Zaman öylesine hızlı akıp geçiyor ki
bugün hep dünde kalıyor
yarınlarım ise bugünüm oluyor…
yetişmeye çalıştıkça hızlanıyor adeta
benimle oyun oynarcasına.
şimdilik böyle elim kolum bağlı durduğuma bakma,
yetişeceğim sana ey zaman en kısa yarınlarda…
aslında olan günü yaşamaktı,
çünkü bugün yarına göre dün,
düne göre ise yarındı.
ama ne dünü yaşadık
ve yarınlarda gereğinden çabuk yaşlandık.
çünkü geçmişin özlemleri geleceğin kaygısıyla,
hep bugünü atladık.
atladığımız her gün
geçmişte acı bir anı
gelecekte ise kaygıydı
bunu nedense anlayamadık.
kahve molalarını yarına yetişmek adına sonraya sakladık
ama yarında bir önceki güne yanıp yine molayı yarınlara bıraktık.
oysa şimdi küçük ama keyifli bir mola verdim kendime
zamanı yudumlarcasına…
geçmiş özlemleri gelecek ise kaygıyla yer edinmiş zihnimde,
oysa günü yaşamak istiyorum artık
geçmişi yok sayarak geleceği düşünmemecesine…
biliyorum ey zaman
akıp gideceksin ben olsamda olmasamda
ama yetişeceğim sana
an olmaksızın sen olmaksızın
çıkan bir fırtına koparacağım “boran”da…
R.YILMAZ