Konu: 2019-2020 Toplu Sözleşmeden Beklentilerimiz  (Okunma sayısı 47707 defa)

muallimakif

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 118
  • Teşekkür 376
    • Çevrimdışı
  • # 17 Ağu 2019 11:01:00
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Siz, kendinizden gerçekten sıkılmadınız mı hala?

Ben sıkıldım kendimden. Öğretmenler odası masasının üstündeki Avon kataloğu gören gözlerimden, liyakatın hiçe sayıldığı idareci atamalarına katlanmak zorunda kalan gönlümden, merdiven inip çıkmayı dahi öğretemediğim öğretme kapasitemden, her şeyi bilen velilere bir türlü yetişemeyen formasyon yetimden, çöp içindeki okul bahçelerine anlam veremeyişimden ve daha nice nice özelliğimden, niteliğimden, niceliğimden...

Sıkıldım.

Sahi siz sıkılmadıysanız hala kendinizden; bunu nasıl başardınız?

Nasıl başardınız da sayfalarca yazdınız zam oranlarıyla alakalı? Nasıl başardınız da yazdınız yetki verdiğimiz sendikadan umut beslemeyi?

Nasıl başardınız da yetkili sendikaların zerre yetkisi olmadığına inandırdınız kendinizi?

tarkan555

  • Bilge Üye
  • *****
  • İleti: 9.024
  • Teşekkür 9519
    • Çevrimdışı
  • # 17 Ağu 2019 11:02:52
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Hocam benim bu ay itibariyle yatan maaşım 3911 tl.. benden fazla alıyor :)

mesleğimde 20 yılım beni de geçmesine max 2 yılı var  :o ;D

geçmişte şakayla karışık okulda hizmetli olmak daha avantajlı muhabbeti dönerdi galiba bu gerçek oluyor

hsbk

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 150
  • Teşekkür 171
    • Çevrimdışı
  • # 17 Ağu 2019 11:48:18
İsmail Koncuk:

  • Memur ve emekliye açık hakarettir, çünkü büyük bir ekonomik krizin adeta silindir gibi ezdiği, alım gücünün neredeyse yarısını kaybetmiş insanların önüne bu rakamlarla çıkmak, utanç vericidir.
  • Memur ve emekliye 2020 için 3,5+3, 2021 için ise, 3+2,5 zam teklif edildi. Bu rakamı telaffuz etmek bile 5 milyon insana hakarettir. Sendikalar adam gibi bir duruş gösterecekse tam zamanıdır. Bu hakarete sessiz kalınamaz. Hükümeti şiddetle kınıyorum.
  • Memur Sen 2020 için 8+7+200 TL istemişti, gelen teklif 3,5+3.Oransal talebin -8,5 gerisinde, seyyanen istenen 200 TL ve 3 puan refah payı hiç ortada yok. 2021 için 6+6’ya karşı, 3+2,5, talebin -6,5 gerisinde %2 refah payı hiç yok.Kamu Sen’in talebinin ise fersah fersah uzağında.
  • Memur ve emekliye, AKP’nin rezalet ötesi. Sendikalar kabul etmediğini açıkladı. Tamam da, bunu herkes söyler.Mesele, kabul etmiyorum, cümlesinin ötesinde, ne yapacağınızdır. Ne yapacaksınız? Onu söyleyin.Çıkın el ele verin, bir tepki koyun da, hiç olmazsa sendikacılığı kurtarın.

balamirkan

  • Bilge Üye
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 2.906
  • Teşekkür 7060
    • Çevrimdışı
  • # 17 Ağu 2019 12:35:45
Vergi dilimi ile alacaklar zaten verdiklerini. Geçen seneki gibi bir anlaşmaya varacaklarsa vay o sendikanın haline. İnşallah tekrarlamaz.

