Konu: Dilimizi Kullanırken Özen Gösterelim!  (Okunma sayısı 130586 defa)

nevin07

  • Uzman Üye
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.313
  • Teşekkür 3610
    • Çevrimdışı
  • # 21 Haz 2010 20:36:21
Öğretmenlerin büyük bir kısmı dilimizi kullanırken özenli davranıyor fakat iletişim araçları  çocuklar üzerinde çok etkili oluyor.  Türkçe yerine çoğunluğu İngilizceden devşirme kelimeler yeni beyinleri kirletiyor.. Bu konuda ciddi bir temizlik gerekli.. Yayın organları da denetim altına alınırsa Türkçemiz sağlığına kavuşacaktır...

seço58

  • Bilge Üye
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 3.434
  • Teşekkür 40718
    • Çevrimdışı
  • # 21 Haz 2010 20:47:54
tabelaları halledemedik. artarak Türkçeden uzaklaşıyorlar.reklamlarda tuhaflaştı  .ürünler yabancı dlle olunca daha bir kaliteli oluyor herhalde.

nevin07

  • Uzman Üye
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.313
  • Teşekkür 3610
    • Çevrimdışı
  • # 21 Haz 2010 20:51:07
Kendi kültürünü küçümseyen nesillerin suçu bu..

saraydangelme

  • Bilge Üye
  • *****
  • Öğrenci Velisi
  • İleti: 4.482
  • Teşekkür 33533
    • Çevrimdışı
  • # 21 Haz 2010 20:56:42
Bu konu çok önemli ve derin.Üzerimize düşenleri tam ve doğru yapmalıyız.Bizim forumda pek önemsenmiyor.Yazılan mesajlara bir bak.

fguclu

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.385
  • Teşekkür 1397
    • Çevrimdışı
  • # 21 Haz 2010 21:05:54
 Ben en çok konuşmalarında Türkçe karşılığı olduğu halde yabancı kelimeler kullanıp fark yarattığını zannedenlerden rahatsızım.Bunlar bir de o konuda uzman,entellektüel geçinenler...

nevin07

  • Uzman Üye
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.313
  • Teşekkür 3610
    • Çevrimdışı
  • # 21 Haz 2010 21:07:08
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Bu konu çok önemli ve derin.Üzerimize düşenleri tam ve doğru yapmalıyız.Bizim forumda pek önemsenmiyor.Yazılan mesajlara bir bak.
Üzerimize düşenleri yapma konusunda haklısınız. Forumda bazı kurallara dikkat edilmiyor olabilir bunun şuan ki koşullarda çok önemli olduğunu düşünmüyorum.

hercaihoca

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.337
  • Teşekkür 6220
    • Çevrimdışı
  • # 23 Haz 2010 23:36:59
Bizim dilimiz tarihler boyu, zengin bir kültür, bilim ve sanat dili olarak  var olmuş ve bu varlığını da ebediyen sürdürecektir. Ancak zaman içerisinde dilimizin güncel sorunlar sonucu kirletilmeye başlatıldığı da hiç kimsenin göz ardı edemeyeceği acı bir gerçektir. Başımızı kuma gömerek bunu görmemezlikten gelmek aymazlığın ta kendisidir. Bunun nedenleri ve niçinleri üzerinde duracak değilim. Amacım, bu aymazlığa dur diyerek, gittikçe körelmeye başlayan toplumdaki dil bilincini yeniden canlandırmak, bu doğrultuda da alaca karanlık içindeki dilimiz adına bir mum yakıp parıltısına parıltı katmaktır, gücümün yettiğince. 

Bugün dilimizdeki sözcük sayısının 75.000 olduğunu düşünürsek (TDK Türkçe Sözlük 1998) ve biz bu dağarcık içindeki sözcüklerimizin sadece 200-300 en fazla 500 kadarıyla yetinip gerisini sayfalar arasına mahkûm ediyor ve gerek duyulduğunda dış kaynaklı karşılıklarına “havalı” oluyor diye itibar ediyorsak, hiç bir zaman yabancı sözcüklerin istilasıyla oluşan tabelalardan dolayı sokaklarımızın bize yabancılaştığından şikâyetçi olmaya hakkımız olamaz. Tarihin kayıtlarına göre, Osmanlı Devletinin son günlerindeki işgal döneminde  İstanbul caddelerinin görüntüleri de böyleymiş. Hadi o dönem diyelim ki kaçınılmaz zorunlu bir hâldi. Ya bugün! Arife gerekmezmiş tarif. Tarihten ders alamayan bir ulusun, geçmişini kaybettiği gibi gelecekten söz etmeye de hakkı yoktur. O tarih bir daha yazılmayacaktır.

Herkesi aslına davet ediyor, silkinip şöyle bir bakalım çevremize diyorum. Bakalım da görelim ne oyunlar tezgâhlanıyor: Vatan, millet adına. İlgisizlik arşa yükselirken entel geçinen özenti uşakları bilinçsizce açılan tezgâhta dilimi katledip gönüllü tezgâhtarlık yapıyor üç kuruşluk çıkar uğruna. Dil elden gitmiş kime ne?

DİLİMİZİ KORUYALIM  ama bağnazca bir tutum sergileyerek değil. Dil toplumun, halkın malıdır. Halka ters düşmek ikilem doğurur. Yanlış ama yaygın olan bir kullanımın önüne geçemezsiniz. Bunu zorlamaya çalışırsanız yapmanız gereken yeni düzenlemelerde de güven sağlayamazsınız. Dilimizde yaşayan, yaygın bir kullanım alanına sahip, yazımı ve söylemiyle artık bizden bir parça halini almış bu sözcükleri “yabancı kökenlidir” diye dışlayamazsınız. Yoksa siz dışlanırsınız. Bu durumda yapılması gereken şey o sözcüğe karşı Türkçe eş anlamlı bir sözcük türetmektir. Zaman içerisinde ana dilin verdiği tad, yabancı sözcüğü dışlayacak, o sözcüğü öldürecektir. Bunun gerçekleşmesi için olmazsa olmazların en başında, bilimsellik ve halkla bütünleşmek gelir. Halktan kopuk bir aydın kesim halkın diline ne derece gerçekçi anlamda tercüman olabilir. Masa başında kariyer yapmanın, politika üretmenin, bireyselliğin dışında kime faydası olabilir. Ama dil bireyselliğin aşılmasını gerektiren millî bir bütünlüğün temeli değil midir? 

Bilim dünyasındaki hızlı gelişim ve buna paralel olarak gelen araç ve gereçlerin önüne set çekmenin mantığı olabilir mi? Elbette hayır. Ama bu ürünlerin, beraberinde gölge gibi sinsice ve acımasızca dilimize sokmaya çalıştıkları sözcükleri yanlarında getirmelerine de izin veremeyiz. Vermememiz gerekir. En kısa zamanda bunları adlandıracağımız sözcükleri gün ışığına çıkarmalıyız. Bir anlık gecikmenin bile vereceği zarar, çığa dönüşen kar zerreciğinden farklı olmayacaktır. Eğer başı boş bırakılır, bir sözcükten bir şey olmaz, düşüncesi arkasına gizlenerek avuntu içine girersek sadece ve sadece kendimizi kandırmış oluruz. Bu damlacıkların zamanla nelere mal olacağı, göl mü yoksa sel mi olacağı, önünde nasıl durulacağı iyi hesaplanmalıdır. 

Sözcüklerin türetimi sırasında iki aşamalı yol izlenmek zorundadır. Bu iki aşamada bilimsellik ön planda olmalıdır.

1- Meslekî açıdan inceleme: Kullanıma yeni giren ürünle ilgili uzman kişilerin bir araya gelerek yapacakları inceleme sonucu hangi kavramların ortaya çıkabileceğini belirlemeleri gerekmektedir.

2- Dil açısından inceleme ve sonuçlandırma: Birinci aşamadaki uzman kişilerin elde ettikleri veriler, dil uzmanlarıyla bir araya gelinerek tartışmaya açılmalı ve sonuçta dilin yapısına uygun en güzel yapılar belirlenmelidir. 

Bu iki aşama birbirini tamamlayan bir mekanizma olmak zorundadır. Aksi takdirde birinden birinin işin dışında bırakılması sonuçun sağlıklı olmayacağı ve işin şansa bırakılacağı anlamına gelecektir. Burada da iş yine bireysellikten ziyade grup çalışmasına düşmektedir.  Ancak ve ancak bu şekilde dil kirliliğinin önüne geçilebilir. Ülkemizde de bu işlerin yürütülmesinden sorumlu olarak TDK ön plana çıkmaktadır.  Bu yasalar gereği de böyledir. Ancak yasalar TDK’ye bu görevi verirken bize de  “Siz durun, bu sizin işiniz değil!” dememiştir. Dolayısıyla bir kenarda seyirci kalıp birilerinden medet umacağımıza bir an önce bu ulusun bir bireyi olarak sorumluluğumuz olması gereken şeyi yani  “boşvercilik” kınından sıyrılarak üstümüze düşeni, dilimize sahip çıkıp onu korumayı üstlenmeliyiz.

Kendimizle barışık olamadığımız, başkalarının bizden üstün olduğu düşüncesinin ezikliğinden kurtulamayıp dilimize, dinimize, kültürümüze sahip çıkamadığımız, hele hele yozlaşmasına “bananecilikle” yaklaşarak tarihimizi, onurlu geçmişimizi unutup onursuz yarınlara meyl ettiğimiz sürece boyunduruk boynumuzun borcudur.

Gelecek kuşakların hâlâ gurur duyabilecekleri bir dilinin olmasını istiyor, Türk’e Türkçeden başka bir dil yakışmaz diyorsak gelin DİLİMİZİ KORUYALIM.

( [linkler sadece üyelerimize görünmektedir.] ) sitesinden alıntıdır

hercaihoca

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.337
  • Teşekkür 6220
    • Çevrimdışı
  • # 28 Haz 2010 18:54:07


TÜRKÇE ÜZERİNE ..

Karamanoğlu Mehmet Bey'i arıyorum.
Göreniniz, bileniniz,
Duyanınız var mı?

Bir ferman yayınlamıştı:
"Bu günden sonra, divanda, dergâhta
Bârgâhta, mecliste, meydanda
Türkçe'den başka dil konuşulmaya" diye
Hatırlayanınız var mı?

Dolanın yurdun dört bir yanını,
Çarşıyı, pazarı, köyü, şehri,
Fermana uyanınız var mı?

Nutkum tutuldu, şasırdım merak ettim,
Dolandığınız yerlerdeki
Türkçe olmayan isimlere,
Gördüklerine, duyduklarına
Üzüleniniz var mı?

Tanıtımın demo, sunucunun spiker,
Gösteri adamının showmen,
Radyo sunucusunun diskjokey,
Hanım ağanın, firstlady olduğuna
Şaşıranınız var mı?

Dükkânın store, bakkalın market,
Torbanın poşet,
Mağazanın süper, hiper, gross market,
Ucuzluğun, damping olduğuna
Kananınız var mı?

İlan tahtasının billboard,
Sayı tablosunun skorboard,
Bilgi alışının brifing, bildirgenin deklarasyon,
Merakın, uğrasın hobby olduğuna
Güleniniz var mı?

Bırakın eli, özün bile seyrek uğradığı,
Beldelerin girişinde "welcome"ı
Çıkışında "goodby"ı
Okuyanınız var mı?

Korumanın, muhafızın, body guard,
Sanat ve meslek pirlerinin duayen,
İtibarın, saygınlığın, prestij olduğunu
Bileniniz var mı?

Sekinin, alanın platform, merkezin center,
Büyüğün mega, küçüğün mikro, sonun final,
Özlemin hasretin, nostalji olduğunu
Öğreneniniz var mı?

İş hanımızın plaza, bedestenimizin galeria,
Sergi yerlerimizi, center room, show room,
Büyük şehirlerimizi, mega kent diye
Gezeniniz var mı?

Yol üstü lokantamızın fast food,
Yemek çeşitlerimizin menü,
Hesabını, adisyon diye
Ödeyeniniz var mı?

