Konu: Öğretmen İle Öğrenci Arasındaki Mesafe Ne Olmalı  (Okunma sayısı 7535 defa)

sebocan

  • Moderatör
  • *****
  • İleti: 25.927
  • Teşekkür 409796
    • Çevrimdışı
  • 26 Nis 2016 13:22:51
Değerli meslektaşlarım,

Son zamanlarda neredeyse her gün öğretmenlik mesleğini ayaklar altına alan haberler birbiri ardına basına yansımaktadır. Bu süreçte yaşananlar öğretmenlik mesleğinin haysiyetini, güvenilirliğini gittikçe aşağılara çekmektedir.

Eskiden, velisinin öğrenciyi öğretmenine teslim ederken “Hocam, eti senin, kemiği benim. İstediğini yapabilirsin” anlayışının yerini çocuğun kafasına kuş pislese bunu öğretmenden bilen bir anlayış almıştır. Ki bu çok acı bir durumdur.

Bize öğretilen ve bizim gördüğümüz '' Öğretmen, bir ana veya babadır. Öğrencisi ise, onun evladıdır. Öğretmen Öğrenci ilişkisi, Ana-baba ile evladı arasındaki ilişkiler gibi olmalıdır. '' felsefesi tarihe karışmıştır. İşte tam da bu noktada öğretmenlerin öğrenciye karşı davranışlarında-yaklaşımlarında zan altında bırakılmamaları için çok dikkat etmeleri  gerekmektedir. 

Artık yeni bir süreç yaşıyoruz. Bu kırk yıl düşünsek aklımıza gelmeyecek bir süreçtir. Korku dağı oluşturmuş bir süreçtir. Sonuçta artık öğrencilerimin arasında dolaşmıyorum. Artık yanaklarını sıkıp ya da başını okşayıp ya da sırtınız sıvazlayıp aferin demiyorum. Beni kucaklamak isteyen, beni öpmek isteyen öğrenciyi kendimden uzaklaştırıyorum. Hiçbir öğrencimi de öpmüyorum artık. Öğrencilerimi çocuğum gibi göremiyorum artık. Çocuğuma yaklaştığım gibi yaklaşamıyorum, dersimi anlatıp geçiyorum. Belki yanlış yapıyorum ama hiç hoş olmayan şeylere maruz kalmaktan iyidir?

Sevgi-saygının olmadığı bir eğitim-öğretim düşünülemez ama geldiğimiz nokta yeniden bir sınır koymayı zorunlu hale getirmiştir.

Kendimce böyle bir yol seçtim. Peki sizce öğretmenlerin öğrenciye, öğrencinin öğretmene karşı davranışlarında nasıl bir mesafe koyulmalıdır? Bunun sevgi ve saygıya dayanan öğretmen-öğrenci ilişkilerine etkisi nasıl olacaktır?

sarnıç

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 8.359
  • Teşekkür 125873
    • Çevrimdışı
  • # 26 Nis 2016 13:31:22
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Artık yeni bir süreç yaşıyoruz. Bu kırk yıl düşünsek aklımıza gelmeyecek bir süreçtir. Korku dağı oluşturmuş bir süreçtir. Sonuçta artık öğrencilerimin arasında dolaşmıyorum. Artık yanaklarını sıkıp ya da başını okşayıp ya da sırtınız sıvazlayıp aferin demiyorum. Beni kucaklamak isteyen, beni öpmek isteyen öğrenciyi kendimden uzaklaştırıyorum. Hiçbir öğrencimi de öpmüyorum artık. Öğrencilerimi çocuğum gibi göremiyorum artık. Çocuğuma yaklaştığım gibi yaklaşamıyorum, dersimi anlatıp geçiyorum. Belki yanlış yapıyorum ama hiç hoş olmayan şeylere maruz kalmaktan iyidir?
Maalesef son dönemde yaşanan olaylar tüm camiamızı derinden etkilemekte ve tamiri mümkün olmayan hasarlar bırakmakta.
Tüm yaşananlara inat daha fazla ilgi ve alaka göstermek isterdim doğrusu ancak yaşanan olayları beni fazlasıyla korkutmaya başladı.
İstemeye istemeye kendimle öğrenciler arasına mesafe koymaya karar verdim.
Tabiri caizse robot olmaya karar verdim. Derse gir, işle, anlat, yazdır, sorunu sor, cevabını al, çek git. Kimseye dokunma, sevme, derdin var mı sorma...

tekmen

  • Moderatör
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 18.196
  • Teşekkür 37228
    • Çevrimdışı
  • # 26 Nis 2016 13:34:51
Çocukları çok seven birisiyim. Üniversiteyi kazandığımda, "bunun öğretmen olacağı belliydi, hep çocuklarla oynuyordu" denmişti.
Öğretmen-öğrenci teması ilkokulda özellikle ilk yıllarda çok önemli, öğrenci mutlu olur. Motivasyonu artar. Okula istekle gelir. Öğretmenlik günlerimde bu iletişimi kuruyordum. İdareciyken de dersi boş olan sınıfa girmeye çalıştım hep. Daha geçen hafta birinci sınıfa girdiğimde hepsi koşup sarıldı. Hatta durumu fotoğrafladık bile...
6 yıldır bu okuldayım, veliler tanıyor artık zaten bizi. Ancak yaşanan süreç insanı dikkatli olmaya itiyor. Daha dikkatli olmamızda fayda var.
İnsanların eline koz vermemek lazım. Aynı durum idareciler için; öğretmen-idareci ilişkisinde de söz konusu. İftira atmak isteyen için kötüye kullanılabilecek bir durum söz konusu odamızda...
Allah kötülerle karşılaştırmasın.

eraegtm

  • Moderatör
  • *****
  • İleti: 6.008
  • Teşekkür 24101
    • Çevrimiçi
  • # 26 Nis 2016 14:26:23
Sebocan hocam çok önemli bir konuyu gündeme getirmişsiniz.
24 Mart 2016 tarihinde Alo 147 paylaşımları konusuna, bu konuda dertlenip birşeyler yazmıştım.

[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Değerli arkadaşlar,
Basına yansıyan-yansımayan son 2 ay içerisinde 3 farklı meslektaşım ciddi iftiralar sonucunda adli soruşturma boyutunda problemler yaşadılar.
1. Olayda veli sene başından beri iletişim sorunu yaşadığı öğretmenin öğrencisine tacizde bulunduğu şeklinde şikayette bulundu, üstelik diğer velileri de örgütledi. Kamera kayıtları ve diğer öğrenciler dinlenince iddiaların tamamen asılsız olduğu ortaya çıktı ancak adli soruşturma gereği öğretmenimiz açığa alındı ve maalesef ailesi çocukları böyle insanlık dışı bir iftiranın kurbanı oldu.