suskun4004

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 103
  • Teşekkür 417
    • Çevrimdışı
  • # 17 Ağu 2019 13:09:35
Bi De Bucuklu Zammı Gördük  Buçuk Buçuk  Birilerini İktidara Taşıyorlar Onların Bişey Yapmasına Gerek Yok  Hükümet Kendi Ayağına Sıkıyor En Basitinden D.gaza Yüzde On Beş Zam Yapılıyor Bize İki Sene İçin Yüzde On İki Zam Yapıyorlar Yazık Yazık

hisar44

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.024
  • Teşekkür 510
    • Çevrimiçi
  • # 17 Ağu 2019 13:21:28
Söylesem tesiri yok ki . Birlik yok beraberlik yok.

efsane_78

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 102
  • Teşekkür 73
    • Çevrimdışı
  • # 17 Ağu 2019 13:37:54
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, hükümetin memur ve memur emeklisine yönelik zam teklifine ilişkin, "Yeni bir teklif ve yeni bir eşik bekliyoruz. Bunun için de hiç vakit kaybedilmemeli. Hükümet tarafının, kamu işveren tarafının hiç gecikmeden, vakit kaybetmeden yeni teklifi oluşturması gerekiyor." dedi.
Yalçın, Memur-Sen Genel Merkezinde düzenlediği basın toplantısında, hükümetin, memur ve memur emeklilerinin maaşlarında 2020'nin birinci altı aylık döneminde yüzde 3,5, ikinci altı aylık döneminde yüzde 3, 2021'in birinci altı aylık döneminde yüzde 3, ikinci altı aylık döneminde de yüzde 2,5 oransal artış yapılmasına yönelik teklifini değerlendirdi.

Toplantının 81 ilde de düzenlendiğini ifade eden Yalçın, 5. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinin, 1 Ağustos'ta başladığını, dün itibarıyla kamu işveren heyetinin ilk teklifini sunduğunu hatırlattı.

Kamu işverenin, görüşmelerin 16. gününde, kendi tekliflerinin iletilmesinden 22 gün sonra teklif sunduğuna işaret eden Yalçın, teklifin gecikmeyi unutturacak kadar vahim bir içeriğe ve eksikliklere sahip olduğunu savundu.

Yalçın, "Kamu işverenin teklifi, 'teklif gecikti' siteminin ve tepkisinin ötesinde; 'teklif geçiştirildi', 'masa önemsizleştirildi', 'alın terimiz değersizleştirildi' tespitlerini ifade etmeyi ve buna dayalı tepkileri hayata geçirmeyi hem gerekli hem de haklı hale getirmiştir." değerlendirmesinde bulundu.

Toplu sözleşme sürecine dair sitem ve tepki cümlelerinin sayısının, dozunun yükselmesinin, kamu işvereninin masaya geç teklif sunma gayretinin, sunduğu teklifin garabetinin semeresi olarak görülmesi gerektiğini aktaran Yalçın, "Hükümetin masaya sunduğu ilk teklif, 'Güçlü Türkiye imkansız', 'Büyük Türkiye anlamsız' ve 'Yeni Türkiye gereksiz' fikri sabitinde debelenenler dışında hiç kimsenin aklına yatmadı, gönlünü de rahatlatmadı." ifadesini kullandı.

Yalçın, Memur-Sen'in ve yetkili sendikaların toplu sözleşme tekliflerinin, maliyeti ve mahiyeti makul teklifler olarak kabul gördüğünü bildirdi.

Hükümet teklifindeki oranların, hükümetin açıkladığı ekonomik hedeflerle enflasyon tahminlerine, beklentilerine uygun olmadığını savunan Yalçın, hükümetin teklifinin; faiz oranlarındaki düşmeyi, kurdaki aşağı yönlü hareketi, elektrik, doğal gaz ve bazı temel ürünlerin fiyatlarındaki yukarıya yükselişi doğrulamadığını, aksine yok saydığını belirtti.

- "Seyirci olmamız beklenmesin"

Yalçın, teklifin, kamu görevlilerine büyümeden pay vermeme haksızlığını sona erdirmesi gerekirken, "kamu görevlilerine bütçeden pay vermeme hastalığı" gibi algılandığını söyledi.

Siyasi iradenin, toplu pazarlık masasına, kamu görevlilerini refaha kavuşturma değil cefayla buluşturma teklifi sunduğu iddiasında bulunan Yalçın, "Kamu İşvereni, hem Dimyata pirince gitmemize engel olmak hem de evdeki bulgurun değerini azaltmak gayretindedir. Buna seyirci olmamız da kayıtsız kalmamız da beklenmesin." dedi.

Teklifin 2020 için yıllık toplamda yüzde 6,60, 2021 için ise toplamda 5,57 zam yapılmasını öngördüğünü anlatan Yalçın, bu teklifle, "2020'de maaş ve ücretlerinize enflasyon beklentisinden daha düşük oranda zam yapılmasını kabul edin." denildiğini iddia etti.

"Memuru enflasyona ezdirmeyiz" vaadinin, hükümet tarafından öncelikle teklif bandında korunması gerektiğini vurgulayan Yalçın, son 10 yılda hedeflenen enflasyonla, gerçekleşen enflasyon arasındaki uçurumun herkesin hafızasında ve devletin kayıtlarında olduğunu, teklifi makul ve makbul karşılamadıklarını ifade etti.

Yalçın, hükümetin ilk teklifinin, 2020 ve 2021 için Merkez Bankasının beklenti anketindeki yüzde 13,9 ve yüzde 9,5 oranları dikkate alınarak masaya getirilmesi gerektiğini bildirdi.

Hükümetin sunduğu teklifte; ek göstergenin, kademe derece sınırlamasının kaldırılmasının, taban aylığa seyyanen zammın, refah payının bulunmadığını anlatan Yalçın, sözleşmeli personelin kadroya geçmesinden, kılık-kıyafet yasağının kaldırılmasına kadar bazı başlıkların da bulunmadığını aktardı.

Yalçın, teklifin yeni Türkiye'yi görme, büyük Türkiye'yi yansıtma, güçlü Türkiye'yi yaşatma noktasında malul olduğunu söyledi.

"Bu teklif, refahı tabana yayma, gelir dağılımında adaleti sağlama açısından maluldür. Bu teklif, 'Türkiye'nin kamu görevlilerinin beklentilerini karşılayacak cüssesi, alın terinin hakkını teslim edecek bütçesi yok' cümlesine inanmamızı bekleme nedeniyle fikren, ilmen, ahlaken maluldür." diyen Yalçın, şöyle devam etti:

"Bizler, kamu görevlilerinin standardını yükseltecek, dertlerini küçültüp bitirecek teklif beklerken karşımıza çıkan teklif, vadettiği standardı düşük, ürettiği skandalı büyük bir tekliftir. Biz, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk toplu sözleşmesinin, imzaya çağıran bir içerikle yürütülmesini beklerken, nizaya ve sahaya çağıran bir teklif olduğunu görüyoruz. Bu teklifin tamamlanmaya, ilavelerle zenginleştirilmeye ihtiyacı var. İşveren ve emek kesimini birbirinden uzaklaştıracak bu teklifi bir kenara koyup uzlaşmayı sağlayacak yeni bir teklif için yeterli zaman, bu teklifin maliyetini karşılayacak bütçe de imkan da var diye düşünüyoruz, öyle olduğuna inanıyoruz."

Yalçın, eski Türkiye'nin vehimlerinden beslenen değil, yeni Türkiye'nin güvenine yaslanan bir teklif istediklerini bildirdi.

- "Beklentimiz sahayı germek değil"

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, şunları kaydetti:

"Biz, örgütlü gücümüzle yetersiz tekliflere tepki vermekten asla kaçınmayız. Fakat biz örgütlü gücümüzü, hak ettiğimizi bize teslim edecek teklifleri takdir etmek, taltif etmek için kullanmayı yeğleriz. Bunu sağlayacak olan kamu işveren tarafıdır. Yeni bir teklif ve yeni bir eşik bekliyoruz. Bunun için de hiç vakit kaybedilmemeli. Toplu sözleşme Kurban Bayramı'nın araya girmesiyle zaman sorunu yaşıyor, 20'sine kadar sürecin tamamlanması gerekiyor. Onun için hükümet tarafının, kamu işveren tarafının hiç gecikmeden, vakit kaybetmeden yeni teklifi oluşturması gerekiyor."

Bir gazetecinin "Sahaya inebiliriz mesajı verdiniz, grev de seçeneklerden birisi midir?" sorusu üzerine Yalçın, Memur-Sen'in masada uzlaşı, sahada tepki kültürünün de olduğunu söyledi.

Yalçın, şöyle devam etti:

"Beklentimiz, sahayı germek değil, sahayı geren teklifi bir an önce geri çektirmek, yeni bir teklifi sunmalarını temin etmektir. Bunu tercih edecek olan, sahayı germeyi, kamu görevlilerini öfkeli hale getirmeyi, sahayı ısıtmayı temin edecek olan biz değiliz, bunu temin edecek olan kamu işveren heyetidir. Eğer onlar böyle bir şey arzu ederse örgütlü güç bu anlamda elinden geleni ortaya koyacaktır. Bunu kamu görevlileri olarak temenni etmiyoruz. Türkiye'nin yeteri kadar sorun stoku var. Kamu görevlileri bu konuda rahatlatılması gerekirken, Türkiye'nin sorun stokuna yeni bir sorun stoku eklenmesi, ne anlamlı ne makul ne de bunu kamu işveren tarafına tavsiye ederim."

Memur-Sen'in ülkeyi sevdiğini, millet için çalıştığını dile getiren Yalçın, hakların peşinde olduklarını belirtti.

Hem sendika başkanlığından hem de konfederasyon yöneticiliğinden maaş alınan bazı konfederasyonların olduğuna yönelik iddialarının hatırlatılması üzerine ise Yalçın, Memur-Sen'de iki maaş şeklinde uygulama olmadığını bildirdi.

carpediem03

  • Uzman Üye
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 2.311
  • Teşekkür 4521
    • Çevrimdışı
  • # 17 Ağu 2019 14:04:56
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, hükümetin memur ve memur emeklisine yönelik zam teklifine ilişkin, "Yeni bir teklif ve yeni bir eşik bekliyoruz. Bunun için de hiç vakit kaybedilmemeli. Hükümet tarafının, kamu işveren tarafının hiç gecikmeden, vakit kaybetmeden yeni teklifi oluşturması gerekiyor." dedi.
Yalçın, Memur-Sen Genel Merkezinde düzenlediği basın toplantısında, hükümetin, memur ve memur emeklilerinin maaşlarında 2020'nin birinci altı aylık döneminde yüzde 3,5, ikinci altı aylık döneminde yüzde 3, 2021'in birinci altı aylık döneminde yüzde 3, ikinci altı aylık döneminde de yüzde 2,5 oransal artış yapılmasına yönelik teklifini değerlendirdi.

Toplantının 81 ilde de düzenlendiğini ifade eden Yalçın, 5. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinin, 1 Ağustos'ta başladığını, dün itibarıyla kamu işveren heyetinin ilk teklifini sunduğunu hatırlattı.

Kamu işverenin, görüşmelerin 16. gününde, kendi tekliflerinin iletilmesinden 22 gün sonra teklif sunduğuna işaret eden Yalçın, teklifin gecikmeyi unutturacak kadar vahim bir içeriğe ve eksikliklere sahip olduğunu savundu.

Yalçın, "Kamu işverenin teklifi, 'teklif gecikti' siteminin ve tepkisinin ötesinde; 'teklif geçiştirildi', 'masa önemsizleştirildi', 'alın terimiz değersizleştirildi' tespitlerini ifade etmeyi ve buna dayalı tepkileri hayata geçirmeyi hem gerekli hem de haklı hale getirmiştir." değerlendirmesinde bulundu.

