Kitap Okuma Kampanyalarından Gına Geldi Artık!

Bu yazıya birçok eleştiri geleceğini biliyorum. Bazen köyün delisi olma pahasına birilerinin “Kral Çıplak” deme cesaretini göstermesi gerekir.

 

Çok tuhaf bir zamanda yaşıyoruz. Son 10 yılda insanlık belleğinde yer edinenler, son yüz yıldakinden kat kat fazla. Son yüz yıl ise milyonlarca yıllık insanlık tarihine bedel. Bırakın önümüzdeki 10 yılı tahmin etmeyi, 3 yıl sonra bile ne olacağını, ne ile karşılaşacağımızı kestirmek neredeyse imkânsız. Sosyal ağlar, Android, Siri, Tesla ve niceleri…

 

Artık, kırk deve yükü kitapların sığdığı flash diskleri anahtarlığımıza takıp parmağımızda çeviriyoruz. Katrilyonlarca sayfalık bilgilere, binlerce yıllık video kaydına ulaştığımız aleti arka cebimize koyup üstüne oturuyoruz. Böyle bir dönemde “Matbaa isterük. Tiz elden her semte kurula, kurmayanların kafası vurula!” mantalitesi modernite değil, yobazlığın ta kendisidir.

 

Yaşadığımız zaman diliminde “Okuma” hâlâ en önemli bilgi edinme kaynağı. Zira bilgi yığınları arasında istediğimiz bilgiye “Seçici Okuma” ile ulaşırken “Seçici İzleme” becerisini hâlâ gösterebilmiş değiliz. Kim bilir, belki “Google Amca” bunun da bir çaresini bulur!

 

Biz sınıf öğretmenleri, yıllardır öğrencilerimize kitap okuma sevgisi ve alışkanlığı kazandırmak için elimizden geleni yapıyoruz. Sınıfımızda imkân dâhilinde kitaplık oluşturuyoruz, öğrencilere belirli aralıklarla kitaplar dağıtıyoruz, çizelgelerini tutuyoruz, en çok kitap okuyanlara ödül vermeye çalışıyoruz. Kimi zaman yaptığımız çalışma sınıf dışına çıkıp okul çapında bir çalışma haline geliyor. Sınıflar arası kitap okuma yarışmaları yapıyoruz. Bazen daha da renklendirmek için bahçede okuma, ağaç altında okuma, çimenler arasına uzanarak okuma, köy okulları için kırlara çıkıp okuma ve daha neler neler...

 

Bu çabaların, bu emeklerin tamamı samimidir, amaca yöneliktir. Gerçekten öğrencilerin zihnine, kalbine dokunan çalışmalardır. Yapılmalıdır, yapılmaya da devam edilmelidir.

 

Ancak!

 

İş bazen öyle bir aşamaya gelir ki okul çatısından dışarı çıktığında, özellikle büyüklerimizin direktifleri ile yapıldığında tamamen şova ve angaryaya dönüşür.

 

İlçeye yeni bir kaymakam atanmıştır. Bu kaymakamımızın yaptığı ilk icraat nedense “Kitap Okuma Kampanyası” başlatmak olur. İlçe Milli Eğitim Müdürünü makamına çağırır. İvedilikle okullarda kitap okuma kampanyası yapılmasını ister. Aradan 10 dakika geçmeden resmi yazı Kaymakamın önüne gelir. Ve tek bir imza ile kampanyanın “start” tuşuna basılmış olur.

 

Her ne hikmetse ilçeye yeni atanan kaymakam, öğrencileri çölden, çamurdan, pislikten kurtarmak için “Okul bahçelerine parke taşı döşeme kampanyası” düzenlemez. Veya çocuk parkı yapma kampanyası, okulların elektrik tesisatlarını yenileme kampanyası, içinde fare ölüsü bulunan su depolarını yenileme kampanyası yapılmaz. Zira bunlar gerçekten iştir, meşakkatlidir ama kitap okuma kampanyası gibi “modern” bir kampanyayı başlatmak için gereken tek şey, zahmetsiz, tek bir imzadır!