2. olay Beden Eğitimi öğretmeni 1.dönem sonu notlarında bir lise öğrencisinin notunu orta verir. Buna gerekçe olarak derslere kılık kıyafet getirmemesi ve yönergelere uymamasını gösterir. Veli okul müdürüne giderek durumu anlatır ve okul müdürü de öğretmenle konuşup durumu düzelteceğini söyler.Müdür öğretmene '' Hocam yükselt şu cocugun notunu başını belaya sokma '' der. Öğretmen öğrencisini ona bir ödev verip notunu yükseltmek gayesiyle odasına çağırır ve öğrenci odaya girer girmez, ''Hoca ben sana demedim mi seve seve bana tam not vereceksin diye, işte böyle yapılır'' der. Bunun üzerine sinirlenen öğretmen odasından kovar, kapıdan çıkarken öğrenci çığlık atar ve bana tacizde bulundu diye bağırmaya başlar. Öğretmen apar topar göz altına alınır, açığa alınır ve adli soruşturma başlatılır.
3.olay daha masumu. Öğretmen kaynak kitap yasak olduğunu toplantıda velilere söyler, buna rağmen ısrarla öğretmenden kaynak kitap alınması yönünde öğretmeni bunaltılar. Öğretmen ben karışmam alırsanız da okula getirmesinler, ille de istiyorsanız şu yayınevinin kitabını beğeniyoruz nerden istiyorsanız gidin alın der. 1.Dönem sonunda öğretmene bir velisi tarafından 147 üzerinden şikayette bulunulur. Okul Müdürü sene başında yasak oldugunu bildirdiğine dair yazıyı gösterip kenara çekilir ve öğretmen hakkında soruşturma başlatılır. Üstelik yayınevi ile ortak çalışarak haksız kazanç elde etmekle suçlanır.
--
Okurken, bu kadarı da olmaz dediniz belki de...
Olmaz demeyin öğretmenlerim...
Bu çirkin iftiralarla belki karşılaştınız, belki de her an karşılaşma riski ile karşı karşıyasınız.
Meslektaşlarımdann özellikle istirham ediyorum ;
Öğrenciler daha iyi olsun diye, tüm iyi niyetinizle kendi mesleğinizi riske atarak alınan kaynak kitap meselesinden lütfen vazgeçin, en güvendiğiniz velileriniz tarafından şikayet edilip meslek hayatınızı hak etmediğiniz bir durumdan dolayı zedeleyebilirsiniz.
Kesinlikle ve kesinlikle öğrencilerinizle temas noktasında özenli olun. Her biri bizim çocuğumuz evladımız, çocuk şefkat ister, evde görmediği ilgiyi sizden bekler lakin kendi çocuğunuzu da düşünün, kendini bilmez bir velinin her an iftirasının kurbanı olabilirsiniz.
Asla ve asla bir veli ile bire bir görüşmeyiniz, kapalı kapılar ardında asla görüşmeyiniz ev ziyaretlerine yanınıza farklı cinsten birkaç arkadaş almadan kesinlikle gitmeyiniz.

Değerli dostlar, Her meslek grubunda görevini istismar edenler vardır.Mevzu bahis öğretmen olunca, herke kerşeyi konusur vesselam.
Hocam paranoyak olmuşsun diyenleriniz olacaktır lakin son 2 ayda duyduklarım, gördüklerim, basına yansıyanlar...

Nolur dikkat edin ...!
Yine diyorum nolur dikkat edin arkadaşlar...

osmançövüt

  • Bilge Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 3.215
  • Teşekkür 12087
    • Çevrimdışı
  • # 26 Nis 2016 14:46:19
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Sebocan hocam çok önemli bir konuyu gündeme getirmişsiniz.
24 Mart 2016 tarihinde Alo 147 paylaşımları konusuna, bu konuda dertlenip birşeyler yazmıştım.
Yine diyorum nolur dikkat edin arkadaşlar...
Aynen katılıyorum öğretmenim.

osmançövüt

  • Bilge Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 3.215
  • Teşekkür 12087
    • Çevrimdışı
  • # 26 Nis 2016 14:52:01
Bir arkadaşım anlattı:
Öğrenci velisi öğretmeninden memnun değildir. Onu zor duruma düşürmek için "Çocuğumu döverim, rapor alır seni suçlarım." demiş. Yalnız oldukları için bunu ispat da edememiş. Ve gerçekten bunaltıncaya kadar da uğraşmış öğretmenle. Sonunda öğrenci mezun olmuş, kurtulmuşlar.

Demek istediğim o kadar zül duruma düşmüşüz ki, ağlayanımız bile yok. Vah bize, vahlar bize.

kalben_14

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.552
  • Teşekkür 5526
    • Çevrimdışı
  • # 26 Nis 2016 14:59:14
Üniversitede bir hocamız tatlı sert olmayı başarabilirseniz öğrenciyle aranızdaki görünmez çizgi hiç kaybolmaz demişti.

Sebocan hocamın dediği gibi okuldaki anne ve babaları bizleriz bizi daha fazla model alıyorlar ancak artık rağbet görmüyor "sen bir ana seni bir baba" fikri. Çocukları dilediğimizce sevemiyoruz gerektiği yerde uyaramıyoruz bizden istenen buysa bunu yapmaya mecbur bırakılıyorsam tamam görünmez çizgiyi görünür yapıp mesafemi koyarım

kurthan

  • Moderatör
  • *****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 7.941
  • Teşekkür 59509
    • Çevrimdışı
  • # 26 Nis 2016 15:00:49
Çamur at izi kalsın durumu  yaşanıyor.Bir öğretmenimiz ortaokulda kız öğrenciye kızım niye ödevini yapmadın diye sorunca ertesi gün veli gelip öğretmene kızabiliyor.Sınıfın içinde sorarak benim kızımın psikolojisini bozdunuz diye.Şikayete kadar gidildi.
Acaba öğrencilere nasıl yaklaşmak gerekiyor sormak lazım.Hiç konuşmamak ve derse girip çıkmak mı lazım.

harslan05

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • İleti: 2.666
  • Teşekkür 53844
    • Çevrimdışı
  • # 26 Nis 2016 15:11:08
Ne kadar da profosyonel olmaya çalışsak da mesafelerimizi unutuyoruz çook zaman.

İnsanız ve karşımızda  gözlerimizin içine sevgiyle bakan minicik yürekler var. bu yüzden mesafemiz her zaman aynı.
Ne yaşanırsa yaşansın ne olursa olsun o masum gözleri görünce tüm bu yaşananlara karşı öğrencilerimizin iyiliği için en güzel fedakarlığı yapmaya çalışıyoruz.
Onlara sevgimizi veriyoruz.

turko_

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 789
  • Teşekkür 402
    • Çevrimdışı
  • # 26 Nis 2016 15:13:28
Profesyonel olmamız gerekiyor. Sınıf öğretmeniyim ve hiçbir öğrencinin ana babası değilim. Bunu öğrencilere de hatırlatıyorum. Evde anne babasına davrandığı gibi bana davranmamayı öğrendiler. Kimseyi öpmüyorum, öğretmenler günü hariç.
Allah iftiradan korusun. Aman dikkat!

MMVIII

  • Üyeliği İptal Edildi
  • İlköğretim Öğrencisi
  • İleti: 953
  • Teşekkür 438
    • Çevrimdışı
  • # 26 Nis 2016 15:14:46
Bence öğretmen kesiminde yaşanan olumsuz olaylar nedense özellikle bu şekilde herkese duyurulmaya çalışılıyor. Öğretmenlerle birilerinin alıp veremediği var.

eraegtm

  • Moderatör
  • *****
  • İleti: 6.008
  • Teşekkür 24101
    • Çevrimiçi
  • # 26 Nis 2016 17:15:19
Her meslek grubunda mesleğini kötüye kullanan kişiler vardır. Konu para, talepler, haklar ve istismar olunca nedense öğretmenler hemen yerden yere vurulur, gündemde tutulmaya çalışılır.
Asıl mesele konu başlığında belirtildiği gibi öğretmenlerin iyi niyetini suistimal edip bunu iftiraya kadar bulaştırabilen zihniyetin bir yerlerden aldığı güçtür.
Bu bir süreçti aslında. Hiçbirşey olamıyorsan öğretmen ol dendi, öğretmene sınıfta bırakmayacaksın dendi, sonra ceza vermeyeceksin dendi, disiplin suçu yok dendi,  ödev verilmeyecek dendi, havadan sudan sebepler dahi olsa 147 den arayın öğretmeni şikayet edin dendi.
147 benim kanaatim önemli bir dönüm noktası. 147 den güç alan veliler en ufak şeyleri şikayet eder, öğretmenlerin mesleki yeterliliğini sorgular oldu. Geçen gün okulumuzdaki 147 dilekçelerinin bulunduğu dosyayı gördüm. İnanın birçoğuna gülerek tepki verirsiniz.
Bir velimiz yazmış, bakanlık tüm okullara süt dağıtıyor ama bizim öğretmen sütleri öğrencilere dağıtmıyor. Okul da cevaben yazmış süt dağıtımı bölgemizde başlamadı okulumuza henüz süt gelmedi :)
Bu kadar basit ve aleni bir durum için bile öğretmeni suçlayan ve suçlama asılsız olduğunda karşılığında hiçbir yaptırımı olmayan bir zihniyet.
Şunun altını çizmekte fayda var. Bizler öğretmen olduğumuz kadar birer veliyiz. Eğer var ise gerçekten görevini suistimal eden, istismarcı öğretmenler gerekli şekilde cezalandırılsın ama ''çamur at izi kalsın'' zihniyeti ile hareket edenler de cezasız kalmasın vesselam...

calikusu66

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 446
  • Teşekkür 929
    • Çevrimdışı
  • # 26 Nis 2016 17:41:24
Bugün okuldan geldiğimden beri düşünüyorum.
Son günlerde sınıfımda bir rehavet havası ki sormayın gitsin.
Bugüne kadar uğraşıp didindiğim ne varsa bir bir sönüp gidiyor.
Şöyle ki; defter,kitap unutuluyor sık sık. Eve izin formu gönderiyorum sonra teslim etsinler diye peşlerinden koşuyorum.
Bu soğuk havada tişörtle gelmiş yağmurda tüm uyarılarıma rağmen sırılsıklam olmuş çocuklar. Anneyi arıyorum kıyafet getirsin diye. Arasan dert, aramasan şikayet. Beslenme koymaz çocuğuna kantin borç yazmıyor diye kavga eder. Okulda ücretsiz kursa kaydolur, çocuğunu almaya gelme zahmetinde bulunmaz.
Çocuğuyla ilgili bilgi vermek için ararsın müsait olmadığını söyler.
Havalar güzel bahane, soğuk bahane, her şey bahane...
Ben ailevi sağlık problemlerinde dahi rapor almıyorum ama geldiğim nokta bu. Motivasyonumu düşüren de bu.
Yani ilgilensen suç, ilgilenmesen suç.
Çoğu meslektaşım velisinin düşünmediği çocuğu ben niye düşünüp kafamı ağrıtayım gibi bir bakış açısı edinmiş.
Sahi arkadaşlar, şaşırdım nasıl davranacağımı,var mı bir önerisi olan?
Sanırım 11 yıl sonra mesleğe bakış açım değişmek üzere😞
Ben ısrarla mücadele ediyorum fakat gönlüm yorgun...

php_korsan

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 4.794
  • Teşekkür 4240
    • Çevrimdışı
  • # 26 Nis 2016 18:52:42
bu konuda mufettisleri dinledik.Artık sozlerinize el hareketlerinize dikkat edin dedi ailesinin şikayeti bile sizi hapse yollamaya yeter.ben artık aralarına girmiyor karşıdan ders anlatiyorum.

mbuyar

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.960
  • Teşekkür 41600
    • Çevrimdışı
  • # 26 Nis 2016 19:07:45
Mesafe koymakta fayda var.Veli ve öğrenci bilinçli değil.Sınırları net belirtmekte fayda var.Öğretmenlik mesleğine karşı bakışlar değişti.Öğretmene karşı davranışlar değişti.En önemlisi yalnız bırakıldığımızı düşünüyorum.Dikkatli olmak gerekiyor vesselam.

 

Egitimhane.Com ©2006-2023