Okul Öncesi Eğitimde Yeni Dönem

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer bakanlığı döneminde eğitimde fırsat eşitliğini arttırmayı ana hedef olarak ortaya koydu. Bu hedef için de üç alana odaklanacaklarının altını sürekli çiziyor: Temel eğitimde imkân farklılıklarını azaltma, mesleki eğitimi güçlendirme ve öğretmenlerin mesleki ve kişisel gelişimlerini destekleme. Temel eğitimi güçlendirme konusunda ise en çok öne çıkan husus, okul öncesi eğitime erişimi arttırma hedefi. Biz de bu hedefle ilgili planlarını Özer ile konuştuk.

Hürriyet Gazetesi'nden Hande Fırat'ın röportajı;

EŞİTSİZLİK ANAOKULUNA ERİŞİMDE BAŞLIYOR

* Neden okul öncesi eğitimi yaygınlaştırmayı hedeflediniz?

Eğitimdeki eşitsizlikler okul öncesi eğitime erişimde başlıyor. Okul Öncesi Eğitim alan ve alamayan öğrencilerin ilkokula başladıklarındaki hazır bulunuşlarında önemli farklar ortaya çıkıyor. Eğer bu farklar telafi edilemezse eğitim seviyesi arttıkça bu farklar da giderek artıyor. Ve en sonunda okullararası başarı farkları olarak isimlendirilen önemli bir problemle yüzleşmek zorunda kalıyoruz. Bu nedenle okul öncesi eğitime tüm çocuklarımızın kolaylıkla erişebilir olması eğitimde fırsat eşitliği için oldukça önemli.

YAŞ GRUPLARINDA FARK BÜYÜK

* Şu anda okul öncesi eğitime erişim ne durumda?

Ülkemizde eğitimle ilgili tüm konularda olduğu gibi bu konuda da çok önemli mesafeler alındı. Okul öncesi eğitime erişim özellikle 5 yaş grubunda oldukça yükseldi. 5 yaş grubunda okullaşma oranı yüzde 78’ler civarında. Ancak 3 ve 4 yaş gruplarında hâlâ çok düşük. Örneğin 3 yaş grubunda okullaşma oranı yüzde 14 iken 4 yaş grubunda bu oran yüzde 35’ler seviyesinde. Dolayısıyla bu oranları yükseltmemiz gerekiyor. Bu yöndeki çalışmalarımızı ve planlamalarımızı tamamladık.

İLK AŞAMADA 3 YAŞIN YARISI OKULA

* Yeni anaokullarıyla birlikte 3, 4 ve 5 yaş grubunda okul öncesi eğitimde okullaşma oranları nasıl değişecek?

3 yaş grubunda yüzde 14 olan okullaşma oranını yüzde 50’ye, 4 yaş grubunda yüzde 35 olan okullaşma oranını yüzde 70’lere ve 5 yaş grubunda yüzde 78 olan okullaşma oranını da yüzde 90’ların üstüne çıkarmayı hedefliyoruz.

* Bu, okul öncesi eğitiminde devrim gibi. Ne kadar sürede bu oranı yakalamayı düşünüyorsunuz?

Hedefimiz 2022 yılı sonunda bu hedefe ulaşmak. Tüm planlamamız ve bütçe yapılandırmamız bu doğrultuda.

YATAY DAĞILIM VE BUTİK OKUL

* Bu oldukça kapsamlı yatırımlarda yerleri nasıl belirleyeceksiniz? Bir önceliklendirme planınız var mı?

Okul öncesi eğitimi yaygınlaştırmada birinci önceliğimiz lokasyon olarak erişilebilirliği arttırmak. Yani bu hizmeti belirli merkezlerde toplamayacağız, tam tersine yatayda dağıtacağız. Böylece mesafe olarak çok daha kolay erişilebilir ve gerekirse butik olacak. Diğer taraftan özellikle okullar arası başarı farklarının yoğunlaştığı bölgelere daha fazla ağırlık vereceğiz.

3 BİN YENİ ANAOKULU

* Yeni hedefiniz nedir?

Okul öncesi eğitim bağımsız anaokulları ve anasınıflarında veriliyor. Şu anda 2 bin 800 civarında bağımsız anaokulumuz var. Yeni planlamamız kapsamında 3 bin yeni anaokulu daha yapacağız. Mevcut anaokullarında şu anda 406 bin öğrencimiz eğitim alırken 3 bin yeni anaokulu ile 480 bin öğrencilik yeni kapasite oluşturacağız. Böylece bağımsız anaokullarındaki öğrenci kapasitemiz yüzde 118’lik artışla 886 bine çıkmış olacak.

* Anasınıfı sayısını da arttıracak mısınız?

Elbette. Şu anda okul öncesi eğitim ağırlıklı olarak anasınıflarında veriliyor. Anasınıflarında eğitim alan öğrenci sayımız 813 bin civarında. Yeni planlama kapsamında 81 ilde 40 bin yeni anasınıfı açıyoruz. Böylece 800 bin öğrencilik yeni kapasite oluşturmuş olacağız. Anasınıflarındaki kapasite de 1 milyon 613 bine çıkmış olacak.

İKİYE KATLANACAK

* Bağımsız anaokulu ve anasınıflarındaki okul öncesi eğitim kapasitesi yüzde 100 artmış olacak. Öyle mi?

Evet. Şu anda bağımsız anaokulu ve anasınıflarında yaklaşık 1 milyon 220 bin öğrenci eğitim alıyor. Yeni oluşturulan kapasiteyle bunu 2.5 milyona çıkaracağız. Değindiğiniz gibi okul öncesi eğitim kapasitesinde yüzde 100’lük bir artış gerçekleştirmiş olacağız.

BÜYÜK PAY İSTANBUL’DA

* İstanbul’da 9 Ekim tarihinde Emine Erdoğan’ın katılımıyla 100 yeni anaokul yapımını başlatmıştınız. İstanbul ile ilgili hedefiniz nedir? Çalışan sayısı göz önüne alındığında okul öncesi eğitime en fazla ihtiyaç İstanbul’da var değil mi?

Evet. Yeni planlamamızda okul öncesi eğitimde en fazla yatırım yapacağımız yer İstanbul. İstanbul’da şu anda 157 bağımsız anaokulumuz var. Bu okulların çoğu 2-3 derslikli. Yeni planlamamızda İstanbul’a 750 yeni anaokulu yapacağız. Ve bu anaokullarının tamamı 8 derslikli olacak. Böylece İstanbul’da bağımsız anaokulu sayımız 157’den 907’ye çıkmış olacak. Bunun ilk adımını ekim ayının ilk haftasında Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayesinde İstanbul’da başlattık. 100 yeni anaokulu yapım süreci başladı. Anaokullarının yapılacağı yerler ve araziler belirlendi. İnşallah en kısa sürede tamamlayacağız.

 

26 Ekim 2021 21:41 Okunma: 3663
Aktif Haberler:
Yorumlar:
ali2344
01 Kasım 2021 17:12
0     0
2010'lu yılların başında da yine anasınıflarında bir zorunlu eğitim projesi başlamıştı ancak sonuç ...
Rhmt
28 Ekim 2021 11:18
4     0
Sırf okullaşma oranını artıracağız diye anasınıflarında 4-5-6 yaş hepsini bir sınıfa doldurmakla eğitimin kalitesini arttıramayız. Ancak çok önemsenen yüzdelik oranlar artar.Böyle bir sınıfta ne 6 yaş öğrencisi yeterli eğitimi alabilir ilk okula hazırlanır ne küçük yaşlar oyuna doyar eğitime hazır hale gelebilir. Öğretmenin çaresizliği de cabası. Anasınıflarını birleştirilmiş sınıflar olmaktan kurtarın artık.
htepeli
27 Ekim 2021 10:17
2     1
Bir de okul öncesi eğitimi taşıma kapsamına alsalar.
hazanın dünyası
27 Ekim 2021 06:30
1     0
Sorulması gereken sorulmamış: "Okul öncesi eğitim zorunlu olacak mı?"
enes5838
26 Ekim 2021 22:58
9     1
Bir de ''Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayesinde'' nasıl bir kullanımdır. Devlet işi bu. İlginç...
enes5838
26 Ekim 2021 22:54
5     1
''mesleki eğitimi güçlendirme ve öğretmenlerin mesleki ve kişisel gelişimlerini destekleme.'' şu cümleleri duyunca tüm öğretmenlerin kusası geliyor artık.
Öğretmenlerin gelişimini mi desteklemek istiyorsunuz? O zaman öğretmene adam gibi maaş vererek başlayacaksınız. O kalitesiz slayt gösterilerini ve resen kursları öğretmene dayatarak öğretmen geliştiremezsiniz. Kaç defa başka şehir merkezine resen kursa gidip de slayt izlettirilip geri geldiğimi bilirim. Kendi aracımla, kendi cebimden... Geçim derdindeki adama ekstra maliyetler çıkarıp adına ''hizmetiçi eğitim, mesleki gelişim'' dersen içten içe sayısız küfür yersin.

Okul öncesi eğitime gelince, bu söylenenleri daha önce de söyleyen oldu. Artan nüfusa göre planlama yapmakta çok başarısız kaldık ülke olarak. Ayrılan bütçeler, basit bir paylaştırmayla verimli kullanılabilirdi; ama çok yanlış ellerde yanlış yerlere harcanınca halimiz daha da kötüye gitti.
Misal: Tüm öğretmenlerin araştırma ve ödev çıkarmak için kullandığı bilgisayardan 20 yıllık ve dökülürken okula gelen dizüstü bilgisayarı rehberlik öğretmeninin odasına hapsettik. Daha rahat dizi/film izlesin diye! Bunun gibi sayısız örnek verir her öğretmenimiz.
UYARI: Yayınlanan haberler, Egitimhane.Com'un görüşlerini yansıtmaz. Yazılan yorumlar, onaylanmış olsalar bile yazanın sorumluluğundadır.
Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK