Bir Ömürlük Misafirlik
Güneşin ilk ışığında, bir avuç taze filiz,
Emeklemekle başlar, o en uzun izimiz.
Cebimizde bilyeler, kalbimizde uçurtma,
Dünya sanki bir oyun, sakın ha unutma.
Sonra bir fırtına kopar, adına gençlik derler,
Zaman bir nehir olur, deli dolu akar gider.
Dağları aşar insan, yorulmak nedir bilmez,
Oysa dökülen her ter, bir daha geri gelmez.
Bir duraktır hayat; bazen hüzün, bazen şan, Göz açıp kapayana dek, geçip gider o an.
Kış gelir saçlarımıza, gümüşten tellerle,
Vedalaşırız yavaşça, o eski hayallerle.
Heybemizde biriken, sadece bir çift anı,
İnsan sonunda anlar: Sevgiymiş hayatın canı.
Ne taht kalır ne saray, ne de o hırslı kavga,
Sessiz bir kıyı oluruz, dindiğinde her dalga.
Bir nefesle başladık, bir nefesle biteriz,
Bu koca yeryüzünden, bir masal gibi geçeriz.