Konu: Unutamadığımız Anılarımız  (Okunma sayısı 13809 defa)

SSİTİL

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 7.063
  • Teşekkür 4229
    • Çevrimdışı
  • # 21 Ağu 2014 12:26:16
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
  ilk görev yerimdi.ilginç bir kasabaydı.kasabanın mezarlığı yoktu.Herkes cenazesini bağına bahçesine gömüyordu.Fen Dersinde kemiğin yapısını  inceleyecektik .Hamza adında bir ögrencim 'ben getiririm ögretmenim ' dedi.Derse girdim  kapı çaldı ....Hamza ile  Hamdi sınıfa girdiler. birinin elinde kafatası diğerinde uyluk kemiği .GÖZLERİMİ AÇTIĞIMDA SAĞLIK OCAĞI PERSONELİ BAŞIMDAYDI .....


ayyyy,bismillah :D

dr. who

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • Fen ve Tekn. Öğrt.
  • İleti: 151
  • Teşekkür 254
    • Çevrimdışı
  • # 03 Eyl 2014 09:04:03
Foruma girmeden önce epostalarıma baktım ve unutmamak için silmediğim ve asla silmeyi düşünmediğim epostaları gördüm şimdi size olayı anlatayım:

Öğretmen olarak atanmadan önce üniversiteyi yeni bitirmiştim. ve öğretmen yada memur olarak atanayım diye KPSS girdim ve sonuçlar açıldıktan sonra memurluğa başvurayım dedim. Memurlukta şartlardan birisi "bilgisayar işletmenliği sertifikası" ile ilgili bir şey yazıyordu acaba üniversitede verdikleri bilgisayar dersi mi diye merak edip MEB bilgi edinmeye eposta attım

oradan yaklaşık bir ay sonra cevap geldi cevap aynen:
>Bu başvuru bakanlığımıza yapılmış olup, Bakanlığımızın Konusuna giren bir başvuru olmadığı düşünüldüğünden Çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığına sevk edilmiştir.


bu sefer mesaj uzun sürmedi çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığından eposta geldi
>Bu başvuru bakanlığımıza yapılmış olup, Başvurunuz bakanlığımızın konuyla  ilgili birimlerine sev edilmiştir

>oradan ise mesajım atamalarla ilgili olacağından iç işleri bakanlığına bağlı olan devlet personel genel müdürlüğüne iletildiğine dair bilgilendirme mesajı aldım.

>son olarak gelen mesajda konu ile ilgili ÖSYM sınavla ilgili çalışmaları ve atamaları yaptığı için konu ile ilgili mesajımı ilgili birime ulaştığını öğrendim.


Fakat cevap hala gelmedi :) Gerçi önemi de kalmadı. Ara sıra epostama bakarak güler geçerim.

gül0061

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 80
  • Teşekkür 311
    • Çevrimdışı
  • # 03 Eyl 2014 16:55:38
unutamadığım bir anıda ben yazayım. Büyük oğullarım küçükken (şimdi biri 16 diğeri 18 yaşındalar) onlara oyuncaklarını odanın içine sererdim bende mutfakta yemek yapardım. Yine böyle bir gündü,çocuklar oyuna dalmışlardı  bende mutfakta yemek yapıyorum. Epeyce zaman geçmişti.çocukları bir kontrol edeyim diye odaya bir girdim çocuklar yok. Aman Allahım elim ayağım titremeye başladı. Kapı pencere kapalı,zaten açamıyorlar. çağırıyorum ses yok. Çığlık atmaya başlayınca büyük oğlum(yarım konuşmasıyla) korkma anne ''budayış'' dedi. Bir baktım tavana kadar olan vitrinin en üst tepesindeler ve mutlu şekilde oturmuşlar  oynuyorlardı.
   Hala  oraya nasıl çıktıklarını anlamış değilim.Çünkü biri 18 aylık diğeri  2,5 yaşında idi.

yaşar gönülal

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 163
  • Teşekkür 345
    • Çevrimdışı
  • # 22 Eyl 2014 16:24:58
Çocukluğum Somada geçti mahallenin çocuklarıyle  biraraya gelirdik. Dağa mağdene giden kamyonların geçtiği bir yolun yanındaki tepeye çıkar kamyonlara karpuz kabuklarını fırlatırdık. Hiç unutmam kamyoncunun biri durmuş arkamızdan tepeye çıkmıştı. Epeyce kovalamıştı bizleri..
pişmanım ama çocukluk işte.Şimdi çocuklara kızarken bazen aklıma geliyor fazla kızmamamız gerektiğini düşünüyorum

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 19.342
  • Teşekkür 137319
    • Çevrimdışı
  • # 22 Eyl 2014 18:34:05
O kadar çok var ki...
inşallah anlatabilme fırsatım olur zamanla.

Tolstoyevski

  • B Grubu
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 24.721
  • Teşekkür 255509
    • Çevrimdışı
  • # 22 Eyl 2014 19:43:33
İlkokuldayken arkadaşlarımın çantalarını sessizce sıralarına bağlardım, haberleri olmazdı. Zil çalıp öğretmenimiz çıkın deyince çantalar sıraya takılırdı, herkes bana dönerdi :) Öğretmenimiz beni sevdiği için çok kızmazdı. Ama çok hoşuma giderdi çantaları sıraya bağlamak... Nereden aklıma gelmiş hala düşünürüm :)

canegt

  • Bilge Üye
  • *****
  • İleti: 2.893
  • Teşekkür 12058
    • Çevrimdışı
  • # 22 Eyl 2014 21:02:36
Çok güldüm sayfaları okurken,iyi ki varsınız eğitimhane dostları...

Sayfa pek güzel,komik bir anı arıyorum belleğimde de gelmiyor şu aralar.

Ama öğretmenliğe başladığım zamandan kalma bir anı..

Şefkat üzerine.
Doğuda ilk görev yerimde,terörde 185 meslekdaşımızı kaybettiğimiz yıllarda geçer bu olay...


Türkçe okuma araç parçasını örnek okudum,dinlediler,sessiz  okuma yaparken bilmediğiniz kelimelerin altını çizin demiştim çizmişler...

Kelime çalışması yapıyoruz.

Cümlede ''Şefkat''kelimesi geçiyor,sözlük bölümünde açıklanmış olmasına rağmen Kerem :''Anlamadım örtmenim''diyor,örnekleri çoğaltıyoruz,elbirliğiyle,diğer çocuklarım örneklendiriyor da az  çok,Kerem'in kaşları çatık: ''anlamadım'' çaresizliğinde...


Buraya gel Kerem diyorum,babası bir çatışmada vurulmuş,annesi kardeşleriyle birlikte kendisini de terketmiş,dedesinin yanındayken o da ölünce amcasının evine sığınmış,masmavi gözlü,çatık kaşlı bu esmer çocuğu bağrıma basıp,kucaklıyor , öpüyorum:

''İşte Kerem, şefkat bu!''diyorum,gözlerim yaşlı...

munih54

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 334
  • Teşekkür 572
    • Çevrimdışı
  • # 18 Şub 2015 10:43:29
Doğuda öğretmenlik yapıyordum. .Sınıfımda çok pasaklı ve inatçı bir öğrencim vardı.Okulun il başlarında bana ve okula alışmakda zorlandı.Zaman zaman gitmicem okula der ve kimse de ikna edemzezdi.Buı öğrencimi kazanmaya çalıştım.Sümüklüydü pasaklıydı inatçıydı ama seviyordum onu.Doğuda çocuklar türkçeyi çok iyi konuşamadıkları için duygularınıda ifade etmekde güçlük yaşarlar.Teneffüs için ara verdim.(küçük okul zil yok tabi ben söylüyoprum çocuklar teneffüs  yapıyor).diğer öğrenciler çıktılar dişarı bu öğrencim sınıfta kaldı.Ben masamda bişey yazıyorum.Sonra fark ettim bunu.Ne oldu sen neden çıkmadın bahçeye dedim.''Öğretmenim'' dedi efendim dedim tekrar etti '' öğretmenim'' efendim dedim gözlerinin içine bakarak.''Hadi ne söylemek istiyorsan söyle dedim gülümseyerek.''öğretmenim ben seni çok fazla seviyorum'' dedi.Yanıma çağırdım sarıldım ona.O kadar duygulandım ki anlatamam.Dedim ki buradaysan bir sebebi var demek ki...Evet zahmetli bir mesleğimiz var ama bir o kadar da gurur verici...

Soulia

  • Üye
  • *
  • İleti: 12
  • Teşekkür 6
    • Çevrimdışı
  • # 01 Eyl 2016 17:20:56
Üniversite 3.sınıftayken bir dershanede işe başlamıştım. Biraz ufak tefek bir yapım var ve yaşımı hiç göstermem. Bir gün lise grubunun öğretmenleri aniden istifa etti öyle olunca müdür o grubu bana verdi ilk defa derslerine girecektim şansıma da 2 sınıfı birleştirmişler kalabalık bir grup olmuş.  Neyse ders saati geldi sınıfa girdim sınıf uçuyo kimsenin beni taktığı yok e tanımıyolar da.  Elimi öasaya vurdum arkadaşlar ben yeni ingilizce öğretmeninizim dedim bir tane öğrenci kalktı "hadi len ordan" dedi zınk diye kaldım konuşamadım o sıra benden özel ders alan bi tane öğrencim vardı o tanıdı beni "aaa hocam artık derslerimize siz mi gireceksiniz" dedi bütün sınıfta çıt yok 😂 o anı hiç unutamıyorum 😂

capoart

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 27
  • Teşekkür 65
    • Çevrimdışı
  • # 01 Şub 2019 10:39:08
1. Sınıf öğrencilerimle örüntü etkinliği yapacaktık, akşam evlerine giderken malzemeler için küçük kağıtlara "Birer avuç delikli makarna getirin" yazdım verdim. Ertesi günü her çocuğun önünde bir tane biber, bir tane havuç ve birer paket te delikli makarna vardı. Hiç bir şey anlamadım sordum, annelerimiz koydu dediler.
Velilerim h harfini kullanmıyorlardı. Telefon yok o sıralarda. Anlamamışlar yazdıklarımı. Toplanmışlar bir evde çözmeye çalışmışlar.
Öğretmen yanlış yazmış. Bu "birer" dediği olsa olsa biberdir, avuç zaten havuç onu anladık, makarna da koyduk mu tamamdır. Şeklinde bir yorumdan sonra sonuç karşımdaydı.

 

Egitimhane.Com ©2006-2023