2021'in Eğitim Karnesi

2021 yılı eğitimde yeni uygulamalıların ve görev değişimlerinin yılı oldu. Yılın ilk eğitim öğretim dönemi aralıklarla yüz yüze ancak ağırlıklı olarak uzaktan eğitimle geçti. Eylül ayı itibariyle ilk ve ortaöğretim tam zamanlı, üniversiteler kısmen yüz yüze kısmen uzaktan eğitimi ön gören hibrit eğitim modeliyle öğrencilere kapılarını açtı.

Hürriyet'ten Seda Nur Başpınar'ın haberi; Salgın koşulları, eğitimde pek çok yeni uygulamayı beraberinde getirdi. Bu uygulamaların başında maske, mesafe ve hijyen kuralları geldi. Eğitim dünyasında Başta Milli Eğitim Bakanı ve YÖK Başkanı olmak üzere bazı rektörlüklerle, Milli Eğitim bürokrasisinde pek çok Görev Değişimi oldu. 2021’de yaşanan gelişmeler özetle şöyle:

OKULLAR BİR AÇILDI BİR KAPANDI

Yılın ilk eğitim öğretim dönemi aralıklara yüz yüze ancak ağırlıklı olarak uzaktan eğitimle geçti. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 12 Ocak’ta aldığı kararla ilk ve ortaokullarda karne notlarının derse katılım puanıyla belirleneceğini, birinci dönem yapılan yüz yüze sınavların karne notu değerlendirmesine dahil edilmeyeceğini açıkladı. Köy okullarında 15 Şubat’ta; 8 ve 12’nci sınıflar ile ilkokul ve özel eğitim okullarında 1 Mart’ta seyreltilmiş şekilde Yüz Yüze Eğitim başladı. Öğrenciler haftanın 2 günü okula gittiler. Nisan’da artan vakalar nedeniyle risk haritasında yüksek riskli grupta yer alan illerde yüz yüze eğitime ara verildi. Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı’nda okullar için 14 Nisan’dan itibaren uzaktan eğitim kararı çıktı. 8’inci ve 12’nci sınıflar ile okul öncesi eğitim kurumları dışındaki tüm kademelerde, uzaktan eğitime geçildi. 16 Mayıs’ta MEB, okul öncesi eğitim kurumlarında 8 ve 12’nci sınıfların destekleme ve yetiştirme kurslarında 17 Mayıs itibariyle yüz yüze eğitime geçileceğini; diğer tüm kademelerde 1 Haziran’a kadar uzaktan eğitime devam edileceğini duyurdu. Liselerde sınava girmek istemediğine dair dilekçe vermeyenler için yüz yüze sınavlar 23 Mayıs’ta başladı. Ortaokul ve liselerde 7 Haziran’da haftada iki gün olmak üzere yüz yüze eğitim başladı. Okulların yaz boyunca açık kalacağı ve çeşitli etkinliklerin düzenleneceği ‘Telafide Ben de Varım’ programı 5 Temmuz-31 Ağustos tarihlerinde düzenlendi. 18 Haziran’da karneler e-okul üzerinden erişime açıldı.

DERS ZİLİ YENİDEN ÇALDI

Bakan Özer, Ağustos ayında 6 Eylül’de tüm kademelerde tam zamanlı yüz yüze eğitime geçileceğini duyurdu. MEB, okullar açılmadan önce yayınladığı rehberle, aşılarını tamamlamayan öğretmenler ve okul personelinden haftada iki kez PCR testi yaptırmaları isteneceğini açıkladı. Anaokulu ve ilkokul 1’inci sınıflar için 1 Eylül’de uyum programı başladı. 6 Eylül’de de 18 milyon öğrenci ve 1 milyonun üzerinde öğretmen için ders zili yeniden çaldı. Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği kriterlere göre, bir sınıfta 10 gün içerisinde en az iki COVID vakası olursa o sınıf 14 gün karantinaya alınacağı açıklandı, bu süre Kasım ayında 10 güne süre düşürüldü. Karantinaya alınan öğrenciler, uzaktan eğitimle derslere katılmaya devam etti. Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, aralıklarla kapatılan sınıf sayılarına ilişkin sayıları açıkladı. Özer, konuya ilişkin yaptığı açıklamaların tamamında kapanan sınıf sayısının sürecin başından beri yüzde 1’in üstüne çıkmadığını vurguladı.

KAMPÜSE DÖNÜŞ BAŞLADI

Üniversiteler de yeni döneme yüz yüze eğitimle Eylül ayından itibaren başladı. Salgın tedbirlerinin uygulanacağı yeni dönemde üniversiteler için hibrit eğitim modeli de uygulandı. 2021-2022 Yükseköğretim Akademik Yıl Açılış Töreni, 5 Ekim’de düzenlendi. Pandemi öncesi öğrenciler kampüse sadece kimlik kartıyla girebilirken artık HES da kodu zorunlu hale gelmişti. Kimi üniversiteler HES kodunun kimlik kartına entegre edildiği giriş sistemi uygulamasına geçti.

7 SENE SONRA ŞURA DÜZENLENDİ

7 senenin ardından 1-3 Aralık tarihlerinde 20’nci Milli Eğitim Şurası düzenlendi. Şuraya ilk kez öğrenciler de katıldı, her komisyonda söz ve oy hakkı bulunan öğrenciler, gözlemleriyle birlikte çözüm önerilerini sundular. Son gün genel kurula getirilen ve kabul edilen “Okul öncesi öğretimde din, ahlak ve değerler eğitimi yer almalıdır” maddesi çok tartışıldı.

GÖREV DEĞİŞİMİ SENESİ

Temmuz ayında, Marmara Üniversitesi Rektörü olarak görev yapan Prof. Dr. Erol Özvar Yüksek Öğretim Kurulu Başkanı olurken, Ağustos ayında Milli Eğitim Bakanı, Ziya Selçuk görevden ayrıldı. Yeni Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Mahmut Özer oldu. Özer’in göreve başlamasının ardından birçok il ve ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nde görev değişimleri oldu. Öte yandan rektör atamaları da öne çıkan gelişmeler arasında yer aldı. Prof. Dr. Melih Bulu, 2 Ocak 2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan kararnameyle Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü görevine getirildi. 15 Temmuz’da yayınlanan kararname ile ise Bulu görevden alınarak yerine vekâleten Prof. Dr. Mehmet Naci İnci atandı. Aynı kararnameyle Marmara Üniversitesi Rektörlüğüne ise Prof. Dr. Mustafa Kurt atandı. YÖK, aynı tarihte Boğaziçi Üniversitesi rektörlük görevi için ilan yayınladı. Boğaziçi’nde görev yapan 17 akademisyen, rektörlüğe adaylığını koydu. 20 Ağustos 2021 tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni bir kararla Boğaziçi Üniversitesi’ne Bulu’nun yardımcısı ve vekili Naci İnci’yi rektör olarak atadı.

BARAJ DÜŞTÜ, EK TERCİH HAKKI TANINDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, YKS baraj puanının TYT’de 140’a, AYT’de ise 170’e düşürüldüğünü ve öğrencilere ikinci bir ek yerleştirme hakkı verildiğini duyurdu. Buna göre YKS Temel Yeterlilik Testi’nde (TYT) 150 olan baraj puanı 140’a, Alan Yeterlilik Testi’nde (AYT) uygulanan 180 baraj puanı ise 170’e çekildi. Ayrıca öğrencilere ikinci bir ek yerleştirme hakkı verildi.

YURT VE BURS ÜCRETLERİ ZAMLANDI

Üniversite öğrencileri 6-12 Eylül tarihleri arasında Kredi Yurtlar Kurumu yurt başvurularını gerçekleştirdi. 1.5 yıl önce en düşük yurt ücreti 230 lirayken, zamla birlikte 275 TL oldu. En yüksek fiyat da 500 liradan 600 liraya çıktı. Yurda yeni yerleşen öğrencilerin ödemesi gereken güvence bedeli ise, yüzde 20- 28.5 arasında zamlanarak en düşük 376, en yüksek 820 lira oldu. Ayrıca bu sene üniversitelerde eğitim ve diğer giderleri karşılamak isteyen 838 bin öğrenci KYK burs ve kredi başvurusunda bulundu. 2022 yılında ödenecek burs ve kredi miktarı ise lisans öğrencilerinde 650’den 850 liraya, yüksek lisans öğrencilerinde bin 300’den 1700 liraya, doktora öğrencilerinde bin 950’den 2 bin 550 liraya çıktı.

KONSERVATUAR’IN BİNA ÇİLESİ BİTMEDİ

100 yılı aşkın süredir bina sorunuyla cebelleşen İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı 37 yıldır kullandığı Kadıköy rıhtımdaki tarihi binayı da restorasyon nedeniyle boşaltmak zorunda kaldı. Aylarca nereye taşınacağı belirsiz kalan konservatuarın Maltepe Gülsuyu Mahallesi’nde bir plazaya taşınmasına karar verildi. 18 Elim tarihinde Maltepe’de yüz yüze başlaması planlanan dersler, yeni binanın tadilatı tamamlanmadığı için 2021’de başlayamadı.

 

  • 3 11
  • 01 Ocak 2022 01:08 10.947
  • mak61
    03 Ocak 2022 23:16
    1 0
    Bu nasıl felaket 1 yıl hatta 2.yıl oldu anlatamam.Geçen yıl 1.sınıf okuttum.Öğrencilerin yarısı uzaktan eğitime katılmadı.Yüzyüze eğitime katılanlar da zaten uzaktan eğitime devam edenlerdi.10 civarı öğrenci ya yüzyüze eğitime ya da uzaktan eğitime katılmadı.Bunların bazılarının yüzünü bile görmedim.Bakanlığın yayınladığı yönetmeliğe dayanarak idaremiz veli onayı olmadan hiçbir öğrenciye sınıf tekrarı yaptıramadık.Çünkü veli pandemiden dolayı dilekçe verdiği zaman bu, öğrencinin tüm eğitim sorumluluğunu veli alıyor ve evde eğiteceğine dair söz veriyor demekmişmiş....İletişim kurduğumuz veliler bize "Hocam siz uygun görüyorsanız kalsın."dediği halde idare odasına girince nedense sınıf tekrarından vazgeçmiş.İdarenin de istatistik tutturmak için isteği de buydu.Zümreler,şubelerin sayıları aynı kalsın ,seneye 1.sınıf şubeleri çoğalmasın.Neyse 1 öğrenci veli isteğiyle kaldı,haricindeki hepsi yüzünü bile görmezsek sınıf geçirmek zorunda kaldık.Ancak bu sene hem 2.sınıf eğitimi veriyoruz hem de her biri farklı seviyelerde okuma-yazma eğitimi veriyoruz.İnanmazsınız 2021 Kasım ve Aralık ayında ilk defa okula gelen 2.sınıfa başlayan öğrencimiz var.Onlara -e sesinden başlarken -m sesinde -r sesinde olan öğrencimiz var.Çünkü velilerimizin ya da öğrencinin canı ne zaman isterse o gün okula geliyorlar.3 gün devam edip 1 ay gelmeyen öğrenciler var.O nedenle okuma-yazma bilmeyenlerin hepsini aynı sesten ilerletemiyoruz.Diğer veliler de sınıfın bu halinden dolayı başka okullara nakil aldırınca velileri elimizde tutamadık diyen idare öğretmeni suçlu buluyor. Hatta ileri gidip öğretmenliğimize dil uzatıyorlar. Okuma-yazma bilmeyenleri bir sınıfa toplayıp bir öğretmenin gönüllü bu sınıfı alması baskısıyla karşılaştık. Bu durumda olan Türkiye'de başka okul ve sınıf öğretmeni meslektaşlarımız var mı? Sorunun çözümü yok biliyorum,öğretmen üçe beşe bölünüp daha çok efor sarfedecek benim yaptığım gibi olan sağlığımıza ve öğrencilerin özellikle 2.sınıftakilerin geleceğine mal olacak belki de... Başınızı ağrıttım,anlatıp rahatladım,hakkınızı helâl edin.Tüm meslektaşlarıma başarılar,kolaylıklar diliyor ve saygılarımı sunuyorum.
  • halisane42
    02 Ocak 2022 22:13
    3 1
    Eğitimin sahadaki uygulayıcısına destek vermezsen eğitim, hep geri geri gitmeyw mahkûmdur, kaldı ki bu geri bırakılmanın da kesinlikle ülkemiz için bir kirli proje olduğunu düşünüyorum çünkü hangi iktidar gelirse gelsin eğitim hep geri gidiyor maalesef!!?
    İyi niyetim kalmadı artık, inşaallah eskiden olduğu gibi ilme ve âlime verilen değer artar..!
  • deliok
    01 Ocak 2022 22:52
    13 0
    geçenlerde bir velim geldi.öğrencimin annesini toplantılarda görüyordum da babayla ilk kez karşılaştık.veli: hocam bu sene son sene dedim ve senle tanşmaya geldim.dedi...adam zengin tabi ben kimin ki karşısında .adam benle öyle bir konuştu ki ''sen'' diye hitap ede ede...şöyle bir düşündüm 2+1 80 m2 ev 99 model araban olursa böyle olur dedim.yıların öğretmeni ben itiraf edeyim ezildim arkadaşlar...bir de bana bir hediye getirmiş paketlenmemiş bir kalem elime tutuşturdu gitti...ben artık kendime yazılar olsun diyorum.zamanım dolunca da hemen emekli olmayı düşünüyorum
  • delireis
    01 Ocak 2022 21:23
    9 1
    öğretmenin kafası rahat olacak ki verim artsın ama nerde
  • oddo42
    01 Ocak 2022 13:45
    16 1
    Öğretmenini maddi-manevi değersiz gören devletlerde eğitim hep sınıfta kalmaya mahkumdur.
    Eğitimde sadece öğretmenle uğraşarak sorun çözdüğünü zanneden bir sistemden hiç bir fayda beklemeyin.
    Daha da geriye gidecektir her şey.
  • kaynarca87
    01 Ocak 2022 07:26
    23 1
    Öğretmenin geçim sıkıntısı içinde boğuştuğu bir eğitim döneminden kimse verim beklemesin.
UYARI: Yayınlanan haberler, Egitimhane.Com'un görüşlerini yansıtmaz. Yazılan yorumlar, onaylanmış olsalar bile yazanın sorumluluğundadır.

Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK