Hayatımızın bazı dönemlerinde yaşanmışlıklardan kaynaklı anlamsız boşluklar oluşuyor. Bu boşluklar, durup dinginlenip bazı şeyleri düşünmek ve taşları yerine oturtmak için iyi bir fırsat üstelik.
Tıpkı ‘’dost diyebilmek’’ ile ‘’dost diye bilmek’’ arasındaki bir harflik boşluk gibi…
Yalan, bencillik, menfaat ve çıkardan arındırıldığında ayrımının daha net yapılabileceği bir boşluk...
Boşluk kapandığında geriye kalan ''dost diyebildiklerimizle'' dipçik gibi sağlam yürüyebilmek mi ?
Evet ! Taa ki bir sonraki boşluğa kadar…