çok mutsuzum... yakın arkadaşlarımdan biri boşanıyor yarın mahkemeye başvuracak onun mutsuzluğu bana yansıdı keşke insanlar evlendikten sonra yaşadıklarını önceden kestirebilse...ikisi hakkında da hayırlısının olmasını diliyorum ve arkadaşımın yüzünün gülmesini istiyorum...
5 gün önce karda arabayla yolda kaldım; tam köyün girişinde , şükür bir kaç kişiyi aradım geldiler çıktık o arada, bilinmeyen bir numara sizi karakola bekliyoruz, su an nerdesiniz gibilerinden sorular, seninde karakolununda dedim, saydım sayıştırdım ,kapattı malum dolandırıcı arkdadas nerden bilsin yolda kaldıgımı, yollar 4 gundur kapalı ,şükür köylü ile aram iyi 5 yıl oldu, evde yicek bir seyde yok ,Allah koylumden razı olsun, döneri ve iskenderi, çiğ köfteyi çok özledim. on beş tatildede bir yere gidemedim.
Zamanın hükümdarının yanındaki has adamlarından biri, karşılaştıkları her olaydan sonra, “Her şeyde bir hayır vardır.” der dururmuş. Eh, kötü bir temenni değil nasıl olsa, sultan da pek ses etmezmiş, “öyledir” der geçermiş. Her isini de ona danısır,kararlarını öyle alırmıs.Bu arada bu hükümdarın bir de çok kıskanç bir veziri varmis ve hükümdarın has adamını kıskanır,ne yapsam etsem de bu adamı hükümdara karsı kötülesem diye kara kara düsünürmüs.Gel zaman git zaman nihayet vezir bir yolunu bulmus ve hükümdarın çok güvendigi dostunu hükümdara karsı kıskırtarak güvensizlik olusturmus ve zindana attırtmıs. Birgün hükümdar veziri ile ava çıkacakmıs.Ama hangi atıma binsem diye bir türlü karar veremeyince zindana gidip eski dostuna danısmıs.O da siyah ata binmesini tavsiye etmis.Sultan da adamı affetmis ve zindandan çıkarttırmıs.Ertesi gün ava çıkmak için hazırlanan padisah atın yanına yaklasmıs ama tam o sırada at huysuzlasıp hükümdarın parmagını ısırarak koparmıs.Parmagı bir anda kopan sultan acıyla kıvranırken, adamcağız her zamanki hâliyle; “Üzülmeyin sultanım, her şeyde bir hayır vardır.” deyivermiş. Sultan dayanamayıp; “Efendi, efendi, parmagım koptu, görmüyor musun, bunun hayır neresindedir?” demiş ve adamı tekrar zindana attırmıs.
Birkaç gün içinde kendini toparlayan sultan tekrar ava gitmek için vezirini de yanına alarak yola koyulmus. Yol üzerinde eşkıyalar kendisini yakalamışlar ve, “Efendi, bugün eşkıyabaşının bir dileği kabul oldu. Bize de; ‘Dileğimin kabulü karşılığı olarak, bugün ilk yakaladığınız canlıyı kurban niyetiyle kesin!’ dedi. Seni bu niyetle boğazlayacağız. Ne yapalım, biz de emir kuluyuz hakkını helâl et!” demişler.
Sultanı şaşkın ve bitkin yatırıp boğazına bıçağı dayayan eşkıya, parmagının kopuk olduğunu görünce, eşkıyabaşına seslenmiş: “Reis,adamları yakaladık ama, birinin bas parmagı yok, bildiğimiz kadarıyla bundan kurban olmaz!” Reis de; “Salın o zaman gitsin, sağlam olanı kesin!” demiş. Eskiyalar da sultanı bırakıp kötü veziri orada kesmisler.
Sultan kurtulup sarayına varınca; “Her şeyde bir hayır vardır!” diyen adamının yanına zindana inmis. Kendisinden helâllik dilemiş ve onu zindana attırdıgı için özür dilemiş. Fakat bunların basıma gelecegini nereden biliyordun diye sormus.Adamcağız da; “Sultanım,ava çıkacagınız yolda kötü eskiyaların oldugunu ve insan kestiklerini biliyordum.Sizi yakalarlar sa kesmemeleri için tek neden herhangi bir uzuvunuzun olmaması olacaktı.Siyah atın çiftlesme döneminin geldigini ve bu dönemde huysuz olup ısırdıgını da bildigim için sizi o ata yönlendirdim efendim demis.'Sultan hayretler içerisinde kalarak ,'peki hepsini anladım da ,seni zindana attırmamdaki hayırı da bana söylermisin?'demis.Adam da; beni zindana attırmanız da da bir hayır varmış. Yoksa eşkıya beni de keserdi aksi hâlde.” demiş...
Sayın sude_naz20, abdil7 Öğretmenim:
HER ŞERDE BİR HAYIR,HER HAYIR DA BİR ŞER VARDIR...Onun için, Rabbim herkesin hakkında en hayırlısı ne ise onu versin.