 

Bazen bu kampanya fikirleri valilerin, kaymakamların, il/ilçe milli eğitim müdürlerinin bizzat kendilerinden veya eş ve çocuklarından çıkar. Memleket, cehalet hastalığı ile muzdariptir. Bu hastalıktan kurtulmanın yegane yolu kitaptır ve ivedilikle herkes kitap okumalıdır. Bu, kimsenin aklına gelmeyen öyle müthiş bir tespittir ki çiçek hastalığına aşı bulunmuş gibi bir heyecan havası oluşur, sabah zor edilir. İlk fırsatta imzalar atılır, toplantılar yapılır, afişler bastırılır ve kampanya başlayıverir.

 

Kampanya öyle ciddi olarak yürütülür ki kitap okuma gün ve saatleri belirlenir, bu saatlerde sınıf kapıları açık tutulur, okul idarecilerinin koridorlarda gezmesi beklenir, okul idarecileri tarafından riske girmemek ve “Bak biz de yapıyoruz!” demek için fotoğraflar çekilir. Hatta imkân dâhilinde sınıf içlerine simitçi kılığına girmiş “siviller” sokulur, zaman zaman MİT, CIA, KGB, MOSSAD gibi her nevi gizli servis ile işbirliği yapılır. Sınıflara gizli kameralar takılır, Dronlar uçurulur, İHALAR, SİHALAR, Predatörler ile okul ve sınıflar uzaktan denetlenir. Çünkü bu dâhiyane kampanyalar öyle mühimdir ki öğretmen milletinin bu kampanyanın tekerine çomak sokması en son istenen şeydir. Zira öğretmen milleti bulduğu ilk fırsatta “Kapatın kitapları, okumayın, cahil kalın.” diyecektir. Allah muhafaza!

 

Bazen de bu dâhiyane! fikirler, kurumların ar-ge birimlerinden gelir. Ar-ge çalışanı, kahvesini yudumlayıp telveye ulaştığında gözü birden proje rafına kayar. Eyvah! Boştur ve acilen doldurulmalıdır. Boş rafı ne doldurur? Elbette kağıt, ıvır-zıvır. Alelacele yazışmalar yapılır, kitap okuma kampanyası düzenlenir. Her öğretmenden kampanya sürecinde çeteleler, çizelgeler, tutanaklar tutması istenir. Öğretmenlerin doldurduğu kâğıtlar var ya… Raflar dolup taşar, hatta ar-ge projeleri için depo bile ayarlanır. Kampanya müthiştir, zira kitap cehalete karşı koskocaman bir ışıktır ve bundan öğretmenlerin maalesef haberi yoktur.

 

Kızmaca, küsmece, darılmaca yok. Gerçekler böyle maalesef...

 

İşini hakkıyla yapan kişileri, kurumları, özellikle de ar-ge birimlerini tenzih ederek yazıyorum.

 

Daha geçen sene 3-5 sayfalık projemi sunabilme uğruna tüm normal başvuru yollarını tükettikten sonra dayımın, oğlunun, milletvekili olan bacanağının, korumasının kapısını aşındırmış birisi olarak bunları yazıyorum. Eğer 3-5 sayfalık projeme hiç bakmadan üzerini çizenlerin en dâhiyane projesi kitap okuma kampanyası ise, kimse kusura bakmasın, ELEŞTİRİRİM!

 

Haydi bakalım! Tüm eğitimle ilgili yetki sahiplerine çağrımdır: Buyurun bu konularda proje başlatın da görelim:

 

Matematiksel düşünmeyi geliştiren projeler,

Kodlama,

Android/IOS uygulama geliştirme kampanyası,

Web tasarımı,

Robot yapma,

İcad yapma,

Bilim şenlikleri.

 

Çok mu zor geldi?

O zaman " Yaşasın Kitap Okuma Kampanyaları! "

 

Not-1: Daha geçen hafta, Finlandiya eğitim modeli tekrar konuşuldu. Peki, hiç kitap okuma kampanyası düzenleyen Finli bir vali veya kaymakamı gözünüzde canlandırabildiniz mı?

 

Not-2: Bu yazı ile uyuyan devin gözüne çomak soktuğumun farkındayım. Ama milyonlarca sabinin hakkını korumak için, canımı verecek kadar sevdiğim ülkemin geleceği için yazmak zorundaydım.

 

Nokta...

 

Tekin MURAT

27 Kasım 2017 18:58 Okunma: 10857
Yorumlar:
cmustafaengin
29 Kasım 2017 12:28
1     0
Gına geldiği için bende bir yerden sonra okumadım diyormuşum :D Güzel yazı tebrikler.
hatip42
28 Kasım 2017 22:56
3     0
etliye sütlüye dokunmadan, oturduğumuz yerde, adam sende git işine şimdi kim kalkacak bir sürü araştırma yap, gece gündüz çalış, yeni kişiler tanı... bunları uzatabiliriz. proje mi proje. okumak anlamak şart. en önceliğimiz. matematiği anlamak için dahi, soruyu çözmek için dahi okuma ve anlama 1. sırada. araştırmayan nesilden ancak okuma projeleri çıkıyor işte.
peki farklı bir proje olsa, kim destek olacak? ilçe milli eğitim mi, kaymakamlık mı, il milli eğitim mi, valilik mi?
e) hiçbiri
hocam işin gücün yok mu senin.
bunu (gezi) hafta sonu yap.
hocam bir hafta derse girmeyiver (bizzat toplantıda söylendi şb md tarafından)
size kaynak bulamayız.
yerel imkanları deneyin.
zengin iş adamı bulun.
milli eğitimden gelen yazı: okulunuzda projeler üreterek kaç tane proje ürettiniz bize yazın.
bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.
tabi kafalar allak bullak.
bir iki girişim denemesinden sonra kolaya kaçma.
söylenecek sözler bitmez.
hakanguzel29
28 Kasım 2017 22:38
4     0
Sayın hocam manzaraya/resme biraz daha uzaktan bakmak lazım gelir bence. 980 bin çalışan öğretmen var ama 1 milyon öğretmenlik mezunumuz var bu ülkede. Milyonlar daha şimdiden yüksekokul/üniversite mezunu ama işsiz. Ben üç saat 15 dakika tuvalete gidemeden ÖYS sınavı kazanmış Türkiye Geneli %5'e girmişim. Fakülte bitirip mezun olmuşum. Şimdikilere 20 soru sor 40 dakikada, sonra mola; bi yirmi daha sonra ...
Zapt olmuyor bu devrin çocuğu; Okumaya da niyeti yok. (Başarı potansiyeli olana da engel oluyor.)
Aksi gibi, öğrenci üzerinde, öğretmenin/idarenin de sorumluluğu çok ama yetkisi yok. Haklısınız kimseye zorla kitap okutturulmamalı. Hatta kimse zorla okuyacaksın diye zorlanmamalıdır.
Hani bi söz vardır ''sen ağa ben ağa inekleri kim sağa'' diye.
Bu iş bence daha kökten çözülmeyi bekliyor.
Saygılar..
yunuszade
28 Kasım 2017 22:35
2     0
Hocam gerçekten doğru bir tespitte bulunmuş.Maalesef yöneticilerimiz Amerikayı yeniden yeniden keşfediyor.İşler "mutfakta" öyle olmuyor.
x_direction
28 Kasım 2017 21:53
1     0
kaymakamların teknik bölüm mezunu olması gerek bu tarz projelerin önemini kavraması için.. oysa kaymakamlar sözel mezunu..
php_korsan
28 Kasım 2017 20:31
0     0
Biz sayfalarda yazılan metinleri okumakla meşguluz yada kalemle nasıl yazalım ile...Uyanın artık.Space X dikine istediği platformdan roketi kaldırıyor ve yere indiriyor.Uzay çağını onlar başlatacak.
s-aslan
28 Kasım 2017 20:16
3     0
Tekin hocam yazınız için tebrik ederim. Maalesef bu kampanyalar, okuma kültürü üzerine olumsuz bir etki yaratmaktadır. bizlerin önce okumaya yönelik çocuklarda olumlu bir tutum kazandırmamız gerekir. zorlamayla okumaya yönelik olumlu tutum geliştirilemez. bunu anlatmakta güçlük çekiyorum. Çocuk önce okumayı sevmeli, kitap okurken lezzet almalı. Bunun için de kısa hikayelerin olduğu kitaplardan başlanılmalı. ülkemizde okuma ile ilgili yıllardır kampanyalar düzenlenir, ancak bir arpa boyu yol alınmaz. bu hiç sorgulanmadan, yeni yeniden benzer okuma kampanyaları düzenlenir.
php_korsan
28 Kasım 2017 19:27
0     0
Ders kitaplarını ortadan kaldırırsın.Okulda sadece ders anlatılır.Araştırma ödevleri verilir.Kütüphaneler ve kitaplar önem kazanır.Yada vatandaş evine bilgisayar ve internet almak zorunda kalır.Ormanlarımız yok oldu ya...
33engin33
28 Kasım 2017 19:00
3     0
Yaklasik 3 yildir Kahramanmaras'tayim.Her yil 2.donem ogrencilere belli bir yayinevinin bastigi kitaplardan sinavlar yapiliyor.O kitaplar cocuklara defalarca okutturulup ogretmenler tarafindan en ince ayrintisina varana kadar sorular cikartilip ezberlettiriliyor.Aylarca ogretmen ve ogrenci bu kitaplara ,kazanacaklari altinlara odaklaniyor.Her sinif seviyesinden yaklasik on kadar birinci cikiyor ve odul sadece yas olarak en kucuk olana ve ogretmenine veriliyor.Bu yayinevinin bastigi kitaplari hemen cikar cikmaz almazsaniz karaborsaya dusuyor.Satilan,adi kitap okuma kampanyasi koyularak sattirilan kitaplarin sayisini siz dusunun.
emin.5
28 Kasım 2017 16:10
5     0
Tekin hocama teşekkürler sorunları dillendirmiş.
emin.5
28 Kasım 2017 16:09
2     0
sorun MEDYA,Çözüm medyayı etikleştirmek. Değerli arkadaşlar gelinen noktada anneliği,babalığı, öğretmenliği televizyon ve internet yapıyor. Tv proğramlarına da dokunamadığımıza göre bu öneriler hayali oluyor.
yildirayg
28 Kasım 2017 15:56
2     0
Elinize sağlık hocam.
scorpios
28 Kasım 2017 15:32
3     0
Ağzına sağlık,aynen katılıyorum.Eskiden beri sevmem bu kitap okuma saatlerini falan.Düzce'nin başında da var böyle bir kampanya saçmalığı .Geçenlerde bakana bile beğendirmeye çalıştılar.Allah sonumuzu hayr etsin.Bu arada yazıyı yazan arkadaş kim merak ettim.
ee09
28 Kasım 2017 15:20
1     0
Güzel yazı tebrikler.
Pol_aways
28 Kasım 2017 13:03
4     0
Güzel yazı. Tebrikler. Umarım okuması gerekenler de okur.
NAZİFEM
28 Kasım 2017 11:09
4     0
Yazınız hepimizin sesi niteliğindedir.Ülke olarak ''mış,miş gibi ''yaşamayı terk edemediğimiz sürece gelişmeler kaydedemeyiz.Yukarıda bulunan yetkililer kesinlikle kendini yormayacak ,zihin geliştirmeyecek formalite işlere imza atıyorlar.Okunacak kitaplarda denetleme yok,çıkar doğrultusunda bir kırtasiye ile anlaşılıyor,sınav anları,sonuçları kargaşa ,rezillik .Arkadaşlar bizlere , içimize sinmeyen uygulamalara katılmamak,tepki göstermek gerekiyor.
simyacıı
28 Kasım 2017 10:30
6     0
Yazıya katılıyorum. Aslında içler acısı bir durumdayız. İnternette adamlar(Enes Batur gibi) sadece video çekerek benim binmeye hayalini kuramadığım araçlar binebiliyor. Siz birde program yazdıklarını düşünün veya android için bir oyun yazdıklarını düşünün ülkemize ne kadar katkı sağlar. Umarım en kısa sürede muasır medeniyetlerin seviyesine gelmekle kalmaz onları geçeriz.
müdüryetkisiz
28 Kasım 2017 10:08
8     0
hertürlü etkinliklerinden bıktım.ikide bir abuk sabuk bir etkinlik icat ediyorlar ve katılım zorunlu diyorlar.sağda solda boş oturan birileri kendilerine iş icat ediyorlar bizide perişan ediyorlar.
sekerci11
28 Kasım 2017 09:25
2     0
arkadaşım sen BENGİ projesinden bahsediyorsan sana katılıyorum duygularıma tercuman oldun
pamiraaa
28 Kasım 2017 09:22
10     0
Bu yazı aslında;
Kitap okuma alışkanlığı kazandırma kampanyalarının ,vizyonu olmayan yöneticilerin perdesi olduğundan bahsediyor.

Kitap okumak elbette her devirde vardı ve olacak.Ancak düşünen ve sorgulayan bireyler yetiştirmek için kitap okuma dayatması yapmak mantıklı değildir.
Düşünen birey hiçbir dayatmayı kabul etmez zaten.Türkiyede hala 6 kişiye 1 kitap düştüğüne göre kampanyalar ne kadar işe yarıyor?

Asıl meseleye gelince ;
Cem Yılmaz'ın "para-çokomel" benzetmesi vardır.Para-çokomel,para-çokomel,para-çokomel...
Parayı ver çokomeli al mantığına dayanır.Başka bir şeye gerek yoktur.
Burada da "proje-kitap okuma kampanyası " durumu aynen para -çokomel gibidir.

Çünkü kolaydır,hazırdır,yormaz insanı...

Kafası çalışan,üreten,felsefesi olan,vizyonu geniş nice insanların yoluna taş koymuştur bu para-çokomelciler...

sehery
28 Kasım 2017 09:21
4     1
Kitap okuma alışkanlığı sadece hikaye roman masal okutarak kazandırılmaz yanlışın büyüğü burada zaten.. kendi okuduğum dönemleri hatırlıyorum bilgiye ulaşmak için okumak zorundaydın okumak için de kütüphanelere ulaşmak zorundaydın araştırdıkça keşfediyorduk şimdi öyle değil bilgiye ulaşmak için sadece digital platformlar var ki bilginin doğru olup olmadığı bile meçhul bilgi hazır çıktı al sun onu bile okuma kitabın sayfalarına dokunmadan sayfalarını çevirmeden kitabı sevdiremezsiniz...
samsun555
28 Kasım 2017 09:11
3     2
biz dünyanın en az kitap okuyan toplumlarındanız. yapılan projelerin amacı kitap sevgisi kazandırmak. o bahsettiğiniz ülkeler kodlama vb. uygulayanlar kitapla yatıyorlar .almanyada günlük kitap okuma süresi 21 dk ikeen bizde 21 sn. yukarıdaki yorumları okuyunca bunu bir kez daha anladım.
amanx2
28 Kasım 2017 08:37
3     0
Arkadaşlar çok popilist yaklaşıyoruz meselelere ben arkadaş heyecanlı derken bir ironiden bahsediyorum. Fikirleri tamamen yanlış demiyorum sadece yanlışı bağladığımız yerler yanlış. Başka ülkelerin ne yaptığı ne sistemleri olduğu değil bizim ne yaptığımız ve yapacağımız önemli. Hristiyan ülkelerin aile yaşamına verdiği değeri bilmeden, kanunlarını görmeden hadi bakalım bizde finlandiya gibi olalım demek yanlış. Bizler katkı vermeli üst yöneticilere bu işi bırakmamalıyız. Ve kağıt üzerinde de olsa bazı şeyleri tümden angarya görmemeliyiz.
göbekligeneral
28 Kasım 2017 08:16
6     1
Arkadaşlar zorla okuma yaptırılmaz.çocuklar okusun başına da birini dik böyle olmaz.21 sene önce de karşıydım şimdi de karşıyım.okuyan zaten göstermelik yapıyordu bu işi.arkadaş hislerime tercüman olmuş.bir tür uyutma politikası bence.bizimkiler sözde okurken elin oğlu uzaya çıkmış,icatlar çıkarmış.devir bilgisayar devri.bence kitabı değil hayatı okumak lazım vesselam.
pofpor
28 Kasım 2017 00:18
14     1
En komiği şu:
"Veli ziyareti yapacaksınız, velilerle kitap okuyacaksınız, kitap okurken fotoğraflarınızı çekip bize göndereceksiniz, gittiğiniz velilere "BEN GELDİM" evrağı imzalatacaksınız"
volkankaz
28 Kasım 2017 00:16
1     0
Kampanyalar kademeli olabilir. Bence önce okuma, sonra uygulama ve sonra ürün elde etme.
asyanur
28 Kasım 2017 00:08
3     0
Okumak bir kültür,yaşam tarzıdır.Yasayla,kampanyayla okuma olmaz.Çocuk okumayı ailede,çevrede,durakta,yolda,vapurda,otobüste,tren istasyonunda kısaca yaşamın heralanında her an görmeli.Göstermelik görmeler değil,gerçek yaşam içinde olmalı okuma.5 yıl yurtdışında öğretmenlik yaptım,özetle fransada herkes her yerde okuyordu.Küçük bebeklerin bile ellerinde sesli kitaplar vardı.Şimdi bakıyorum ülkeme kampanya üstüne kampanya,okuma projesi üstüne proje.Bizim olay patlayan barajı parmakla durdurmak gibi.Biz öğretmenler sadece sınıf kitaplığımızda çocuklarımızın seveceği kitapları bulunduralım.Gerisi proje yapanlara kalsın:) belki bir gün göl maya tutar.
murat yagli
28 Kasım 2017 00:02
7     1
Ya bugün hayat bilgisi ders kitabında bilgi teknolojileri konusunda tepegöz vardı arkadaşlar.Çocuklar sordu bana öğretmenim bu nedir diye. Adam tepegözün nasıl kullanacağımı açıklamış.Bundan daha vahim bir durum varmı acaba? Tepegöz nedir ya!
necip767
27 Kasım 2017 22:59
5     0
Zamanı gelmemiş bilgiyi çocukların kafasına adeta çaka çaka sokmaya çalışıyoruz. Adamlar kitaptan da okuldan da nefret ediyor.Kazanımların çoğu ucube , gereksiz, gelişen teknoljinin, hayat ritminin gerisinde .
damdan düştü bir kurbağa
Oynattı kuyruğunu
Bunu gören jandarmalar
Karakola götürdü onu
Mezarını derin kazdılar
Mezar taşına şunları yazdılar:
Damdan düştü bir kurbağa
Oynattı ................
tekerlemedeki gibi hep aynı yerdeyiz vesselam
mutlusefer
27 Kasım 2017 22:41
16     0
15 Temmuz darbeden sonra kitap okuma ile ilgili bütün düşüncelerim ve değerlerim değişti( okumuş! zannettiğimiz insanlar bu milleti bombaladı ) insanlar artık bu kitap okuma işinden daha farklı projeler düşünülmeli mesela vatan millet bayrak sevgisi nasıl olur; öfke kontrolü nasıl sağlanır, toplumda şiddet nasıl önlenir ,kadına değer vermenin ona saygı göstermenin önemi nasıl sağlanır, kaba görgüsüz saygısız insanlar olmamamız, içimize işlemiş olan tembellik hastalığından neme lazımdan nasıl kurtuluruz veya sokağa tükürmemenin çöp atmamanın önlenmesi nasıl sağlanır akıllı telefonu her olur olmaz yerde kullanmamız gerektiği veya nerede ne kadar kullanabiliriz gerektiği projeleri olabilir güncele hitap eden konular vb.
myukcell
27 Kasım 2017 22:29
8     0
Aynen öyle. Ben sınıf öğretmeni olarak kitap okuma alışkanlığı kazandırma görevimi yapıyorum, gücüm de yetiyor. Yetki sahibi büyüklerin yaptığı iş bu olmamalı. Geleceğe öğrenci yetiştirmek lazım. Ancak bazı kişiler artık kitap okumanın gereksiz olduğunu düşünüyor. (Ansiklopedi vs. gibi kaynaklar için kabul edilebilir. ) Ben buna katılmıyorum. Kitap okumak her çağda gereklidir. Ancak ekstra önemli bir iş olarak kampanya yapılmasına gerek yok. Her öğrencinin problem çözmek gibi kitap okumak da görevi/ödevidir.
easahin
27 Kasım 2017 22:28
3     0
Doğru söze ne denir? Kitap kampanyası var ama hangi kaymakam ögrenci başı her okula 1kitap gönderdi... imza cidden en kolay yol
silifkem
27 Kasım 2017 22:22
6     0
Sonuna kadar katılıyorum.Çok güzel yazmışsınız sayın hocam.Tebrikler. Teşekkürler.
php_korsan
27 Kasım 2017 22:15
2     0
Okumak bir yere kadar hikaye...Şu anda dışarı baktığınız zaman gördüğünüz herşey sizden daha zekalı olmayanlar tarafından yapıldı.Çocuklara okullarda 9-18 arası çalışma sistemi haricinde oturarak bilgisayar başından dünyanın parasını kazanacakları bankada hesap açıp paralarını işletecekleri sistemi öğretmelisiniz.
hsntmk
27 Kasım 2017 22:12
2     0
Ben de bu okuma projelerinin hep küçük yerlerde yapıldığını sanırdım. Sanırım her yerin sorunu buymuş. Neden acaba de mi???
1090110000
27 Kasım 2017 22:05
15     0
amanx2 hocam
''Arkadaş biraz fazla heyecanlı galiba '' dediğiniz kişi Eğitimhane'nin kurucusu ...
İyi ki heyecanlısınız Tekin MURAT hocam SAYGILAR..
micihtn44
27 Kasım 2017 22:01
7     0
Hocam elinize emeğinize sağlık ne de güze özetlemişsiniz işi, özellikle şu bölüm çok hoşuma gitti.

Her ne hikmetse ilçeye yeni atanan kaymakam, öğrencileri çölden, çamurdan, pislikten kurtarmak için “Okul bahçelerine parke taşı döşeme kampanyası” düzenlemez. Veya çocuk parkı yapma kampanyası, okulların elektrik tesisatlarını yenileme kampanyası, içinde fare ölüsü bulunan su depolarını yenileme kampanyası yapılmaz. Zira bunlar gerçekten iştir, meşakkatlidir ama kitap okuma kampanyası gibi “modern” bir kampanyayı başlatmak için gereken tek şey, zahmetsiz, tek bir imzadır!
yelcin
27 Kasım 2017 21:56
1     0
Zincirler azimle kırılır. Kohnekesmis kalıp düşünceler cesur fikirlerle asilir.
Dusencelerinize katılıyorum. Hatta hep eleştirdiğim konularda dir. Ama bizim zaafimiz tembelligimiz. Her şeyi kolay yoldan yapmak istediğimiz.Bu yuzdende uygulanacak proje yerine tepeden inme projelere mecbur kalıyoruz.
Madem cesaretten bahsediyoruz.
Çocuklarımıza okuma yazma dört işlem ogretmektense sadece kendi kanıtladık iyi hissedeceği yaparken mutlu olacağı bir projeye yıllarını vermesine cesaretimiz var mi?
Okuma yazmasiz olur mu! Okuma yazma bilmeyen projeden ne anlar demeyin. Insan isterse isteyerek yaparsa haz alır mutlu olursa. Okuma yazma öğrenmek için kapalı odalar ve harf kartlarına ihtiyacımız olmayacak. Bunları toplumumuza kabullendirebilecek kadar da cesaretiniz var mi!
php_korsan
27 Kasım 2017 21:44
3     0
Kitap okutalım okuyalım ama işimize lazım olanı.Herkesin evinde smart tv veya lcd monitör var.Şu bağlanan kart bilgisayarlardan her öğrenciye bedava ver bir de kullanma klavuzu ver.Bak ne bilgisayarcılar yetişiyor.
ruzgarneo
27 Kasım 2017 21:34
8     0
Vali kaymakam değişmesin diye gözüne bakıyorum. Her gelen öğetmene, öğrenciye, eğitime yeni bir angaryayla geliyor. Yok efendim filan il okuyor, veliler okuyor, okullar hayat olsun, edep... Şekli güzel olsunda.
Geçen sene içeriği olmayan siteye tenefüslerde yada evde girip; her öğrenci için video izledik. Yapmasak ilçeden telefon geliyor, eba katılım oranınız düşük diye. Bıktık artık. Bırakında işimizi yapalım.
amanx2
27 Kasım 2017 21:24
13     37
Arkadaş biraz fazla heyecanlı galiba, soruyum tübitak projelerinden ne anlıyorsunuz, tky den eğitimde yenilikçilikten e-twiningten?
Bir kaç tane heyecanlı kaymakamın uygulamasını sanki tüm projeler budur havasına sokmak yanlış;
Ben size esas yanlışı söyleyeyim mi:
Konusu ne olursa olsun toplantıya giden öğretmenlerin çoğunun toplantıya geç katılıp, "toplantı kaçta biter" diye sorup bütün toplantı boyunca telefonuyla uğraşmasıdır hocam. Yanlışın birazını da kendimizde görelim lütfen.
carpediem03
27 Kasım 2017 21:21
5     9
Şunu da eklemeden geçemiyiciğim.
Belki baydı ama yüz bin kez yapsam yine bıkmam.

Ben hep 50 sayfa okuduğum içün.... :)
carpediem03
27 Kasım 2017 21:19
6     1
Elinize yüreğinize sağlık.
Bu hafta okuduğum tüm yazılar içimin yağlarını cızır cızır eritti.
Adeta yüreğimizin sesisiniz. Bin kere yüz bin kere elinize sağlık.
perlina
27 Kasım 2017 21:18
6     0
maalesef .. bu yüzden her gün bir dersi buna vermekten bir şey yapamıyoruz.çocuk etkinlik saatinde sınıfa tıkılıp zorla kitap okuması bekleniyor....çocukları kitaplardan soğutuyoruz adeta....
php_korsan
27 Kasım 2017 21:15
6     0
Şimdiki çocuklardan 10 sayfa kitap okumasını, şiir ezberlemesini beklememek lazım.Bu çocukların tasarım öğrenmeye, robotlarla oynamaya, kod yazmasını öğrenmeye ihtiyaçları var. Bir oyun yaparsın, bir kamyon tasarımı yaparsın, çok değişik bir cep telefonu kodlaması yaparsın.Ülke kalkınır.Artık domates yetiştirmenin, a4 kağıdına çok güzel resim çizmenin devri geçti.Bilgi çağını yakalayamadık uzay çağını yakalayalım.
ataogretmen
27 Kasım 2017 21:13
9     0
Katılıyorum gına geldi. Bir de zorla kapıyı açıp durmaz mı şu müdür yardımcısı zatlar. Projenin bir ağırlığı olur arkadaş. Kitap okuma günlük rutindir. Ya da zeka oyunları. Bunlar boş zamanlarda kişinin kendisini geliştirmek için yapacağı sıradan etkinliklerdir. Yapılmayana kafa yormak projedir. Kimsenin denemediğini yapmaya alışmak projedir.
eko_23
27 Kasım 2017 21:06
10     1
Altına imzamı atıyorum NOKTA
rebo_rebo_
27 Kasım 2017 21:05
13     0
Bir de ekleyeceğimiz türkü söyleme, tiyatro gibi etkinlikler var. Birileri sıcacık odalarında yumuşak koltuklarında oturup uydururlar. Okullara gönderirler. Sahne yok, kostüm yok, dekor yok. Olsun öğretmen bulur.
mukru
27 Kasım 2017 20:24
16     0
Eğer herşey kağıt üstünde gerçekleşiyor olsaydı, süper güç olurduk. :) Kağıt üstünde hiç kötü biten proje gördünüz mü?
Bu kadar içi boş projenin sebebi ise ülke olarak futboldan siyasete, eğitimden sağlığa anlamadığımız işin olmaması maalesef. Herkes herşeyi bizden iyi biliyor.

celil65
27 Kasım 2017 20:23
21     0
Ve kalabalıgın içinden bir çocuk bağırır: "Kral çıplak!"
UYARI: Yayınlanan haberler, Egitimhane.Com'un görüşlerini yansıtmaz. Yazılan yorumlar, onaylanmış olsalar bile yazanın sorumluluğundadır.
Egitimhane.Com ©2006-2023 rss