Toplu sözleşme sürecine dair sitem ve tepki cümlelerinin sayısının, dozunun yükselmesinin, kamu işvereninin masaya geç teklif sunma gayretinin, sunduğu teklifin garabetinin semeresi olarak görülmesi gerektiğini aktaran Yalçın, "Hükümetin masaya sunduğu ilk teklif, 'Güçlü Türkiye imkansız', 'Büyük Türkiye anlamsız' ve 'Yeni Türkiye gereksiz' fikri sabitinde debelenenler dışında hiç kimsenin aklına yatmadı, gönlünü de rahatlatmadı." ifadesini kullandı.

Yalçın, Memur-Sen'in ve yetkili sendikaların toplu sözleşme tekliflerinin, maliyeti ve mahiyeti makul teklifler olarak kabul gördüğünü bildirdi.

Hükümet teklifindeki oranların, hükümetin açıkladığı ekonomik hedeflerle enflasyon tahminlerine, beklentilerine uygun olmadığını savunan Yalçın, hükümetin teklifinin; faiz oranlarındaki düşmeyi, kurdaki aşağı yönlü hareketi, elektrik, doğal gaz ve bazı temel ürünlerin fiyatlarındaki yukarıya yükselişi doğrulamadığını, aksine yok saydığını belirtti.

- "Seyirci olmamız beklenmesin"

Yalçın, teklifin, kamu görevlilerine büyümeden pay vermeme haksızlığını sona erdirmesi gerekirken, "kamu görevlilerine bütçeden pay vermeme hastalığı" gibi algılandığını söyledi.

Siyasi iradenin, toplu pazarlık masasına, kamu görevlilerini refaha kavuşturma değil cefayla buluşturma teklifi sunduğu iddiasında bulunan Yalçın, "Kamu İşvereni, hem Dimyata pirince gitmemize engel olmak hem de evdeki bulgurun değerini azaltmak gayretindedir. Buna seyirci olmamız da kayıtsız kalmamız da beklenmesin." dedi.

Teklifin 2020 için yıllık toplamda yüzde 6,60, 2021 için ise toplamda 5,57 zam yapılmasını öngördüğünü anlatan Yalçın, bu teklifle, "2020'de maaş ve ücretlerinize enflasyon beklentisinden daha düşük oranda zam yapılmasını kabul edin." denildiğini iddia etti.

"Memuru enflasyona ezdirmeyiz" vaadinin, hükümet tarafından öncelikle teklif bandında korunması gerektiğini vurgulayan Yalçın, son 10 yılda hedeflenen enflasyonla, gerçekleşen enflasyon arasındaki uçurumun herkesin hafızasında ve devletin kayıtlarında olduğunu, teklifi makul ve makbul karşılamadıklarını ifade etti.

Yalçın, hükümetin ilk teklifinin, 2020 ve 2021 için Merkez Bankasının beklenti anketindeki yüzde 13,9 ve yüzde 9,5 oranları dikkate alınarak masaya getirilmesi gerektiğini bildirdi.

Hükümetin sunduğu teklifte; ek göstergenin, kademe derece sınırlamasının kaldırılmasının, taban aylığa seyyanen zammın, refah payının bulunmadığını anlatan Yalçın, sözleşmeli personelin kadroya geçmesinden, kılık-kıyafet yasağının kaldırılmasına kadar bazı başlıkların da bulunmadığını aktardı.

Yalçın, teklifin yeni Türkiye'yi görme, büyük Türkiye'yi yansıtma, güçlü Türkiye'yi yaşatma noktasında malul olduğunu söyledi.

"Bu teklif, refahı tabana yayma, gelir dağılımında adaleti sağlama açısından maluldür. Bu teklif, 'Türkiye'nin kamu görevlilerinin beklentilerini karşılayacak cüssesi, alın terinin hakkını teslim edecek bütçesi yok' cümlesine inanmamızı bekleme nedeniyle fikren, ilmen, ahlaken maluldür." diyen Yalçın, şöyle devam etti:

"Bizler, kamu görevlilerinin standardını yükseltecek, dertlerini küçültüp bitirecek teklif beklerken karşımıza çıkan teklif, vadettiği standardı düşük, ürettiği skandalı büyük bir tekliftir. Biz, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk toplu sözleşmesinin, imzaya çağıran bir içerikle yürütülmesini beklerken, nizaya ve sahaya çağıran bir teklif olduğunu görüyoruz. Bu teklifin tamamlanmaya, ilavelerle zenginleştirilmeye ihtiyacı var. İşveren ve emek kesimini birbirinden uzaklaştıracak bu teklifi bir kenara koyup uzlaşmayı sağlayacak yeni bir teklif için yeterli zaman, bu teklifin maliyetini karşılayacak bütçe de imkan da var diye düşünüyoruz, öyle olduğuna inanıyoruz."

Yalçın, eski Türkiye'nin vehimlerinden beslenen değil, yeni Türkiye'nin güvenine yaslanan bir teklif istediklerini bildirdi.

- "Beklentimiz sahayı germek değil"

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, şunları kaydetti:

"Biz, örgütlü gücümüzle yetersiz tekliflere tepki vermekten asla kaçınmayız. Fakat biz örgütlü gücümüzü, hak ettiğimizi bize teslim edecek teklifleri takdir etmek, taltif etmek için kullanmayı yeğleriz. Bunu sağlayacak olan kamu işveren tarafıdır. Yeni bir teklif ve yeni bir eşik bekliyoruz. Bunun için de hiç vakit kaybedilmemeli. Toplu sözleşme Kurban Bayramı'nın araya girmesiyle zaman sorunu yaşıyor, 20'sine kadar sürecin tamamlanması gerekiyor. Onun için hükümet tarafının, kamu işveren tarafının hiç gecikmeden, vakit kaybetmeden yeni teklifi oluşturması gerekiyor."

Bir gazetecinin "Sahaya inebiliriz mesajı verdiniz, grev de seçeneklerden birisi midir?" sorusu üzerine Yalçın, Memur-Sen'in masada uzlaşı, sahada tepki kültürünün de olduğunu söyledi.

Yalçın, şöyle devam etti:

"Beklentimiz, sahayı germek değil, sahayı geren teklifi bir an önce geri çektirmek, yeni bir teklifi sunmalarını temin etmektir. Bunu tercih edecek olan, sahayı germeyi, kamu görevlilerini öfkeli hale getirmeyi, sahayı ısıtmayı temin edecek olan biz değiliz, bunu temin edecek olan kamu işveren heyetidir. Eğer onlar böyle bir şey arzu ederse örgütlü güç bu anlamda elinden geleni ortaya koyacaktır. Bunu kamu görevlileri olarak temenni etmiyoruz. Türkiye'nin yeteri kadar sorun stoku var. Kamu görevlileri bu konuda rahatlatılması gerekirken, Türkiye'nin sorun stokuna yeni bir sorun stoku eklenmesi, ne anlamlı ne makul ne de bunu kamu işveren tarafına tavsiye ederim."

Memur-Sen'in ülkeyi sevdiğini, millet için çalıştığını dile getiren Yalçın, hakların peşinde olduklarını belirtti.

Hem sendika başkanlığından hem de konfederasyon yöneticiliğinden maaş alınan bazı konfederasyonların olduğuna yönelik iddialarının hatırlatılması üzerine ise Yalçın, Memur-Sen'de iki maaş şeklinde uygulama olmadığını bildirdi.

Önce esmiş gürlemiş bravo Ali başkan demişken sonlara doğru yine R yapmışlar. Özellikle sahaya inecek misiniz sorusuna verilen politik cevapta bunu çok rahat görebilirsiniz.
Hasılı bu kadar esmeye gürlemeye son verecek oran bellidir. Yarımşar puan teklif artar kem küm derken imzalarsınız.
Bari eş çocuk yardımı için bir şeyler koparsanız :)

losar

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 384
  • Teşekkür 334
    • Çevrimdışı
  • # 17 Ağu 2019 14:12:21
vergi diliminden çıksak bile makul seviyede  kalıcı zam almış oluruz.temmuz zammını görmeden vergiye gidiyor.yakında %27 ye gireceğim neredeyse :(

carpediem03

  • Uzman Üye
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 2.311
  • Teşekkür 4521
    • Çevrimdışı
  • # 17 Ağu 2019 14:14:28
Bir de şöyle bir durum var enflasyon altındaki alınacak her türlü zam kayıptır. 4+4 enflasyon farkı yerine enflasyon+ yüzde 1-2 yi tercih ederim. Zaten ülkedeki enflasyon oranı belli. Bunun altında verilen alınan her türlü teklif zarardır. Seyyanen zam , eş çocuk yardımı, vergi dilimi gibi konularda pazarlık yapılmalıdır.

hsbk

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 150
  • Teşekkür 171
    • Çevrimdışı
  • # 17 Ağu 2019 14:38:02
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Bir de şöyle bir durum var enflasyon altındaki alınacak her türlü zam kayıptır. 4+4 enflasyon farkı yerine enflasyon+ yüzde 1-2 yi tercih ederim. Zaten ülkedeki enflasyon oranı belli. Bunun altında verilen alınan her türlü teklif zarardır. Seyyanen zam , eş çocuk yardımı, vergi dilimi gibi konularda pazarlık yapılmalıdır.

Öyle deme hocam enflasyonu eksi çıkartırlar, devlete borçlanırız. 😁

carpediem03

  • Uzman Üye
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 2.311
  • Teşekkür 4521
    • Çevrimdışı
  • # 17 Ağu 2019 15:48:52
Adamlar hala çarpı atmakla meşguller. Ya bir kere de bir şey yazın diyeceğim ama yazacakları cümle belli : buna da şükür.

aretias28

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.119
  • Teşekkür 860
    • Çevrimdışı
  • # 17 Ağu 2019 16:04:07
asgari ücretliler nappsınnn suriyeliler nappsınn afganlılar nappsınn diyenler olacaktır mutlaka..şükürcüler zamcıklarını onlara versin..ekmeğe tuz banıp yesinler..

lügesya

  • Üye
  • *
  • İleti: 20
  • Teşekkür 13
    • Çevrimdışı
  • # 17 Ağu 2019 16:16:17
Masada oturanlar ne kadar maaş alıyor tek-tek açıklansın da görelim memura reva görülen  ile reva görenin ne durumda olduğunu ya da son iki yılda aldıkları zamları açıklasınlar bizi temsil edenler

php_korsan

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 5.295
  • Teşekkür 4582
    • Çevrimdışı
  • # 17 Ağu 2019 16:49:21
"5. Dönem Toplu Sözleşme masasına genel yetkili sendika olarak bir defa daha oturacağız. Her zaman olduğu gibi, tekliflerimizin ekonomik maliyeti kadar sosyal mahiyeti de önemlidir, diyeceğiz. ‘Bir ülkenin gerçek bekası, çalışma hayatının üretkenliği, verimliliği, ekonominin gücüyle alakalıdır, bundan asla taviz verilmemelidir’ gerçeğinin altını çizeceğiz. Eğitim çalışanlarının beklentilerini haykırmaya devam edecek, çalışma hayatının gündeminin başka gündemlerin içerisinde buharlaştırılmamasını, 3600 ek gösterge başta olmak üzere, hak edilenlerin ve verilen sözlerin tutulmasını isteyeceğiz."

 

Egitimhane.Com ©2006-2023