Konu: Yorumsuz! : Haberler  (Okunma sayısı 1179060 defa)

asortik19

  • Bilge Üye
  • *****
  • Okul Müdürü
  • İleti: 4.828
  • Teşekkür 2665
    • Çevrimdışı
  • # 26 Haz 2007 10:49:05
Maaşı yetmeyince öğretmenlikten koptu, 10 milyon dolarlık ciroya ulaştı


Maaşı yetmeyince öğretmenlikten kopan ama okullardan kopamayan Samsunlu girişimci İdris Deniz, ürettiği okul gereçlerini Türkiye yanında komşu ülkelere de ihraç etmeye başladı.

Gürcistan’daki okul sıra ve tahtalarının ihalesine girip bu ülkeye binlerce sıra satan Deniz, şimdi de Irak’taki okullar için 1 milyon sıra yapmaya hazırlanıyor. Samsun Vezirköprü Lisesi’ndeki öğretmenliği sırasında okul evrakları pazarlayan İdris Deniz, Samsun’da kurduğu Doğuş Okul Yayınları ve Eğitim Araçları ile bugün okul sırası, yazı tahtası başta olmak üzere birçok ülkeye okul araç ve gereçleri üretip ihraç ediyor.

TİCARETE ATILDI

Öğretmenlik yıllarında 15 metrekarelik bir alanda okul evrakları basmaya başladığını söyleyen Deniz, “Rağbet görünce 11 yıllık öğretmenlik mesleğimden ayrılmak zorunda kaldım. Okulların ihtiyaçlarını iyi bildiğim için önce kitap toptancılığına ardından da yazı tahtası, sıra, masa gibi malzemelerin ticaretine başladım. UNICEF’in Irak’a 10 bin tane boyalı yazı tahtası ihales i n i alınca işler açıldı. Yıllar önce Organize Sanayi Bölgesi’nde borçla satın aldığım 5 bin metrekarelik üretim alanında şimdi 65 elemanla okul araç ve gereçleri üretiyoruz” dedi.

İHALEYİ KAZANIRIZ

Irak pazarını yakından tanıdıklarını kaydeden Deniz, “ 1 milyon adetlik okul sırası ihalesine teklif vereceğim. Pazarı bildiğim için bunu da kazanacağımızı düşünüyorum. Yeter ki bu ülkeye istikrar gelsin. Biz okulların iç donanımının yenilenmesine talibiz” diye konuştu.

10 MİLYON DOLAR CİRO

Gürcistan’a da 14 bin okul sırası gönderdiklerini söyleyen İdris Deniz şunları söyledi: “Tiflis’te de bir şirket kurduk. Her türlü okul araç ve gereci orada üretiliyor. En son akıllı tahta üretimine de başladık. İhracatımızı daha da artırmak amacındayız. Çinliler’in ucuz işçiliği bizleri yıldırmıyor. Ukrayna, Katar, Dubai ve Suudi Arabistan’daki sıra takımları ihaleleriyle yakından ilgiliyiz. Bu yıl 10 milyon dolar ciro ve 3.5 milyon dolar ihracat hedefliyoruz” diye konuştu.

asortik19

  • Bilge Üye
  • *****
  • Okul Müdürü
  • İleti: 4.828
  • Teşekkür 2665
    • Çevrimdışı
  • # 26 Haz 2007 11:09:42
Öğretmenler maaştan da eğitimden de memnun değil

Türk Eğitim-Sen’in araştırmasında, öğretmenlerin yüzde 95.7’sinin maaşlarını yeterli bulmadığı, yüzde 93.8’inin de milli eğitimin durumundan memnun olmadığı sonucu çıktı.

Türkiye Kamu-Sen’e bağlı Türk Eğitim-Sen’in yaptığı “Toplumsal Aktörlerine Göre Eğitim Sorunlarına Bakış” araştırmasında öğretmenlerin maaşlarından da eğitimin durumundan da memnun olmadığı sonucuna ulaşıldı.

Toplam 1107 öğretmene uygulanan ankette, “Öğretmenlerin gelirleri sizce yeterli mi” sorusuna 1097 kişi (yüzde 95.7) “Hayır” yanıtı verdi. Gelirinden memnun olan öğretmen sayısı ise 47 (yüzde 4.2) oldu.

Öğretmenler, “Milli Eğitimin durumundan memnun musunuz” sorusuna da yüzde 93.8 oranında “Hayır”, yüzde 6.2 oranında “Evet” yanıtı verdi.

Ankette ayrıca, öğretmenlerin kendi toplumsal itibarlarını yaklaşık 3’te 2 çoğunlukla “iyi görmediği” sonucuna da ulaşıldı.

“Öğretmenlerin toplumsal itibarini nasıl görüyorsunuz” sorusuna eğitimciler şöyle yanıt verdi:

Çok iyi: Yüzde 2.2

İyi: Yüzde 24.1

İyi değil: Yüzde 50.0

Hiç iyi değil: Yüzde 23.1

AKSA

  • Üyeliği İptal Edildi
  • İleti: 1.567
  • Teşekkür 2846
    • Çevrimdışı
  • # 26 Haz 2007 13:27:37
Merhaba,maaş konusunda yazılanları okuduğumda yıllardır hep aynı şeyler,sendikalarda bu konuda üyelerine yeterli maaş standartında olmadıklarını söylüyorlar öğretmenlere,EVET bende bir sendika üyesiyim,ülkemizde eğitim sektöründe olan sendikaların hiç değilse maaş konusunda hem fikir olacağı kanaatindeyim,o zaman tüm sendikalara üye olan ve üye olmayan meslekdaşlarımda dahil,ses getirecek eylem yapılması gerekir,tabi eylem sonuca ulaşmıyorsa o eylem değil,kaba gürültüdür.Ama ne yazık ki bu böyle gitmeye mahkümdur.Yıllırdır bunları dinleye dinleye geldik,benden sonrakilerde aynı bunları dinleyecek.saygılar.

ali2037

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.435
  • Teşekkür 836
    • Çevrimdışı
  • # 26 Haz 2007 14:06:55
Kene vücudunuza yapıştığı zaman kesinlikle yapmamanız gereken...
Yanlış öneri: Keneyi çıkarmak için sıvı sabunlu pamuk ile ovmak...

Bu son derece sakıncalı ve yanlış. Kişinin hayatına neden olabilir.
Çünkü kimyasal bir madde ile temas eden ve strese giren kene tüm zararlı ifrazatını vücunuza boşaltacaktır.

Kenenin hastalık mikrobunu size bulaştırabilmesi içi en az 10 saat vücudunuzda kan emer şekilde durması gereklidir.

Tavsiye edilen: Keneyi çıkarmak için en yakın sağlık kuruluşuna başvurun. Bir doktor yardımı alın...

ali2037

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.435
  • Teşekkür 836
    • Çevrimdışı
  • # 26 Haz 2007 14:12:01
Yaz aylarında sık görülen burun kanaması kimi zaman yaşamı tehdit edebiliyor.
Kulak Burun Boğaz Uzmanı Operatör Doktor İrfan Aksoy, burun kanamasıyla ilgili bilinmesi gerekenleri anlattı:

"Burun kanaması birçok sebepten meydana gelebilir. Bunlar başlıca basit bir burun karıştırması, burun operasyonları, yabancı cisimler, enfeksiyon (soğuk algınlığı, sinüzitler), alerjik nezle, kan sulandırıcı ilaç kullanımı, hipertansiyon, kan pıhtılaşma bozuklukları, burun kemiği eğrilikleri ve nadir de olsa tümörler şeklinde sıralanabilir.

Her yaş grubunda görülebilen burun kanaması özellikle genç erişkinlerde sık tekrarlarsa damarsal kökenli tümörler araştırılmalıdır."

İki tip burun kanaması

Doktor İrfan Aksoy, burun kanaması tiplerini de anlattı:

Ön kanama: Burun ön kısmından gelen kanamalardır ayakta duran ya da oturan kişide burun deliğinden akan kanama şeklinde kendini gösterir.

Arka kanama: Burun arkasından olan kanamadır kanama genize doğrudur. Otururken veya ayakta dururken bile kanama boğaza doğru olur. Daha çok yaşlı kimselerde olur . Bu hasta grubu genellikle yüksek tansiyonu olan kişiler ya da travma geçirmiş kişilerdir. Burun kanamaları çocuk yaş grubunda genellikle ön kanama tipinde olmaktadır.

Doktor İrfan Aksoy, sıcakların artması ile kuru havanın burun içinde kılcal damarların daha kolay zedelenmesine sebep olup burun kanamalarına yol açtığını dile getirdi:

"Havanın nem oranı sıcaklık atmosferik basınç değişiklikleri bunda etkili olmaktadır. Bu durum burunda kuruma, kabuklanma ve dokularda daha çabuk hasarlanmaya yol açar.

Hava sıcaklığının artmasıyla genleşen kılcal damarlarda kanamaya eğilim artar.
Ayrıca nemi azaltarak ortamın kurumasına sebep olan klimalar ve sigara da kanamaları provoke eden faktörlerdir."

Ne yapılmalı?

Burun nemlendirici krem jel veya spreyler biri yatmadan önce olmak üzere günde üç kez kullanılabilir.

Sıvı kaybımızı telafi etmek için hidrasyona vücudun su ihtiyacına dikkat edilmeli ve günlük 6 -8 bardak su içilmeli.

Kanama olduğunda:



Panik yapmayın korkmayın,
Burnunuzun içindeki pıhtıları suyla hafif sümkürerek temizleyin,
Oturun veya başınız kalp seviyesinden yukarda olmak üzere uzanın,
Asla geriye doğru yatmayın,
Burnunuzun ucunu başparmak ve işaret parmağınızla adeta bir mandal sıkar gibi sıkın 5 dakika bekleyin,
Pamuktan küçük rulo yaparak eğer varsa burun dekonjestan damlasıyla ıslatarak burun uç kısmına yerleştirin ve birkaç dakika daha sıkmaya devam edin,
Burun kanatlarınıza bir bez içinde buz tatbik edin,
Eğer bunlara rağmen durduramazsanız herhangi bir acil üniteye başvurun.

Tekrar kanamayı önlemek için:

Sümkürmemeye dikkat edin
Öne eğilerek iş yapmayın yerden ağır bir şey kaldırmak veya buna benzer zorlayıcı hareketler yapmayın
Yattığınızda başınızın kalp seviyesinden yüksekte olmasına dikkat edin.
Çift yastık kullanabilirsiniz.
Günün sıcak saatlerinde güneşte fazla kalmamaya dikkat edin.

Burun kanamaları gerekli muayene, görüntüleme ve kan testleriyle araştırılmalı ve ihmal edilmemeli.

ali2037

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.435
  • Teşekkür 836
    • Çevrimdışı
  • # 26 Haz 2007 14:20:50
ABD'nin Tennessee eyaletine bağlı Memphis kentinde, 13 yaşındaki kızının yaramazlıklarından bıkan anne, üzerinde dikkat çekici bir yazıyla işlek bir caddede ayakta durma cezası verdi. Tashara Wilkins adlı 13 yaşındaki kız, üzerinde ''Anne, babama itaat etmiyorum. Ben bir yalancıyım. Annemden çalıyorum. Çok kötü bir huyum var'' yazısıyla yoldan geçenlerin şaşkın bakışları arasında caddede bekleme cezasını çekti.

Anne Cherie Wilkins, verdiği ceza hakkında WMC-TV adlı televizyon

kanalına yaptığı açıklamada, ''Diğer hiçbir cezalandırma yöntemi işe

yaramadı. Bu yüzden bugün kızımı toplum önünde utandırıyorum. Umarım

bunun ona faydası olur. Çocuğumu seviyorum. Onu öldüresiye dövebilirdim ama yapmıyorum'' diye konuştu.

Bayan Wilkins, kızını pazar sabahı yaptığı kötü bir davranış nedeniyle cezalandırdığını sözlerine ekledi. Cezasını çeken Tashara da yaptığı yaramazlıkları gösteren bir yazıyı üstünde taşımasının kendisinin gözünü açtığını belirterek ''Bu ceza işe bile yarayabilir. Daha iyi davranmaya başlayacağım, çünkü herkes bana üstümdeki yazıyla deliymişim gibi bakarken burada dikilmek istemiyorum'' dedi.

Bayan Wilkins, verdiği cezanın henüz bitmediğini, kızının salı günü

kiliseye giderken de yine aynı yazıyı üzerinde taşıyacağını söyledi.

A.A.

ali2037

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.435
  • Teşekkür 836
    • Çevrimdışı
  • # 26 Haz 2007 14:37:21
ÖSS’de başarılı olan öğrencileri kendi bünyesine almak isteyen üniversiteler, ilginç vaatler sunuyor Sınav stresinden kurtulan ÖSS adayları, şimdi de tercih telaşına düştü. Ağır rekabet içindeki üniversiteler ise başarılı öğrencilerin peşinde. ABD’de eğitim imkanından her öğrenciye dizüstü bilgisayara kadar birçok şey vadediliyor. Bazı üniversiteler ise öğrenciye maaş gibi burs veriyor. İşte o üniversiteler ve öğrenci bursları:


BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ

Her iki öğrenciden biri burslu okuyor. Üniversite ilk on ve ilk 100’e giren öğrencileri hedefliyor. Üstün Başarı Bursu, tek kişilik internet bağlantılı her türlü lüksün düşünüldüğü Uçaksavar’daki Superdorm Yurdu’nda ücretsiz konaklamayı da kapsıyor.

GALATASARAY ÜNİ.

Bir devlet üniversitesi ve ücretsiz eğitim veriyor. Kontenjanının yüzde 25’i o öğretim yılında Galatasaray Lisesi mezunlarına; yüzde 25’i de Türkiye’de Fransızca öğretim yapan okullarındaki öğrencilere ayrıyor. Öğrencilerden ihtiyaç sahiplerine GS Vakfı’ndan 180 YTL aylık burs veriliyor. Öğrencinin kitap, yemek gibi ihtiyaçları karşılanıyor.

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ

Buradaki burslar, Amerika Birleşik Devletleri’nde yüksek lisans (master) öğrenimi yapmak isteyenlerle tez aşamasında araştırma yapmak isteyen doktora öğrencilerine veriliyor. Ayrıca aylık 150 YTL gereksinim bursu da var.

FATİH ÜNİVERSİTESİ

Puan türüne göre; ilk 100’e giren öğrencilere aylık 750 YTL, 500’e giren öğrencilere 600 YTL, ilk bine giren ögrencilere 450 YTL, ilk üç bine giren öğrencilere de 150 YTL özel burs veriliyor. Ayrıca 150 YTL kitap bursu verilen üniversitede burslu öğrencilere özel danışman tayin ediliyor.

SABANCI ÜNİVERSİTESİ

İlk 200’e giren adaylara dokuz ay boyunca aylık 400 YTL burs veriyor. Üstün Başarı, Onur ve Başarı Bursu adı altında üç kategoride burs verilen üniversitede, ayrıca tüm öğrenim ücretinden muaf tutulan Sakıp Sabancı Üstün Başarı Bursu da veriliyor. ÖSS başarısına göre adaylara Metin Sabancı Öğrenim Bursu da veriliyor. Okula kayıt yaptıran her öğrenciye laptop (dizüstü bilgisayar) hediye ediliyor.

ORTA DOĞU TEK. ÜNİ.

Öğrenci, Türkiye derecesi yaparsa Üstün Başarı Bursu alıyor. On iki ay boyunca 240 YTL harçlık ve yurt imkanı veriliyor. Ayrıca dizüstü bilgisayar hediye ediliyor ve üniversitedeki yüzme, tenis gibi tüm spor aktivitelerinden ücretsiz yararlanma hakkı veriliyor. Ekonomik sorunları olan öğrencilere destek oluyor. Öğrencinin mağduriyetine göre miktar belirleniyor.

KADİR HAS ÜNİ.

ÖSS’de puan türlerine göre Kadir Has Bursu veriliyor. İlk 100’e girenlere 1000 YTL, ilk 2 bin içinde yer alan öğrencilere 500 YTL, dil puanına göre ilk 300’de yer alan öğrencilere 400 YTL, dil puan türünde ilk 500’e girenlere 250 YTL 9 ay boyunca nakit ödenir. MYO’lara kayıt yaptıran öğrencilere 1000 YTL indirim yapılıyor. Sporcu öğrencilere, ücretsiz eğitim olanağı sunuluyor.

HALİÇ ÜNİVERSİTESİ

İlk 2 bine girip bu üniversiteyi tercih eden öğrencilerin 4 yıl boyunca tüm öğrenim masrafları karşılanıyor. Öğrencinin ihtiyacı varsa ayrıca yurt, yemek ve kitap bursu da veriliyor.

OKAN ÜNİVERSİTESİ

İlk 100’e giren öğrenciler öğrenim ücretinden muafiyetin yanısıra 9 ay süreyle aylık 500 YTL, ilk 101-500’e girenlere 400 YTL ve 501 ile bin arasına girenlere ise 300 YTL burs veriliyor.

BAHÇEŞEHİR ÜNİ.

Ülke genelinde ilk 100’den ilk 3 bine girenlere kadar öğrencilere burs veriyor. Dokuz ay boyunca ücretsiz eğitim ve haçlık, yurt bursu veriliyor. 150 YTL’den 600 YTL’ye kadar öğrencilerin başarı sırasına göre burs veriliyor. Ayrıca bu üniversiteyi ilk tercihi arasında yer veren burslu öğrencilere laptop armağan ediliyor. SULTAN UÇAR


Her şey dahil burs


İSTANBUL TEKNİK ÜNİ.

İhtiyaç sahibi öğrencilere yemek, yurt ve haçlık veriyor. Üniversitede 8 bin 500 öğrenci çeşitli burslarla destekleniyor. Öğrenciler okul dışında farklı vakıflardan da burs alıyor.

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ

ÖSYM’nin belirlediği öğrencileri alıyor. Mütevelli heyet bursları da var. Öğrenimin tamamen ücretsiz olmasını kapsıyor.

Burssuz girenler dönem sonunda bölüm birincisi olursa yüzde 75 burs kazanıyor. Bu burs bir sonraki yıl yüzde 50’ye iniyor.

Oku ve kazan KOÇ ÜNİVERSİTESİ

ÖSS’de ilk 100’e giren öğrencilere öğrenim parasız ve 9 ay boyunca aylık 385 YTL, iki kişilik odalarda ücretsiz konaklama, öğretim süresince ders kitaplarını karşılama ve bu yıla özel bir defalık bin 500 YTL cep harçlığı bursu veriliyor. Yurtta kalmak istemeyen öğrenciye ise ayrıca 275 YTL konaklama ücreti yardımı da yapılıyor.

Bedava eğitim BİLKENT ÜNİVERSİTESİ

Bu yıl 3 bin 260 öğrencinin burslu okuduğu üniversitede ‘üstün yetenek, kapsamlı burs ve yetenek bursu adı altında burs veriliyor. Burs almaya hak kazanan öğrencilere aylık 250 YTL burs veriyor. Ayrıca öğrenim ücreti alınmıyor. Yurt, yemek, internet ücretsiz.

ali2037

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.435
  • Teşekkür 836
    • Çevrimdışı
  • # 30 Haz 2007 10:52:49
Hapı yutun acıkmayın ! 
Yeni bulunan bir diyet hapı, yutulduğu zaman midede bir tenis topu büyüklüğüne kadar şişiyor ve açlık hissettirmiyor

Yeni bulunan bir diyet hapı, yutulduğu zaman midede bir tenis topu büyüklüğüne kadar şişiyor ve açlık hissettirmiyor.

Araştırmacılar yaptıkları açıklamada bu buluşun insanları 2 saate kadar tok tutacağını söyledi.
Hapı deneyen ilk insan olan İtalyan bilimadamı Alessandro Sannino, hapın bir tabak dolusu spagetti yemiş hissi verdiğini belirtti. Hapın midede genişlediğini hissetmediğini söyleyen Sannino, "Herhangi bir rahatsızlık hissetmedim, yaklaşık 15-20 dakika içinde tamamen tok hissetmeye başladım. Bu hapı ana yemekten yarım saat önce almak gerekiyor. Bu sayede asıl yemek için fazla istekli olamıyorsunuz." diye ekledi. Bu hapın özellikle obeziteye karşı oldukça faydalı olacağı konuşuluyor. Hap, şu anda 90 kişi üzerinde test ediliyor ve gelecek mayıs ayında piyasaya çıkması planlanıyor.

tekbaba

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.514
  • Teşekkür 439
    • Çevrimdışı
  • # 30 Haz 2007 11:47:39
Bu hap bana gerek sayın "ali2037" öğretmenim..Teşekkürler.

ali2037

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.435
  • Teşekkür 836
    • Çevrimdışı
  • # 01 Tem 2007 14:51:18
rica ederim

ali2037

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.435
  • Teşekkür 836
    • Çevrimdışı
  • # 01 Tem 2007 14:55:23
07.07.2007 çılgınlığı
01 Temmuz 2007 Pazar 12:37
Her kültürde her dinde ayrı bir anlamı var. O gün insanhar bakın ne yapacak?
Tarihin en popüler evlenme günü!.. Hıristiyan kültürüne göre 7 şanslı bir sayı. Takvimlerde üç tane yedinin yan yana gelmesi, herkesin özel günlerini o tarihe ayarlama çılgınlığına yol açtı.

Cennetin katları, meleklerin sayıları, haftanın günleri, bütün bunlar 7 sayısının şanslı olduğu fikrini güçlendirmiş. Amerika’da birçok ünlü evlilik planlarını bugüne göre yaptı. Türkiye’de de öyle...

7 Temmuz Cumartesi günü Türkiye’de de evlenme rekoru kırılacağı anlaşılıyor. Yüzlerce çift, bugün için aylar öncesinden gün alabilmek için yarıştı. Sadece Şişli Belediyesi’ne nikáh için başvuran çiftlerin sayısı 150’yi buldu. Kadıköy, Bakırköy, Beyoğlu, Bahçelievler de öyle... Büyük oteller düğünlerle kapatıldı. Otel oda numarasında 7, limuzin plakasında 777’yi isteyenler çok.

Amerika’da rezervasyonlar 2005 yılında başladı. Ayrıca 7 Temmuz’da Las Vegas’taki kumarhanelere akın olacak... Fakat evleneceklerin duymaması gereken bir gerçek ise, Çinlilerin 7 sayısını uğursuz görmesi ve ölümle ilişkilendirmesi.

’YEDİ’NİN HİKMETİ

Verda Aymete’nin yazdığı metin, bir süredir internette ve çeşitli basın organlarında dolaşıyor; yedinin hikmetini anlatıyor:

"Dünya 7 kıta, hafta 7 gün, gökkuşağı 7 renk, dünyanın 7 harikası, eski Yunan uygarlığında 7 akıllı adam! Dünyada 7 kapı, mitolojide 7 esas Tanrı, soyumuz 7 göbek, Pamuk Prenses ve 7 cüceler, ilkokulun başlangıç yaşı 7, Çin’de kutsal 7 element, dünyanın etrafında 7 gezegen, Feng Shui’de iletişim sayısı 7, büyükayı 7 yıldızlı, insan 7 çakralı, nota sayısı 7, káinatın 7 safhada yaratıldığına inanılır. İrfanın, mistik gücün, dua ve meditasyonun, manevi başarının ve bilgeliğin rakamı yine 7... Kábe’nin etrafı 7 kez tavaf edilir, Katoliklerde 7 sakrament esas, kutsal şamdan 7 mumlu, Mısır’da güneş tanrısı RA 7 ruhlu, Tibet’te 7 Buda, Afrikalıların Kwanza bayramı 7 sembollü, Zulu süsleri 7 renkli, Eskimolarda kar 7 isimli, Hürmüz 7 kocalı, dinlenmek 7. günde, 7 tepe üstünde Rio, 7 tepe üstünde Roma, 7 tepe üstünde İstanbul, filmlerden ’7 kardeşe 7 gelin’, başka bir film ’7 günah’, ’James Bond 007’, Yüzünüzde 7 nokta (açık) var (ağız, kulak 2, burun 2, göz 2), dünya 7 kıta, denizlerin figüratif sayısı 7, Kızılderililere göre mevsimler 7 tane, Avustralya yerlileri Kulinlere göre de mevsimler 7 tane, Japonya’da rakamların en uğurlusu 7, Tarot falında 7 zafer, Mevláná yılı (doğum yıldönümü-1207-2007), gökyüzü 7 kat... "

ali2037

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.435
  • Teşekkür 836
    • Çevrimdışı
  • # 01 Tem 2007 14:57:35
Şimdi de üstsüz terlik üretildi
Modacılar sınır tanımıyor, birbirinden ilginç tasarımlar üretiyor. İngiliz modacıların son ürünü ise üstsüz terlikler. Bantsız, üzeri tamamıyle açık, 'çıplak parmak arası terlikler' şekil değiştiriyor. 'Üstsüz terlikler' bantlarından kurtulup tamamen çıplak ayaklar için tasarlanmış. Tabanındaki köpüklü uhu sayesinde ayağa yapışan terlikler deriyi tahriş etmiyor, sağlık açısından hiçbir risk taşımıyor. Terliklerin daha şimdiden, 3 bin çiftinin piyasaya sunulduktan sonra 2 hafta içinde satıldığı söyleniyor. Terlikler, leopar ve tropik desenlerden oluşuyor.

asortik19

  • Bilge Üye
  • *****
  • Okul Müdürü
  • İleti: 4.828
  • Teşekkür 2665
    • Çevrimdışı
  • # 02 Tem 2007 11:07:42
KATSAYI MAĞDURU, AVUSTURYA'DA 4,5 YILDA DOKTOR OLDU
 YÖK'ün katsayı uygulaması nedeniyle çok yüksek puan almasına rağmen Türkiye'de üniversiteye giremeyen Düzce Anadolu İmam Hatip Lisesi mezunu Ayşegül İlhan, Avusturya'da 6 yıllık tıp fakültesini 4,5 yılda bitirerek büyük bir başarının altına imza attı. Nefroloji bölümünde bilimsel çalışma asistanlığına başlayan İlhan, diplomasını Viyana Tıp Üniversitesi rektörünün elinden törenle aldı.


1984 doğumlu olan Ayşegül İlhan, Düzce Anadolu İmam Hatip Lisesi'ni 5'lik derecesi ile okul ikincisi olarak bitirdi. ÖSS'de toplamda sadece 15 yanlışı çıkan Ayşegül'ün aldığı 180 ham puan ile Türkiye'de giremeyeceği okul yoktu. İHL'li olduğu için katsayı adaletsizliğine maruz kaldı ve netleri iyi olmasına rağmen istediği bölüme kayıt yaptıramadı. 2002 yılında ÖNDER'in bursu ile Viyana'ya giden İlhan, Viyana Tıp Üniversitesi'ne kaydoldu. İlhan, burada normal süresi 6 yıl olan okulunu 4,5 yılda bitirerek 22 yaşında doktor olma başarısını gösterdi. Ayşegül İlhan okulda başörtüsü ile özgürce eğitim alabildiği gibi Viyana Üniversite Hastanesi'nde yaptığı pratik eğitimlerde bile kısıtlanmadı. Mezun olduğu üniversitenin nefroloji bölümünde bilimsel çalışma asistanlığına başlayan İlhan, 26 Haziran'da üniversitenin kutlama salonunda düzenlenen mezuniyet töreninde ödülünü üniversite rektörünün elinden aldı. Törende konuşan okulun dekan yardımcısı Gerhard Mallinger tıp eğitiminin 6 yılda bitirilmesinin bile zor olduğunu söyledi. Dekan yardımcısının bu sözleri eğitimini 4,5 yılda tamamlayan Ayşegül'ün başarısını gözler önüne serdi. Schifa Derneği'nin başkanlığını yürüten Dr. Ayşegül İlhan uluslararası kongrelerde tebliğ sunmaya başladı.

Ayşegül İlhan, Viyana'da üniversite çevresinde başörtüsü ve inancı konusunda hiçbir engelleme ile karşılaşmadığını, fakat ülkesinin bu hususta kat etmesi gereken yolu düşündükçe kederlendiğini söyledi. Viyana'da kalıp akademik kariyere devam etmek istediğini ifade eden İlhan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Amerika Birleşik Devletleri'nde çalışmalarıma devam edip, sisteme yönelik tecrübeler kazanmak istiyorum. Sonrasında ise ülkeme dönüp, hem Avrupa hem de Amerika'yı tanıyan bir bilim kadını olarak, gerek Türkiye hastanelerinde gerekse Türk akademik çevresinde deneyimlerimi paylaşmak en büyük hayalim. İstiyorum ki, Türk halkı da layık olduğu hizmeti görürken, dünya da Türkiye'de bilim yapan bilimcilerin çalışmalarını konuşsun. Bu amaca yönelik olarak, halen yönetim kurulu başkanı olduğum Schifa isimli tıp derneğimizin de birkaç projesi ve çalışmaları mevcut. İsteğimiz, Türkiye, deki hayat standartlarının yükselmesini sağlayacak altyapıyı oluşturan fikirler üretmek ve bunları hayata geçirmek."

İstanbul, Zaman

asortik19

  • Bilge Üye
  • *****
  • Okul Müdürü
  • İleti: 4.828
  • Teşekkür 2665
    • Çevrimdışı
  • # 02 Tem 2007 11:10:22
Öğretmenlik atamasını kaçırınca böbreğine kavuştu
2 Temmuz 2007 11:00
Beş yaşından beri böbrek hastası olan Özlem Öğretmen, yıllar sonra hep bir umutla beklediği organa kavuştu. KPSS’ye girdi, yarım puanla atanmayı kaçırdı ve ‘Her işte bir hayır vardır’ dedi. Dediği de oldu, Özlem şimdi ‘büyüyünce öğretmen olmak isteyen’ Seren’in böbreğiyle yaşıyor

ÇİÇEĞİ burnunda bir fen bilgisi öğretmeni Özlem Arabacı... Doğuştan ‘reflü nefropatisi’ hastası olan Özlem, beş yaşında acile kaldırılmış, tansiyonu 20’ye çıkmış, şuuru kapanmış. Sonra teşhisi konmuş, idrar kanallarının düzeltildiği bir ameliyat geçirmişti. Ancak ilk beş yıl içinde böbreklerde oluşan hasar, onu 17 yaşına kadar idare etmiş. Lise sondayken doktorları ‘Diyalize girmek zorundasın, böbrekler iflas etmiş’ dedi.

HASTALIĞIMLA BARIŞIKTIM

ÖZLEM Arabacı ‘Yine de hiçbir zaman kötü düşünmedim. Hastalığımla barışıktım ben. Süper lisede okudum. Okulu dördüncülükle bitirdim. Tek isteğim vardı; doktor olabilmek... Ama diyaliz hastası olduğum için dershaneye gidemedim’ diyor. Üniversite sınavında başarılı bir ortalamayla Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği’ni kazandı. Öğretmen olacağı günü iple çeken Özlem, okulu bitirip 2005’te memuriyet hakkı kazanabilmek için KPSS’ye girdi. Ertesi yıl şubatta yarım puanla öğretmenlik hakkını kaçırdığını öğrendi. Önceleri çok fazla üzülse de ‘Her işte bir hayır vardır’ diyerek özel kurslara müracaat etti. Tam da o günlerde hastaneden bir haber geldi. Yıllardır beklediği şey telefonun ucundaydı; bağış olmuştu ve böbreklerden biri Özlem’e uygundu.

Geçen yıl Katırancı Ailesi’nin yaşadığı evlat acısı, Özlem Arabacı için ‘hayat’ demekti. Duyarlı aile, Seren (10) ve Furkan’ı (7) doğalgaz zehirlenmesinden kaybetti ama organlarını bağışlayarak sekiz kişiye hayat verdi. Onlardan biri de Özlem’di.

SEREN ‘BEN’ DEMEK

ÖZLEM o günü şu cümlelerle şöyle anlatıyor: ‘Atanmış olsaydım, belki de bana ulaşılamayacaktı veya yetişemeyecektim nakile. İlk yaptığım şey de annemle alışverişe çıkıp perhiz yaparken yiyemediklerimi almak oldu. ‘Ben sizden daha sağlıklıyım artık, çünkü üç böbreğim var’ diye takılıyorum bizimkilere. Seren’in böbreğini taşıyor olmak, benim için ayrı bir anlam ifade ediyor. Ara sıra ailesini ziyarete gidiyorum. Onları teselli etmeye çalışıyorum. Çünkü yaptıkları şey inanılmaz kutsal. Seren de büyüyünce öğretmen olmak istiyormuş. Keşke herkes organ bağışı konusunda böyle duyarlı olabilse.’

HOŞGÖRÜDEN BAŞKA ŞANS YOK

ÖZLEM Arabacı, ‘Küçüklükten beri çok hırslıydım ama diyaliz hastası olduktan sonra şunu anladım: Hayatta bazı engeller var ve bizim dışımızdaki koşullar yüzünden, daha hoşgörülü olmaktan başka şansımız yok’ diye konuşuyor.

Şimdi Keçiören’deki Efsane Etüd Merkezi’nde fen bilgisi öğretmenliği yapıyor. Öğrencileri onun her şeyi. Kursun tatil olmasına gözyaşı dökecek kadar seviyor öğretmenliği. Kendisi gibi böbrek hastalarına da şunu söylüyor: ‘Umutsuzluğa asla kapılmayın. Diyaliz hayatın sonu değil.’

Hayatını hep diyalize göre programladı

ÖSS’DEN önceki hafta, artık iki seansın yeterli olmayacağı, üç kez diyalize gelmesi gerektiğini söyledi doktorlar. Özlem, haftanın üç günü ve günde 4 saati diyalizde geçse de; elinde test kitaplarıyla uzanıyordu yatağa. 2001’de Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği’ni kazandı. Bu branşı da doktorluğa en yakın alan olduğu için seçmişti. Bir de ‘Doktorları da öğretmenler yetiştiriyor nasılsa’ diyordu. Üniversite hayatı boyunca da diyalize girdi. Hayatını hep diyalize göre programladı. Hatta organ nakli ve bağışının önemine yönelik ödevler hazırladı.

Umudumu yitirmedim annemi teselli ettim

YILLARCA akranları gibi istediğini yiyip içemeyen Özlem şunları anlatıyor: ‘Lise ikinci sınıftayken böbreklerim iflas etti. ‘Diyalize gireceksin’ dediler. Annem yıkıldı, onu teselli ettim. Geri dönüşü olmayan bir hastalıktı benimkisi. Anneme bunu izah etmeye çalıştım. İlk yıl haftada iki gün, sonra üç gün diyalize gittim.

asortik19

  • Bilge Üye
  • *****
  • Okul Müdürü
  • İleti: 4.828
  • Teşekkür 2665
    • Çevrimdışı
  • # 02 Tem 2007 11:20:41
'Önce eğitim' dediler!..
2 Temmuz 2007 10:26
Osmaniye’de geçimini ormandan sağlayan bir köyde, vatandaşlar 2 derslikli okulun ihtiyaca karşılık verememesi üzerine kısıtlı imkanlarına karşın "önce eğitim" diyerek 12 derslikli okul inşaatına başladı.

Kadirli ilçesine 30 kilometre uzaklıktaki Koçlu köyü sakinleri, 130 öğrencinin taşımalı sistemle başka okullara gitmesi yerine, liseye kadar kendi köylerinde eğitimlerini sürdürmesini sağlamak amacıyla muhtar Bayram Ali Palıt’ın öncülüğünde aldıkları yeni okul yaptırma kararını uygulamaya koydu.

Köy girişinde 2 derslikten oluşan eski okul binasının bahçesine, içerisinde laboratuvarı ve anasınıfı da bulunan 12 derslikli yeni eğitim binasının temelini atarak yapımını başlatan köylüler, 3 kattan oluşacak binanın inşaatının yapımında da görev alacak.

Muhtar Bayram Ali Palıt, Orman İşletme Müdürlüğü’nün sağladığı kesime uygun ağaçların işlenerek satılmasından elde ettikleri parayla yaptıracakları okulun, yeni eğitim öğretim dönemine kadar tamamlanmasını hedeflediklerini belirterek köyde adeta bayram havası yaşandığını söyledi.

Temeline ilk harcı öğrenciler tarafından atılan okulun 600 bin YTL’ye mal olmasının planlandığını anlatan Palıt, "Bize destek olan ve olacak her kişi ve kuruluşa teşekkür ederiz. Önce eğitim sloganıyla başlattığımız bu çalışmanın, tüm Türkiye’de örnek olmasını da istiyoruz.

Çünkü her şeyin devletten beklenmeyeceğine inanıyoruz" dedi.


FEDAKARLIK

Palıt, okulun yapımı için muhtarlık kasasından ödenecek ve köylülerden sağlanan paranın dışında, kendisinin de 50 bin YTL bağışta bulunduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:

"Maddi desteğini esirgemeyen, gerekirse okul inşaatında çalışma sözü bile veren köylülerimizin gösterdiği duyarlılık, beni fazlasıyla duygulandırdı ve bir o kadar da mutlu etti. Köylülerimizin, çocuklarının eğitimi için kısıtlı bütçelerinden fedakarlık yapması ve eğitimleri için seferler olması, Türkiye’yi daha çağdaş ve ileri ülkeler seviyesine taşımakta en önemli etkenlerden biri olacaktır." Palıt, yeni eğitim binasının hizmete girmesiyle çocukların her gün 30 kilometrelik yolu sabah akşam kat etmek zorunda kalmayacaklarını kaydetti.


 

Egitimhane.Com ©2006-2023