İSMAİL TEĞMEN
Çanakkale savaşında ağır yara alan İsmail teğmen iyileşmesi için evine gönderilir. Cepheden ayrılırken arkadaşlarına ‘’ yaram kabuk bağlar bağlamaz geri geleceğim ‘’der. Sisli bir Karadeniz sabahında 5 yaşında bir çocuk sahilde çakıl taşlarıyla oynamaktadır. Birden sis bulutu arasından bir askerin geldiğini görür. Abisidir gelen. Hiç görmemiştir ama duymuştur bir abisinin olduğunu Çanakkale de savaşan. Koşar ve basını göğsüne gömer yaralı askerin.
Rukiye Hanım yaralı oğluyla karşılaşınca sevinci ve hüznü bir arada yaşar. Üzülme der teğmen İsmail annesine. Yaralarım iyileşsin arkadaşlarımın yanına döneceğim der. Üniformasını çıkarır , hemen yatağa uzanır. Uzun bir zaman olmuştur böyle sıcak bir yatakta yatmayalı. Komşuları gelir. Geçmiş olsuna İsmail ‘ e. İsmail teğmen anne onları salona buyur et ben oraya geliyorum der. Gelen misafirlere merak etmeyin , geçemeyecekler Çanakkale ‘ yi der. Arkadaşlarım orada. Ben de iyileşince yanlarına döneceğim der.
5 yaşındaki o çocuk abisini o duruşunu ömür boyu unutmayacaktır. İsmail teğmen günler sonra üniformasını giyer. Annesi dinlen biraz oğlum deyince kolunu sıyırarak gösterir. Yaralarım kabuk bağladı. Arkadaşlarımın yanına dönmeliyim der. S O sabah ayrılır evden. Bir daha eve dönmez. şehit olmuştur Çanakkale ‘ de .
O çocuk büyüyünce şiirler , öyküler , romanlar yazar. Ve edebiyat dünyamıza adını altın harflerle yazdırır. Hababam sınıfının yazarı Rıfat Ilgaz diye yazdırır.
Sunay AKIN