DE Kİ
Sevdiğim orada ki insanlara de ki; O benim yokluğumda ki hüznü seviyor. O beni değil, şimdiki beni değil, onunla olan beni seviyor. O beni değil, benimle olan zamanı özlüyor.
Ve o imkansız olanı seviyor.
Sevdiğim geçtiğin yerlerde başı yüce karlı dağlar varsa, o dağlara de ki; Karlarını yüreğimin hasretiyle eritsinler, sularıyla seni serinletsinler. Ve de ki o dağlara, özlemimin çığlığını yankı yankı kulağına ulaştırsınlar. Sevdiğim yoluna çıkan ağaçlara de ki, üzerine salkım salkım eğilerek seni güneşin yakıcılığından korusunlar.
Bir deniz kenarında durup seyrettiğinde denizi, dalgalara selamımı söyle, ruhunu benim gibi okşayarak dalgalansınlar. Kokunu rüzgara teslim et, birde saçından bir tel alıp bana getirsinler.
İnsan istiyor ki, gece güneş doğsun, insan istiyor ki, denizler orman olsun, insan istiyor ki yıldızlar tutacak kadar yakın olsun ve insan istiyor ki aşk imkanlı olsun.
Sevdiğim bulunduğun yerlerde ki insanlara de ki; imkanlı olan, aşk olmaz zaten. Seni yavaş yavaş pişirecek ateş olmalı. İmkanlı aşka şiir yakışmaz, imkanlı aşka şarkı yakışmaz, türkü yakışmaz, özlem yakışmaz.
Sevdiğim orada ki insanlara de ki; O benim yokluğumda ki hüznü seviyor. O beni değil, şimdiki beni değil, onunla olan beni seviyor. O beni değil, benimle olan zamanı özlüyor.
Ve O imkansız olanı seviyor.
Hasretimin hüzünlü sancısı, oradaki insanlara de ki, tarihe geçen hiçbir aşk imkanlı olmamıştır. Büyük aşklar, büyük hasretlerden doğar, sizin aşk sandığınız şey, aşk adına bir şeydir ancak. Ve aşk çok yücedir, ulaşılmayacak kadar. Dostlukla, sevgililikle, hoşlanmayla, arzulamayla, anlaşmakla, alışkanlıkla aşkı karıştırmasınlar..