Arkadaşlar merhabalar, 18 Mart için gölge tiyatrosu yapmak istiyoruz. Ancak elimizde SON YOKLAMA oyunun metni yok yardımcı olabilir misiniz?
1915… Anadolu... Ayaklarda çarık yok. Yok.. Ambarda buğday, değirmende un yok… Trablusgarp, Balkan yenilgileri… Gözde fer, kalpte umut yok… Her evden gözyaşı dökülüyor yüzyılların kadim toprağına... Yok. Düğün yok... Dernek yok… Yok… Payına ayrılık düşmeyen tek bir tüter ocak yok… Yok!” (Fonda ‘’Bir yiğit gurbete gitse’’ şarkısı ve askerin vedalaşma sahnesi) Oyuncu: asker; anne; Özge, baba; Şahin, kardeş; Metehan, nişanlı: Gizem (Yemek sahnesi. Ney müziği-sahne-metin aynı anda) Oyuncu: Yemek dağıtan: Fehmi, Askerler: Enes, Hamdi, Metehan, 15 Haziran… Sabah üzüm hoşafı… Öğle yok… Akşam yağlı buğday çorbası… 26 Haziran… Sabah yok… Öğle yok… Akşam, üzüm hoşafı… 18 Temmuz... Sabah üzüm hoşafı… Öğle yok… Akşam yok… 8 Ağustos… Sabah yarım ekmek… Öğle yok… Akşam şekersiz üzüm hoşafı... Ve bir not düşülmüştür listenin altına. 21 Temmuzdan itibaren un tükendiğinden artık ekmek de yok!” (Önce ezan sesi, ardından metnin okunmasıyla birlikte Namaz Sahnesi) Oyuncu: şahin Sonra hepsinin adının başına birer Mehmet eklendi. Mehmet Emin,Mehmet Ziya, Mehmet Bayram. Hepsi aynı oldu ateşin kızıllığına dönerken gökyüzü. Anasına, sevdiğine bunu diyebilmeyi çok istedi Mehmet Emin. Şimdi de bir bileydi anam yeni adımı, saçımı okşar, kulağıma fısıldardı yavaşça. -Oyy Memiğim, Oyy benim Mehmetçiğim! (Sahne: Atatürk’ün çıkışı. Metinin okunmasıyla birlikte Kalbimin Doğusu müziği) Oyuncu: Ümit Dağlarda tek tek ateşler yanıyordu. Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki şayak kalpaklı adam nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden güzel, rahat günlere inanıyordu Sarışın bir kurda benziyordu Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı. Yürüdü uçurumun başına kadar, eğildi, durdu. (Ümit burada yürüyor) Anafartalar cehennem! Anafartalar kemiğe dayanan bıçağa direniyor. Bir adam var Anafartalar’da, şahin bakışlı, çelik duruşlu bir adam. Yarbay Mustafa Kemal bu! İliklerine özgürlüğün kanı dolarken, kalbinde özgürlüğün ateşi tutuşuyor ve emrini veriyor Mustafa Kemal. -Ben size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum! (Sahne: Savaş sahnesi 1. Fonda top sesleri) O
biraz karışık oldu ama siz artık düzenlersiniz sayıon hocam :D
Şu an 16.596 kişi ve 79 üye var.
Aktif üyeler için tıklayınız.