Buruk Kutlama

Öğretmenler Günü, bu yıl da çözüm bekleyen sorunların gölgesinde kutlandı. Meslek itibarı, atama, fazla mesai, düşük ücret, özlük haklarını alamama gibi sorunlarla boğuşan öğretmenler, maddi olarak da zorda. Yarısından fazlası kredilerle ayakta kalmaya çalışırken yüzde 43’ü daha iyi iş bulabilse mesleği bırakmayı düşünüyor. Saygınlıklarını yitirdiğine de inanan öğretmenler, Meslek Kanunu’nun bir an önce çıkarılmasını talep ediyorlar.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Millet Mektepleri’nin Başöğretmenliği’ni kabul ettiği gün olması nedeniyle tarihsel bir önemi olan 24 Kasım Öğretmenler Günü, bu yıl da sorunların gölgesinde buruk kutlandı. Mesleğin itibarsızlaşması, ücretli, sözleşmeli, kadrolu olmak üzere farklı çalışma koşulları, düşük ücret nedeniyle geçim sıkıntısı, özlük haklarını alamamak bunların başında geliyor. Koronavirüs nedeniyle okulların kapanması ve uzaktan eğitime geçilmesiyle bu sorunlara yenileri eklendi.

Eğitim Bilişim Ağı (EBA) ve EBA TV üzerinden yapılan uzaktan eğitimde interneti ve televizyonu olmadığı için tüm öğrencilerine erişemeyen öğretmenler, saatlerce ekran karşısında olmak, hafta sonları dahi mesai yapmak zorunda kalıyor. Ayrıca okullar kapalı olmasına rağmen haftada en az bir gün seminer için okula gitmeleri isteniyor. Eğitim sendikaları, yaptıkları anketlerle tüm bu sorunları ortaya koydu. Eğitim İş Sendikası’nın 5 bin 514 öğretmenle çevrimiçi görüşmeler yaptığı araştırmada çıkan sonuçlar şöyle:

Borçlu ve umutsuzlar

- Katılımcıların yüzde 93’ü öğretmenliğin saygın bir meslek olma özelliğini kaybettiğini düşünüyor. 

- Ebeveyn olanların yüzde 63’ü çocuklarının gıda, yüzde 73’ü kılık kıyafet, yüzde 47’si eğitim ihtiyaçlarını rahat şekilde karşılayamıyor.

- Yüzde 86’sı çocuğunun öğretmen olmasını istemiyor.

- Yüzde 43’ü daha çok para kazanacağı bir iş bulsa mesleği bırakacağını ifade ediyor. Yüzde 61’i gelirlerinin yetersizliği nedeniyle psikolojik sorunlar yaşıyor.

- Öğretmenlerin yüzde 44’ü ev kredisi, yüzde 30’u araç kredisi, yüzde 25’i ise çocuklarının eğitimi için çektiği kredileri ödüyor. Yüzde 26’sı ek iş yapıyor.

- Yüzde 3’ünün maaşında icra var. Yüzde 46’sı yakınlarından yardım alarak geçinebiliyor.

- Öğretmenlerin yaşadığı geçim sıkıntısı, sosyal ve kültürel hayatlarını da bitirmiş durumda. Yüzde 84’ü son bir yılda hiç tiyatroya, yüzde 73’ü sinemaya gidememiş. Yüzde 92’si her gün bir gazete, yüzde 62’si her ay bir kitap bile alamıyor. Yüzde 89’u otellerde tatil yapamıyor.

- Yüzde 46’sı görevden alınma korkusu yaşadığını söylerken yüzde 83’ü yönetici olmak için mutlaka torpile ihtiyaç olduğuna emin. Öğretmenlerin yüzde 59’u gelecekten ümitli değil.

Çözümler yetersiz

Eğitim Sen de 4 bin 565 öğretmenin katılımıyla “Öğretmenlerin Ekonomik ve Mesleki Sorunlarına Bakış Anketi” düzenledi:

- Öğretmenlerin yüzde 60’a yakını “Aldığınız maaşın yaptığınız işin karşılığı olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusuna “Hiç karşılamıyor” yanıtını verdi. Yüzde 70’i ekonomik koşulları daha iyi olan bir iş teklifi aldığında mesleğini bırakabileceğini düşünüyor.

- “Pandemi koşullarında yüz yüze eğitime başlanması için okulunuzda yeterli hijyen koşullarının sağlandığını düşünüyor musunuz?” sorusuna yüzde 70’den fazlası “Hayır” cevabını verdi.

- “MEB’in sorunları çözmek için ürettiği politikaların gerçekçi olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusuna yüzde 94,5’i “Hayır” dedi.

- “Ücretli, kadrolu, sözleşmeli şeklinde öğretmen istihdamının ayrıştırılmasının, mesleğin geleceği açısından bir tehdit olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusuna yüzde 96’sı “Evet” dedi.

‘Meslek Kanunu vaatte kalmasın’

Eğitim Bir Sen yaptığı açıklamada Türkiye’de resmi ve özel eğitim kurumlarında fiilen görev yapan 1 milyon 200 bin öğretmen varken, öğretmenin yetiştirilmesinden emekliliğine kadar mesleği bütün olarak ele alan bir Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun olmamasının hukuki açıdan boşluk, mesleki açıdan yoksunluk olduğunu belirtti. Bu konunun artık daha fazla ötelenmemesi gerektiğinin kaydedildiği açıklamada, mesleğin hak ettiği şekilde tanımlanması, sosyal zeminde öğretmenlerin itibarının, haklarının korunması ve artırılması, yönetmeliklerle, genelgelerle oluşan görev, yetki, ehliyet, liyakat noktasındaki dağınıklığın giderilmesi için Meslek Kanunu’nun ivedilikle yürürlüğe konulması gerektiği vurgulandı.

Sorunlar çığ gibi

Öğretmenlerin sorunları sosyal medyanın da gündemindeydi. Öne çıkan yorumlar şöyle:

- 24 Kasım’da verilecek en güzel hediye, atama bekleyen genç öğretmenlere, öğrencilerine kavuşma müjdesi vermek olacaktır.

- Online eğitim öğretmene tam bir işkence, saat 9’a kadar ders nedir? O dersi kaydet, Zoom, EBA’ya binbir çileyle hazırlan, katılan öğrenci yok. Bu durumu sevmiyoruz.

- Özel çocuklar risk altında, öğretmenleri risk altında, aileleri risk altında. Yaşlı anne babaları risk altında. Ama kimse zan altında değil...

- Okul öncesi öğretmenler kırgın, buruk ve kızgın… Bakıcı kimliğiyle günümüz mü olurmuş?

- Haftada iki gün okula gidiyoruz, koşarak eve gelip bir de canlı ders veriyoruz.

- Öğretmen olarak uzaktan eğitimde bilgisayarımın başında öğrencilerimle sürekli iletişimde işimi yapıyorum. Toplu taşıma riskini almadan bu işi evimden yapmak istiyorum. Planlama ve değerlendirme adı altında boş okula gitme uygulaması bitsin.

- Başta rehabilitasyon merkezlerinde hiçbir özlük hakkı olmadan güvencesiz çalışan öğretmenler olmak üzere tüm öğretmenlerin 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlu olsun. Rehabilitasyon emekçilerinin özlük haklarının düzenlenmesini talep ediyoruz.

 

Mine ÖZDEMİR GÜNELİ /

25 Kasım 2020 09:45 Okunma: 2767
Yorumlar:
maho2
26 Kasım 2020 09:48
0     0
öğretmen Sahipsiz.sorunlar Biliniyor Ama Kim çözecek?
lotusçiçeği
26 Kasım 2020 01:02
0     0
İşler resmen Arap saçına döndü.
serkanakar
25 Kasım 2020 23:36
3     1
boş laflara karnım tok öğretmen değiliz bakıcı olarak görülüyoruz. bir telefon almak için en fazla çalışan ülkelerden biriyiz.
emir3417
25 Kasım 2020 19:44
2     2
nedense meb hala sessiz.....
ferayserhan
25 Kasım 2020 15:41
7     1
kutlamayı rehber öğretmenler ve idareciler yaptı ve birde öğretmenlik mesleğini yapmayan ama yaşam koçluğu yapanlar vardı günü kutlanan bizler değildik
Oguz8
25 Kasım 2020 11:58
29     0
Öğretmenler Günü kaldırılsın. Gerçek iyileştirme icraatlarının olmadığı bir meslek için güne gerek yok. Kutlama programı bile öğretmene yük olarak dönüyor.
yahsiman
25 Kasım 2020 11:26
28     0
canlı dersleri ata, her gün 6 canlı ders yap, yaptıklarını takip formuna işle, arkasından sınıf defterini doldur, canlı dersten önce ve sonra katılamayan velilerle ilgilen, dersten sonra katılamayan velilere ödev gönder, sonrasında gelen ödevleri kontrol et. haftada 1 gün de okula gitmeyi unutma.. sorarlarsa öğretmenler yatarak para kazanıyor...
UYARI: Yayınlanan haberler, Egitimhane.Com'un görüşlerini yansıtmaz. Yazılan yorumlar, onaylanmış olsalar bile yazanın sorumluluğundadır.
Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK