??

tüm bu soruları o paragraf için yazdım umarım cevaplarsınız.

Not: bence cevap vermek için zaman kazanmaya çalışmışsınız. böyle bi soruyu cevaplarken e posta yerine gidip gözlerine bakarak söylemek için ertelemeniz gerekmezmiydi cevabınızı...??

...

 geri kalan yazı için ise bi anımı anlatacağım.

"git kendini çok sevdirmeden" diye bir kitap vardı bilir misiniz. sanırım tuna kiremitci ' nin ilk kitabıydı yada ilk kitaplarındandı.

ne kadar cezbedici bir kitap ismi değil mi?. alıp okumaktan başka bişey gecmiyor aklınızdan görünce. slogan gibi.hemencecik edinip bitirmek istemiştim. sonra okuyup bitirince demiştimki eee ne alaka yani başlık nereee içerik nere... yani hayal kırıklığı. zira aklımda tek kalış sebebide bu hayal kırıklığı olmuş kitabın.

niyeyse o geldi aklıma.
selamlar olsun buradan tuna kiretmitçi ye.
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerinize olsun.

Konuya gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ederim.

1) E-posta veya MSN'yi karar alma mekanizması olarak görmüyorum. Her ikisinin farklı özellikleri vardır.
Kişisel olarak anlık haberleşme sistemlerini kullanmaktan hoşlanmıyorum. İnternet iletişimi için e-posta yöntemini kullanmayı TERCİH EDİYORUM.

2) Sadece duyguları değil düşüncelerimi de yazarak anlatmayı TERCİH EDERİM. Gençlik yıllarımda konuşarak anlatma yöntemini de başarıyla kullanıyordum, artık konuşma yöntemini TERCİH ETMİYORUM.

3) Son on yıldır konuşmanın ne büyük bir afet olduğunun bilincine vardım. Yazmanın etkili olduğu, konuşmanın etkili olduğu durumlar vardır. Çok gerekmedikçe konuşmayı TERCİH ETMİYORUM. Az konuştuğum için, konuşmakta zorluk çektiğimi söyleyebilirim.

4) 21. yüzyılda yazı yazmak için kağıt, kalem kullanmayı İLKELLİK olarak değerlendirdiğim için kağıt, kalem kullanmayı TERCİH ETMİYORUM.
Hiç bir zaman sevgilim olmadığı için, sevgiliye yazılan e-posta mı, mektup  mu kıymetlidir, özenlidir hususunu hiç düşünmemiştim.
Yazılanların maddi özellliklerinin bir kıymeti olacağı kanaatinde değilim. Hangi yöntemle yazılırsa yazılsın anlam kıymetinin aynı olacağı düşüncesindeyim.

5) Uygun bir e-kart bulursam veya hazırlayabilirsem, duygu ve düşüncelerimi açıklamakta kullanmaktan çekinmem.
2kelime.com adresindeki web sitemde duygu ve düşünceleri anlatmak için  görsel malzeme kullanmaktayım.
Bayramlarda ziyaretleşme imkanı bulamıyorum. Kutlama için e-kart yöntemini kullanmıyorum. TERCİH ETMESEMDE telefon ile kutlama yöntemini kullanıyorum.
Bekar olduğum için evlilik yıl dönümlerinin nasıl kutlanabileceği veya kutlanıp, kutlanmaması gerektiği konusunda bir düşüncem yok.

İnsanların gözlerinin içine bakarak, ruhunu görebilmek, ne düşündüğünü, ne hissettiğini anlamak tasavvufta bir mertebedir.
Şahsımın bu mertebe ile yakından uzaktan alakası yoktur.

Uzun yıllar bilgisayarlarla uğraşan kişilerde mantık kullanma yeteneği gelişir, duygularla hareket etme yeteneği körleşir.
Bir bilgisayarcının insanların gözlerinin içine bakarak etkili olması çok zordur.
Kişiler kabiliyetleri çerçevesinde hareket ederler.
Örnek verdiğim olaydaki şahıs ile ayrı şehirlerde ikamet etmekteydik ve yüz yüze görüşmemiz hemen hemen imkansızdı.
İçinde bulunulan şartları bilmeden, bir yargıya vardığınız için hatalı saptamalarınız mevcut.

Cümlelerin, soruların kişilerde uyandırdığı duygu ve düşünceler çok farklıdır.
Sizin için anlam ifade etmeyen bir cümle, bir soru bir başkası için ufuk açıcı olabilmektedir.
"Bir kitap okudum, hayatım değişti." cümlesi bir çok kişi için abartılı bir cümledir.
Bazı durumlarda bırakın bir kitabı, bir cümle bile insan hayatında köklü değişikliklere sebep olabilmektedir.

"Git kendini çok sevdirmeden" cümlesi sizin için çok güzel çağrışımlar yaptırıyor olabilir, fakat sadece bu isme dayanarak bir kitabı okuyacağımı sanmıyorum.
Benzer şekilde, mesajlarımda yer alan açıklamalarda sizin için tatmin edici olmamış olabilir. Zaten bunun (benim için) bir önemi yoktur. 
Amacım, kişilerin kendilerine bazı sorular sormasını ve kendi cevaplarını düşünmesini sağlamaktır.
Bu şekilde kişi kendisini tanımaya başlayacak, amacının ne olduğunu anlayacaktır.


Umarım cevaplarım tatmin edici olmuştur.

Çevrimdışı gunahkar

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • 30
  • 144
  • 30
  • 144
# 13 Ağu 2014 13:04:03
büyük harflerle yazıp vurguladığınız tercih ediyorum yada etmiyorum cümleleri fiilleri ile beraber tamamen sizi bağladığı için eleştiremem tabiki ama eleştirdiğimi ve katılmadığımı sorulardan yada anlatış şeklimden anlamışsınızdır. dolayısıyla tercihlerinize katılmıyorum ama sizi bağladığı için çokta bişey demiyorum.

Mesafeler aşılamayacak şeyler değildir benim için asla hiçbir yaşımda. ama tabiki özel durumları ne bilmeme ne sizin gibi yorumlamama imkan yok.

 kalem kağıt asla önemini yitirmez benim için. tıpkı okurken hala e-kitap değilde gidip kitapçıdan kitap almamız gibi. ama belkide mesleğinizden ileri gelen bi durum olabilir.

git kendini cok sevdirmeden cümlesi tabiki bazılarımıza bisey hissettirir bazılarımıza hissettirmez. eminim size biseyler hissettirenler de bana bişey hissettirmez kimi zamanlar. ama önemli olan kitabın uyandırdığı hisle içeriğin uymamasıydı. benzer hayal kırıklıklarını baska kitaplarda kimi zaman sizde yaşamışsınızdır.

tesadüfen bi konunun altındaki 3-5 başlıktan birisinin başlığı  " Ne İstediğimizi Biliyor Muyuz? " olunca aaa nedir acaba diye okumak istedim tıpkı o kitap gibi ama içeriği ne yazıkki vadettiği hissi doyurmadı.

zaman ayırıp cevapladığınız için tesekkür ederim.
kolay gelsin...

Çevrimdışı fatihcan8402

  • Üyeliği İptal Edildi
  • 416
  • 597
  • Müdür Yetkili
  • 416
  • 597
  • Müdür Yetkili
# 13 Ağu 2014 13:07:58
Neden dunyaya geldik..bu sorunun cvb bulan mutlu yasar bence

Çevrimdışı aslanadam

  • B Grubu
  • 92
  • 324
  • 92
  • 324
# 06 Eki 2014 03:13:53
bu mesajı yazan bilmiyor da okuyan biliyor mu acaba?

cevabınız?

 


Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK