Bunları Biliyor Musunuz?

Çevrimdışı Migren

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1.124
  • 4.594
  • 1.124
  • 4.594
# 17 Haz 2021 09:35:30
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Çocukluğumuzda ki arkası yarın lar gibi.
Merakla devamını bekliyoruz öğretmenim 🤗
dersim başlamıştı. Sadece merak edilen yeri anlattım. Devamı da olsun o zaman😎

Çevrimdışı ilhami_60

  • Bilge Üye
  • *****
  • 4.378
  • 26.465
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • 4.378
  • 26.465
  • 3. Sınıf Öğretmeni
# 17 Haz 2021 09:42:14
Yıllardır bilimi çaya banıp yemişiz haberimiz yokmuş. :)

Petit peurre bisküvilerinin;

Çevresindeki 52 kıvrım yılın 52 haftasını,

Köşelerindeki minik topuzlar  yılın 4 mevsimini,

Kısa kenarlarındaki 12 kıvrım, yılın 12 ayını,

Bisküvinin 7 cm olan uzunluğu , haftanın 7 gününü,

Üzerindeki 24 adet delik ise günün 24 saatini belli ediyor.

Çevrimdışı toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • 3.358
  • 42.686
  • 3.358
  • 42.686
# 17 Haz 2021 11:08:55
İBRETLİK BİR AYARDIR....

Aslında sadece İran Şah'ına değil, devletin ve halkın malını har vurup harman savuran tüm devlet yöneticilerine verilmiş ayardır...

Yıl 1934...
İran Şah'ı Pehlevi Türkiye'yi ziyaret ediyor... Ziyaretinde Atatürk'e üzeri değerli taş ve altınla kaplı bir kılıç getiriyor hediye olarak...
Tabi Atatürk'te bu hediyeye karşılık şaha bir hediye veriyor...
Bir sigara tabakası...
Sade ve ucuz bir tabaka...

Tabi Şah verilen hediyeyi beğenmiyor gibi bakıyor...
Zira Şah'ın hediyesi çok pahalı iken, Atatürk'ün hediyesi son derece ucuz ve basit...

Atatürk Şah'ın hediyeyi beğenmediğini anlıyor, cevap vermek durumunda kalıyor...
"Size verdiğim hediyeyi ben maaşımla aldım..."

Evet, birine bir hediye veriyorsan, alıyorsan bunu tüyü bitmedik yetimin hakkıyla değil, kendi cebinden alacaksın...
Kendi emeğinle, kendi alın terinle alacaksın ki o hediye senin hediyen olsun...

Yok öyle yoksul halkın parasıyla ona buna caka satmak...

Konuşmadan sonra Atatürk'ün, misafiri için sahneye koyulmasını istediği operayı izlemek üzere harekete geçiyorlar... Atatürk, İran Şahı Pehlevi'ye 'Buyurun' diyerek yol gösteriyor... Fakat İran Şah'ı, Atatürk'e yol gösterir ve şöyle der: 'Hayır, ben erim, sense büyük komutansın.'

İşte ATATÜRK bu yüzden ATATÜRK'tü...

EK: Şah'ın ATATÜRK'e hediye ettiği kılıç derhal devlet hazinesine kaydediliyor... Kılıç halen Anıtkabir müzesinde 1003/747 envanter no ile kayıtlıdır...

Tevazu, asalet, karakter dersi....
Türkiye Cumhuriyeti ziyareti İran Şah'ının yaptığı tek yurt dışı ziyaretidir.... O donem devletin itibarına bakar mısınız?..


Alıntı

Çevrimdışı Migren

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1.124
  • 4.594
  • 1.124
  • 4.594
# 17 Haz 2021 17:35:28
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
"... Köle ticaretinin hüküm sürdüğü bir coğrafyada yetim çocuklarına bakan bir kadın yaşarmış. Yıkık dökük kerpiç bir evde üç çocuğuna bakmak için çabalayıp durdurmuş. Evin tavanında bulunan kırlangıç yuvasını fark ettiğinden beri sürekli Allah'a" Rızkı bol olan Allah'ım! Sen şu kırlangıç yavruların rızkını gönderdiğin gibi benim yavrularımı da rızkını gönder. Hanemizi bereketli kıl. " diye dua edermiş. Kırlangıç yuvası orda kaldığı sürece hane bereketlenmiş.
Bir gün aniden evi haydutlar basmış. Köle niyetine çocukları gaspetmek istemiş. Kadın çaresiz bir şekilde çocuklarını saklamaya çalışırken heyecan ve korku içinde Rabbinden yardım istemiş. Haydutlar, içeriye girip kapıyı kapatmış. O sırada kırlangıç uçarak evin havalandırma bölümünden çıkmaya çalışmış. O sırada haydutların başındaki zat, "her tarafı kapatın kuş bile uçmasın!" emrini verince adamlardan biri kırlangıca hamle yapmış ve kuyruğunu tutmuş. Kırlangıcın kuyruğu ortadan kopmuş. Kırlangıç, havalandırma deliğinden kaçmış... " devamı var tabi 😊
"... Olabildiğince yükseğe uçmaya çalışan kırlangıç, arkasında savunmasız bir şekilde yardım bekleyen yuvadaki yavrularını, kadın ve yetim çocukları bırakmış. Bir süre uçtuktan sonra kendini ülkenin hükümdarının sarayında buluvermiş. Hükümdarın karşısına geçip, Kuran'ı Kerim de "Kul uhuye ileyye" ile başlayan surenin ilk üç cümlesini okumaya başlar. Hükümdar (Hz. Süleyman olabilir) olayı anlar ve elini açıp dua eder: " Yerleri ve gökleri yaratan Allah'ım. En hızlı bir şekilde oraya askerlerimi ulaştır. Savunmasız yavruları sen koru" Duası kabul olan hükümdarın askerlerini rüzgar alıp uçurur. Haydutlar etkisiz hale getirilir ve yavrular kurtulur. Bir gün sizde bir kırlangıcı görürseniz onu korkutmadan yanında durun ve dinleyin. Belkide onun hayatı boyunca tekrar ettiği üç cümleyi duyabilirsiniz. "

Böyle bir hikayeydi değerli [linkler sadece üyelerimize görünmektedir.] öğretmenim 😊

Çevrimdışı dilek0127

  • Uzman Üye
  • *****
  • 6.151
  • 34.650
  • 6.151
  • 34.650
# 17 Haz 2021 17:45:56
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
"... Olabildiğince yükseğe uçmaya çalışan kırlangıç, arkasında savunmasız bir şekilde yardım bekleyen yuvadaki yavrularını, kadın ve yetim çocukları bırakmış. Bir süre uçtuktan sonra kendini ülkenin hükümdarının sarayında buluvermiş. Hükümdarın karşısına geçip, Kuran'ı Kerim de besmelesiz başlayan "Kul uhuye ileyye" ile başlayan surenin ilk üç cümlesini okumaya başlar. Hükümdar (Hz. Süleyman olabilir) olayı anlar ve elini açıp dua eder: " Yerleri ve gökleri yaratan Allah'ım. En hızlı bir şekilde oraya askerlerimi ulaştır. Savunmasız yavruları sen koru" Duası kabul olan hükümdarın askerlerini rüzgar alıp uçurur. Haydutlar etkisiz hale getirilir ve yavrular kurtulur. Bir gün sizde bir kırlangıcı görürseniz onu korkutmadan yanında durun ve dinleyin. Belkide onun hayatı boyunca tekrar ettiği üç cümleyi duyabilirsiniz. "

Böyle bir hikayeydi değerli [linkler sadece üyelerimize görünmektedir.] öğretmenim 😊
Besmelesiz başlayan sure Tevbe suresidir.Bu süre okunmaya başlarken besmele çekilmez.

Çevrimdışı Migren

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1.124
  • 4.594
  • 1.124
  • 4.594
# 17 Haz 2021 17:48:34
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Besmelesiz başlayan sure Tevbe suresidir.Bu süre okunmaya başlarken besmele çekilmez.
Evet ben karıştırdım. Orayı düzelttim. 🙂

Çevrimdışı dilek0127

  • Uzman Üye
  • *****
  • 6.151
  • 34.650
  • 6.151
  • 34.650
# 17 Haz 2021 17:52:59
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Evet ben karıştırdım. Orayı düzelttim. 🙂
Düzeltmek için yazmadım öğretmenim.Ek bilgi diye yazdım.😊
Paylaşım çok güzeldi.👏👏👏

Çevrimdışı Migren

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1.124
  • 4.594
  • 1.124
  • 4.594
# 17 Haz 2021 18:01:50
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Düzeltmek için yazmadım öğretmenim.Ek bilgi diye yazdım.😊
Paylaşım çok güzeldi.👏👏👏
Teşekkürler öğretmenim. 👍

Şirinler çizgi filmininde yer alan "uslu birer çocuk olursanız ve yolunuz ormandan geçerse belkide şirinlerin sesini duyabilirsiniz" geçiyor. Şirinleri duymasam da kırlangıçları dinleme fırsatım oldu 😎

Çevrimdışı klavuz2

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1.525
  • 2.193
  • 1.525
  • 2.193
# 17 Haz 2021 18:09:47
Sabahları uyandığınızda uykunuzu açmak için, elma kahveden daha etkilidir.

Çevrimdışı imgesel150

  • Uzman Üye
  • *****
  • 678
  • 2.763
  • 678
  • 2.763
# 17 Haz 2021 23:15:09
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
"... Olabildiğince yükseğe uçmaya çalışan kırlangıç, arkasında savunmasız bir şekilde yardım bekleyen yuvadaki yavrularını, kadın ve yetim çocukları bırakmış. Bir süre uçtuktan sonra kendini ülkenin hükümdarının sarayında buluvermiş. Hükümdarın karşısına geçip, Kuran'ı Kerim de "Kul uhuye ileyye" ile başlayan surenin ilk üç cümlesini okumaya başlar. Hükümdar (Hz. Süleyman olabilir) olayı anlar ve elini açıp dua eder: " Yerleri ve gökleri yaratan Allah'ım. En hızlı bir şekilde oraya askerlerimi ulaştır. Savunmasız yavruları sen koru" Duası kabul olan hükümdarın askerlerini rüzgar alıp uçurur. Haydutlar etkisiz hale getirilir ve yavrular kurtulur. Bir gün sizde bir kırlangıcı görürseniz onu korkutmadan yanında durun ve dinleyin. Belkide onun hayatı boyunca tekrar ettiği üç cümleyi duyabilirsiniz. "

Böyle bir hikayeydi değerli [linkler sadece üyelerimize görünmektedir.] öğretmenim 😊
Çok teşekkürler öğretmenim. Çok iyi geldi, sağolun. Hayırlı aksamlar herkese 👋

Çevrimdışı toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • 3.358
  • 42.686
  • 3.358
  • 42.686
# 17 Haz 2021 23:24:55
Turgut Özakman'ın kitabından alıntıdır.

"Öğleden sonra sarıklı, aksakallı, cübbeli,bir milletvekili Mustafa Kemal Paşa’yı 'Direksiyon Binası'nda ziyarete geldi.

Bugün meclis tatildi. Paşa güncel, basit, sıradan tartışmalara hiç katılmayan bu olgun din adamını severdi. Hiç beklemeden kabul etti. Saygıyla karşıladı, yer gösterdi. Oturdular. Karşılıklı hal hatır sordular.

Hoca konuya girdi:

“Güzel Paşam, sen bu millete Allah’ın bir lütfusun. Bugüne kadar sen beni hoş tuttun, ben de seni başımız bildim. Bu güvene dayanarak sana bir teklifte bulunmaya geldim.”

Mustafa Kemal Paşa merakla,

“Buyrun” dedi.

“Anladığıma göre padişahlık gidiyor. Belki bir gün hilafet de tarihe karışacak.”

Paşa gülümsemekle yetindi.

“Yüzlerce yıllık düzen değişecek; içeriden dışarıdan, bilir bilmez, birçok düşman kazanacaksın. Hayatın hep tehlikede olacak. Bunları halkın iyiliği için yapıyorsun ama bakalım halk kadrini bilecek mi? Gel bu işten vazgeç. Kurban olduğum Allah, sana yürü be kulum demiş. Saltanatı da, hilafeti de üzerine al. Bugünkü kudretine, şanına, bunların kuvvet ve şerefini de ekle. Tahtınla, devletinle, sarayınla, hareminle, hazinenle, keyfince yaşa...”

Hoca derin bir soluk alarak sözünü tamamladı:

“Benim teklifim bu. Artık ötesini sen bilirsin.”

Mustafa Kemal Paşa duygulanmıştı. Öne doğru eğildi.

“Dediğiniz doğrudur. Bazı insanlar bilir bilmez bana düşman kesilecek. Belki de hayatım sürekli tehlikede olacak.”

“Evet, evet!”

“Ama sevgili Hocam, milletin önüne düşen bir adam artık kendini, keyfini, cebini, çıkarını, rahatını, ailesini, geleceğini değil; milletin ihtiyaçlarını, zamanın gereklerini temsil eder. Bu yüzden tasvir ettiğiniz hayat, hoşuma gitse bile kabul edemem. Millet yolundan geri dönemem. Artık millet de buna izin vermez.”

Uzanıp sevgiyle hocanın elini tuttu:

“Ben bu görevi her türlü tehlikeyi göze alarak üstlenmiştim. Benim için hayır dua ediniz.”

Hocanın gözleri doldu. Karşısında rahatı, güveni, saltanatı, zevki, keyfi değil; halkının yararı için zoru seçen, öldürülmeyi, iftiralara ve haksızlıklara uğramayı göze almış bir insan, adam gibi bir adam vardı. Saygıyla kucakladı...

(Turgut Özakman, Cumhuriyet, Bilgi Yayınevi, s. 113)

Çevrimdışı omerf

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1.343
  • 3.033
  • 1.343
  • 3.033
# 21 Haz 2021 09:53:51
1883 yılında, Endonezya’daki Krakatoa yanardağı patladığında, ortaya çıkan ses Amerika’nın eyaleti Texas’tan duyulmuştu.

Çevrimdışı Migren

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1.124
  • 4.594
  • 1.124
  • 4.594
# 23 Haz 2021 13:18:13
“Türk Lirasının arkasındaki şahsiyetler

5 TL - Ordinaryus Profesör Doktor Aydın Sayılı:
5 Türk Lirasındaki kişi Ordinaryus Profesör Doktor Aydın Sayılı‘dır. Türkiye’de bilim tarihçiliğinin yerleşmesini sağlamış bilim adamıdır. Harvard doktorası da alan Sayılı, Bilim Tarihi konusunda doktorası olan ilk bilim adamıdır.
10 TL - Profesör Doktor Cahit Arf:
10 Türk Lirasındaki kişi Prof. Dr. Cahit Arf’tir. Dünyaca ünlü bir matematikçi Cahit Arf, TÜBİTAK’ın ilk bilim kurulu başkanıdır.
20 TL - Mimar Ahmed Kemaleddin:
20 Türk Lirasındaki kişi Mimar Ahmed Kemaleddin‘dir. Mimar Kemaleddin Bebek Camii, Gazi Eğitim Fakültesi, TCDD Genel Müdürlük Binası, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Kütüphanesi, Vakıf Han Binaları gibi birçok eserin mimarıdır.
50 TL - Fatma Aliye Hanım:
50 Türk Lirasındaki kişi Fatma Aliye Hanım‘dır. Gerçek adı Fatma Aliye Topuz olan Fatma Aliye Hanım, Türk edebiyatının ilk kadın romancısı olarak tanınır.
100 TL – Itri:
100 Türk Lirasındaki kişi Itri (Buhurizade Mustafa Efendi)‘dir. Asıl adı Mustafa, takma adı ise Itrî olan Türk bestekar, çiçekçilik ve meyvecilikle uğraştığı için bu mahlası almış olduğu söylenir.
200 TL - Yunus Emre:
200 Türk Lirasındaki kişi Yunus Emre‘dir. Yunus Emre, Anadolu’da Türkçe şiirin öncüsü olan tasavvuf ve halk şairidir. Hayatını ‘Erenler’ makamına ulaşmak için adadığı söylenen Yunus Emre’nin Divan ve Risaletü’n Nushiye adlı iki eseri vardır.“ Alıntı

Şahsiyetler ve para değerleri incelendiğinde şu ayrıntıyı görebiliriz.
Küçük paralar üzerinde matematikçi şahsiyetler var. Bol bol bu paraları kullanıyorsanız. Hesap- kitap işini iyi yapmakta fayda var.

Orta değerdeki paralar üzerinde sanat alanındaki şahsiyetler gözümüze çarpıyor. Bu paraları sık kullanıyorsanız. Refah seviyeniz orta düzeyde demek ki. Parasal bir sorunumuz yok. Sanata kendinizi verebilirsiniz.

Büyük paralar üzerindeki şahsiyetler maneviyatı ön planda tutan şahsiyetlerdir. Bu paraları sık sık kullanıyorsanız, paraya kendinizi fazla kaptırmadan maneviyata da zaman ayırabilirsiniz.

Şeklinde yorumlanabilir.

Çevrimdışı toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • 3.358
  • 42.686
  • 3.358
  • 42.686
# 24 Haz 2021 00:29:21
1827 yılında Almanya'nın Magdeburg kentinde bir müzik öğretmeninin oğlu dünyaya gelir(Karl Detroit)...

Anne ve baba sürekli kavga ettiklerinden dolayı çocuk akrabaları tarafından yetimhaneye götürülür...

Çocuk 12 yaşına geldiğinde bir gece yarısı bütün arkadaşları uyurken çarşafları birbirine dolayarak yetimhaneden kaçar ve Hamburg'a gider...

Büyük bir liman kenti olan Hamburg'da bir gemide miço olarak işe başlayan Karl Detroit, bütün Akdeniz'i dolaşıp, Marmara denizinden boğaza giren gemisinden Kız Kulesini görünce denize atlar ve Kız Kulesi'ne doğru yüzmeye başlar. Çocuk yakalanır ve Sadrazam Ali Paşa'nın (şair) yanına götürülür...

Sadrazam sorar; Neden kaçtın Almanya'dan?..Karl Detroit cevap verir; "Dayak vardı orada, bıktım kaçtım"..

"Peki ya neden Akdeniz'in onca yeri değil de İstanbul'da atladın denize evladım? Diye sorar Sadrazam. Kız Kulesi'ni gösterir Karl Detroit ve "ben o kuleyi çok sevdim" der...

Almanlar çocuğu geri ister, fakat Sadrazam Ali paşa
"Hayır alamazsınız, O artık benim oğlum" der ve o gün Karl Detroit adı değişerek Mehmet Ali adını alır ve askeri okula başlar. Aldığı eğitimin ardından Kırım harbine katılır ve paşa unvanını alır. O artık sığındığı ülkenin bir Paşasıdır!..

1878 Berlin anlaşmasına giden heyetin içinde yer alan Mehmet Ali paşa, doğduğu ülkeye geri dönmüştür ancak artık o bir
Osmanlı Paşasıdır...

Almanya dönüşünde Arnavutlukta yolunu kesen eşkıyalar tarafından öldürülen Karl Detroit, arkasında 4 kız çocuk bırakır. Bunlardan biri Leyla Hanım, bu Leyla Hanım'ın da bir kızı olur, Celile Hanım. İlk Türk ressamlardan olan bu Celile Hanım'ın da bir oğlu olur ve aşağıda gördüğünüz o küçük bebek büyüyüp Türk edebiyat tarihine adını Nazım Hikmet olarak yazdırır...

Sunay Akın

Çevrimdışı toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • 3.358
  • 42.686
  • 3.358
  • 42.686
# 24 Haz 2021 19:56:07
Atatürk Orman Çiftliği’nin 8 yıl içinde (1925-1933) denemeler ve seçmeler yapmak suretiyle elde ettiği hububat, yalnız memleketin değil, dünyanın en yüksek özelliklerini taşıyan türlerini oluşturuyordu.

Özellikle 65 librelik buğdayları Avustralya ve Kanada’dan tohumluk için her zaman aranmakta ve istenmekte idi. ..

Çiftliğin İstanbul borsasına gönderdiği buğdaylar en iyi cins buğday olarak yüksek fiyata satılıyordu.

Geniş Anadolu yaylasına özgü bir buğday olan kunduru buğdayı Almanya, Romanya ve İtalya’nın makarna için yegane tercih ettikleri buğday idi…

Ahmet Özgür Türen, 57 Yıl, s. 201-202.

Fotoğraf: Mustafa Kemal, Atatürk Orman Çiftliği'nde...

 


Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK