Konu: Yakılacak Mektuplar  (Okunma sayısı 10451 defa)

humakusu

  • Üyeliği İptal Edildi
  • İleti: 104
  • Teşekkür 635
    • Çevrimdışı
  • # 13 Ara 2018 10:57:50
Bugün yazılmışını buldum.

[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]

humakusu

  • Üyeliği İptal Edildi
  • İleti: 104
  • Teşekkür 635
    • Çevrimdışı
  • # 05 Oca 2019 02:14:39
Bu, böyledir.

[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]

humakusu

  • Üyeliği İptal Edildi
  • İleti: 104
  • Teşekkür 635
    • Çevrimdışı
  • # 06 Oca 2019 18:04:40
PARA

Ben parayı sevmem.

8 yaşındaydım. Kardeşimle cebimizde bir miktar para vardı. Köy bakkalına gittik. Dört farklı renkte yazabilen tükenmez kalemler gelmiş. Bir de BigBabol sakız. İkisi de aynı fiyat. Ve paramız ancak birini almaya yetiyor. Sakızı alsak çürüyecek. Kalemi alsak bitecek. Kalemi aldık önce. Eve gidince hevesimiz geçti. Tekrar dönüp sakızla değiştirmek istedik. ‘Mektubu yazdınız geldiniz, kalemle işiniz bitti tabi.’ diyerek dalga geçti bakkal. Ama değiştirdi gene de.

Çünkü para o gün lazımdı.

12 yaşındaydım. Ağabeyimle Akşehir’de çarşıdan eve dönüyorduk. ‘Durun dondurma alalım.’ dedi. İlk defa dondurma yiyecektim. Çok heyecanlandım. Külahta aldık. Çok güzeldi. Bir daha yemek istediğimi ağabeyime söyleyemedim.

Çünkü para o gün lazımdı.

13 yaşındaydım. Sprite şişelerinin kapağında basketbol topu çıkıyordu. Bir arkadaşıma çıkmıştı. Ağabeyime biz de alalım dedim. Kırmadı. Aldık, çıkmadı. Biraz mahçup, biraz kırılgan ağabeyimden tekrar para isteyip bir Sprite daha aldım. Gene çıkmadı. Bir daha para isteyemedim.

Çünkü para o gün lazımdı.

Ortaokula yeni başladığım aydı. Tost diye bir şey yiyordu sınıf arkadaşlarım ve yanında şişe ayran içiyorlardı. Güzel olmalıydı. Ama ‘gerek yoktu’ benim almama. Öğleciydim. Yemeğimi yeyip öyle gidiyordum okula. Bir gün nasıl olduysa aldım tostu da ayranı da. Nasıl mahçup oldum ama. Sanki herkes bana bakıyordu. Saklanacak yer aradım. Spor salonuna yöneldim kimsenin olmamasına dualarla. İlk yudum boğazıma takıldı. Nefes alamadım on-on beş saniye. Nasıl olduysa geçti boğazımdan. Pişman oldum aldığıma alacağıma.

Çünkü para o gün lazımdı.

Lisedeydim. Babamın alacağını birisi bize verdi. Çok da yüklü olmayan, bugünün iki yüz elli lirası bir para. Kardeşimle kalıyorduk. Yedik içtik. Kısa sürede tükendi. Babam geldi bir kaç gün içinde. Durumu anlattık. ‘Ben o parayla size kitap almayı düşünüyordum.’ dedi. Yerin dibine girdim.

Çünkü para o gün lazımdı.

Ben parayı sevmem.

humakusu

  • Üyeliği İptal Edildi
  • İleti: 104
  • Teşekkür 635
    • Çevrimdışı
  • # 01 May 2019 17:23:38
OKUL PANTOLONU

Lacivert bir okul pantolonum vardı ilkokulda. Okula giderken giyer, gelir gelmez çıkarırdım. Kural netti, siyah önlük ve okul pantolonu alelade giyilemez, kirlenmesi durumunda bir yedeği olmadığı için ertesi gün sorun olur.

Bir gün okul dönüşü eve gelir gelmez önlüğümü çıkarmış pantolonumu çıkarmadan babamla tarlaya gitmiştim. Toz olmuştu. Eve dönünce annem kızmadı, üzüldü.

Ortaokulda kahverengimsi bir okul pantolonum vardı. Okul kurallarına göre lacivert ceket gri pantolon giymem gerekiyordu. Bana göre pantolon mu bulamamıştı babam yoksa bulduğu daha mı ekonomikti hatırlamıyorum. Ceketim lacivertti. Ne ceketin ne de pantolonun yedeği vardı. İlkokuldaki kural aynen geçerliydi, okul haricinde giyilemez.

Lisede akranlarımın giydiğiyle aynı tonda bir okul pantolonum nihayet vardı artık. Yedeği gene yoktu.

Öğrenim hayatımda merak-heves-istek üçgeni olması gerektiğini öğretmenlik hayatımda öğrendim.

Ben pantolonu düşünüyordum...

Birine gönül verecek olsam mesela, pantolonum hakkında ne düşündüğüne kafam gidiveriyordu..

Şimdi?

Acı çekmeyen acıyı öğrenemez...

humakusu

  • Üyeliği İptal Edildi
  • İleti: 104
  • Teşekkür 635
    • Çevrimdışı
  • # 12 May 2019 01:51:07
ANNE

Annem ümmidir. Ne yazsam okuyamayacak. O yüzden yazmayacağım.

Anneler günü diye bir günün kutlanmasına ne kadar karşı çıkarsam çıkayım bugün annemi arayıp gününü kutlayacağım kısmet olursa. Aramayınca olur da üzülür belki diye.

Anneler üzülmesin.

Babam ara ara söylerdi, ben ölünce annenize iyi bakın diye. Bakabildim mi, bilmiyorum.

Bunu bilememek ile telefon görüşmelerimiz sonlanırken annemin selam söyle demesinin ardından sen de selam söyle diyememek bu dünyanın boş olduğunun bir başka göstergesi.

Yanında selamımızı söyleyebileceği biri olmaması ne kadar acıysa yanında olamamak bir o kadar acı.

Yazmayacağım.

Yaşadıklarım zira yazdıklarımdan çok daha acı.

Ne acılar var elbet.. Benimki şükür sebebi olan nice acılar..

Annemin bir ses tonu var.. Hüzünlenirse hüznünü hissettiğim..

Anneler hüzünlenmesin..

Karakoç yazmış:

Anne ölünce çocuk
Bahçenin en yalnız köşesinde
Elinde bir siyah çubuk
Ağzında küçük bir leke

Çocuk öldü mü güneş
Simsiyah görünür gözüne
Elinde bir ip nereye
Bilmez bağlayacağını anne

Kaçar herkesten
Durmaz bir yerde
Anne ölünce çocuk
Çocuk ölünce anne

Yazmayacağım.

Kerimbeyli'de öldü bir anne. Kızı dedi ki benim annemle hiç fotoğrafım yok. Öğretmeni fotoğrafçıyla görüştü, anneyle çocuğun fotomontaj sayesinde bir fotoğrafı oldu. Çocuk o fotoğrafı görünce sallandı.

Ben hala sallanıyorum.

Annem ümmidir.

Ben yazar müsveddesi. Ciltlerce yazsam? Boş.

Babam okumayı severdi. Çok. Ciltlerce yazsam, tek bir cümle yorum yapma şansı yok.

Nişankaya'da annesi ölmüştü Zeynep'in. Hasta babasına bakıyordu. İlkokula gidiyordu. Ben çarpım tablosu soruyordum. Zeynep hep ağlamaklı.. Ben bir gün kızdım Zeynep'e. Zeynep ağladı. Ben hala ağlıyorum.

Anneler günü öyle ya... Hüzün yakışmaz..

Bunu gidin Zeynep'e anlatın mesela...

Zeynep hep acı bakardı.

Annem ümmidir...

Kalbi kalbimi okur ya
O bana yeter...

sevde5

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.024
  • Teşekkür 5328
    • Çevrimdışı
  • # 12 May 2019 04:21:20
Babam ara ara söylerdi, ben ölünce annenize iyi bakın diye. Bakabildim mi, bilmiyorum.

Bunu bilememek ile telefon görüşmelerimiz sonlanırken annemin selam söyle demesinin ardından sen de selam söyle diyememek bu dünyanın boş olduğunun bir başka göstergesi....

Muhteşem ötesi satırlar @humakuşu yüreğinize sağlık

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 19.315
  • Teşekkür 137064
    • Çevrimiçi
  • # 12 May 2019 04:36:49
Herkesin hayatında yazıp atamadğı mektupları vardır.Belki anneye,belki babaya eşe dosta kardeşe..Ulaşsaydı ne olurdu   dediğimiz  yürekletde yakılmış mektuplardır kim bilir..
Ve halâ yanıyordur..

 

Egitimhane.Com ©2006-2023