Müthiş bir yılgınlık içindeyim günlerdir. Şöyle bir bakıldığında yüzeyde hiçbir şey görünmesede derinlerde bir yerlerde canımı yakan olaylar var.
Mesele memleket meselesi. Mesele insanlık meselesi. Mesele benim değil bizlerin meselesi. Son zamanlarda karşılaştığım çalışanlar (hangi sektör olursa olsun) işlerini benimsemeden yapıp sadece alacakları maaşı düşünür olmuşlar adeta. Yargılamak değil amacım. Sadece ve sadece ülkemiz, dünyamız nerelere gidiyor onun tedirginliği içindeyim. Tedirginliğim şudur; çocuğa saygı yok, yaşlıya saygı yok, öğretmene saygı yok, insana saygı yok. "Bende işimi düzgün yapayım da içim rahat olsun." şeklinde düşünen o kadar az insan kalmış ki gördükçe utanıyorum.
Daha önce de başka başlıklar altında belirtmiştim moral, motivasyon yok. Bir de bakıyorsunuz ki ayaklar baş olmuş. Hak, adalet kalmamış.
Benim tek derdim; dünyaya gelen her insan yavrusuna elimden geleni yapabilmek. Ama o kadar çok can sıkan insanlar varken bunu yapmakta bazen güçlük çekiyorum.
Çok yıldım, umutsuzum, karamsarım. Adaletin, hakkın olmadığı yerlerde görev ifa etmek inanın çok zor. Takmamaya, önemsememeye çalışıyorum fakat bu beni çok yoruyor. Zira sizde bilirsiniz ki mesleğimiz zaten ciddi anlamda vicdan işiyken bir de yaptıklarınızın ciddiye alınmaması insanı yok ediyor adeta.
Ben bunlardan dolayı çok mutsuzum ve üzgünüm.
Biri gelse dese ki " gel burda hak var, adalet var. Haksızsan suçlusun, haklıysan haklısın. Gel burası böyle bir yer." dese inanın hiç düşünmeden gideceğim.
Saygılarımla...
Sayın öğretmenim, tamamen haklısınız. Bu durumdan rahatsız olmanız, sizin çok duyarlı bir insan olduğunuzu gösteriyor. Ne mutlu size. Yalnız bence bu durumda kendinizi bu kadar üzmeyiniz. Siz kendi sorumluluğunuzu, görevinizi biliyorsanız, içiniz rahat olsun. Size bir kör yürürken çarpsa, o kişiye "Kör müsün?" der misiniz? Denmez elbet. Kör, sağır, dilsiz insanları olduğu gibi kabul etmek gerekiyor. Onlardan başka bir tür davranış beklenmez ki. Allahım o insanları doğru yola getirirse, o zaman düzelirler. Dünya'da deniz suyu çoktur ve meydandadır. Fakat içme suyu çok azdır ve derinlerden çıkar.