Bazen aşk gider...
Ve sen yıllardır içinde yaşadığın yürekten valizler dolusu anılarla kendi yalnızlığına taşınırsın...
Elin varmaya varmaya boşaltırsın dolapları...
Çekmeceden çıkan her giysi parçası onunla geçirdiğin anıların tarihiyle ağırlaştıkça ağırlaşır...
Onun kollarında geceler boyu cennet uykularına karıştığın yatak sen giderken utancından bakamaz yüzüne...
Doğmamış bebeğin yerine koyup büyüttüğün cam önündeki o küçük mor menekşe
yapraklarına kondurduğun veda öpücüğüyle büker boynunu... Valizlerini kapının önüne yigip yüzün sırılsıklam son bir sigara için yığılırsın koltuğa...
Gidiyorsundur iste...
Aşkını kendi ellerinle bir başka aşka teslim edip...
Ömrünü onun ömrüne, hayallerini onun hayallerine, sevdanı onun sevdasına ekleyip...