''Tepki düşüncelerden gelir ve yanıtsa anlayıştan. Tepki geçmişten gelir; yanıtsa her zaman şimdidedir. Fakat normalde biz tepki veririz; biz içerde her şeyi zaten hazır tutarız. Birisi bir şey yapıyor ve biz sanki bir düğmeye basılmış gibi tepki veriyoruz. Birisi seni aşağılar ve sen kızarsın. Bu daha önce olmuştu ve bu hep bu şekilde olmuştu. O neredeyse bir düğme halini almıştır: Birisi basar ona, sen öfkelenirsin. Bir anlık bekleme yoktur, onun değişik bir durum mu olabileceğine bakacağın bir an dahi yok. Seni aşağılayan kişi haklı olabilir. Belki o sana bir hakikati göstermiştir ve sen bu yüzden hakarete uğramış hissediyorsun. Ya da o kesinlikle haksızdır, yahut o sadece iğrenç bir insandır ama o kişinin içine bakmak zorundasın; eğer o haklı ise ona teşekkür etmelisin çünkü o sana bir şey göstermiştir. O sana şefkat göstermiştir, senin kalbine bir hakikat getirerek dostça davranmıştır. Belki bu canını yakar ama bu onun hatası değildir.
Ya da o basitçe aptal, cahildir. Senin hakkında hiçbir şey bilmeden bir şeyler yumurtlamıştır. O zaman kızmaya gerek yok; o basitçe haksızdır. Tamamıyla yanlış bir şeyi hiç kimse umursamaz. İçinde bir miktar hakikat olmadığı sürece o seni asla rahatsız etmez. Ona gülebilirsin, onun tüm saçmalığına. O komiktir.''
OSHO