biz öğretmenlerle ilgili haberleri ya da yorumları okuyunca Bitlis te 2003 te kaybettiğimiz arkadaşım aklıma geliyor.allah rahmet eylesin...havanın çok karlı olduğu bir gün görev yaptığı köye gitmek için minibüse biniyor minibüs bozuluyor...mem i arıyor köye gidemeyeceğini söylüyor.mem izin vermiyor gideceksin diyorlar.rahmetli de başka bir köyün arabasına biniyor.(karşı köyün arabasına)iki köy arasında derin bir vadi var.köye gelince mibnibüsten iniyor...görev yaptığı köye gidebilmek için vadiye inmesi gerekiyor...ve maalesef iniyor....tabi kar yağışıda var...sonra arkadaşımız 1 hafta sonra vadide bulundu...subay arkadaşımızdan öğrendiğimize göre : askerler vadiye inemiyor...korucular iniyorlar başlarında bizim subay arkadaş (yedek subay)...arkadaşımızın önce köye giderken aldığı 3 ekmeği buluyorlar, 2 kilo domates biraz zeytin ve peynir ,sonra sıkılrım ,okurum sobayıda tutuştururm diye aldığı gazeteleri buluyorlar.sonunda arkadaşımıza ulaşıyorlar.rahmetli vadiden çıkabilmek için çok mücadele etmiş her defasında düşmüş (izlerde anlamışlar)sonunda yorgunluktan kendini bırakmış.cenazesini ilçede karşıladık...cenaze sağlık ocağına getirildi...bütün yetkili kişiler orada ve kendi aralarında tartışmaya başladılar .cenazenin memleketine gitmesi gerekiyor...ama ambülansın yakıt parası kim tarafından karşılanacak?tartışma konusu buydu. rahmetli aklımdan çıkmıyor...aklıma geldikçe inanın ağlıyorum...
ağlanmayacak gibi değil ki öğretmenim. yazılacak söylenecek çok şey var ancak burası yeri değil...
geçen yıl köye gidiş geliş yaparken yol kapalıydı. ancak öğleye doğru varabildik köye. hemen ardımızdan müfettiş geldi. bu vakte kadar görev mahallimizde bulunmayışımızın (sanki keyfi görevi aksatmışız gibi) suç olduğunu söyleyip gidiş geliş onaylarımızı iptal ettirmekle tehdit etmişti. işin ilginç tarafı köyde kalacak yer yoktu.çadır kurup yaşasak memnun olacaktı belli ki.
bizden yana olan birilerine ihtiyacımız var...