Konu: Yorumsuz! : Haberler  (Okunma sayısı 1005689 defa)

erdemc28

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.974
  • Teşekkür 416
    • Çevrimdışı
  • 31 May 2007 17:04:21
                   Öğretmenler açlık sınırında   
 
 
ANKA
 
 Bağımsız Eğitimciler Sendikası’nın (BES) yaptığı araştırma sonucunda, eğitim çalışanlarının yüzde 30’unun açlık, yüzde 70’inin ise yoksulluk sınırında olduğu ortaya çıktı.

BES Genel Başkanı Gürkan Avcı yaptığı açıklamada, “Eğitim Çalışanlarının Alım Gücü” araştırmasının, son bir yılda eğitim çalışanlarının ortalama ücretlerinin yüzde 11 arttığını, buna karşın kira, yakacak, beslenme gibi zorunlu ve vazgeçilmez giderlerle ilgili artışların yüzde 25’lere çıktını ortaya koyduğunu belirtti.

“Çocuklarımızı emanet ettiğimiz öğretmenimizin 4 kişilik ailesi olduğu baz alınırsa zorunlu ve vazgeçilmez ihtiyaçları olan kira, yakacak, giyecek, yiyecek, eğitim, sağlık, ulaşım ve haberleşme gibi ihtiyaçlarını en vasat nitelikte karşılayabilmesi için en az 2 bin 400 YTL aylık gelire sahip olması gerekir” diyen Avcı, bir öğretmenin 12 kilogramlık mutfak tüpü için 5 sene önce 3 Saat 58 dakika çalışırken, bu gün 15 Saat 5 dakika çalışması gerektiği, 1 kilogram dana eti için 4 Saat 9 dakika çalışırken, bu gün 7 Saat 5 dakika çalışması gerektiği, ev kirası için 5 sene önce 95 Saat 35 dakika çalışırken bu gün 159 Saat 20 dakika çalıştığı ve adeta öğretmenlerin maaşının kiraya gittiğini kaydetti.

Avcı, enflasyon rakamlarının eğitim çalışanlarının günlük geçimde karşılaştığı gerçek enflasyon oranını yansıtmadığını öne sürerek, “Eğitimcilerin maaşları gıda endeksinden ve kira artışlarından kaynaklı reel kayıpları dikkate alınarak tekrar belirlenmelidir” dedi.

"NAYLON" ROBİN HOOD

Hükümetin "Zenginden alıp fakire veren Robin Hood'un aksine, zenginlere dokunmayıp fakirden alarak daha fakire verdiğini, bedava kömür, şeker, pirinç gibi ihtiyaç maddeleri dağıtarak gecekondu semtlerine seçim yatırımı yaptığını ve hükümetin bu haliyle "Robin Hood’un naylon versiyonu" olduğunu kaydeden Avcı, eğitim çalışanlarının enflasyondan doğan telafi zammını alması için yasa çıkartılması gerektiğini belirtti.

Avcı, “Eğitim çalışanlarının yüzde 30'unun açlık, yüzde 70'inin de yoksulluk sınırı altında maaş aldığını hatırlatarak, eğitim çalışanlarının kamu çalışanları arasında en düşük ücreti aldıklarına, eğitim çalışanlarının gittikçe artan bir umutsuzluk içinde ve mesleğine küsmüş durumda olduklarına işaret etti.

En düşük öğretmen maaşının 845 YTL'den 1250 YTL'ye, ek ders ücretinin de 5 YTL'den, 10 YTL'ye çıkarılmasını istediklerini ifade eden Avcı, "Eğitim döneminin başında yalnızca öğretmenlere verilen 'hazırlık ödeneği' yılda 2 kez olmak üzere tüm eğitim çalışanlarına verilmeli ve hükümetin izleyeceği sosyal ve ekonomik politikalarla eğitim çalışanlarına insan onuruna yakışır bir ücret vermesi gerekir" dedi.
 Hürriyet-31.05.2007

erdemc28

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.974
  • Teşekkür 416
    • Çevrimdışı
  • # 01 Haz 2007 17:50:40
Söz bugün öğretmenlerde
1 Haziran 2007 07:12
abbas güçlü

Bakan Çelik, her ne kadar kendisini hükümetin icraat şampiyonu bakanı ilan etse de, belli ki öğretmenlere yaranamamış. Nankörler diyebilir. Ya da daha çok çalışmamız gerekir diye onları haklı görebilir. O onun sorunu...

Yurdun dört bir yanını geziyoruz. Gördüğümüz Türkiye tablosu ne Ankara'nın gördüğü gibi ne de medyanın göstermeye çalıştığı gibi. Farklı bir Türkiye var. 22 Temmuz başta hükümet olmak üzere pek çok kesime sürpriz getirebilir.

Önceki gün Karadeniz'de gördüklerim ile onlardan beklentiler öylesine farklı ki şaştım kaldım. Yöreyle ilgili siyasi değerlendirmeleri bir başka yazıya erteleyerek öğretmenlerden gelen mektup bombardımanından birkaçını sizlerle paylaşmak istiyorum.

Ücretsiz ders kitapları

"Ben bir Anadolu Lisesi'nde müdür yardımcılığı yapmaktayım.

MEB, bu yıl lise öğrencilerine de ücretsiz ders kitabı dağıtımı yaptı (yapamadı diyebiliriz, çünkü kitapların bir kısmı hâlâ eksik!). Bir öğrencinin ortalama 10 kitabı olduğunu ve kitapların değerinin yaklaşık 30 YTL olduğunu düşünürsek, sadece 500 öğrencilik bir okula bakanlığın ödediği kitap ücreti 15.000 YTL eder. Türkiye genelini düşünün. Buna, kitapların bastırılmasını, nakliyesini, dağıtımını vs. giderlerini saymıyorum.

Şimdi Bakanımıza ve ilgililere seslenmek istiyorum. Bu uygulamanın amacı nedir? Mademki MEB'in ücretsiz kitap dağıtacak kadar parası çok, neden okullar ödeneksizlikten, personel eksikliğinden kıvranmak zorunda bırakılıyor? Okullarda hizmetli-memur yok iken, yeterli araç gereç donatım malzemesi yokken, yakacak yokken bu işler için neden idareci ve öğretmenler dilenci durumuna düşürülerek velilerden para toplamak zorunda bırakılıyor?

Sadece 5-6 bin YTL yakacak parasıyla koca okul idare edilir mi? Kitaplara ödenen bunca para, okullara ödenek olarak gönderilse, okullar bunu daha acil ve öncelikli ihtiyaçları için kullansa daha uygun olmaz mı? Üstelik dağıtılan bu kitaplar bedava olduğu için değeri bilinmeyecek ve sene sonunda kaldırılıp bir kenara atılacaktır. Bu ayrıca bir milli israftır. Önceden, öğrenci- veli kullanılmış bile olsa birilerinden ya da bir yerlerden bir şekilde kitaplarını temin edebiliyordu. Öğrenci kitabını temiz kullanıp bir sonraki sene başkasına devredebiliyordu.

Şimdi yazık değil mi, bunca israfa? Ücretsiz Ders Kitabı Uygulaması bu açıdan bakıldığında çok yanlış ve zamansız bir uygulama değil midir? İhtiyacı olana tamam. Ama herkese niye? Bu nasıl bir zihniyet, nasıl bir anlayıştır?

Yönetici atamaları

"Okullara müdür ve müdür yardımcısı atamaları yapılırken [linkler sadece üyelerimize görünmektedir.] duyuru yapılmadı. Oysa en doğal olan değil mi bu sayfada eğitimcilere gerekli duyuruyu yapmak? İllerdeki MEB sayfalarında da böyle bir duyuru yapılmadı. Okullara bu alımlarla ilgili herhangi bir resmi yazı da gelmedi.

Müdür ve müdür yardımcılığı sınavını kazananlar, gayri resmi başvurular yapılırken, MEB sayfasındaki sınav sonuçları bilgilerine de ulaşamadılar. Bilinçli bir şekilde bu sayfa kapatılmıştı. Ancak gayri resmi başvurular (kadrolaşma) bittikten sonra sınav sonuç bilgilerine ulaşabildik.

Bu zincirleme kadrolaşma hareketinden H. Çelik'in haberi yok muydu? Hadi diyelim ki H. Çelik'in kadrolaşmadan yanaydı, peki Başbakan'ın ve diğer adaletten, eşitlikten, hakkaniyetten bahseden yöneticilerin de mi haberi yoktu?

Avrupa Birliği, demokratikleşme derken yurdum insanı ve yöneticileri bir arpa boyu yol kat etmemişler anlaşılan. Türkiye koşullarında altı ayda alınamayacak kadrolar iki günde dolduruldu."

Sözleşmeli öğretmenler

Bir ülkede eğitimci güvencesiz, mutsuz ve sözleşmeli olamaz. 20.000 öğretmen, 2 milyon öğrencinin her gün dersine giriyoruz. Lütfen bu sesi duyun Ülkenin geleceğini önemseyin.

Yüzde 7 aydın nüfusa sahip Ülkemizde öğretmenler bu dilimin yüzde 4'ünü oluşturuyor. Ne yazık ki AKP iktidarı toplumun bu denli önemli ve nadide bir çiçek gibi bakılması gereken kesimini adeta kürekle toprak savurur gibi bir kenara fırlatmıştır."

alıntı:memurlar net

şafakgergin

  • B Grubu
  • İleti: 924
  • Teşekkür 642
    • Çevrimdışı
  • # 01 Haz 2007 18:05:26
Can  Dündar'dan  yapılan  alıntılardan  sonra  sevgili   Abbas  Güçlü'den  yaptığınız  bu  alıntı;  Bu  siteye  çok  yakıştı.
Umarım  belirtilen  hassasiyetler  gündem  olur!
            Erdem  Öğretmenim  Teşekkürler.......
                  Saygı  ve  sevgi  ile  kalın! 

erdemc28

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.974
  • Teşekkür 416
    • Çevrimdışı
  • # 01 Haz 2007 18:09:51
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Can  Dündar'dan  yapılan  alıntılardan  sonra  sevgili   Abbas  Güçlü'den  yaptığınız  bu  alıntı;  Bu  siteye  çok  yakıştı.
Umarım  belirtilen  hassasiyetler  gündem  olur!
            Erdem  Öğretmenim  Teşekkürler.......
                  Saygı  ve  sevgi  ile  kalın! 

Rica ederim ben sadece bu düşünceleri aktarmada aracı oldum.Bende sizev teşekkür ederim..

chns

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 510
  • Teşekkür 145
    • Çevrimdışı
  • # 01 Haz 2007 20:14:18
Hocam hislerime okadar iyi tercuman oldu ki bu yazı.

Paylaşımınız için teşekkürler.

Öğretmenlerin sesini birilerinin duymaya başlaması da ayrıca beni çok memnun etti.

sule75

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 423
  • Teşekkür 226
    • Çevrimdışı
  • # 01 Haz 2007 20:37:26
Okullarda hizmetli memur yok iken, yeterli araç gereç donatım malzemesi yokken, yakacak yokken bu işler için neden idareci ve öğretmenler dilenci durumuna düşürülerek velilerden para toplamak zorunda bırakılıyor?
evet aynen benim durumu özetlemiş.
erdem hocam teşekkürler.

erdemc28

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.974
  • Teşekkür 416
    • Çevrimdışı
  • # 02 Haz 2007 10:50:35
Öğretmenlerden hükümete gözdağı
2 Haziran 2007 09:40
Türk-Eğitim-Sen Genel Başkanı Özcan: Maaşların yektersizliğinden öğretmenler pazarcılık, simitçilik gibi ikinci iş yapıyor Hükümet, seçim sandığının başında öğretmenlerin bulunacağını unutmasın

HAYATLARINI iyi bir neslin yetişmesine adayan öğretmenlerin çilesi bitmiyor. Yüzde 30’u açlık, yüzde 70’i de yoksulluk sınırında yaşayan öğretmenler gelecek kaygısı yaşıyor. Alım güçleri her geçen gün biraz daha düşen öğretmenleri en çok üzen konu ise öğretmenliğin eski saygınlığını yitirmeye başlaması.Türk-Eğitim-Sen Genel Başkanı Şuayip Özcan ve Eğitimciler Birliği Sendikası Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, öğretmenlerin içinde bulunduğu durumu ve beklentilerini Tercüman’a değerlendirdi:

Yaşamı anlatamaz

Türk-Eğitim-Sen Genel Başkanı Şuayip Özcan: “Yıllardır öğretmenlerin sorunlarını gündeme getirmeye çalışıyoruz. Yakında toplu görüşmeler var. Bu zamana kadar, toplu görüşme masasında hükümetle hiç mutabakata varamadık. Sanal enflasyon sürekli çalışanın aleyhine işliyor. Hep çalışanın cebinden gidiyor, alım gücü her yıl düşüyor. Tüm bunlar karşısında öğretmenler geçim zorluğu çekiyor. Öğretmenlerin büyük bir çoğunluğu, kendisine mesleği dışında ek iş arıyor. Artık görev yaptıkları yerler sadece adres haline geldi. Biz, dünyadaki meslektaşlarımızın durumlarını göz önüne serdiğimizde, bize Türkiye’deki işsizlik oranı gösterilerek, “Halinize şükredin” deniliyor. Yaşamayı bilmeyen, yaşayamayan birinden, bir çocuğa yaşamı anlatması isteniliyor. Hükümetler seçim döneminde kesini ağzını hep açar; ancak bu kez öğretmenlere bir pay düşer mi bilemem. Hükümet şunu unutmasın ki, 22 Temmuz’da sandıkların bekçisi eğitimciler olacaktır.”

Düşüşü hissetmiyoruz

Eğitimciler Birliği Sendikası Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu: “Öğretmenlerin sadece yüzde 29’u kendilerine ait evlerde oturuyorlar. Bunların da büyük çoğunluğu 15 yıllık öğretmenler. Türkiye’de enflasyon düşüyor, faiz düşüyor, ekonomi büyüyor ama bunların hiç biri kamu çalışanlarına yansımıyor. Eğitim çalışanlarının bütçesi, Türkiye’nin büyümesine orantılı olarak artmıyor. Bize düşen enflasyon doğrudan mutfağımıza yansısın istiyoruz. Hükümetten enflasyon oranı artı iyileştirme talep ediyoruz. Türkiye yüzde 5 büyüdüyse, biz de enflasyon artı yüzde 5 zam istiyoruz. Öğretmenler en çok parayı çocukları için harcıyorlar. Özel okullara yapılan zam, öğretmenlere yapılan zammın neredeyse 10 katı daha fazla. Yine aynı şekilde, okul servislerine yapılan zam, öğretmen maaşına yapılanın 3 katı. Harcamalarımıza yapılan zam ile maaşımıza yapılan zam aynı değil. Bu yüzden öğretmenlerimiz sıkıntı çekiyor. Paradan daha önemli olan bir konu da öğretmenliğin saygınlığını yitirmeye başlaması.”
 halka ve olaylara tercüman 02.06.2007



erdemc28

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.974
  • Teşekkür 416
    • Çevrimdışı
  • # 07 Haz 2007 17:32:14
 
İl milli eğitim müdürü, 9. kez aynı göreve dönecek

Malatya'da Milli Müdürlüğü görevinden 8 kez alınan ve Kilis Milli Eğitim Müdürlüğüne atanan Hamza Doğuç, yeniden Malatya Milli Eğitim Müdürü olarak göreve başlayacak.

Malatya'da göreve başladığı tarihten sonra 8 kez görevden alınan Doğuç, 9. kez göreve başlayacak.

Malatya Milli Eğitim Müdürü iken 8 kez görevden alınıp, mahkeme karaları ile geri dönen, ancak son olarak 3'lü kararname ile Kilis Milli Eğitim Müdürlüğüne atanan Hamza Doğuç'un, Gaziantep İdare Mahkemesine açtığı davayı kazandığı ve görev yazısının Malatya Milli Eğitim Müdürlüğüne iletildiği bildirildi. Doğuç'un, yarın göreve başlaması bekleniyor.
 kaynak: AA 07.06.2007


erdemc28

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.974
  • Teşekkür 416
    • Çevrimdışı
  • # 07 Haz 2007 21:32:25
Memura seçim öncesi enflasyon zammı
7 Haziran 2007 05:40
Tüketİcİ fiyat artışının yılın ilk beş ayında yüzde 4’ü geçmesi, hükümeti, memur ve emeklilere 22 Temmuz’da yapılacak olan genel seçimler öncesinde çifte zam yapma imkanı sağladı. Haziran ayı enflasyon rakamları düşük çıkmazsa, milyonlarca memura ve emekliye, seçimden önce hem enflasyon zammı, hem de yılın ikinci yarısı için öngörülen zam verilecek.

2007 yılının ilk yarısı için memurlara ve emeklilere, yüzde 4 zam uygulayan hükümet, yılın ilk yarısındaki enflasyonun zam oranlarının üzerinde çıkması halinde, enflasyon zammı verecekti. Mayıs ayı enflasyon rakamlarına göre, yılın beş aylık dönemindeki TÜFE artışı yüzde 4.1 olurken, memur maaş artış oranı da aşılmış oldu. Ancak enflasyon zammı için 3 Temmuz’da açıklanacak olan Haziran ayı enflasyon rakamları beklenecek.

Haziran ayı rakamları düşük çıkmazsa, yüzde 4’ün üzerinde kalan enflasyon oranı kadar zam yapılacak. Enflasyon zammı yanında temmuz ayında, yılın ikinci yarısı için de maaşlarda artış olacak. Bu kapsamda, düşük ücretli memurların maaşlarında yüzde 4, yüksek ücretli memurların maaşlarında da yüzde 3 oranında artış yapılacak. Her iki zam da, 22 Temmuz’da yapılacak seçimlere yetişecek.

Doğalgaz fiyatları

YaklaŞIk 4.5 yıldır elektriğe zam yapmayan hükümet, seçimler öncesinde doğalgaz fiyatlarında da indirim yapmayı planlıyor. Döviz kurlarındaki düşüş, BotaŞ Genel Müdürlüğü’nün, doğalgaz bedeli için ödediği faturanın düşmesini sağladı. Enerji Bakanlığı, doğalgaz fiyatlarında indirim yapılmasını isterken, Hazine Müsteşarlığı, BotaŞ’ın finansman açığını artıracağı gerekçesiyle buna karşı çıkıyor.
KEŞKE HER YIL SEÇİM OLSA!!!!!!!!!!!



 

sule75

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 423
  • Teşekkür 226
    • Çevrimdışı
  • # 07 Haz 2007 21:54:32
her ay olsa öğretmenim

aladag44

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 174
  • Teşekkür 49
    • Çevrimdışı
  • # 08 Haz 2007 00:20:39
Yorum yok...?....!....

konakyanlı

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 891
  • Teşekkür 307
    • Çevrimdışı
  • # 08 Haz 2007 00:40:08
Demek ki hukukun üstünlüğüne saygı göstermek lâzım.
Gösterilmezse,zorla hukuk kendi üstünlüğüne saygı gösterttiriyor.

benusa

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 674
  • Teşekkür 116
    • Çevrimdışı
  • # 08 Haz 2007 09:57:51
Benim içimden SİYASİLER ARTIK ELİNİZİ EĞİTİMİN ÜSTÜNDEN ÇEKİN demek geçiyor.

fel

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 837
  • Teşekkür 649
    • Çevrimdışı
  • # 08 Haz 2007 10:01:58
8 kez görevden alınan birisinde bir tuhaf durum var demektir.Bir iki değil çünkü bu durum...Neden ısrarla göreve getiriliyor anlamış değilim....

düzce

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 282
  • Teşekkür 36
    • Çevrimdışı
  • # 08 Haz 2007 10:03:36
BİLEMİYORUZ NELER OLMUYO Kİ BU OLMASIN

 

Egitimhane.Com ©2006-2023 rss