Konu: Öğretmenlikten Memuriyete Geçiş Nasıl Oluyor?  (Okunma sayısı 246529 defa)

zelera

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 369
  • Teşekkür 405
    • Çevrimdışı
  • # 11 Şub 2011 21:00:30
ögretmenlıge ilk basladıgım yıllarda öğretrmenliği hiç sevmedim müdür yardımcılıgı yok müfettıslık ya da ikinci bir üniversite ... öğretmenler odası , öğretmen muhabbetleri ne kadar da sıkıcıydı sanıyorum öğrencilik dönemimin getırdıgı begenmemezlik öğrencı sohbetlerındekı rahatlığı o ortamlarda da arıyordum
  4 yıl ogretmenlık yapıp istifa ettim ve evlenip yurtdısına gittim ve o 6 yıl icinde rüyalarıma girerdi sınıfım ,ismini unutmadığım öğrencilerimi her yıl hesaplardım simdi kaçıncı sınıfa gectıler dıye gecen yıl açıktan atamayla basvurdum tasımı tarağımı toplayıp döndüm bu yıl ikinci kez 1. sınıf okutuyorum şimdi müdür yardımcısı olmak için ugrasan ınsanları gorunce sasırıyorum insan öğrenciyi sınıfı bırakıp da o odalara evraklara gömülür mü diyorum degıl 15 tatil haftasonunun bile gelmesini istemiyorum öyle güzel ve zekiler ki çocuklarım:)

roboTek

  • Üyeliği İptal Edildi
  • İleti: 409
  • Teşekkür 401
    • Çevrimdışı
  • # 11 Şub 2011 21:16:42
ülkemizde artık iş olayı çıkmaza girdi.Ben de mesleğimin başında bu muydu benim 4 gözle beklediğim öğretmenlik diyor o yıllarda memlekette kalırım açarım bir internet kafe keyfime bakarım diyordum.Ha bugün bırakırım ha yarın istifa ederim derken kitaplar öğrenciler beni bırakmadı.başarılı oldım 12 yılda memleketime geldim sıfır bir dairem ve arabam var ailemin yanındayım ve şimdi bakanlığın hie kursundayım haftaya da burdayım.Bu meslek birşeyler verdi bana şimdi yükselmek zamanı ve evlilik zamanı

roboTek

  • Üyeliği İptal Edildi
  • İleti: 409
  • Teşekkür 401
    • Çevrimdışı
  • # 11 Şub 2011 21:21:35
ben şu tecrübeyi edindim evet öğretmenlikte şartlar iyi değil maaşı kastetmiyorum.Bir sürü sorun hele şimdi ki eğit sisteminde 1 iken 25 oldu görevlerimiz.En güzeli memleketinde görev yapmak
manevi olarak tanıdık bir çevre insana sonsuz güç veriyor

necdettt

  • Yeni Üye
  • İleti: 2
  • Teşekkür 3
    • Çevrimdışı
  • # 17 Şub 2011 23:37:49
pişman öğretmenim ben 6 yıllık öğretmenim.sizi çok iyi anlıyorum.tamamen aynı düşüncelere sahibiz.6 yıl oldu ama hiçbirşey değişmedi bende.becerebilirseniz başka bir mesleğe geçin.bende araştırıyorum

pişman öğretmen

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • Birleştirilmiş Sınıf
  • İleti: 683
  • Teşekkür 1016
    • Çevrimdışı
  • # 21 Şub 2011 18:48:52
Hocam araştırmalarnz sonucu bulabildiniz mi birşeyler ne yapılabilir diye
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
pişman öğretmenim ben 6 yıllık öğretmenim.sizi çok iyi anlıyorum.tamamen aynı düşüncelere sahibiz.6 yıl oldu ama hiçbirşey değişmedi bende.becerebilirseniz başka bir mesleğe geçin.bende araştırıyorum

SİBEL ARAS

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 244
  • Teşekkür 406
    • Çevrimdışı
  • # 21 Şub 2011 19:27:20
öğretmenlik en güzeli diyorum beni susarak en çok öğrencilerin dinliyor.

pişman öğretmen

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • Birleştirilmiş Sınıf
  • İleti: 683
  • Teşekkür 1016
    • Çevrimdışı
  • # 21 Şub 2011 20:42:11
valla arkamı döner dönmez başlıyolar konuşmaya:))) hocam öğretmenlik çok güzel evet ama herkes için uygun değil eğer insan sevemiyorsa o mesleği yapısına uygun değilse ona işkence gibi gelir:(((
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
öğretmenlik en güzeli diyorum beni susarak en çok öğrencilerin dinliyor.

berrin-09

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 123
  • Teşekkür 219
    • Çevrimdışı
  • # 21 Şub 2011 20:52:54
öğretmenlik vasfını taşımayanlar, mesleğini sevmeyenler, öğretmenlik mesleğini sürdürmemeli , herkes empati yapmalı kendi çocuğunun nasıl eğitim ve öğretim  almasını hatta en önemlisi nasıl bir kişilikte yetişmesini istiyorsa öğrencileri için de öyle çabalar sarfetmeli diyorum

gokseldeniz34

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.902
  • Teşekkür 3676
    • Çevrimdışı
  • # 21 Şub 2011 20:54:00
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
ögretmenlıge ilk basladıgım yıllarda öğretrmenliği hiç sevmedim müdür yardımcılıgı yok müfettıslık ya da ikinci bir üniversite ... öğretmenler odası , öğretmen muhabbetleri ne kadar da sıkıcıydı sanıyorum öğrencilik dönemimin getırdıgı begenmemezlik öğrencı sohbetlerındekı rahatlığı o ortamlarda da arıyordum
  4 yıl ogretmenlık yapıp istifa ettim ve evlenip yurtdısına gittim ve o 6 yıl icinde rüyalarıma girerdi sınıfım ,ismini unutmadığım öğrencilerimi her yıl hesaplardım simdi kaçıncı sınıfa gectıler dıye gecen yıl açıktan atamayla basvurdum tasımı tarağımı toplayıp döndüm bu yıl ikinci kez 1. sınıf okutuyorum şimdi müdür yardımcısı olmak için ugrasan ınsanları gorunce sasırıyorum insan öğrenciyi sınıfı bırakıp da o odalara evraklara gömülür mü diyorum degıl 15 tatil haftasonunun bile gelmesini istemiyorum öyle güzel ve zekiler ki çocuklarım:)


bence idareciler öğretmenlik eğitiminden ziyade içinde psikolojik danışmanlık branşındaki derslerin de olduğu, çocuk gelişimini ele alan bir bölümde eğitim almalılar.idarecilik yapmak isteyen bunu üniversitede seçmeli, bu kişileri de üniversitede seçmeliler."sen bu işi yapabilirsin" diyebilmeliler. sınıf okutmak istemeyen, sınıfını yarı yolda bırakan insandan zaten hayır gelmez. demek ki sadece kendi için yaşıyor ki sınıfı bırakıp koltuk peşine düşebiliyor.

devrim33

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 30
  • Teşekkür 435
    • Çevrimdışı
  • # 21 Şub 2011 20:59:56
Arkadaşlar ben bu meslekte 17. yılımı çalışıyorum. Bir çoğunuzun yaşadığı duyguları ben de bazen yaşıyorum(mesleğimi sevdiğim için bu duygudan çabuk sıyrılıyorum). Ama "pişman öğretmenim" çok haklı SEVMEK ,yaptığın işi sevmek her şeyin başı. Yoksa hangi kuruma geçerseniz geçin sorunlar,sıkıntılar sizinle olur.Bu mesleği seven arkadaşlarla uzun yıllar geçirmek dileğiyle iyi akşamlar...

pişman öğretmen

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • Birleştirilmiş Sınıf
  • İleti: 683
  • Teşekkür 1016
    • Çevrimdışı
  • # 21 Şub 2011 21:24:12
Ya sorun çaba göstermekse elimden gelen çabayı gösteriyorum ben ve okuldan geldğmden beri nasıl etkinlikler yapabilrm diye kafa yoruyorum eğitimhaneden de bu konuda çok faydalanıyorum..Ama hocam siz dahil olmak üzere acaba kaçımıza bu mesleği seçerken ilgi,yetenek,başarı v.b testleri yapıyolar ki?!!
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
öğretmenlik vasfını taşımayanlar, mesleğini sevmeyenler, öğretmenlik mesleğini sürdürmemeli , herkes empati yapmalı kendi çocuğunun nasıl eğitim ve öğretim  almasını hatta en önemlisi nasıl bir kişilikte yetişmesini istiyorsa öğrencileri için de öyle çabalar sarfetmeli diyorum

berrin-09

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 123
  • Teşekkür 219
    • Çevrimdışı
  • # 22 Şub 2011 21:42:20
pişman öğretmenim çaba gösterdiğinizi  evde okulda neler yapabileceğinizi düşündüğünüzü  yazmışsınız öğrencilerinizden dönütler aldıkça mesleğinizi sevmeye başlayacağınıza daha başarılı olmak için gayret göstereceğinize inanıyorum bence acele etmeyin eğitim uzun vadeli bir yatırım olduğu için  lütfen tekrar düşünün

neo24

  • Bilge Üye
  • *****
  • Birleştirilmiş Sınıf
  • İleti: 2.635
  • Teşekkür 3735
    • Çevrimdışı
  • # 24 Şub 2011 16:51:45
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
...Ama hocam siz dahil olmak üzere acaba kaçımıza bu mesleği seçerken ilgi,yetenek,başarı v.b testleri yapıyolar ki?!!
hocam bu sorun çoooook derin.(İçine girdik mi boğuluruz.)Maalesef bizim ülkemizde daha da sıkıntılı.Sadece öğretmenliği düşünmeyelim diğer mesleklerde de aynı sıkıntılar vardır.
İnsanlar karpuz seçer gibi meslek seçiyorlar ve kendilerini o mesleğe zorla da olsa adapte etmeye çalışıyor.
Hayat şartları bunu gerektiriyor belkide...

Ne bileyim??? bugün karamsarlığım üstümde, bugün benden size fayda gelmez.
saygılar.

nebiaaaaa

  • Aktif Üye
  • **
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 32
  • Teşekkür 24
    • Çevrimdışı
  • # 24 Şub 2011 17:23:32
müdür yardımcılığı sınavına girip kazanmakla başlıyor

proxyerror

  • Üye
  • *
  • İleti: 4
  • Teşekkür 6
    • Çevrimdışı
  • # 26 Şub 2011 13:16:06
Devlet Personel Başkanlığının sitesinde sorunuza benzer bir soru var.

[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]

Soru:4 Daha önce Milli Eğitim Bakanlığında öğretmen olarak görev yapan personel, 657 sayılı Devlet Memurları Kanuna tabi hangi kadrolara görevde yükselme sınavına tabi olmaksızın atanabilir?

Cevap 4: Kamu kurum ve kuruluşlarının kendi özel yönetmeliklerinde “İdari Hizmetler Grubu”nda düzenlenmiş olan memur, bilgisayar işletmeni, veri hazırlama ve kontrol işletmeni ve benzeri görevlere, bu görevlerle aynı düzeyde veya daha alt düzeyde gösterilen diğer görevlere; daha önce asaleten öğretmen olarak çalışmış olması ve mevzuatta belirtilen şartları taşıması kaydıyla, görevde yükselme eğitimi ve sınavına tabi olmadan atanması ilgili kurumun takdirindedir.

Bu cevaba göre genel bir alım yok ise kendi araştırmalarınız ve çabalarınızla münhal halde(boş) bulunan uygun bir kadro( bulup bir de o kurumla anlaşırsanız. Dilekçe ile başvurup (Tabi MEB’den muvaffakiyet belgesi alınması şartıyla ki bu konu MEB’de sorun olmuyor da diğer kamu kurumlarında ciddi sorun oluyor) o kadroya kurumun müsadesiyle yerleşebiliyorsunuz. Ancak pozisyonu iyice araştırın derim.İlerde pişman olmamak için.

Görevde yükselme sınavına tabi üst düzey pozisyonlar için alımlar duyuru ile yapılıyor.Ancak 8 yıldır MEB sınav açmıyor.Sadece kendi adamlarını vekaleten atıyorlar.

Naçizane düşüncelerimle mesleğinde sıkıntı yaşayanlar için bazı meslekler hakkındaki görüşlerimi yazmak istedim.Fikir sahibi olması açısından amacım küçümsemek falan değil...

Düz Memurluk:Eğer durağan bir yapı ve aynı işleri tekrarlayan bir pozisyonsa pasifleşme hastalığına yakalanırsınız. Başarılı ve tembel olmayanlar için önü açık, yükselme durumu olan pozisyonlar önerilir.

Sınıf Öğretmenliği: Gönülden yapılması gereken diğer öğretmenlik branşlarından tamamıyle ayrı sorumlulukları olabilen zor bir görevdir. Öğrencilerinizi kendi çocuklarınız gibi görmelisiniz.

Branş öğretmenliği: Branşına göre değişmekle birlikte sınıf öğretmenliğinden daha rahat olduğunu düşünüyorum. İşinizi iyi yapamasanız bile çocuğun geleceğini tamamıyle karartmazsınız.

Rehber Öğretmenlik: Duyarlı iseniz sınıf öğretmenliğinden daha zordur. Çünkü insanlarla uğraşmak zordur, problemli insanlarla uğraşmak ise daha da zordur. Tüm öğrenciler sizin çocuklarınızdır.

Avukatlık: İyi para kazanabilmek için insanların çaresizliklerinden ve zor durumlarından istifade edebilecek bir karektere sahip olunması gerekiyor.Yeri geldiğinde azılı bir katili bile savunabilecek bir yapınız olmalı. Dürüstlük timsali olur da sürekli fakir fukaraya yardımcı olacağım derseniz bu işte ekmek yiyemezsiniz.

Hakimlik: Sürekli zor kararlar vermek icap ettiğinden mahkeme duvarı gibi bir yüze sahip olursunuz. Gülen şaka yapan bir hakim görmedim. Halk tarafından saygın görülüyor ama mutlu olunması çok zor bir meslek.

Doktorluk: Hastane ortamları insanı hasta eder. Haslalıklı insanlarla uğraşmak onları kesip biçip amaliyat etmek insanın ruh ve beden sağlığını bozar. İyi kazanabilirler ancak doktorların çocukları yaşar derler.

Mühendislik: Bu ülkede gerçek anlamda mühendislik yapmaya kalkarsanız öldürülürsünüz. Mühendislik okuyun ama serbest meslek işlerinde çalışın. Kendi işinizi kurun. Uç noktalara girmeyin. Bu dünyada gereğinden fazla şey üretilmiş durumda zaten.Sadece insanları gerçekten mutlu edebilecek şeyler üzerinde kafa yormalı.

Peki en iyisi nedir derseniz: Branş öğretmenliği yapıp ek işler yapmaktır bence. Benim yapmaya çalıştığım gibi. İlerde gıda sektörüne el atmayı düşünüyorum. Kendim bir marka olmak istiyorum. İnsanlara güzel ve son derece sağlıklı şeyler yedirip onları mutlu etmek istiyorum. Böylece ben de mutlu olacağım. Öğretmenlikten kazandığım yeter bana aslında.Para için yapmayınca insan daha bir mutlu olur bence…

Gönlünüze göre işler yapmanızı diler, mutlu yarınlar dilerim…

 

Egitimhane.Com ©2006-2023