Eğitimde Gelecek Senaryoları

Uzaktan eğitim geleceğin eğitim senaryolarını değiştirdi. TEDMEM’e göre OECD’nin dört senaryosundan biri olan “Okul temelli öğrenmenin sonu”, Türkiye için kısa vadede gerçekleşebilir bir seçenek değil.

Türk Eğitim Derneği’nin düşünce kuruluşu TEDMEM, OECD’nin 2020’de salgının etkileri çerçevesinde yeniden düzenlediği Eğitimin Gelecek Senaryoları raporunu referans alarak Türkiye’ye yönelik bir değerlendirmede bulundu. Buna göre ortaya çıkan tespitler şöyle:

 Eğitim süresi arttı

- Birçok ülke için mevcut görünüm incelendiğinde, eğitime katılım ve eğitimde geçirilen sürelerin artması, örgün eğitimin yanı sıra yaygın eğitim süreçlerinin de insan yaşamında daha fazla yer bulması, öğretmenlerin rollerinde dönüşüm ve öğretmene yönelik politikaların daha da öncelik kazanması, yerel yönetimlerin yetki alanlarının genişlemesi gibi eğilimler bulunmakta. Türkiye için de bu eğilimlerin bir kısmından söz etmek mümkün.

-Türkiye eğitime erişim ve eğitimin niteliğini etkileyen birçok göstergede OECD ülkeleri ortalamasını yakalayabilmiş değil. OECD ortalamasında eğitime tam katılım aralığı 4-17 iken; Türkiye’de ise bu aralık 6-15 yaşa (10 yıl) karşılık gelmekte ve zorunlu eğitim süresinin altında kalmakta.

- Türkiye’de öğretim programlarında bireysel öğrenme ihtiyaçlarına ve özelliklerine artan bir vurgudan söz edilebilir. Ancak genel olarak eğitim öğretim süreçleri ve ölçme değerlendirme boyutlarında öğrencilerin bireysel ihtiyaç ve özelliklerinin öğrenme sürecine yansıması sınırlı olabilmekte.

Eşitlik sağlanmalı

- Salgın nedeniyle ülkeler eğitim sistemlerini yüz yüze eğitimden uzaktan eğitime hızlı şekilde taşımak durumunda kaldı. Bu zorlayıcı süreç birçok ülke için dijital yetersizlikleri ve öğrenciler arası eşitsizlikleri de daha görünür kıldı. Türkiye’de okulların dijital alt yapı yetersizlikleri, öğretmenlerin uzaktan öğrenme sürecine ilişkin hazırbulunuşlukları, öğrenciler arası uzaktan eğitime erişim ve imkân eşitsizlikleri, uygun uzaktan eğitim içeriklerinin oluşturulması gibi birçok sorun alanı daha görünür hale geldi. Bu açıdan dijital dönüşümün eğitimi tamamıyla uzaktan öğrenme platformlarına taşıyacağı düşüncesine dayanan “okul temelli öğrenmenin sonu senaryosu” Türkiye için kısa vadede gerçekleşebilir bir seçenek gibi görünmüyor.

- Salgında ortaya çıkan zorlayıcı unsurlar yüz yüze eğitimin ve okullardaki öğrenme ortamının önemini bir kez daha hatırlattı. Bu anlamda salgın sürecinin de etkisiyle uzaktan öğrenme platformları okul eğitiminin bir alternatifi olmaktan çok tamamlayıcısı ve destekleyicisi olarak kabul gördü.

- Sonuç olarak, küresel düzeyde eğitim sistemlerindeki mevcut eğilimleri izlemek ve ulusal görünümün bununla hangi noktalarda benzer ve farklı olduğunu anlamlandırmak politika yapıcılar için süreç yönetiminde daha etkili kararlar almayı sağlayabilir. Türkiye de dünyada olduğu gibi salgın krizinden hayatın her alanında etkilendi. Salgının eğitimde yarattığı büyük tahribat göz ardı edilemez. Ancak bu etkiler eğitim sisteminin özellikle nitelik ve eşitlik bağlamlarında güçlendirilmesine yönelik tartışma zeminini destekleyebilir ve iyileştirici müdahaleleri hızlandırabilir.

4 başlık belirlendi

OECD, salgının eğitimdeki dönüşümü hızlandırıcı etkilerini dikkate alarak 2040 için dört senaryo ortaya koydu:

1 Artan okullaşma: Örgün öğretime katılım artmaya devam etmekte. Öğrencilerin belirli standartlarda eğitim alması sürdürülürken, öğrenmelerini çeşitlendirmelerine yönelik seçenekler artar. Okulların yapısı ve işleyiş süresi korunmaktadır.

2 Dış kaynaklarla desteklenen eğitim: Örgün öğrenme modeli olarak çeşitli özel ve toplum temelli girişimler bulunmakta. Dijital teknolojilerin itici güç olmasıyla öğrenme süreçleri daha çeşitli, özelleşmiş ve esnek düzenlemelerle gerçekleşmekte.

3 Öğrenme merkezleri olarak okullar: Okullar kapsayıcılık, deneyim ve çeşitlilik kültürü ile karakterize edilir. Öğrenmenin farklı yolları, her bireyin eğitime katılımı, toplumsal inovasyon ön plandadır.

4 Okul temelli öğrenmenin sonu: Öğrenme her yerde ve her an gerçekleşmekte. Formal ve informal öğrenme arasında ayrım kalmadı. Makineler öğrenmeyi yönlendirebilmekte.

Yarının teknolojisini sunuyor

Tüm dünyayı etkisi altına alan salgın sürecinde öğrencilerini geleceğe hazırlamaya odaklanan FMV Işık Okulları, yarının teknolojisini bugünden öğrencilerine sunuyor. Bu kapsamda eğitim teknolojilerini yakından takip eden, etkin ders planları, yazılım ve donanım çözümlerine yaptığı yatırımlarla salgının ilk gününden itibaren başarı ivmesini korumayı ve yükseltmeyi amaçlayan Işık Okulları’nın yaptığı çalışmalarla ilgili FMV Eğitim Kurumları Direktörü ve Kurucu Temsilcisi Müge Yalım Alpan bilgi verdi.

Eğitim öğretim faaliyetlerini yüz yüze, uzaktan ya da ikisinin bir arada olduğu harmanlanmış eğitim senaryolarının tümüne hazır olarak koordine ettiklerini belirten Alpan, “Öğretmenlerimize gün boyu derslerini aksatmayacak uzunlukta şarj kapasitesine ve yüksek ses iletim niteliğine sahip kablosuz kulaklık ve mikrofonlar verdik. Ayrıca öğrencilerimizin bir bölümünün evden bir bölümünün sınıftan derse katılacağı bir eğitim senesini doğru ön görerek tüm sınıflarımıza yüksek çözünürlüklü kameralar yerleştirdik. Böylece öğretmenlerimizin sınıftaki hareket olanağını artırdık” diye konuştu.

Öğretmenlerin sınıfta dolaşırken öğrencilerini interaktif akıllı tahtadan görerek takip edebildiğini vurgulayan Alpan “Bu şekilde sınıfta eğitim alan öğrenciler ile derse evlerinden katılanların bulunduğu bir eğitim ortamında öğretmene sınıf yönetiminde avantaj ve uzaktaki öğrencilere de konforlu bir görüş ve net bir duyuş sağladık” dedi.

 

Mine ÖZDEMİR GÜNELİ /

29 Nisan 2021 05:10 Okunma: 1310
Yorumlar:
UYARI: Yayınlanan haberler, Egitimhane.Com'un görüşlerini yansıtmaz. Yazılan yorumlar, onaylanmış olsalar bile yazanın sorumluluğundadır.
Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK