Konu: İlkokuma Yazma Günlüğü 2018 - 2019  (Okunma sayısı 936196 defa)

ilevrem

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 444
  • Teşekkür 544
    • Çevrimdışı
  • # 08 Mar 2019 21:49:42
55-70 arası cok iyi hocam tebrık ederım.hergun bır hıkaye okuyor benımkıler ama hızlanamıyorlar nasıl oluyor bılmıyorum.okuyarak baskayan ogrencım 77 okudu hayal metnınden.siz 96 küsürlerdesiniz masallah.okuma anlama calısması verıyorum sınfta 3 kişi harıc hepsı dogru getırıyor.ne yapcagımı sasırdım .haftasonuna tekerleme verdım.ezberlenecek.2 tane 16 sayfalık hıkaye verdım

ilevrem

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 444
  • Teşekkür 544
    • Çevrimdışı
  • # 08 Mar 2019 21:56:19
Türkçe dersinde hece bilgisi  satır sonuna sığmayab kelimeler konusunu tamamladık.Değerlendirmesini de yaptım.Matematikten  verılmeyen toplanananı bulma konusu bitti.toplama işlemi problemlerıne giriş yaptık.

sufkta

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 8.090
  • Teşekkür 33200
    • Çevrimdışı
  • # 08 Mar 2019 22:28:54
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
55-70 arası cok iyi hocam tebrık ederım.hergun bır hıkaye okuyor benımkıler ama hızlanamıyorlar nasıl oluyor bılmıyorum.okuyarak baskayan ogrencım 77 okudu hayal metnınden.siz 96 küsürlerdesiniz masallah.okuma anlama calısması verıyorum sınfta 3 kişi harıc hepsı dogru getırıyor.ne yapcagımı sasırdım .haftasonuna tekerleme verdım.ezberlenecek.2 tane 16 sayfalık hıkaye verdım
96 kelimeyi okumayı önceden bilen öğrencim okudu zümrem. 96 dan sonra en yüksek okuyanlarım 72 71 diye gidiyor.yoğunluk 55 -70 arası.
Ben de her hafta türköe kitabından bir metin işliyorum. Ve metni iki günde bitiriyorum ki kalan günlerde bol bol okuma çalışması yapayım. Günlük metin veriyorum. İlk başta kendileri en az 3 kez okuyor. Sonra örnek okumayı ben yapıyorum. Benim okumam bittikten sonra takipli okuma yaptırıyorum. Ardından soruları cevaplıyoruz.Her günümüz böyle geçiyor. Günlük de bir kitap okuyorlar mutlaka. Ayrıca benim verdiğim kitap dışında başka kitap da okutuyor veliler

esmercan

  • Üyeliği İptal Edildi
  • Özel Eğitim Öğrt.
  • İleti: 806
  • Teşekkür 1368
    • Çevrimdışı
  • # 08 Mar 2019 23:09:24
Okuma yarışları yaparken bazı öğrencileriniz diğer alanlardaki başarısına rağmen okuma alanında parlaklığı yakalayamayacaklar. İsmi geçen seksenli doksanlı rakamlara 3. sınıfta bile ulaşamayacak. Çünkü hızlı okuma denilince öğrenci teleffuzu, vurguyu, tonlamayı, doğru seslendirmeyi değil dakikada ne kadar kelime sarf ettiğinin ne kadar önemli olduğunu öğrenmekte. Ne kadar yetersiz olduğunu da.

Bu hızlılık bazı başarılı çocuklara ve ailelerine bilmedikleri nörolojik problemden dolayı da bu hızlara asla yetişemeyeceklerini düşündürmekte. Öğrenilmiş çaresizliğin batağına saplamakta.

O nedenle okuma hızlarını artırmak, saliseler içinde sembolleri sese dönüştürmek maksatlı yürütülen çalışmalar sınıfta bazı öğrencileri onore ederken hiç öğrenemeyecek yaklaşık %10' u ve okuma-öğrenme bozukluğu gösterecek (hiperaktivite ve gelişim geriliğinide hesaba katarsak) başka bir %20' yi kaybetmek anlamına gelecek.

İyi daha iyi olmayacak kötü ise daha kötü olacak.

Çözüm; zor ama
          Okuma kültürünü yerleştirme;
          Koro okumalar yapma;
          Eşli okumalar yapma;
          Anlamlı okuma için hafıza teknikleri, drama, canlandırma, animasyon, resim çizme teknikleri kullanma
           Örnek okuma ile asıl beklentiyi sunma;
           Doğrusunun; Akıcı ve Doğru okuma olduğu vurgusu yapma;
...diye düşünüyorum.
Zamanla işlerlik kazanan yetenekleri ile testlerde de; matematiksel sembol gerektiren işlemlerde de beklenilenin üstünde mutlu öğrenciler yetişebiliyor.
Yavaş seslendirmenin sayısız sebebi olabiliyor.
Keşke yeterli olgunluğa kaygı bozukluğu yaşamadan ulaşsalar.
           
             

asgul07

  • Bilge Üye
  • *****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.641
  • Teşekkür 1722
    • Çevrimdışı
  • # 08 Mar 2019 23:38:51
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Okuma yarışları yaparken bazı öğrencileriniz diğer alanlardaki başarısına rağmen okuma alanında parlaklığı yakalayamayacaklar. İsmi geçen seksenli doksanlı rakamlara 3. sınıfta bile ulaşamayacak. Çünkü hızlı okuma denilince öğrenci teleffuzu, vurguyu, tonlamayı, doğru seslendirmeyi değil dakikada ne kadar kelime sarf ettiğinin ne kadar önemli olduğunu öğrenmekte. Ne kadar yetersiz olduğunu da.

Bu hızlılık bazı başarılı çocuklara ve ailelerine bilmedikleri nörolojik problemden dolayı da bu hızlara asla yetişemeyeceklerini düşündürmekte. Öğrenilmiş çaresizliğin batağına saplamakta.

O nedenle okuma hızlarını artırmak, saliseler içinde sembolleri sese dönüştürmek maksatlı yürütülen çalışmalar sınıfta bazı öğrencileri onore ederken hiç öğrenemeyecek yaklaşık %10' u ve okuma-öğrenme bozukluğu gösterecek (hiperaktivite ve gelişim geriliğinide hesaba katarsak) başka bir %20' yi kaybetmek anlamına gelecek.

İyi daha iyi olmayacak kötü ise daha kötü olacak.

Çözüm; zor ama
          Okuma kültürünü yerleştirme;
          Koro okumalar yapma;
          Eşli okumalar yapma;
          Anlamlı okuma için hafıza teknikleri, drama, canlandırma, animasyon, resim çizme teknikleri kullanma
           Örnek okuma ile asıl beklentiyi sunma;
           Doğrusunun; Akıcı ve Doğru okuma olduğu vurgusu yapma;
...diye düşünüyorum.
Zamanla işlerlik kazanan yetenekleri ile testlerde de; matematiksel sembol gerektiren işlemlerde de beklenilenin üstünde mutlu öğrenciler yetişebiliyor.
Yavaş seslendirmenin sayısız sebebi olabiliyor.
Keşke yeterli olgunluğa kaygı bozukluğu yaşamadan ulaşsalar.
           
             
Evet söylediklerinize katılıyorum. Ama ben okuma yarışmasını günlük okuma yapsınlar diye başlattım. Çünkü okumuyorlar. Çok bilinçli bir veli profilim yok zaten. Ödevini bile yapmadığı için aç bırakanlar var. Çoğunun da okumuyor deyip sıyrılmak işine geldi. Çocuklar deseniz harfleri bitirince kendini okuyor ilan edip heceleseler de umursamadı. 5-6 kez sanırım yaptım yarışmayı daha da yapmayacağım zaten. Şu an için ilerleme kaydettiler. Hepsiyle de sebebini konuştum önemli olanın birincilik değil kendi okumamızı hızlandırmak kendimizi geçmek olduğunu açıkladım. Ve şu an kendileri de biz hızlanalım diye yapıyoruz değil mi öğretmenim diyorlar. Tabi buna rağmen umursamayanlar da vardı. Ne ailelerden ne çocuklardan. Asla kötü okudun az okudun demedim zaten. hatta az okusa da kendini arttıranları daha çok övdüm okudukça başardığını vurguladım sürekli. Okuduğunu anlama konusunda tabii ki bir kaç kişi olmasa da diğerleri iyi kendileri okuyup cevapları yazıyor. Velimin birisi sırf daha çabuk bitsin diye çocuğuna az yazılı hikaye al diye tembihlemiş ki en iyilerden bu çocuk. Velilere de yarışmanın sebebini, aslında karşı olduğum bir durum olduğunu açıkladım ve hepsi iyi oldu hocam daha istekli okuyorlar dedi. Tabi umursamayan yine umursamıyor velileri de sadece konuşuyor. Her yolu deniyoruz kısacası ama artık yapmayacağım zaten. Keşke söylediğiniz okuma kültürünü çocuklara ve velilere verebilmek mümkün olsa ki ödevini yapmıyor diye benim arayıp çocuğu uyarmamı bekleyen velilerle çok zor.

esmercan

  • Üyeliği İptal Edildi
  • Özel Eğitim Öğrt.
  • İleti: 806
  • Teşekkür 1368
    • Çevrimdışı
  • # 08 Mar 2019 23:47:27
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.] Hocam gönlünüze emeğinize sağlık.
 
Sistem ve çalışılan çevre öğretmeni bir kıskaca sürüklüyor bunu bende yoğun yaşadım. Keşke meslektaşlarım da öğrenciler de tükenmeden beklentileri karşılasalar.

Günlüğü okudukça türlü zorlukları görüyor ve üzülüyorum.

zeynepgulsu

  • Moderatör
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 20.035
  • Teşekkür 35580
    • Çevrimdışı
  • # 08 Mar 2019 23:59:18
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.] Hocam gönlünüze emeğinize sağlık.
 
Sistem ve çalışılan çevre öğretmeni bir kıskaca sürüklüyor bunu bende yoğun yaşadım. Keşke meslektaşlarım da öğrenciler de tükenmeden beklentileri karşılasalar.

Günlüğü okudukça türlü zorlukları görüyor ve üzülüyorum.


Hocam sayfamiza hosgeldiniz.Sizi bulmusken bir kac sey sormak istiyorum.Sinifimda davranis problemi olan ve cok hareketli bir ogrenci var.Rehberlikci hiperaktiviteden suphelenip ailesine bildirdi.Ama aile orali olmadi.Hiperaktiviteli cocuklarin en belirgin ozellikleri nelerdir?
Bir de ustun yetenekli olabilecek bir ogrencim daha var.Bilsem sibav sonucunu bekliyorum.Bu cocuga ne tur etkinlikler yaptirabilirim?

esmercan

  • Üyeliği İptal Edildi
  • Özel Eğitim Öğrt.
  • İleti: 806
  • Teşekkür 1368
    • Çevrimdışı
  • # 09 Mar 2019 00:22:19
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Hocam sayfamiza hosgeldiniz.Sizi bulmusken bir sey sormak istiyorum.Sinifimda davranis problemi olan ve cok hareketli bir ogrenci var.Rehberlikci hiperaktiviteden suphelenip ailesine bildirdi.Ama aile orali olmadi.Hiperaktiviteli cocuklarin en belirgin ozellikkeri nelerdir?
Bir de ustun yetenekli olabilecek bir ogrencim daha var.Bilsem sibav sonucunu bekliyorum.Bu cocuga ne tur etkinlikler yaptirabilirim?
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.] hocam merhaba;
Her 30 kişilik sınıfta en az 1 tane (%3-5) karşılaşılıyor.
Hiperaktif bireyler için yerinde duramaması, korku nedir bilememesi, kavgacı ve sonunu düşünmeden hareket etmesi, kimi zaman hırçın ve en belirgin özelliği hareketli olması denilebiliyor. Kimi aileler çocuktur yapar algısı ile olayı kapatıcı oluyor ve öğrenmeye etkisini gözden kaçırabiliyor. DEHB (dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu)'na ilişkin belirtiler genelde dürtüsellik (aklına geleni yapması) ve ataklıkla kendini belli ediyor. Ancak tanı koyulabilmesi alttiplerini belirginleştirmek ve tedaviyi bunun üzerine kurgulamak gerekiyor ki bu da biraz uzun soluklu bir iş/işlem
...
şu bir gerçek ki DEHB yakınmalarının 2/3'sinde davranış problemi, karşı gelme bozukluğu, öğrenme bozukluğu, duygu durum bozukluğu, dil-iletişim bozukluğu hatta kaygı bozukluğuna rastlanıyor.
O nedenle yakınmalara eşlik eden durumlara göre çözüm üretmek en makul çözüm gibi görünüyor. Davranışsal boyutta ise tıp kökenli yaklaşım ile ilaç desteği alınabilir ayrıca eğitim kökenli yaklaşım tercih edilecek ise önce bunalmış ve çözüm isteyen aile profili lazım. sonrası çorap söküğü gibi geliyor. Aileler ise yeterrsizlik ve suçluluk yaşamaktansa bu topa girmemeyi yeğliyor sorun ilerleyen yıllar ve kademelerde daha da ağırlaşmış olarak kendilerine dönüyor. Sizde de malalesef bu süreç işlemiş gibi görünüyor. O nedenle vakanın özelinde okul temelli çözüm çalışacak gibi duruyor.
...
Öneriler şu şekilde olabilir:
*öğretmen masasına yakın oturtarak sınıfına arkasına dönerek dikkat dağıtacak ilginç şeyler görmeyecek şekilde konumlanmalı.
*kesinlikle sınıf içi kurallar net olmalı ve ortak olmalı.
*günlük rutinler rahatlatıcı işlev taşıdığı için rutinleri belirlemekte ve bozmamakta fayda var.
*yönergeler mümkünse teker teker verilmeli
*ara ara sınıf içi sorumluluklar verilerek hareketi sağlanarak enerjisi olumlu yönde kullanılmalı
*dikkat dağınıklığı nedeniyle anlatılanı sorulanı yada komutları kaçıracaktır soru sorması yönünde cesaretlendirilmeli
* zaman sınırlı ödevlerde panikleyecek ve hareketlilik geri gelecektir o nedenle mesela sınavlarda yada testlerin bitirilmesi için ek süre verilebilir.
*en az diğer çocuklar için övgü beklentisi taşımaktadırlar o nedenle zor ama övgüyü hak ediyor diye düşünmek gerekiyor
*olumlu ve güçlü yanları sivriltilip bunlarla gündeme gelmeleri ve kendine mal edeceği yanları keşfetmesine izin verilmeli diye düşünüyorum.

Ama bunun çözümü sadece okul merkezli çalışmalar değil elbette değerli hocam. O yüzden yargılama hatasına düşmeden öğrencinin durumunu tarafsızca ve değerlendirmesiz ailesine aktarmaya çalışmak ve aileyi çözüme ortak etmek en makul çözüm önerileri arasında diye düşünüyorum


esmercan

  • Üyeliği İptal Edildi
  • Özel Eğitim Öğrt.
  • İleti: 806
  • Teşekkür 1368
    • Çevrimdışı
  • # 09 Mar 2019 00:31:28
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.] Hocam unuttuğum sonra hatırladığım daha bir çok öneri var ama 3D'yi söylemeden geçemeyeceğim.
3D (Dur - Düşün Davran). Bir tür özdenetim sağlama çalışması. Dürtüselliğini kontrol etmek ve dahası önlemek için bir teknik. Öğrenciyle anlaşma oyunu gibi. Ama sonunda ödül olursa başarı şansı daha yüksek.

pinhanyar

  • Uzman Üye
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.325
  • Teşekkür 2927
    • Çevrimdışı
  • # 09 Mar 2019 00:39:57
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.] Hocam unuttuğum sonra hatırladığım daha bir çok öneri var ama 3D'yi söylemeden geçemeyeceğim.
3D (Dur - Düşün Davran). Bir tür özdenetim sağlama çalışması. Dürtüselliğini kontrol etmek ve dahası önlemek için bir teknik. Öğrenciyle anlaşma oyunu gibi. Ama sonunda ödül olursa başarı şansı daha yüksek.
İki tanılı ve ilaç kullanan hiperaktifim var, sene başından beri hakkımı hayra katıyorlar öğretmenim, dur düşün davran'ı en sakin oldukları anda mı anlatmak lazım onlara?? Biri yerden yere vuruyor kendini.. Diğeri kendine kıyamıyor arkadaşlarına vuruyor.. Çok üzülüyorum her ikisine de.. Değişik bir sene yaşıyorum..

zeynepgulsu

  • Moderatör
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 20.035
  • Teşekkür 35580
    • Çevrimdışı
  • # 09 Mar 2019 00:42:19
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.] hocam merhaba;
Her 30 kişilik sınıfta en az 1 tane (%3-5) karşılaşılıyor.
Hiperaktif bireyler için yerinde duramaması, korku nedir bilememesi, kavgacı ve sonunu düşünmeden hareket etmesi, kimi zaman hırçın ve en belirgin özelliği hareketli olması denilebiliyor. Kimi aileler çocuktur yapar algısı ile olayı kapatıcı oluyor ve öğrenmeye etkisini gözden kaçırabiliyor. DEHB (dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu)'na ilişkin belirtiler genelde dürtüsellik (aklına geleni yapması) ve ataklıkla kendini belli ediyor. Ancak tanı koyulabilmesi alttiplerini belirginleştirmek ve tedaviyi bunun üzerine kurgulamak gerekiyor ki bu da biraz uzun soluklu bir iş/işlem
...
şu bir gerçek ki DEHB yakınmalarının 2/3'sinde davranış problemi, karşı gelme bozukluğu, öğrenme bozukluğu, duygu durum bozukluğu, dil-iletişim bozukluğu hatta kaygı bozukluğuna rastlanıyor.
O nedenle yakınmalara eşlik eden durumlara göre çözüm üretmek en makul çözüm gibi görünüyor. Davranışsal boyutta ise tıp kökenli yaklaşım ile ilaç desteği alınabilir ayrıca eğitim kökenli yaklaşım tercih edilecek ise önce bunalmış ve çözüm isteyen aile profili lazım. sonrası çorap söküğü gibi geliyor. Aileler ise yeterrsizlik ve suçluluk yaşamaktansa bu topa girmemeyi yeğliyor sorun ilerleyen yıllar ve kademelerde daha da ağırlaşmış olarak kendilerine dönüyor. Sizde de malalesef bu süreç işlemiş gibi görünüyor. O nedenle vakanın özelinde okul temelli çözüm çalışacak gibi duruyor.
...
Öneriler şu şekilde olabilir:
*öğretmen masasına yakın oturtarak sınıfına arkasına dönerek dikkat dağıtacak ilginç şeyler görmeyecek şekilde konumlanmalı.
*kesinlikle sınıf içi kurallar net olmalı ve ortak olmalı.
*günlük rutinler rahatlatıcı işlev taşıdığı için rutinleri belirlemekte ve bozmamakta fayda var.
*yönergeler mümkünse teker teker verilmeli
*ara ara sınıf içi sorumluluklar verilerek hareketi sağlanarak enerjisi olumlu yönde kullanılmalı
*dikkat dağınıklığı nedeniyle anlatılanı sorulanı yada komutları kaçıracaktır soru sorması yönünde cesaretlendirilmeli
* zaman sınırlı ödevlerde panikleyecek ve hareketlilik geri gelecektir o nedenle mesela sınavlarda yada testlerin bitirilmesi için ek süre verilebilir.
*en az diğer çocuklar için övgü beklentisi taşımaktadırlar o nedenle zor ama övgüyü hak ediyor diye düşünmek gerekiyor
*olumlu ve güçlü yanları sivriltilip bunlarla gündeme gelmeleri ve kendine mal edeceği yanları keşfetmesine izin verilmeli diye düşünüyorum.

Ama bunun çözümü sadece okul merkezli çalışmalar değil elbette değerli hocam. O yüzden yargılama hatasına düşmeden öğrencinin durumunu tarafsızca ve değerlendirmesiz ailesine aktarmaya çalışmak ve aileyi çözüme ortak etmek en makul çözüm önerileri arasında diye düşünüyorum



Yazdiginiz seylerin cogu var hocam.Oneri olarak yazdiklarinizin bir kismini uyguladim.Uygulamaya calisacagim digerlerini de.Sorumluluk almayi cok istiyor.Ona yeni sorumluluklar verecegim.
Tesekkur ederim aydinlatici bilgiler icin.

zeynepgulsu

  • Moderatör
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 20.035
  • Teşekkür 35580
    • Çevrimdışı
  • # 09 Mar 2019 00:43:35
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.] Hocam unuttuğum sonra hatırladığım daha bir çok öneri var ama 3D'yi söylemeden geçemeyeceğim.
3D (Dur - Düşün Davran). Bir tür özdenetim sağlama çalışması. Dürtüselliğini kontrol etmek ve dahası önlemek için bir teknik. Öğrenciyle anlaşma oyunu gibi. Ama sonunda ödül olursa başarı şansı daha yüksek.
Yaptigimiz butun anlasmalari bozsa da tekrar denenebilir :)

esmercan

  • Üyeliği İptal Edildi
  • Özel Eğitim Öğrt.
  • İleti: 806
  • Teşekkür 1368
    • Çevrimdışı
  • # 09 Mar 2019 01:08:55
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
İki tanılı ve ilaç kullanan hiperaktifim var, sene başından beri hakkımı hayra katıyorlar öğretmenim, dur düşün davran'ı en sakin oldukları anda mı anlatmak lazım onlara?? Biri yerden yere vuruyor kendini.. Diğeri kendine kıyamıyor arkadaşlarına vuruyor.. Çok üzülüyorum her ikisine de.. Değişik bir sene yaşıyorum..
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.] öğretmenim DEHB tanılı öğrenciler ailesini de sizi de çok arada bırakacak zorlayıcı öğrenciler oluyor. Ne kadar zorlandığınızı tahayyül bile edemiyorum çünkü iki öğrenci birbirini tetikler ve davranışları çok çabuk şekil değiştirir. Eğilimli çocukları da yanına aldıklarında 3 atom bombası etkisi gösterecektir ki o sınıfta aslen eğitim öğretim süreci gerçekleşmesi gerekiyor.
3D'ye geçmeden öncelikle bu durum tıp kökenli ve aile içinde sağaltım ile geçirilmesi en sağlıklı olanı. Şımartılmış ve sınırsız çocuklardan farklı olarak bu öğrencilerimizde nöroanatomik anormallikler, nörobiyolojik düzensizlikler, nörofizyolojik düzensizlikler eşlik ediyor olması lazım ki bu durumlar ilaç desteğini gündeme getirir. Hülasa 3D'den önceki süreçleri atlattıktan sonra atak başladığında:
*herhangibir şey yapmadan durmasını isteyin. genelde sözezl ifade yetersiz kalıyor. Nasıl durması gerektiğini vücut dilinizle modelleyin gerekirse yardımcı olmak için şiddet içermeyecek şekilde iki omzundan sıkıştırın. Yönünü duvara döndürebilir Nefes egzersizi yaptırabilirsiniz
*bu hareketliliğin ona nasıl bir dönüşü olacağını sonunda neler beklediğini düşündürebilirsiniz. en uygun davranışı bulmasına yardımcı olabilirsiniz. Ama bu noktada -ebilmek'li değil de komut tarzında yaklaşınız. Çünkü bu bir iç konuşma ve telkin içerikli düşüncedir.
*seçenekler içersinde öncelikle kendi sonra diğer öğrencilerin güvenliği için en uygun seçenekli davranışı sergilemesi için isteklendirebilirsiniz.

Sakin zamanında yapılamaz mı? bilgi aşaması o zamanlarda dolurulmalı, uygulama aşaması ise atak anında gerçekleştirilmeli.
Sonrasında da diğer "D" aşaması var o da değerlendirme. Öğrencinin durumuna göre iki yetişkin gibi olayın eksisini artısını değerlendirme ve ibret çıkarma aşaması atak anından sonra birebir yapılabilir. Evet biz alan öğretmeni olarak bunu yazıyoruz çiziyoruz uyguluyor ve destek veriyoruz ancak klinik & psikolojik süreçlerde işin içine girdiği Rehberlik servisinden destek almanız daha yerinde olacaktır [linkler sadece üyelerimize görünmektedir.] öğretmenim.


dalambert

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 199
  • Teşekkür 85
    • Çevrimdışı
  • # 09 Mar 2019 06:03:28
Arkadaşlar okulumuzda rehber öğretmeni sürekli öğretmenler odasında,sorunları sürekli orada dinliyor.Okulda hangi sınıfta sıkıntılı öğrenci var,sıkıntısı nedir,herkesin haberi var.Odasına nadiren uğruyor.Gizlilik ilkesi diye bir şey yok,normal bir durum mu?Eski çalıştığım okulda kümin ne sorunu var hiç haberim olmazdı,burda da herkesin haberi var.Bir arkadaşta sürekli öğrencileri konuşuyor,tabiki konuşabilir;ama bunu kendini ön plana çıkartmak için yapıyor,şöyle ilgiliyim böyle ilgiliyim tarzında.Şöyle uçuyom böyle kaçıyom.

mehmetalibozlu

  • Bilge Üye
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 2.535
  • Teşekkür 4715
    • Çevrimdışı
  • # 09 Mar 2019 07:19:33
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Arkadaşlar okulumuzda rehber öğretmeni sürekli öğretmenler odasında,sorunları sürekli orada dinliyor.Okulda hangi sınıfta sıkıntılı öğrenci var,sıkıntısı nedir,herkesin haberi var.Odasına nadiren uğruyor.Gizlilik ilkesi diye bir şey yok,normal bir durum mu?Eski çalıştığım okulda kümin ne sorunu var hiç haberim olmazdı,burda da herkesin haberi var.Bir arkadaşta sürekli öğrencileri konuşuyor,tabiki konuşabilir;ama bunu kendini ön plana çıkartmak için yapıyor,şöyle ilgiliyim böyle ilgiliyim tarzında.Şöyle uçuyom böyle kaçıyom.
rehber öğretmenlerin klasik sıkıntısı bizimkide aynı böyle

 

Egitimhane.Com ©2006-2023