"Bir daha asla göremeyeceği birine kırık dökük kelimelerle anlatılmış kırgınlıklar. Benden bile daha yorgun, yorgunluklarının sebebini anlamaya çalışanlar. Sevdiği kadar sevdiğine yemin edebilenler. Ölümün de gurbetin de ne olduğunu iyi bildiği halde kendisini korumak için ördüğü duvarın altında kalanlar! Kalbin mucizesi olduğunu henüz söyleyemediklerim. Sanal âlemden gerçek âleme düşenler; yıllardır sakladığı emaneti sahibine tertemiz iade edenler.Ve benim sahibini bulamamış mektuplarım. Keşke başımı kaldırıp yüzünüze daha iyi bakabilsem. Keşke daha yakından tanıyabilsem. Kimsiniz ve ne işimiz var birbirimizin hayatında? Sizde benim cümlelerim var bende sizin gözleriniz.”
Nazan Bekiroğlu