Eğitimi Bekleyen 10 Sorun

2019-2020 eğitim öğretim yılı 9 Eylül Pazartesi günü başlıyor. 18 milyon öğrenci, 1 milyon öğretmen ve velilerle birlikte önemli bir nüfusu yakından ilgilendiren eğitimde çözüm bekleyen birçok sorun var. Ortaöğretim sistemindeki birçok yeniliğin de hayata geçirileceği yeni döneme hangi sorunlarla girildiğini Hürriyet, Eğitim Bir-Sen, Eğitim-Sen ve Eğitim-İş’e sordu:

‘İKİLİ EĞİTİM ARTTI’ İDDİASI

Öğrencilerden bir bölümünün sabah, bir bölümünün öğleden sonra ders gördüğü ikili eğitimden, tam gün süren tekli eğitime geçişle ilgili çalışmalar yeni derslik yapımlarıyla devam ediyor. Sendikaların güncel verileri 30 ilde okulların yüzde 20’sinde ikili eğitim yapıldığını gösteriyor. İddialara göre, liselere giriş sistemi kapsamında yapılan merkezi sınavla öğrenci alan 1531 lisede artan kontenjanlar nedeniyle ikili eğitim alan öğrenci sayısı arttı. Öte yandan Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) ‘2019 Yılı Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu’na göre, 2019’da 756 bin 297 ilkokul, ortaokul ve imam hatip ortaokulu ve 462 bin 284 ortaöğretim öğrencisi taşıma uygulamasıyla eğitim alabildi. Elverişsiz şartlardaki öğrencilerin okul terkinin azaltılması, öğrenme kaybının önüne geçilmesi ve güvenlik için taşımalı eğitimin sona erdirilmesi gerekiyor.

OKULLAR ARASI KALİTE FARKI

Ekim 2018’de kamuoyuyla paylaşılan 2023 Eğitim Vizyonu’nda, okullar arasındaki kalite farklarının azaltılarak, her öğrenciye belli standartlarda öğretimin sağlanması yer alıyor. MEB’in bunun için geliştirdiği modele göre, okullara özel finansal destekler verilecek. MEB, 2023’e kadar bu hedefi gerçekleştireceğini belirtirken, Bakan Ziya Selçuk’un da paylaştığı gibi okullar arasında öğrenme farkları yüzde 40’ı buluyor.

ZORUNLU BAĞIŞ TALEBİ

Devlet okullarına kayıt işlemlerinde zaman zaman yaşanabilen ‘zorunlu bağış’ veya ‘kayıt parası’ problemi bu yıl da sürüyor. Bakan Selçuk, önceki gün yaptığı açıklamada bunun takip edildiğini ve şikayet geldiğinde soruşturmanın hemen yapıldığını belirtti. Öte yandan İstanbul Valiliği, bu ayın başında yaptığı yazılı açıklamada il çapında 55 inceleme başlatıldığını, 3 idareciye ‘idarecilik görevinin alınması’ teklifi getirilirken, 4 idareciye de muhtelif disiplin cezaları verildiğini duyurmuştu.

MÜLAKAT ADİL DEĞİL

Eğitim sendikalarının son yıllarda üzerinde en çok durduğu konulardan biri de sözleşmeli öğretmenlerin mülakatla atanması. Sendikalar mülakatların şeffaf ve adil olmadığını belirterek, bunun kaldırılması için çalışmalar yürütüyor. Ayrıca güncel verilere göre ataması yapılmayan 400 binin üzerinde öğretmenle de ilgili adımlar bekleniyor.

ÖĞRENCİLER MUTSUZ

OECD’nin PISA 2015 kapsamında yaptığı öğrenci refahı araştırmasında Türk öğrenciler, 35 OECD ülkesindeki yaşıtları arasında en mutsuzlar olmuştu. 2023 Eğitim Vizyonu’nda öğrencilerin refahının arttırılması için çeşitli etkinlik ve destek paketlerinden bahsediliyor. OECD’nin verileri yaşam tatmin düzeyi düşük olan öğrencilerin, performanslarının da geride olduğunu gösteriyor.

‘HİJYEN PROBLEMİ’ ENDİŞE YARATIYOR

2016’da 12 ilde 600 anneyle yapılan ‘Okul Tuvaleti Temizliği Araştırması’na göre, annelerin yüzde 68’i tuvaletlerde hijyeni, iyileştirilmesi gereken alanların başında görüyor. Sendikalarsa öğretmen, veli ve öğrencilerden bu konuda kendilerine birçok şikayet ulaştığını ve bu sorunun çocukların sağlığının korunması için öncelikli çözülmesi gereken problemlerden biri olduğunu vurguluyor.

OKULLARDA ŞİDDET VE ZORBALIK

OECD’nin 2017’de yayınladığı ‘Okullarda zorbalık ne kadar problem’ raporuna göre, Türkiye’de 15 yaş düzeyindeki öğrencilerin yüzde 19’u ayda en az birkaç kez akranları tarafından fiziksel ya da sözel şiddete maruz kalıyor. Ayrıca öğretmen-öğrenci arasındaki ve dışarıdan eğitim kurumuna gelen şiddetin de acil ele alınması gereken sorunlardan olduğu belirtiliyor.

ÖĞRETMENLİK MESLEK KANUNU

2023 Eğitim Vizyonu çerçevesinde Bakan Selçuk tarafından üzerinde çalışıldığı belirtilen ‘Öğretmenlik Meslek Kanunu’, öğretmenlik mesleğinin statüsüne netlik kazandırma konusunda sendikaların temel talepleri arasında yer alıyor. Sendikalar, öğretmenliğin profesyonel bir meslek olarak değerlendirilmesi ve mesleki standartlara kavuşması için kanunun acilen çıkarılmasını talep ediyor. Ayrıca şu an üzerinde çalışılan kanun hazırlıklarında paydaşların görüşlerinin yeterince alınması gerektiğini de dile getiriyorlar.

DOĞUDA KADRO İSTİKRARI

Önceki Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, 2017’de yaptığı bir açıklamada doğuya atanan öğretmenlerin yüzde 90’ının bir yıl içinde tayin istediğini belirtmişti. Eğitim sendikaları doğuda öğretmen kadrolarında istikrarın arttırılması gerektiğini vurguluyor. Öte yandan 5 Temmuz 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle sözleşmeli öğretmenin kadrolu olması için gerekli süre 4’ten 3 yıla, yer değiştirme içinse 2’den bir seneye indirildi. Sendikalara göre zorunlu uygulamalar yerine, o bölgelere giden eğitimciler için yeni teşvik modelleri kurgulanmalı.

ALTYAPI EKSİKLERİ

Sendikalar, bu yıl da bölgesel olarak değişmekle birlikte birçok okulda kütüphane, laboratuvar ve yeterli derslik gibi fiziki altyapılarla ilgili problemlerin sürdüğünü belirtiyor. Sendikalara göre 2019 MEB bütçesinden bina ve altyapı inşası için ayrılan 5 milyar 558 milyon TL yeterli değil.

 

Önder ÖNDEŞ / 

08 Eylül 2019 23:42 Okunma: 5142
Yorumlar:
bahadirhan
12 Eylül 2019 09:36
7     0
Eğitimin en büyük ve tek sorunu okul ziliydi. Büyüklerimiz onu da çözdü çok şükür
yasmin-seyma
12 Eylül 2019 08:21
6     0
En büyük problemlerden biri de velilerdir onu unutmuşlar, veliler okula sokulmamalı!
karanlıksevdam
11 Eylül 2019 10:45
9     1
Nöbet gibi büyük ve zor olan bu iş isteğe bırakılmalı.
Zorunluluktan çıkarılmalı ve isteyen öğretmenlere komik rakamlar değil; yüksek bir ücret ödenmeli !
php_korsan
11 Eylül 2019 10:25
5     0
Sinif öğretmenliğinde hiçbir yenilik yok.Allahtan öğlenciyim ve teneffüsler 10dk zaman hızlı geçiyor.3 yada 4 sene sonra sınıf öğretmenliğine de elveda.Bakan bey sınıf ogretmenlerine heyecan yaşamalı.Ama hep ek zorlu işler geliyor.
efsane_78
11 Eylül 2019 10:03
1     0
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ortalamasının yarısı kadar bütçe ayırıyoruz. Türkiye’de ilkokuldan üniversiteye kadar her öğrenci için yıllık 5 bin 633 dolar harcanıyor. OECD ortalaması ise 10 bin 502 dolar...
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) 2019 yılı eğitim raporu, Türkiye için iç açıcı bir tablo ortaya koymadı. 2016 verileriyle hazırlanan rapora göre, Türkiye'de ilkokuldan üniversiteye kadar her bir öğrenci için yıllık 5 bin 633 dolar harcanıyor.
Türkiye'de son 10 yılda üniversitelere kayıt yaptıranlar iki misli arttı. Ancak iş bulabilen üniversite diplomalı gençlerin oranı 6 puan azalarak yüzde 66'ya geriledi. Türkiye bu alanda OECD içinde son sırada.

sulo555
10 Eylül 2019 20:13
8     0
85 kişi ile ben çok güzel öğretmenlik yapıyor ve öğretmenliği den zevk alıyordum şu an mevcudum 30 kişi sayılar düştü ama şımarık ve kendini bilmez veli ve öğrenciler var Malesef...
oguz08
09 Eylül 2019 23:39
9     0
Tüm meslek grupları doğu farkı alırken öğretmene yok. Sınıföğretmenlerinin 15-18 saat maaş karşılığı adaletsizliği. Kurs açmadaki fırsat eşitsizliği... Nöbet görevi, sorumlulukları ve verilen komik ücret. Öğretmenler yoksulluk sınırının altında bir ücrete çalışıyor. Kafası geçim derdinde olan bir öğretmen nasıl verimli olsun.

Başına sarılan onlarca formalite de cabası.
Tek dertleri "öğretmenle daha fazla nasıl uğraşırız" olmuş bir bakanlıkla olmaz bu iş.
adanadas
09 Eylül 2019 22:45
10     0
Bakan bey guzel isler yapiyor evet. Ama daha dişe dokunur icraatlar bekliyoruz. Emeklilik suresi, maas zamlari, 18-15 saat ek ders farki,3600 gosterge, ilksan, sinif mevcutlari,alan degisiklik talepleri, hizmetli sorunu vs
naciekinci
09 Eylül 2019 22:26
1     0
Nöbet görevi ile ilgili karar alan sendika mevcut arkadaşlar, 1 den fazla nöbet görevi verilemez tabi okul idaresine dilekçe ile eylem kararina uyuyorum şeklinde dilekçe vermek şartı ile.
dalambert
09 Eylül 2019 21:12
7     0
Bakan bey çok tatlı sözlü;öğretmen arkadaşlarımın bazen yorumlarını görüyorum;başımıza gelen en güzel bakansınız.Tatlı diliyle her şeyi öğretmenin aleyhine yapıyor.
exstra_fresh
09 Eylül 2019 20:51
10     0
40 kişilik sınıfta verim olmaz arkadaş
alper bocut
09 Eylül 2019 18:56
14     11
Okullarda kalite farkı çevre ve öğrenciden kaynaklandığı gibi öğretmenden de kaynaklanıyor.Sabahtan akşama kadar siyaset konuşan, teneffüslerde sigara içiyorum diye hep 5-10 dk derse geç giren telefonla araba alıp satan velilerden ve çocuklardan nefret eden küçük gören öğretmenlerin çalıştığı okullar(sınıflar) bal gibi de kalitesizleşiyor.Kendimizi hatasız görmeyi, her şeyi bilirim demeyi bırakmamız lazım.
ogretmen1089
09 Eylül 2019 11:01
20     4
Okullardaki kalite farkı, öğretmen ve okuldan değil, öğrenci ve veliden kaynaklanmaktadır. Düşük alt sosyal grupların, suç mahallelerinin okullarında kalite beklemek saflık olur.
hsbk
09 Eylül 2019 07:14
13     1
Teneffüs dakikaları arttı fakat öğretmenlerin nöbet görevleri düzenlenmedi.Öğretmenlere yine haftada 2-3 nöbet görevi yazılacak, öğretmenlerle idareciler karşı karşıya gelecek. Öğretmenler nöbet günlerinde istemeye istemeye okula gidecekler.
İMPARATOR1
09 Eylül 2019 00:16
23     2
11. madde : Öğretmenler yoksulluk sınırının altında bir ücrete çalışıyor.
UYARI: Yayınlanan haberler, Egitimhane.Com'un görüşlerini yansıtmaz. Yazılan yorumlar, onaylanmış olsalar bile yazanın sorumluluğundadır.
Egitimhane.Com ©2006-2023