İki katlı evinizi dubleks,
Üç katlı komşu evini tripleks,
Köşklerimizi villa, eşiğimizi antre,
Bahçe çiçeklerini flora diye
Koklayanınız var mı?

Sevimlinin sempatik, sevimsizin antipatik,
Vurguncunun spekülatör, eşkıyanın mafya,
Desteğe, bilemediniz koltuk çıkmağa, sponsorluk
Diyeniniz var mı?

Mesireyi, kır gezisini picnic,
Bilgisayarı computer, hava yastığını air bag,
Eh pek olasıcalar, oluru, pekalayı, okey diye
Konuşanınız var mı?

Çarpıcı önemli haberler, flash haber,
Yaşa, varol sevinçleri, oley oley,
Yıldızları, star diye
Seyredeniniz var mı?

Vırvırık dağının tepesindeki köyde,
Cafe show levhasının altında,
Acının da acısı
Kahve içeniniz var mı?

Toprağımızı, bayrağımızı,
İnancımızı çaldırmayalım derken,
Dilimizin çalındığına, talan edildiğine,
Özün el diline özendiğine,
İçi yananınız var mı?

Masallarımızı, tekerlemelerimizi,
Ata sözlerimizi unuttuk,
Şarkılarımızı, türkülerimizi,
Ninnilerimizi kaybettik,
Türkçe'miz elden gidiyor,
Dizini döveniniz var mı?

Karamanoğlu Mehmet Bey'i arıyorum,
Göreniniz, bileniniz,
Duyanınız var mı?

Bir ferman yayınlamıştı ...
Hayal meyal hatırlayıp da,
Sahip çıkanınız var mı?
 
YUSUF YANÇ

         (alıntı)


umutzorlu

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • İleti: 12.568
  • Teşekkür 30020
    • Çevrimdışı
  • # 27 Ağu 2010 22:30:08
Dilimizi kullanrken özen gösterelim değerli hocalarım

sevooş

  • Bilge Üye
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 5.226
  • Teşekkür 18233
    • Çevrimdışı
  • # 27 Ağu 2010 22:32:14
size yürekten katılıyorum öğretmenim güzel türkçemizi özenle kullanalım ve yabancı kökenli sözcükleri dilimizden uzaklaştıralım.

HİSARKARA

  • Bilge Üye
  • *****
  • İleti: 1.818
  • Teşekkür 2762
    • Çevrimdışı
  • # 27 Ağu 2010 22:36:07
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Dilimizi kullanrken özen gösterelim değerli hocalarım
Size katılıyorum öğretmenim.
İçinde harfler tekrar eden...
Yabancı harf bulunan mesajları okumak işkence gibi hatta artık okumuyorum fakat rastladığımda beni rahatsız ediyor.

örneğin; ewet-lüttfeenn gibi

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 19.727
  • Teşekkür 140684
    • Çevrimdışı
  • # 27 Ağu 2010 22:56:29
Ana sütü kadar temiz,
Bizim öz Türkçemiz.
............................. ......
Başkalarını taklide kalkışanlar kendi özelliklerini de yitirmeye mahkumdur.
Kendi özünden utanmak ne çirkin...

efgan

  • Aktif Üye
  • **
  • İleti: 40
  • Teşekkür 23
    • Çevrimdışı
  • # 27 Ağu 2010 23:24:30
Konuyla alakalı olarak hazırladığım
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.] izleyebilirsiniz.

gulsahumit

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 776
  • Teşekkür 739
    • Çevrimdışı
  • # 28 Ağu 2010 20:07:19
Hazır bu konu açılmışken beni de en çok rahatsız eden kelimeleri söylemek istedim.Örneğin merhaba yerine selam,nasılsın yerine naber,hoşçakal yerine ba bay kelimeleri abes geliyor bana.

goboz

  • Üyeliği İptal Edildi
  • İleti: 864
  • Teşekkür 1597
    • Çevrimdışı
  • # 28 Ağu 2010 20:10:12
En başta dilimizde olmayan x,w,q harflerini ne niklerimizde ne de cümlelerimizde kullanmayalım

 

Egitimhane.Com ©2006-2023