Egitimhane.com
Ana Sayfa Forum Dosyalar Haberler Okullar Test Çöz Okul Yardım
Serbest Kürsü Dernek Siteler Kitaplığımız Galeri Videolar Atama Rehberi
Yerel Forum İndir! Videolar İlkokuma Arama İletişim Tüm Linkler
 

Konu: Andımızın Yazarı Kimdir?  (Okunma sayısı 93911 defa)

favori45

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 131
  • Teşekkür: 39
    • Çevrimdışı
  • : 18 Mar 2007 00:33:34
arkadaşlar yıllardır okuruz hiç merak ettiniz mi? veya bileniniz var mı andımızın yazarını?

semelif

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 122
  • Teşekkür: 189
    • Çevrimdışı
  • #1 : 18 Mar 2007 00:39:50
bu soruyu bir arkadaşın öğrenciside sormuş ve cevap verememiş.

şafakgergin

  • B Grubu
  • İleti: 924
  • Teşekkür: 637
    • Çevrimdışı
  • #2 : 18 Mar 2007 00:42:16
İlk  andımız,  1933  yılında , zamanın  milli  eğitim  bakanı  tarafından  yazılmıştır.

sibella

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 329
  • Teşekkür: 83
    • Çevrimdışı
  • #3 : 18 Mar 2007 00:45:55
     Yetmiş yıldan beri okullarda her sabah söylenmekte olan "Öğrenci Andı" nı yazan ve 23 Nisan 1933'te Türk çocuklarına armağan eden de Dr. Reşit Galip'tir.
    Prof. Dr. Afetinan, "Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler" adlı eserinde (s. 213) Dr. Reşit Galip ve "AND" hakkında şunları yazmıştır:

   "1933 yılının 23 Nisan Çocuk Bayramı idi. O, heyecanla Çankaya köşküne geldiği vakit, Atatürk'ün yanında bana bir kâğıt uzattı ve şunları anlatmaya başladı. 'Sabahleyin ilk bayramlaşmayı kızlarımla yaptım. Onlara bir şeyler söylemek istediğim vakit, bir and meydana çıktı. İşte Cumhuriyetimizin 23 Nisan çocuklarına armağanı' dedi:

   Bu sözler, Türk çocukları tarafından o yıldan beri tekrarlanmaktadır. Vatanperver Dr. Reşit Galip, evvelâ bir baba olarak bu hisleri duymuş; sonra da Millî Eğitim Bakanı olarak okul çocuklarına bu andı içirmişti."

Öğrenci andında yer alan her sözde ve anlamında Türk Millî Eğitiminin amacının özü vardır. And'da geçen her sözün ve ettikleri yeminin anlamı öğrencilere iyi kavratılmalı. Öğrenciler, okul içinde ve okul dışındaki hayatlarında, her sabah söyledikleri and'a göre hareket ederek "doğru" ve "çalışkan" olmalı. Küçükleri korumalı. Büyükleri saymalı. Yurdunu ve milletini özünden çok sevmeli. Yükselmeyi ve ileri gitmeyi "ülkü" edinmeli. Atatürk'ün açtığı yolda, gösterdiği hedefe durmadan yürümelidir. Yeri gelince varlığını, Türk varlığına armağan edebilmelidir.

   Öğrencilerin okul içinde ve okul dışındaki davranışları, AND'da söyledikleri sözlere ve ettiği yemine uygun olmalıdır.

ALINTIDIR.

habitat

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.845
  • Teşekkür: 1089
    • Çevrimdışı
  • #4 : 18 Mar 2007 00:47:17
Andımız, eski milli eğitim bakanlarından Reşit Galip tarafından 1933'te yazılmıştır. Daha sonra değişikliklere uğramakla birlikte, 74 yıldır eskimeyen bir metindir!

tekbaba

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.514
  • Teşekkür: 415
    • Çevrimdışı
  • #5 : 18 Mar 2007 00:48:11
İyi ki yazdınız.Yoksa sınıfta kalacaktım.

favori45

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 131
  • Teşekkür: 39
    • Çevrimdışı
  • #6 : 18 Mar 2007 00:48:48
yani tam olarak kimin tarafından yazıldığını bile yok mu?

favori45

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 131
  • Teşekkür: 39
    • Çevrimdışı
  • #7 : 18 Mar 2007 00:55:34
sibella ve habitat hocam teşekkürler.ama sanırım harfin biri yanlış yazılmış reşat Galip mi,  Reşit Galip mi? kusura bakmayın önemli de....

sibella

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 329
  • Teşekkür: 83
    • Çevrimdışı
  • #8 : 18 Mar 2007 01:02:53
Dr. Reşit Galip (1897 - 1934)
1932'de Milli Eğitim bakanı oldu. Benim yararlandığımyerde bu şekilde yazmaktadır. Sizlerde araştırabilirsiniz Saygılar.
Alıntıdır.

habitat

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.845
  • Teşekkür: 1089
    • Çevrimdışı
  • #9 : 18 Mar 2007 01:06:27
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
sibella ve habitat hocam teşekkürler.ama sanırım harfin biri yanlış yazılmış reşat Galip mi,  Reşit Galip mi? kusura bakmayın önemli de....

Ben hatamı düzelttim sayın hocam. Sibella arkadaşımızın dediği gibi Reşit Galip olacaktı. Harf hatası için özür dilerim.

nesim67

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 304
  • Teşekkür: 251
    • Çevrimdışı
  • #10 : 18 Mar 2007 01:12:59
Bir de kendi adıyla açılmış okulun tarihçesinde yazıyor. Dr Reşit Galip eski milli eğitim bakanı ve Öğrenci Andının yazarıdır. işte burada: [linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]

muratcan671

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 210
  • Teşekkür: 151
    • Çevrimiçi
  • #11 : 18 Mar 2007 01:32:03
peki hocalarım sizce andımız ne kadar amacına hizmet ediyor bunu senelerdir söylüyoruz ama ne kadar yükseldik ne kadar ileriye gittik sizce ve çocuklar andımızdan ne anlıyor ?  ben kendi öğrencilerim arasında bir yoklama çektim hiç 4. sınıfa kadarkiler hiç bir şey anlamamış küçükleri saymak tan anladıkları 1 2 3 4 diye saymak e çok görmemek lazım çünkü onlar somut işlem döneminde andımız ise soyut kelimelerle dolu tabi bu yüzden çocuklara andımızı kavratmak zor siz bu konuda nedersiniz görüşlerinizi paylaşalım 

habitat

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.845
  • Teşekkür: 1089
    • Çevrimdışı
  • #12 : 18 Mar 2007 01:36:41
İşte konuya başka bir açıdan bakan haber. Radikal Yazarı Talip Kurşun'a ait.

Andımız' tartışılamaz mı?

Niyetimiz çağdaş bir devlet olmaksa, her sabah çocuklara 'Andımız'ı okutmak gibi takıntılarımızı ayıklamak gerekmez mi? Bir sabah çocukları 'Andımız'ı söylerken izleyin ve ona göre karar verin

29/09/2005 (12143 kişi okudu)


TALİP KURŞUN (Arşivi)
'Andımız' sizin için ne ifade ediyor? Onu hâlâ önemsiyor musunuz? Yoksa büyüdükçe gözünüzdeki önemini kaybeden ve artık ciddiye almadığınız iyimser bir masal gibi, duyduğunuzda çocukluğunuzu hatırlayıp gülümsüyor musunuz? Belki de 'Andımız' okunurken takındığınız lakayt tavrınızdan dolayı öğretmeninizden yediğiniz fırçalar gözünüzde canlanıyor. Biliyor musunuz ilköğretim öğrencilerimiz, hâlâ, her gün aynı şekilde tekrarlanan, zorunlu bir ant içme töreniyle 'aydınlanma' yolculuğuna çıkıyorlar!
Beni bu yazıyı yazma konusunda cesaretlendiren, ilkokul 5. sınıf öğrencileriyle yaşadığım bir deneyimi paylaşmak istiyorum. 'Andımız' yazı tahtasının hemen yanında asılı; öğrencilere önce Andımız'da geçen 'ilke' ve 'ülkü' kelimelerinin anlamını soruyorum; cevap gelmiyor. "Andımız'ı her gün neden okuduğunuzu biliyor musunuz?" diye soruyorum, işaret parmaklarını her an cevap verecekmiş gibi kaldırmaya hazır bir şekilde alt dudaklarına dokundurup, gözlerini yukarıya kaldırarak düşünüyorlar. Ama buna da cevap gelmiyor.
Sormaya devam ediyorum: "Andımız ne anlatıyor?" Sessizlik oluyor, bir parmak kalkıyor; "Bizlere Türk olduğumuzu ve doğru ve çalışkan olduğumuzu hatırlatıyor." Soruyorum: "Hatırlatılmasa Türk olduğunuzu unutur musunuz?" Yine cevap yok. Soruyorum: "Her Türk doğru ve çalışkan mıdır?" Herkes 'Evet evet' diyerek parmak kaldırıyor. Soruyorum: "Andımız'ı her gün okumak gerekli mi?" Bir kişi dışında herkes 'Evet evet' diyor. "Neden gerekli?" diyorum, cevap yok. Gerekli olmadığını düşünen öğrenciye neden öyle düşündüğünü soruyorum: "Ne gerek var her gün aynı şeyi tekrar etmeye!" diyor, diğerleri gülüyor.

Anlamını içselleştiremiyorlar
İlke, ülkü gibi soyut kavramları anlamalarına en azından birkaç yıl var; çünkü soyut düşünebilme becerisi ergenlikle kazanılır. 'Küçükleri koruyup büyükleri saymak, yurdu ve milleti özünden çok sevmek'le yetinilmiş 'ilke' ve "yükselip ileri gitmek'le sınırlandırılmış 'ülkü' konularına yer darlığı nedeniyle hiç girmeden, soru sormaya devam edelim o halde: Yaklaşık 11-12 yaşına kadar anlamını içselleştiremedikleri, ki bu zaten mümkün değil- birtakım sözleri, her gün her gün okutarak, biz büyükler çocuklara hangi mesajı veriyoruz? 'Bazı şeyleri anlamasan da olur.' 'Anlama ezberle' 'Sorgulama söyleneni yap.'
Sonra bu 'Andımız'ın yazarı kimdir? Yıllarca ezberletilip, okutturulan bu metni kim yazmış ve kitaplara yerleştirmiştir? Neden bu metnin geçtiği yerlerin altında yazarının adı da olmaz? Sanki insan elinden çıkmamış da, ilahi kaynaklardan gelen ulvi bir metinmiş gibi bir etki bırakmak amaçlanır? Çocuklara ezberleyin denir, onlar da ezberlerler, ezberlemeyen kötü not alır. Peki, bu yolla verilen gizli mesajın, yıllardır şikâyet edip durduğumuz sorunlarımızla hiç akalası yok mu?
Bu işte bir yanlışlık olduğunu düşünmüyor musunuz? Bu 'Andımız' meselesine el atmak da yoksa suç mu? Bu konuda bilimsel bir yöntem izlenip ona göre hareket edilemez mi? Eğitimciler, üniversiteler işbirliğine gidip bir araştırma yapamazlar mı? Yoksa bu konuda çoktan bilimsel araştırmalar yapıldı da, yararı 'test edilip onaylandı' mı? Yoksa buna hiç gerek duyulmadan herkes bu metnin son derece bilimsel, akılcı ve 'genel iyi' için yararlı bir metin olduğu konusunda hemfikir mi? Yoksa bu da modern Türkiye Cumhuriyeti'nin 'seküler amentüsü' mü? Bir amentüyü başka bir amentüyle mi ikame ediyoruz yoksa? E hani bilim en büyük yol göstericiydi?

Öğüt kadar örnek de versek
Niyetimiz çağdaş bir devlet olmaksa, bu konuda 'takiye' yapmıyorsak, bu tür törensel takıntılarımızı da kafalarımızdan ayıklamamız gerekmiyor mu? Güzel öğütler veriyoruz, biraz da örnek olmayı becersek nasıl olur? Tekerleme gibi, sürekli bilimsel düşünceden, akılcılıktan bahsedip duruyoruz, uygulamalarımızın hali pürmelâli eski tas eski hamam...
Bir önerim var: fırsatınız olduğu bir öğle vakti, yakınınızdaki bir okulda 'Andımız' okunurken öğrencileri gözlemleyin; gözlerinde, merak ve yaratıcılığın emaresi bir pırıltı mı göreceksiniz, yoksa monotonluğun ve sürünün parçası olmanın bezginliğini mi? Orada Türkiye'nin geleceğini de göreceksiniz.

muratcan671

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 210
  • Teşekkür: 151
    • Çevrimiçi
  • #13 : 18 Mar 2007 01:53:27
habitat hocam yazar bazı noktaları doğru tespit etmiş yani andımızdan bizim anladıklarımızla çocukların andıkları farklı şeyler en azından 5. sınıfa gelinceye kadar madem amaç çocuklara belli bir şeyler aşılamaksa daha somut olan onlara uygun şeyler yapılmalı japonyada ki gibi

ceek

  • Üye
  • *
  • İleti: 22
  • Teşekkür: 0
    • Çevrimdışı
  • #14 : 18 Mar 2007 02:00:21
[i]Arkadaşların söylediği yaklaşıma katılıyorum.1927 yılından buyana tekrarlanan ve öğretmende dahil bir çok öğrencinin , neden söylendiği anlaşılmamış sadece bir zorunluluktan ibaret olduğu düşünülen görev olarak düşünüyorum.Bu yaklaşım ,öğrenci andının içeriği kavratılarak`;eğitimde bu yapılmıyor mu?Konu aydınlığa kavuşmuş olur[/i]


 

 

Egitimhane.Com ©2006-2023 rss