Aşík olmanın birden fazla belirtileri vardır derler
Ya aşkın bittiğinin belirtilerini kim söylemek ister
bir hikayedir anlatılır:
zamanın birinde, geniş ve gür akan bir nehrin kenarında bir ev varmış. o evde güzel mi güzel bir kız yaşarmış.
dünyalar güzeli kıza aşık olan bir de delikanlı varmış ama o delikanlının evi nehrin karşı yakasındaymış.
çocuk, yavuklusunu görebilmek için her gün sabah erkenden nehrin azgın sularına dalar, yüzerek karşıya geçermiş. kızın güzel yüzünü görüp gerisin geri tekrar nehre atlayıp evine dönermiş.
gel zaman git zaman yine bir sabah delikanlı, sevgilisini görmeye gelmiş gelmesine ama o da ne? kıza dikkatle baktığı zaman sevgilisinin güzelliğini gölgeleyen bir ben görmüş yüzünde. şaşırmış çocuk.. "yahu" demiş, "senin yüzünde ben mi vardı bunca zamandır? ne acayip, nasıl da fark etmemişim?" başka şeyler de konuşmuş delikanlı sevgilisiyle ama bir anda durgunlaşıvermiş hali. tam ayrılıp suya atlayacağı zaman kız ani bir hareketle oğlanın koluna yapışmış. "dur" demiş. "atlama artık suya" çocuk bir daha şaşırmış. kız mahzun mahzun bakmış yüzüne delikanlının: "yüzerek gitme artık evine, yoksa boğulacaksın. şu ilerdeki köprüye kadar yürü. selametle var evine yurduna. yüzümde gördüğün leke ben doğdum doğalı orada durur. sen bunca zamandır bana aşkla baktığın vakit görmedin yüzümdeki kusuru. ama bu artık aşkın körelmiş ki ilk kez bu sabah gözüne çarptı senin. artık yüzerek gitme evine, seni her sabah yüzdüren sevda kalmamış gönlünde. boğulursun, artık yüzerek gitme.."