2016-17 2. Hafta Konusu: Öğretimde Fen Ve Teknik Konularımı Yoksa Ahlak Mı Ön Pl

Çevrimdışı turgutkuzan

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4.439
  • 3.070
  • Öğrenci Velisi
  • 4.439
  • 3.070
  • Öğrenci Velisi
03 Eki 2016 07:58:51
2016-17 2. Hafta konusu: Öğretimde fen ve teknik konularımı yoksa ahlak mı ön planda olmalıdır?

Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerinize olsun.

Konumuzun şu başlıklar altında tartışılması mümkündür:
  • Fen ve teknik konularına öncelik verilmesinin olumlu / olumsuz yanları nelerdir?
  • Ahlak konularına öncelik verilmesinin olumlu / olumsuz yanları nelerdir?
  • Hangi konular "Ahlak" kapsamındadır?
  • Ahlak konularının öğretilmesinde sıralama nasıl olmalıdır?
  • Ahlak ve din birbirini tamamlayan unsurlar mıdır?

Konu ile ilgili görüşler Milli Eğitim Bakanlığının 2016 yaz semineri için öğretmenlere tavsiye ettiği
Emile yada eğitim üzerine (J. J. Rousseau),
Cahil Hoca (Jacques Rancier), 
Duygusal Zekâ  (Daniel Goleman),
Sofie'nin Dünyası  (Jostein Gaarder)
kitaplarında mevcuttur.

Önceki hafta konu ve linkleri :

Eğitim, Öğretim, Eğitimhane Organik Mi Olmalıdır?
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]

Çevrimdışı turgutkuzan

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4.439
  • 3.070
  • Öğrenci Velisi
  • 4.439
  • 3.070
  • Öğrenci Velisi
# 03 Eki 2016 08:00:30
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerinize olsun.

3 Mart 1924 tarihinde çıkarılan Tevhid-i Tedrisat Kanunu (Öğretim Birliği Yasası) kanunu ile eğitim ve öğretim kurumları tek çatı altında toplanmıştır.
Bu uygulamayla birlikte öğretimde öncelik okuma - yazma öğretilmeye verilmiş, ikinci aşamada fen ve teknik konularının öğretimi planlanmıştır.
Bu dönemde eğitim amaçlı uygulamalar yok denecek seviyededir.
1940'lı yıllarda yapılan hatanın farkına varılmıştır.
15-21 Şubat 1943 tarihleri arasında yapılan İkinci Millî Eğitim Şûrasında ahlak konusunda şu karar alınmıştır :

13.Ahlak konusunda, ahlak eğitiminde amaç olarak gösterilen “ideal Türk çocuğu” için şu hedefler ortaya konmuştur;
- Türk diline, kültürüne, devrimin eserlerine ve ilkelerine, genellikle Türklük idealine bağlı bir Türk,
- Bütün uygar uluslarla kabul edilen yüksek ahlak ilkelerini benimsemiş bir insan,
- Kendine ve başkalarına saygı gösteren, onurlu bir kişilik,
- Ciddi çalışan ödevine bağlı,
- Her yerde, her işte, her zaman doğruluktan ayrılmayan, başkalarının da ayrılmasına izin vermeyen,
- Yurttaşını seven, ona yardım eden ve güvenen bir insan.

1940'lı yıllarda ülkemizdeki "ahlak" anlayışı bu şekildeydi.
Günümüzün "ahlak" anlayışı nasıldır?

Çevrimdışı turgutkuzan

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4.439
  • 3.070
  • Öğrenci Velisi
  • 4.439
  • 3.070
  • Öğrenci Velisi
# 04 Eki 2016 14:35:35
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerinize olsun.

Aşağıda ahlak tanımlarını içeren sözler mevcuttur.

  • Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları, aktöre, sağtöre - Türk dil kurumu
  • Ahlak, kelimenin en dar anlamıyla, neyin doğru veya yanlış sayıldığı (sayılması gerektiği) ile ilgilenir. Terim genellikle kültürel, dinî, seküler ve felsefi topluluklar tarafından, insanların (subjektif olarak) çeşitli davranışlarının yanlış veya doğru oluşunu belirleyen bir yargı ve ilkeler sistemi kavramı ve/veya inancı için kullanılır. - Vikipedi
  • Adaletin olmadığı yerde ahlak da yoktur. – Michel de Montaigne
  • Ahlak ilmi faziletler ve reziletler ilmidir ki, nefsi faziletlerle süsleme ve reziletlerden koruma yollarını gösterir. – Katip Çelebi
  • Ahlak konusunda inandığım ilke şudur; bir şeyi yaptıktan sonra kendini iyi hissediyorsan o ahlakidir; eğer kendini kötü hissediyorsan o gayri ahlakidir. – Ernest Hemingway
  • Ahlak statik değildir. İnsan tecrübesi ile gelişen dinamik bir araçtır. – Durant Drake
  • Ahlak, herkesin kendisi için gereksiz görüp, başkalarının köküne kadar uygulamasını çok yerinde bulduğu, bir yaşam kuralları toplamıdır.
  • Ahlakın çoğaldığı yerde devletin masrafı azalır. – Corci Zeydan
  • Ahlakın olmadığı yerde kanun bir şey yapamaz. – Napolyon Bonapart
  • Bir insanı ahlaken eğitmeden sadece zihnen eğitmek topluma bir belâ kazandırmaktır. – F. D. Roosevelt
  • Bir milletin büyüklüğü ve ahlaki gelişimi, hayvanlarına nasıl davrandığıyla anlaşılabilir. – Mohandas Karamçand Gandi
  • Dünyanın bütün medeni milletleri temel ahlak ilkeleri üzerinde anlaşabilirler. – Joseph Addison
  • Ebû Hafs hazretlerine; “Güzel ahlâk sâhibi olmak nasıl olur?” diye soruldu. Bunun üzerine; “Evliyânın haklarına riâyet etmek, dostlar ile iyi geçinmek, küçüklere nasîhat vermek, dünyâ için kimseye düşmanlık etmemek, başkalarını kendi nefsine tercih etmek, dünyâ malı yığmaktan kaçınmak, kendi yollarında olmayanla sohbeti terk etmek, din ve dünyâ işinde yardımlaşmak.” buyurdu.  –  Ebû Hafs
  • Eğitim bir insanı ahlaklı yapma sanatıdır. – Georg Wilhelm Friedrich Hegel 
  • Güzel ahlak kaynak, ağız ise onun gözesidir. – Eyyüb Sabri Osmanoğlu
  • Güzel ahlak, kimseye yük olmamak, fakat herkesin yükünü çekmektir. – Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Güzel ahlak; cömertlik, bağışlayıcılık, sabır ve tahammüldür. – Hasan-ı Basri
  • Her binanın bir temeli var. İslam binasının temeli de güzel ahlaktır. – Abdullah bin Abbas
  • İnsanoğlu yaradılışta ahlaklıdır, onun ahlakını toplum bozar. – Theodor Fontane
  • Memleketler parasızlıktan değil, ahlaksızlıktan çökerler. – Marcus Tullius Cicero
  • Sakın ahlak kurallarını çiğnemeyin çünkü öcünü çabuk alır.  – Lev Nikolayeviç Tolstoy
  • Yeryüzündeki şartların düzelmesi, sadece bilimsel buluşlardan çok ahlaklı bir yaşama düzeninin gerçekleşmesine bağlıdır. – Albert Einstein

Günümüzde ahlak tanımı konusunda bir uzlaşma yoktur.

Kalem suresi 4. ayet meail şu şekildedir :

Ve şüphesiz sen, pek büyük bir ahlak üzerindesin.

Yaratan, ahlakı peygamber efendimizin yaşantısı olarak tanımlıyor.


Fen ve teknikte ileri toplumlardan biri ABD'dir.

[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
linkinde Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) verilerine dayanılarak yayınlanan 2012 yılı kasıtlı cinayet suç oranları şu şekildedir:
(Benzer bilgiler FBI resmi internet sayfasında da yayınlanmaktadır.)

(100.000 kişiye oranı)
  • Amerika   16.3   157.000
  • Afrika   12.5   135,000
  • Dünya   6.2   437000
  • Avrupa   3.0   22.000
  • Okyanusya   3.0   1100
  • Asya   2.9   122.000

Diğer suç oranlarında da oranlar aşağı yukarı aynı şekildedir.
Özellikle cinsiyet ve ırk kaynaklı suç oranları ABD'lerinde çok fazladır.
Silah sahibi SİVİL insan sayısı açık ara farkla ABD'dir.

Günümüzde fen ve teknikte ileri olan ülkelerde suç oranlarının yüksekliği dikkate alındığında gelişme / ilerleme hususunda bu ülkelerin örnek alınmasının hatalı olacağı söylenebilir.

Çevrimdışı turgutkuzan

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4.439
  • 3.070
  • Öğrenci Velisi
  • 4.439
  • 3.070
  • Öğrenci Velisi
# 05 Eki 2016 17:47:36
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerinize olsun.

İletişim yöntemlerinin çoğalması ve kolaylaşması ülkeler arasında entegrasyon (bütünleşme, uyum) ihiyacını ortaya çıkarmıştır.
Batı ülkeleri ile entegre olabilmek için,  doğru / yanlış ayrımı yapılmaksızın tüm öğretim sistemi batı standartlarına uydurulmaya çalışılmıştır.
Bu durum batının yaptığı yanlışların ülkemizde de yapılmasına sebep olmuştur / olmaktadır.

Örnek : İlköğretim çağındaki çocuk için tarih kavramı günler veya azami haftalar ile sınırlıdır.
1923, 1881, 1938, 1920 gibi rakamlar onlar için ANLAMSIZDIR. 
Topluluk kavramı, aile, akrabalar, arkadaşlar ile sınırlıdır. Osmanlı devleti, Almanya, Fransa vs. gibi terimler onlar için ANLAMSIZDIR.
30 km hız ile 300 km hız arasındaki fark onlar için rakamsal büyüklüktür. Bu büyüklüğü 10 kat hız şeklinde ALGILAMAZLAR.
Rakamsal büyüklük ile hızın gerçek anlamı arasındaki farkı anlamayan çocuğa hız problemi çözdürmek ANLAMSIZDIR.

Batının yaptığı her şeyi "doğrudur" şeklinde anlamaktan vaz geçmeliyiz.
Batı ülkeleri çocuklara işkence etmek için, yetişkinlik çağlarında ihtiyaç hissetmeyecekleri KALEMLE yazı yazmayı öğretiyorlar diye biz de çocuklarımıza aynı işkenceyi yapmak zorunda değiliz.

İlköğretim döneminde öğretilmesi gereken / öğretilebilecek şeyler, değerler, canlılarla nasıl iletişim kurulacağı, duyguların kontrol edilmesi vs. hususlardır.

Not: Okuma, yazma da alfabe dönemi kapanmak üzeredir. Gelecek (hiyeroglifte olduğu gibi) SİMGELERLE yazma / okuma / DÜŞÜNME dönemidir.
Çoğu insan farkında olmasa da yeni nesiller bu döneme uyumlu hareket etmektedir. İNATLA alfabe kullanmaya çalışanlar yetişkinlerdir :)

Çevrimdışı turgutkuzan

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4.439
  • 3.070
  • Öğrenci Velisi
  • 4.439
  • 3.070
  • Öğrenci Velisi
# 06 Eki 2016 18:14:00
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerinize olsun.

Çoğu insan ahlaklı davranışın ne olduğunu bildiğini zanneder.
İfademizi bir örnekle açıklayalım.

Bir kaşif grubu Afrika'nın balta girmemiş ormanlarında keşif gezisindedir.
Araştırmaları onları İLKEL bir kabileye ulaştırır.
Kabilenin  yaşantısını incelemek için bir süre onlarla yaşamaya başlarlar.
Bir gün kabiledeki yaşlı bir adam ölür.
Bir tür cenaze merasiminden sonra ölen adamın oğlu, ölen adamın göğsünü yararak kalbini çıkarır ve çiğ çiğ yer.
Kaşifler bu durumun VAHŞİLİK olduğunu düşündükleri için korkuya kapılırlar.
İçlerinden biri bu davranışın sebebini sormayı akıl eder. Verilen cevap :
- Babasının, oğlunun bedeninde yaşamaya devam etmesi için...


Sevdiğiniz insanın bedeninizde yaşamaya devam edeceğine İNANSANIZ öldükten sonra kalbini yemez misiniz?
Bu davranış "ahlaki" midir?

İnsanlar sadece akıl ile hareket ettiklerinde bu tür sonuçlara ulaşabiliyorlar.
Bu nedenle akıl tek başına yeterli değildir.

Çevrimdışı turgutkuzan

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4.439
  • 3.070
  • Öğrenci Velisi
  • 4.439
  • 3.070
  • Öğrenci Velisi
# 07 Eki 2016 11:06:38
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerinize olsun.

Milli Eğitim Bakanlığının 2016 yaz semineri için öğretmenlere tavsiye ettiği kitaplardan biri olan "Sofinin Dünyası" isimli eserde şu ifadeler yer almaktadır :

- Unicef için para toplamayı ödev sayabilirim.
- Evet ve burada önemli olan bunu kendin doğru bildiğin için yapmandır. Topladığın paralar sonuçta yerine ulaşsa da ulaşmasa da sen ahlak yasasına uymuş olursun.
Sen iyi niyetle davranmışsındır ki Kant'a göre ahlaksal olarak doğru bir davranışı belirleyen şey niyettir, eylemin sonucu değildir.
Bu yüzden Kant'ın ahlakına niyet ahlakı da denir.

İyi niyetli olmak, güzel ahlak sahibi olmak anlamına gelebilir mi?
Eylemlerimizin sonuçlarından sorumlu değil miyiz?

İngiliz halk hikâyelerinde bir karakter olan Robin Hood zenginlerin mallarını çalıp fakirlere dağıtan bir kahramandır.
Fakirlere yardım etmek gibi iyi niyet sahibi olan bir HIRSIZIN, güzel ahlak sahibi olduğu söylenebilir mi?

Hırsızlığı, güzel ahlak olarak tanımlamak, batı kültürünün bir ürünüdür.

 


Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK