Konu: Bam Teli  (Okunma sayısı 7266479 defa)

kurthan

  • Moderatör
  • *****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 9.688
  • Teşekkür 66452
    • Çevrimdışı
  • # 08 Eki 2015 16:48:36
İnsanları tanımak, denizleri bardak bardak boşaltmaktan daha zordur.

Hz. Mevlana

eessrraa

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 5.876
  • Teşekkür 45749
    • Çevrimdışı
  • # 08 Eki 2015 17:12:26
        sesini duyunca ötüşmeye başlar, göğüs kafesimdeki o suskun kuşlar...

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • İleti: 22.793
  • Teşekkür 162836
    • Çevrimdışı
  • # 08 Eki 2015 17:16:05
Toprağın bir karış altında, hiçbir dünya otoritesinin temin edemeyeceği eşitlik vardır.
Eyüp Sultan Kabristanından

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • İleti: 22.793
  • Teşekkür 162836
    • Çevrimdışı
  • # 08 Eki 2015 17:43:31
Senin dualar ettiğin, sana duaların edildiği, duaların bir
frekansta buluştuğu bir dünyada, yalnız güzellikler vardır

birgün birçicek

  • Üyeliği İptal Edildi
  • İleti: 310
  • Teşekkür 4570
    • Çevrimdışı
  • # 08 Eki 2015 17:46:07
İkimiz birden sevinebiliriz ...göğe bakalım
Durmadan harcadığım bu gözlerimi al kurtar.......
Beni bırak ...göğe bakalım

harslan05

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • İleti: 2.963
  • Teşekkür 59388
    • Çevrimdışı
  • # 08 Eki 2015 17:54:21
Ne çok hüzün var sahi.
Sabahtan başlıyoruz hüzünlenmeye, koca gün yetmiyor.
Ertesi güne devrediyoruz bazı hüzünleri

Ali  Lidar

dinise

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 537
  • Teşekkür 2732
    • Çevrimdışı
  • # 08 Eki 2015 18:31:36
Dünya döner, mevsim döner
 Başım döner, yar dönmez
 Yolaar biter yıllar biter
 Ömür biter dert bitmez

mukru

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • İleti: 2.557
  • Teşekkür 20769
    • Çevrimdışı
  • # 08 Eki 2015 19:10:07
Sonbahar iyice kendini hissettirmeye başladı artık.

Tüm haneli dostlara bir çay, yağmur kokusunda...

YazarŞairVesair

  • Aktif Üye
  • **
  • İleti: 47
  • Teşekkür 104
    • Çevrimdışı
  • # 08 Eki 2015 19:18:17
Düş bakalım yâdımıza ey hazan
Ne güzel yaratmış seni Bahtımızı da Yazan..

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 3.155
  • Teşekkür 40284
    • Çevrimdışı
  • # 08 Eki 2015 19:35:05
Yoksa sende mi hayırsızsın, bazıları gibi..... !

İSTANBULLL

  • Bilge Üye
  • *****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 3.076
  • Teşekkür 17619
    • Çevrimdışı
  • # 08 Eki 2015 19:43:39
Bir yanımız telaş içinde,
Bir kısacık ömre tutsak.
Sükut içinde izlemekte olan biteni,
Umudu ve direnci büyüten...
Ölümsüzlüğü hayattan daha çok seven,
Hani bir yanımız?

[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Sonbahar iyice kendini hissettirmeye başladı artık.

Tüm haneli dostlara bir çay, yağmur kokusunda...

Çayın yanında ;)

kareninaa

  • Üyeliği İptal Edildi
  • İleti: 1
  • Teşekkür 3
    • Çevrimdışı
  • # 08 Eki 2015 19:48:45
Keşke derinliklerinle oynadığımı düşünmeden önce beni dinleseydin hadi dinlemedin kalbinin sesini de duymadın mı

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 3.155
  • Teşekkür 40284
    • Çevrimdışı
  • # 08 Eki 2015 19:53:25
''Belki bir gün''lü cümleler bile inanmaz kavuşmamıza artık farkındasındır..

sebocan

  • Yönetim Ekibi
  • *****
  • İleti: 30.196
  • Teşekkür 459408
    • Çevrimdışı
  • # 08 Eki 2015 20:17:54
SU OL...
 
Şimdi sen 'su' olduğunu düşün. Su kadar özel, su kadar faydalı ve su kadar çok, tükenmez. İnanıyorum ki gerçekten de öylesin. Ama ister çeşmelerden dökül, ister göklerden yağ, ister nehirler dolusu ak; dibi olmayan bir kovayı dolduramazsın. Seni dinlemeyenlere de sesini duyuramazsın.

Unutma; Bağırdığında daha çok dinlenmezsin. Gürültünün parçası olursun sadece! Dikkat et; Suyun yanında olanlar suyu en az içenlerdir. 'Su nasılsa burada, lüzum yok ki suyu kana kana içmeye' diye düşünürler.

Aynen, sesini sürekli duyanların seni dinlemedikleri gibi! Ormandaki hiç bir hayvan, ırmağın gürültüler koparan yerinden su içmeye çalışmadılar. Hepsi, hep sabahın en sakin anını bekledi; suyun durgun yerlerini bulabilmek için gittiler ve ihtiyaçlarını öyle giderdiler. Onlar için en uygun olan ve kendi istedikleri zamanda.

Sen, hep bir su olduğunu gene düşün. Su gibi güzel, su gibi yararlı, su gibi vazgeçilmez. Ve su gibi hayat kaynağı olduğunu düşün. Su gibi yaşatıcı ol; Yıkıcı, kırıcı, sürükleyici, öldürücü değil! Sen bir su ol. Rahmet ol; Tarlalarını basma insanların, yıkma yuvalarını, söndürme ocaklarını, söndürme ki sana 'felaket' denmesin!

Su isen bir bardağa sığabil ki; Damarlara giresin! Su; Yüce Tanrı'nın insanlar için yarattığı en büyük nimetlerden biri. Suya benzediğini unutma! Su gibi faydalı, su gibi lüzumlu, su gibi özel, su gibi güzel, bitmez-tükenmez olduğunu da unutma!

Ayrıca su gibi sakin olabileceğin gibi, su gibi de 'kıyametler' koparabileceğini de hatırla. Unutma; Senin işin rahmet olmak, afet değil! Vadiler, ovalar varken, bunca akabildiğin; küçük ırmaklara ayırabiliyorsan kendini, bardaklara bölebiliyorsan, hayat verirsin çevrene.

Ve yaşarsın dünya yaşadığı müddetçe. Yoksa hep duyulmayan, dinlenmeyen; korkulan ve kaçılan olursun, tıpkı seller, afetler gibi. Tercih 'senin' ellerinde artık. Ya tutmayı öğreneceksin dilini veya hiç durmadan konuştuğun için, sadece bomboş ve anlamsız sesler çıkartan birisi olduğunu zannettireceksin çevrene! Ama yapman gereken şu değil mi? Düşüneceksin ne zaman ne söyleyeceğini.

Düşüneceksin kimin dinleyip dinlemediğini, kimin anlayıp anlamadığını. Düşüneceksin anlatmak istediklerinin ne kadarını anlatabildiğini. Hatta anlayanların anladıklarının da senin anlattıklarının ne kadarı olduğunu. Ve konuşmak için en uygun zamanı bekleyecek, en az ama en uygun kelimeleri seçmeye çalışacaksın.

Ahmak olmayan yolcuların, önceden aldıkları biletleri ceplerinde olduğu halde, saatlerini kontrol ederek, vakit yaklaştığında, vapurun kalkacağı iskelede hazır olmaları gibi, sen de fikrini bildireceğin kişinin 'kıyıya yanaşmasını' bekleyeceksin! Demeyeceksin; 'Ben canım isteyince giderim iskeleye, vapur da gelmek zorunda!..'

Demeyeceksin; 'Ben aklıma geleni aklıma geldiği biçimde söylerim. Karşımdaki de değil duymak, değil dinlemek, anlattığımdan bile fazlasını anlamak zorunda!..' Keşke öyle olsaydı. Keşke haklı olsaydın, ama maalesef değil. Ağzını açıp 'Şelaleden dökülen suyu' içmeye çalışan bir tavşan gördün mü hiç? Veya önüne çıkan ağaçları dahi sürükleyen bir selden susuzluk gidermeye uğraşan bir ceylan? Kaplanlar bile içebilmek için suyun durulmasını bekler Beyni olan her yaratık gibi ! Hadi...

Sen şimdi tekrar 'su olduğunu' düşün ve kendini 'su gibi' hisset. Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi berrak, su gibi yararlı. Su gibi hayat kaynağı ve su gibi bitmez-tükenmez olduğunu hatırla. Ama yine su gibi 'küçük bir bardağın içine' sığdır ki kendini; Girebilmeyi öğren insanların damarlarına. Hayat ver.
Vazgeçilmez ol !

harslan05

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • İleti: 2.963
  • Teşekkür 59388
    • Çevrimdışı
  • # 08 Eki 2015 20:18:46
Ey gönül haresi keder,
insan kendinden ne kadar uzağa gider...

Şükrü Erbaş

 

Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK