RÜTBELİ BİR ASKERİN ÖĞRETMENLERİMİZE YAZDIĞI MEKTUP
Van ilimizde gerçekleşen depremden sonra yaşanan acıları büyük üzüntüyle hepimiz takip etmekteyiz. Hayatını kaybeden, canlarını veren fakat ne Milli Eğitim Bakanı nede Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hatırlanmayan ve anılmayan gencecik öğretmenler için üzülmemek elde değil.
Depremde onlarca can kaybı veren öğretmenlerdir, terör saldırısına uğrayan öğretmenlerdir, maddi zorluklar içinde çalışan öğretmenlerdir, gencecik yaşta elinde silahı olmadan şehit edilen öğretmenlerdir, bağlı olduğu bakanlık ve bakanı tarafından sahip çıkılmayan, anılmayan yine öğretmenlerdir…
Her şeyi bir tarafa bırakin ve düşünün Deprem, terör saldırısı, kaçırılma, taciz, hor görülme, ailesinden ayrılma.... Hepsi öğretmenler. Neden öğretmenlerimiz bu kadar çok olumsuzluk yaşamakta ya da bu kadar çok olumsuzluk onların başına gelmekte? Nedeni aslında basit; çünkü durumu ve şartları en kötü olan onlar. 21 yaşında zor şartlara terk edilen onlar. Çoğu bayan olup anne olup çocuğundan eşinden ayrı bırakılan onlar. Devlet tarafından barınağı yapılmadan güvenliği sağlanmayan onlar. Van depreminden sonra açıklamalar yapılıyor: Bir yıl içinde TOKİ kalıcı konutlar yapacak. TOKİ öğretmenlerimiz için neden kalıcı konutlar yapmadı ya da yapmaz? Bu sitelerde öğretmenlerimizin ikamet etmesi sağlanamaz mı? Bunları bir kenara bıraktım hala MEB'den öğretmenlerimiz için bir açıklama bir başsağlığı yok, bir öğretmenimizin cenazesine katılan bakanlık yetkilisi ya da bakan bile yok Üstüne üstlük Ömer DİNÇER UNESCO toplantısı için Fransa'ya gitmiş. Van Valiliğinin sitesine de bir bakın. Depremden başka herşey var. İnsanlar facebooktan kampanyalar düzenliyor. Barbadoslu şarkıcı Rihanna, twitterdan yardım istiyor insanlarımız için. Brezilyalı yazar Paulo Coelho, Kızılayın irtibat numarasını duyuruyor kendi sayfasından. Google akrabalarına ulaşmaya çalışanlar için kişi bulucuhizmetini kullanıma açmış. Bakanlığın sayfası ise hala karartılmamış. Bir başsağlığı mesajı bile yok sitede. 63 öğretmen kaybedilmiş, bir sürü öğretmen yaralı ve kayıp, okullar yıkılmış en çok darbe yemiş olan Eğitim camiasıyken, buranın yöneticileri tarafından hiçbirşey söylenmiyor.
Tarih 26 Ekim 2011... Saat 23.30... Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer bir TV kanalında yardım toplama kampanyasına telefonla bağlandı. İzledim. Ömer Dinçer açıklamalarda bulundu. "Yıkılan bir okul var", "öğrencileri mağdur etmeyeceğiz", "tatili uzattık" söylemleri bunlar. Spiker sonunda sordu "ögretmenlerimiz?" Ama Milli Eğitim Bakanı her şeyi sayıyor, söylüyor ama ağzından öğretmen kelimesi de, ölen öğretmenlerimizin ailelerine başsağlığı mesajı da çıkmıyor.
Öğretmenlerim için çok üzgünüm. Sahipsizler, şartları kötü, ailelerinden en önemlisi de çocuklarından ayrılar, ölümlerinde bile en büyük amirleri tarafından anılmıyorlar. Ben bir asker olarak silah arkadaşlarımızı kaybettiğimizde onun adına hep beraber selam durur saygı gösteririz. Bugün benim görev yaptığım birlikte tüm rütbeli rütbesiz asker saygı duruşu ile kaybettiğimiz eğitim ordusundaki silah arkadaşlarımız öğretmenlerimiz için selam durduk. Ama soruyorum, hangi okul ya da eğitim kurumunda kaybettiğimiz öğretmenler için anma töreni yapıldı merak ediyorum.
Öğretmenlerim... Bayrağımızı birlikte şahlandıracağız. Ruhunuz şad olsun öğretmenlerim. Omzumdaki rütbelerimi taşıdığım müddetçe aydınlattığınız yolun bekçisi olacağıma dinim, namusum, şerefim, bayrağım ve silahım üzerine and içerim.... sadece paylaşmak istedim