Egitimhane.com
   Ana Sayfa    Forum    Haberler    Planlar    Bilgisayar    Dosyalar    İlkokuma
   Resmi İşler    100 Bin Kitap    Atama Rehberi    Gruplar    Resim galerisi
   Site Haritası    Sponsor    Siteniz için    Dost Siteler    Arama    İletişim
 
Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt

Egitimhane.Com  |  Eğitim-Öğretim  |  Belirli Gün ve Haftalar  |  Konu: Türk Dünyası Ve Toplulukları Haftası
Sayfa: 1 [2]
Konu: Türk Dünyası Ve Toplulukları Haftası
(Okunma Sayısı 4716 defa)
ekin84
Çalışkan Üye
***
Mesaj Sayısı: 183
06 Mar 2008 00:32:43

Teşekkür: 13

.
arkadaşalr ben karadenizin bir köyünde öğretmenlik yaparken şubat atamalarında eş durumundan izmir'in merkezindeki bir okula atandım...atandığım hafta müdürden türk dünyası ve toplulukları haftasında görevlisiniz,yaptığınız etkinlikleri bize ulaştırınız diye bir yazı geldi..tabi ki şook geçirdim..böyle bir hafta olduğunu bile bilmiyordum  Üzgün
   bu konuyla ilgili etkinlikleriniz varsa benimle paylaşır mısınız??
kirsehir
Bilge Meclis Üyesi
*****
Mesaj Sayısı: 4265
06 Mar 2008 00:39:31

Teşekkür: 1366

.
öğretmenim buyrun.işinizi görür inşallah
------------------------------------------------
nazlı kuzummmmmmmm
ekin84
Çalışkan Üye
***
Mesaj Sayısı: 183
07 Mar 2008 00:56:09

Teşekkür: 13

.
teşekkürler hocam..bunların yanında birkaç tane de resim yaptırırım yeter heralde..
lal_alp
Üye
*
Mesaj Sayısı: 30
12 Mar 2008 15:34:52

Teşekkür: 0

.
öğretmenim benimde işime çok yaradı, çok teşekkür ederim...
mdidem
Yeni Üye

Mesaj Sayısı: 1
17 Mar 2008 14:18:35

Teşekkür: 0

.
teşekkürler..
mutlusuruc
Uzman Üye
*****
Mesaj Sayısı: 1073
17 Mar 2008 14:31:41

Teşekkür: 475

. WWW
teşekkürler hocam...
------------------------------------------------
IŞIĞIMI ARIYORUM , OKUYORUM !
Bu bilgiyi sadece üyeler görebilir!
www.harmanalan.meb.k12.tr
efsunkar13
Bilge Üye
*****
Mesaj Sayısı: 2668
27 Mar 2008 19:55:43

Teşekkür: 2075

. WWW
Öğrencilerimizle Oratoryo haline getirerek Kayseride okuduğumuz bir şiir hala daha okurken çok etkilenirim...



TÜRK DESTANI
Bir suyun sesi vardı,bir de rüzgarın
Tarihe tarih denmeden önce
Ol! dendiğinde çamur kıpırdandı
Balçığa gün vurdu.
Işığa çıkmak istedi canlı
Suyu emdi, kuru toprağa kök saldı.
Güneşi emdi, göğe dal saldı.
Balçıkta kalanlar vardı.

Işığı görmek istedi, göz verildi.
Işıktan kaçmak istedi,akıl verildi.
Aklıyla övündüğü gündü tarihin başladığı gün
Aklını yönetenler o gün bir destan yazdılar.
Türeyiş Destanı dediler adına.

Yazıları, kitapları yoktu.
Çocuk belleklerine yazdılar destanı.
Ama isimleri vardı,diline geleni taşa kazımayı öğrendiğinde,
Tarih ismini de yazdık.

Yol tuttuk, iz sürdük, yurtlandık.
Destanın başında Oğuz Kağan dı adımız.
Gün doğumunu sırtlanıp yürüdük.
Atilla koyduk destanımızın adını.

Bumin ve İstemi atalarından
Birlik öğüdü görmüş Bilge ve Kultigin
Birlikmiş, birliğin öğüdü.

BEN TANRIDAN OLMA TÜRK BİLGE HAKAN

Sözlerimi iyice işitin önce siz kardeşlerim , oğullarım, birleşik boyum.

Ve ileride gün doğusuna
Güneyde gün ortasına
Geride gün batımına
Kuzeyde gece ortasına kadar Halkım!...
Türk milleti için gece uyumadım, gündüz oturmadım.
Kardeşim Kültigin ile ölesiye yitesiye çalıştım, çabaladım.
Halkı ateş ve su gibi birbirine düşman etmedim.
Çıplak halkı giyimli kıldım.
Fakir halkı zengin kıldım.
Güçlü devleti olandan, güçlü hakanı olandan daha iyi kıldım.
Türk milletini düşmansız kıldım.

Ey Türk milleti! İşit
Üstteki mavi gök çökmedikçe,
Alttaki yağız yer delinmedikçe,
Senin devletini ve yasalarını kim bozabilir..


Çökmedi mavi gök,
Delinmedi yağız yer,
Güneş yaktı toprağı,
Güneş yaktı suları,
İnsan göğe bakındı,
İnsan yere bakındı,
Tanrı beni unuttu mu?
Tanrı beni unuttu mu?
Bir lokmaya bin ağız açıldı.
Bir yuduma ölüyorlardı.

GÖÇ!Göç .....
Gün beyleri oturdular , danıştılar,
Bir susuz kara aygırlarına,
Bir sütü kesik analarına,
Bir meyve vermez ağaçlarına,
Bir kıraç yere bakındılar.
Su istediler Tanrı'nın suyundan bir yudum su...
Rüzgara tuttular yüzlerini,
Gözlerini göğe diktiler de öyle yürüdüler.
Ala çadırlar azaldı,
Kor ocaklar azaldı,
Kara aygırlar düşüp kaldı,
Kuru bebeler toprak oldu.

Yağmuru bulduklarında uzun bir yoldan gelmişlerdi.
Uzun bir savaşa durdular.
Yağmurun sahibi vardı,paylaşmıyorlardı.

BEN; SATIK BUĞRA HAN;
El aldım atam Bilge Kül Kadirhan'dan
Uzun yoldan yağmura geldim.
Yağmuru düşümde gördüm.
Dudaklarıma serin serin deyiverdi.
Alnımı bir aydınlık okşadı.
Sordum " Kimsin?"
MUHAMMED diyiverdi.
Şahadetlendim.
Yağmuru aldım,paylaştım.
Alp'tim Alperen oldum.
Soyuma el verdim.
Soyuma yasamı verdim.

Rüzgarla koştu atları,Nefesle yetti otları,
Yardım diyene vardılar,
Yetiş diyene yettiler,
Bir denizden bir denize,
Bir nehirden bir nehire,
At sürerek çoğaldılar.

BEN ALPARSLAN HAN;
El aldım Selçuk atamdan,
Uzun yoldan geldim Malazgirt'te durdum.
Bir kılıcım var belimde,
Bir kısrağım var altımda.

Ve dediler ki bir gün
Demir dağı eritip
Anadolu'da yeniden kılıçlanan ateşi söndürmek istemişler.
Kor çeliğe su vermek gerekmiş,
Çünkü kalkanlar çiçekten örülmemiş...

BEN ERTUĞRUL OĞLU OSMAN;
Hele gelin,Domaniç yaylağıma gelin,
Söğüt kışlağıma gelin,
Meğer ki saraylar kurdunuz,
Meğer ki şaraplar içtiniz,
Meğer ki atlaslar giydiniz,
Kan rengi yüzükler taktınız,
Altın kabzalar kuşandınız,
Anadolu çilesinden.
Ki biz ; kayı beyleri Oğuz'un
Toprak donumuzu giyeriz, demire su verir, çalarız çeliği mermer otağınıza;
ÇÜNKÜ BİZ VAR İDİK
ÇÜNKÜ BİZ VARIZ!
Devlet-i ebedi müddet,
Sonsuza kadar adalet,
Sonsuza kadar devlet,
Sonsuza kadar hürriyet,
Sonsuza kadar millet,

Sancağa hilali nakşeden kim?
Denize karadan yürüyen Kim?
Çağ açıp çağ kapatan Kim?
Feth edip İstanbul'u Osmanlı kılan, Türk kılan KİM?

Batıdan doğuya
Doğudan batıya
İlmimizle geldik ilmimizle,
İnancımızla geldik inancımızla,
Kanunumuzla geldik kanunumuzla,
Adımızla geldik adımızla yaşayalım...

Atam Oğuz'un oğulları durup oturmadılar.
Güneşi sırtlayıp batıya yürüdüler,
Serin rüzgarı göğüsleyip kuzeye yürüdüler.
Suyun kokusunu alıp güneye yürüdüler.

Vedalaştıkları yerde sözcüler bıraktılar.
Tarihe tanık bekçiler bıraktılar.
Dört yöne tanıklar bıraktılar.

Gün geldi dört yandan kuşatıldık.
Can evimizden vurmaktı niyetleri.
Asırları hafızamızdan silmekti.
Şah damarında cenge tutuştular Osmanlı'nın.
Tırnaklarımızla yırtıyorduk boğazımıza uzanan pençeleri.
Demir parmakları kırıp,suya gömerken
Tarihe Mustafa Kemal adını yazdık.

Atlılar, atlılar hiç uyumadılar.
Kara kalpaklarını alınlarına düşürdüler.
Yolun sonuna baktılar, gördüler.
Arkadaşlarını yol üstünde bir ağacın yamacına,
Kardaşlarını buz tutmuş siperlerde,
Çocuklarını öfke yutmuş düşman elinde,
Analarını iki eli Allaha'a açılmış bıraktılar.
Babalarıyla zaten cephede helalleşmişlerdi.

Hiç ağlamadılar, hiç uyumadılar.
Bir soğuktan gözleri yaşardı.
Bir de alevli güneşten.
And içmişlerdi.
And İçmişlerdi...
Titrek elleriyle Sevr'e gidip
Kelle kurtarmak için imza atanlara,
Zavallı canı için ata yurdunu,
İngilize, Yunana, Fransıza,İtalyana peşkeş çekenlere,
Utanmadan dönüp gelenlere
Hesap sormaya and içmişlerdi.
Rütbelerini İstanbul'da bıraktılar,
Artık Mustafa Kemal'in ordusuydular.
TÜRK'ün ordusuydular.

Değil mi ki son kurşunu kuşaklarına sokup,
Kurşunu yoksa yabasını sırtlayıp,
Orağını , tırpanını bileyip
Kuvva oldular.
Artık halkın ordusuydular.
Artık Ankara'nın ordusuydular.
Artık TBMM ordusuydular.
Rütbelerini BAŞKOMUTAN'dan aldılar...
------------------------------------------------
"Cumhuriyet bedava da kazanılmış değildir. Bunu elde etmek için kan döktük. Her tarafta kırmızı kanımızı akıttık. İcabında müesseselerimizi müdafaa için lâzım olanı yapmağa hazırız. "

Tüm çalışmalarım;
Bu bilgiyi sadece üyeler görebilir!
adamın biri
Bilge Meclis Üyesi
*****
Mesaj Sayısı: 2211
27 Mar 2008 20:32:47

Teşekkür: 2698

.
Efsunkar hocam paylaşımınız için çook teşekkürler.
Saygılar.
------------------------------------------------
Üstü, sende kalsın hayat... Artık benden alacağın kalmadı. 
                    Bu bilgiyi sadece üyeler görebilir!
www.akcabardak.tr.gg
erdemc28
Uzman Üye
*****
Mesaj Sayısı: 2057
27 Mar 2008 21:58:47

Teşekkür: 184

.
TÜRK DESTANI
Bir suyun sesi vardı,bir de rüzgarın
Tarihe tarih denmeden önce
Ol! dendiğinde çamur kıpırdandı
Balçığa gün vurdu.
Işığa çıkmak istedi canlı
Suyu emdi, kuru toprağa kök saldı.
Güneşi emdi, göğe dal saldı.
Balçıkta kalanlar vardı.

Işığı görmek istedi, göz verildi.
Işıktan kaçmak istedi,akıl verildi.
Aklıyla övündüğü gündü tarihin başladığı gün
Aklını yönetenler o gün bir destan yazdılar.
Türeyiş Destanı dediler adına.

Yazıları, kitapları yoktu.
Çocuk belleklerine yazdılar destanı.
Ama isimleri vardı,diline geleni taşa kazımayı öğrendiğinde,
Tarih ismini de yazdık.

Yol tuttuk, iz sürdük, yurtlandık.
Destanın başında Oğuz Kağan dı adımız.
Gün doğumunu sırtlanıp yürüdük.
Atilla koyduk destanımızın adını.

Bumin ve İstemi atalarından
Birlik öğüdü görmüş Bilge ve Kultigin
Birlikmiş, birliğin öğüdü.

BEN TANRIDAN OLMA TÜRK BİLGE HAKAN

Sözlerimi iyice işitin önce siz kardeşlerim , oğullarım, birleşik boyum.

Ve ileride gün doğusuna
Güneyde gün ortasına
Geride gün batımına
Kuzeyde gece ortasına kadar Halkım!...
Türk milleti için gece uyumadım, gündüz oturmadım.
Kardeşim Kültigin ile ölesiye yitesiye çalıştım, çabaladım.
Halkı ateş ve su gibi birbirine düşman etmedim.
Çıplak halkı giyimli kıldım.
Fakir halkı zengin kıldım.
Güçlü devleti olandan, güçlü hakanı olandan daha iyi kıldım.
Türk milletini düşmansız kıldım.

Ey Türk milleti! İşit
Üstteki mavi gök çökmedikçe,
Alttaki yağız yer delinmedikçe,
Senin devletini ve yasalarını kim bozabilir..


Çökmedi mavi gök,
Delinmedi yağız yer,
Güneş yaktı toprağı,
Güneş yaktı suları,
İnsan göğe bakındı,
İnsan yere bakındı,
Tanrı beni unuttu mu?
Tanrı beni unuttu mu?
Bir lokmaya bin ağız açıldı.
Bir yuduma ölüyorlardı.

GÖÇ!Göç .....
Gün beyleri oturdular , danıştılar,
Bir susuz kara aygırlarına,
Bir sütü kesik analarına,
Bir meyve vermez ağaçlarına,
Bir kıraç yere bakındılar.
Su istediler Tanrı'nın suyundan bir yudum su...
Rüzgara tuttular yüzlerini,
Gözlerini göğe diktiler de öyle yürüdüler.
Ala çadırlar azaldı,
Kor ocaklar azaldı,
Kara aygırlar düşüp kaldı,
Kuru bebeler toprak oldu.

Yağmuru bulduklarında uzun bir yoldan gelmişlerdi.
Uzun bir savaşa durdular.
Yağmurun sahibi vardı,paylaşmıyorlardı.

BEN; SATIK BUĞRA HAN;
El aldım atam Bilge Kül Kadirhan'dan
Uzun yoldan yağmura geldim.
Yağmuru düşümde gördüm.
Dudaklarıma serin serin deyiverdi.
Alnımı bir aydınlık okşadı.
Sordum " Kimsin?"
MUHAMMED diyiverdi.
Şahadetlendim.
Yağmuru aldım,paylaştım.
Alp'tim Alperen oldum.
Soyuma el verdim.
Soyuma yasamı verdim.

Rüzgarla koştu atları,Nefesle yetti otları,
Yardım diyene vardılar,
Yetiş diyene yettiler,
Bir denizden bir denize,
Bir nehirden bir nehire,
At sürerek çoğaldılar.

BEN ALPARSLAN HAN;
El aldım Selçuk atamdan,
Uzun yoldan geldim Malazgirt'te durdum.
Bir kılıcım var belimde,
Bir kısrağım var altımda.

Ve dediler ki bir gün
Demir dağı eritip
Anadolu'da yeniden kılıçlanan ateşi söndürmek istemişler.
Kor çeliğe su vermek gerekmiş,
Çünkü kalkanlar çiçekten örülmemiş...

BEN ERTUĞRUL OĞLU OSMAN;
Hele gelin,Domaniç yaylağıma gelin,
Söğüt kışlağıma gelin,
Meğer ki saraylar kurdunuz,
Meğer ki şaraplar içtiniz,
Meğer ki atlaslar giydiniz,
Kan rengi yüzükler taktınız,
Altın kabzalar kuşandınız,
Anadolu çilesinden.
Ki biz ; kayı beyleri Oğuz'un
Toprak donumuzu giyeriz, demire su verir, çalarız çeliği mermer otağınıza;
ÇÜNKÜ BİZ VAR İDİK
ÇÜNKÜ BİZ VARIZ!
Devlet-i ebedi müddet,
Sonsuza kadar adalet,
Sonsuza kadar devlet,
Sonsuza kadar hürriyet,
Sonsuza kadar millet,

Sancağa hilali nakşeden kim?
Denize karadan yürüyen Kim?
Çağ açıp çağ kapatan Kim?
Feth edip İstanbul'u Osmanlı kılan, Türk kılan KİM?

Batıdan doğuya
Doğudan batıya
İlmimizle geldik ilmimizle,
İnancımızla geldik inancımızla,
Kanunumuzla geldik kanunumuzla,
Adımızla geldik adımızla yaşayalım...

Atam Oğuz'un oğulları durup oturmadılar.
Güneşi sırtlayıp batıya yürüdüler,
Serin rüzgarı göğüsleyip kuzeye yürüdüler.
Suyun kokusunu alıp güneye yürüdüler.

Vedalaştıkları yerde sözcüler bıraktılar.
Tarihe tanık bekçiler bıraktılar.
Dört yöne tanıklar bıraktılar.

Gün geldi dört yandan kuşatıldık.
Can evimizden vurmaktı niyetleri.
Asırları hafızamızdan silmekti.
Şah damarında cenge tutuştular Osmanlı'nın.
Tırnaklarımızla yırtıyorduk boğazımıza uzanan pençeleri.
Demir parmakları kırıp,suya gömerken
Tarihe Mustafa Kemal adını yazdık.

Atlılar, atlılar hiç uyumadılar.
Kara kalpaklarını alınlarına düşürdüler.
Yolun sonuna baktılar, gördüler.
Arkadaşlarını yol üstünde bir ağacın yamacına,
Kardaşlarını buz tutmuş siperlerde,
Çocuklarını öfke yutmuş düşman elinde,
Analarını iki eli Allaha'a açılmış bıraktılar.
Babalarıyla zaten cephede helalleşmişlerdi.

Hiç ağlamadılar, hiç uyumadılar.
Bir soğuktan gözleri yaşardı.
Bir de alevli güneşten.
And içmişlerdi.
And İçmişlerdi...
Titrek elleriyle Sevr'e gidip
Kelle kurtarmak için imza atanlara,
Zavallı canı için ata yurdunu,
İngilize, Yunana, Fransıza,İtalyana peşkeş çekenlere,
Utanmadan dönüp gelenlere
Hesap sormaya and içmişlerdi.
Rütbelerini İstanbul'da bıraktılar,
Artık Mustafa Kemal'in ordusuydular.
TÜRK'ün ordusuydular.

Değil mi ki son kurşunu kuşaklarına sokup,
Kurşunu yoksa yabasını sırtlayıp,
Orağını , tırpanını bileyip
Kuvva oldular.
Artık halkın ordusuydular.
Artık Ankara'nın ordusuydular.
Artık TBMM ordusuydular.
Rütbelerini BAŞKOMUTAN'dan aldılar...



 teşekkürler...içimin yağları eridi hocammm...var mı Türk gibisi dünyada...
efsunkar13
Bilge Üye
*****
Mesaj Sayısı: 2668
30 Mar 2008 15:22:32

Teşekkür: 2075

. WWW
Bu daha yarısı sayılır öğretmenim...destanın tamamı ve son bölümündeki gençliğe tavsiye bölümü var daha...tamamladığımda onu da gönderirim...Oratoryo yapınca müthiş oluyor...Arka fona da çok hoş müzikler koymuştuk göç bölümünde ney sesi..Osman Gazi bölümünde çocuk sahneye gelirken mehter marşı...Fatih sahneye gelirken kahramanlık türküsü...ışık ve ses basit dans figürleri...harika olmuştu
------------------------------------------------
"Cumhuriyet bedava da kazanılmış değildir. Bunu elde etmek için kan döktük. Her tarafta kırmızı kanımızı akıttık. İcabında müesseselerimizi müdafaa için lâzım olanı yapmağa hazırız. "

Tüm çalışmalarım;
Bu bilgiyi sadece üyeler görebilir!
alonewolf
Aktif Üye
**
Mesaj Sayısı: 24
08 Eyl 2008 01:47:09

Teşekkür: 33

.
Sağolun Ellleriniz Dert Görmesin
efsunkar13
Bilge Üye
*****
Mesaj Sayısı: 2668
23 Oca 2009 01:37:20

Teşekkür: 2075

. WWW
Şiirin tamamı


Bu bilgiyi sadece üyeler görebilir!

------------------------------------------------
"Cumhuriyet bedava da kazanılmış değildir. Bunu elde etmek için kan döktük. Her tarafta kırmızı kanımızı akıttık. İcabında müesseselerimizi müdafaa için lâzım olanı yapmağa hazırız. "

Tüm çalışmalarım;
Bu bilgiyi sadece üyeler görebilir!
çurtigin
Üyeliği İptal Edildi

Mesaj Sayısı: 359
20 Şub 2010 06:13:32

Teşekkür: 293

.
Şiirin tamamı


Bu bilgiyi sadece üyeler görebilir!



Öğretmenim linki yeniler misiniz, hata veriyor da. Teşekkürler.
------------------------------------------------
Sitede sürekli tartışma çıkardığı için üyeliği iptal edilmiştir.
hatdem
Üye
*
Mesaj Sayısı: 6
16 Mar 2010 20:36:12

Teşekkür: 4

.
teşekkürler
Sayfa: 1 [2]
 
Egitimhane.Com  |  Eğitim-Öğretim  |  Belirli Gün ve Haftalar  |  Konu: Türk Dünyası Ve Toplulukları Haftası


MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.10 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.214 Saniyede 16 Sorgu ile Oluşturuldu
 

MKPortal ©2003-2008 mkportal.it 0.04371 / 11