Konu: Drama Yöntemi Ve Oyunlar  (Okunma sayısı 357537 defa)

mylife84

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.905
  • Teşekkür 1186
    • Çevrimdışı
  • # 08 Haz 2007 21:39:01
Arkadaşlar hepinize çok teşekkürler.
Gerçekten çok güzel bilgiler vermişsiniz

senaveben

  • Üye
  • *
  • İleti: 29
  • Teşekkür 5
    • Çevrimdışı
  • # 08 Haz 2007 21:43:19
Drama konusunda verdiğiniz bilgilerden dolayı çok teşekkür ediyorum. Bu sitenin bana çok şeyler kazandıracağına inanıyorum. Bu yüzdende bu siteyi kuranlardan ve üye olup başkalarına faydalı olanlardan Allah razı olsun diyorum.

elzem

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 336
  • Teşekkür 1071
    • Çevrimdışı
  • # 02 Eyl 2007 19:07:17
BENDE MATEMATİK DESİNDE KULLANDIĞIM EĞİTİCİ BİR OYUNDAN BAHSETMEK İSTİYORUM.
3.SINIF ÜÇ BASAMAKLI SAYILARI OKUMA;
ÇOCUKLARI ÜÇERLİ GURUPLARA AYIRIYORUZ.HER ÖĞRENCİNİN ELİNE SAYI KARTLARI VERİYORUZ.BU ÜÇERLİ GRUPLARIN YUVA OLDUĞUNU VE FARENİN KEDİDEN SAKLANABİLECEĞİ TEK YER OLDUĞUNU  SÖYLÜYORSUNUZ.KEDİ FAREYİ KOVALIYOR.FARE YUVAYA GİREBİLMESİ İÇİN ÇOCUKLARIN ELİNDEKİ SAYIYI DOĞRU OKUMASI GEREKİYOR.ÖRNEĞİN SAYILAR 3      6     9 OLSUN BU RAKAMLARDAN OLUŞAN ÜÇ BASAMAKLI SAYIYI SÖYLEMELİ ÜÇYÜZALTMIŞDOKUZ DOĞRU SÖYLEDİYSE YUVAYA GİRİYOR.YUVANIN SONUNDAKİ 9 RAKAMINI TUTAN ÖĞRENCİ KAÇIYORELİNDEKİ SAYIYI 6 YA VERİYOR.SAYILAR ÖNCEKİ FAREYE DOĞRU DEĞİŞEREK GİDİYOR.BÖYLECE SÜREKLİ SAYILAR DEĞİŞİYOR.ARAD SIFIR SAYISI YÜZLER BASAMAĞINI SEMBOLİZE EDEN ÖĞRENCİNİN ELİNE GEÇİNCE İKİ BASAMAKLI SAYI SÖYLEMESİ GEREKTİĞİNİDE BİLMESİ GEREKİYOR.BU OYUN İNANIN ÇOK ZEVKLİ ÖĞRENCİLER MATEMATİK DERSİNİN ÇOK EĞELENCELİ BİR DERS OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORLAR.

BİROL

  • Üye
  • *
  • İleti: 5
  • Teşekkür 9
    • Çevrimdışı
  • # 16 Eyl 2007 12:21:18
DRAMA

Yürüyerek Isınma
           Grup çember olur , müzik eşliğinde liderin yönergesine göre yürümeye başlar. Lider : ‘ Çamurda , sırtında yük varmış gibi , sıcak kumlarda , yürümeye yeni başlamış bebek gibi , topallayarak , buz üzerinde , robot gibi , cam kırıklarının üzerinde , pisliklerinin arasında , ezilmiş domateslerin üzerinde , ayaklarında topuklu ayakkabı ile , huzurlu , korkmuş , neşeli , sinirli , vb. yönergeler verir.

Balon şişirme:

     Sekiz-on çocuk ve öğretmen el ele tutuşur ve ortada toplanır, sıkışık olarak dururlar. Daha sonra herkes “ fısss, fısss” diyerek ses çıkarırken daire yavaş yavaş genişler. En sonunda herkes tüm gücü ile iki yanındakinin eline asılır…. Sonunda  halka bir yerinden bozulur. Öğretmen “paaaaaat” diye bağırır. Balon patlamıştır. Herkes yere serilir.


.     Ayağını Yerden Kes
Liderin yönergesi doğrultusunda grup yavaşça yürürken , lider ‘ayağını yerden kes ‘ deyince herkes hızlıca yere oturup ayaklarını kaldırır. Ayaklarını en son kaldıran oyundan çıkar.

OTOBÜS YOLCULUĞU
.     ‘ Belediye Otobüsündesiniz. ’ lider tarafından verilen bu konunun öğrencilerce anında oynanması istenir.  Üstlenilecek rollerin şunlar olması beklenir:
*        köyden yeni gelen şaşkın yolcu
*        özürlü bir yolcu
*        hamile bir kadın
*        okula giden öğrenciler
*        şoför , vb.

TANIŞMA OYUNLARI:
•   Adım Ali Aktif öğrenme ile hatırla beni;
•   Adını söyleyecek kişi ortaya gelir adını söyler ;diğer arkadaşları el ile tempo tutarak arkadaşlarının adını tekrar ederler.
•   Bir kişi ortaya çıkar ve adını söyler,sonra gelen önceki arkadaşının ve kendisinin adını söyler,sonra gelen sıra ile öncekilerin adını sonra kendi adını söyler.

-      : Büyük bir iş kadınısınız. Yarın çok önemli mutlaka kaybetmemeniz gereken bir ihaleye gireceksiniz. Aynı zamanda çok titiz bir insansınız. Her şeyin dört dörtlük olmasını ve hiçbir aksilik yaşanmamasını istiyorsunuz. Sabah vapura bindiniz.  Son bir kez dikkatle dosyanızı inceliyorsunuz. Dikkatinizi hiçbir şeyin bozmasını istemiyorsunuz.
-   Diğer kişi ise:Vapurda bir seyyar satıcısınız. İstediğinizi satabilirsiniz. Mutlaka herhangi bir şey satmalısınız. Bir müşteri gördünüz ve yanına yaklaşıyorsunuz. Size en uzakta oturan  kişi ile eş olunuz.  Olaya devam ediniz.
-   Rolleri değiştiriniz.

 
YARATICI DRAMA: Herhangi bir konuyu doğaçlama ve rol oymana gibi tekniklerden yararlanarak, bir grup ile bu grubu oluşturan bireylerin yaşantılarından yola çıkarak canlandırmalar yapma sürecidir.
   
DRAMADA MUTLAKA
-   Öğrencinin yaşına göre olmalıdır.
-   Doğaçlama ve rol oynama olmalıdır.
Dramada Kullanılan Teknikler
-   Rol değiştirme
-   Rol içinde yazma
-   Öğretmenin role girmesi.( Sınıfa  fatih sultan Mehmet olarak girmesi)
-   Rol kartları
-   Eş zamanlı doğaçlama ( her kes aynı anda aktiftir)
-   Forum tiyatro (ezen ezilen öğretmen)
-   Donuk imge heykel
DRAMA NE DEĞİLDİR?
-   Yaratıcı drama tiyatro yapmak değildir. Ama tiyatronun  bütün tekniklerini kullanır.
-    Y. Drama süreç odaklıdır Tiyatro sonuca oynar  (alkışa seyirciye)
-   Y. Drama oyunculuk değildir. Aktörlük.
-   Y.drama oyunun tüm özelliklerini kullanır.
-   Y.Drama mış gibi yapmak.
-   İçsel sonsuzluk ( kişi mutluda olabilir sıkılabilir de)
-   Rekabet durumu vardır. (Karşıt düşünce durumu)
-   Dramatizasyon ile karıştırılır. Belli bir metne bağlı kalarak yapılan canlandırmalar dramatizasyon olur Bu seyirciye yapılırsa tiyatro, içine yaşantı katılırsa drama olur.
-   Y.Drama acıklı hüzünlü değildir medyada terim yanlış kullanılmaktadır.
-   OYUNdur. Tüm oyunlar eğlendirir
-   
-   OYUN İÇİNDE KURALLARI OLAN SINIRSIZ ÖZGÜRLÜKTÜR.


Rol Kartları
-   2 kişi olmalıdır.
-   Her ikisinin de aynı yer ve saatte başlangıç noktası olmalı
-   Birbiriyle örtüşmeli
-   Gelecek hakkında bilgi vermemeli
-   Anlatılan olay her iki kartta da aynı olmalı örtüşmeli
-   Zaman  mekan aynı olmalı
-   Her iki taraf kendi açısından haklı olmalı
-   Ortada bir sorun olmalı
-   Geniş zaman olmayacak siz diye yazılacak
-   2 şerli yeni eş olun ve genel bir rol kartı hazırlayın




 OYUNLAR

Konsantre oyunu:
 Sınıf mevcuduna göre 2 yada 3 gruba bölünür. (Bir grup 10 ile 20 kişi arasında olabilir) Daire olunur. 1 den 20 ye kadar saymaları istenir. Ama aynı anda aynı sayı söylenmeyecek. Söylenirse 1 den başlayacak.
-   Kuralların gerekliliğini anlatır. Neden kurallar koyuyoruz. Toplumda yaşıyorsak ve bir işi başarmak istiyorsak kurallara uymak zorundayız.

RİTİM OYUNLARI:
-   6,12,18,24,30,36 HERBİR GURUBA BİR RİTİM VERİLEREK YAPTIRILIR.
-   Elma ,armut ,muz oyunu ….
-   El çırp ,parmak şıklat

AŞURE OYUNU
2 şerli eş olunur. Bir aşure yaptım içinde her şey var ama Faruk  yok. (Faruk devreye girer) Faruk var ama Ayşe yok şeklinde devam eder.
Oyunun II. bölümünde eşler cevap verir.
 
A’dan Z’ ye OYUNU
Sınıfa sorularak kişiler belirlenir. Örk: Fatih ile Akşemsettin yada fatih ile konstantin vb.
Fatih : A harfi  ile konuşmaya başlar
Konstantin  : B harfi ile başlayan bir cümle ile cevap verir.  c d e f …..v y z devam eder
Kural kaldırılarak bir daha doğaçlama yapılır.

VÜCUDUMUZ İLE RESİM YAPALIM:
•   Gurup üyelerinden Bandırma vapuru olmaları istenir.Şiir okunur.Sözlere göre hareket etmeler, sağlanır.

SICAK SANDALYE:
Bu oyun 2 amaçla kullanılabilir.
1 derse hazırlık için :
Konu işlenmeden önce Fatih ortaya oturur. Sınıf söz almadan karışık bir şekilde soru sorar. Fatih hızlı bir şekilde cevap verir. verilen cevaplar tahtaya yazılır. Ders kitabı açılır. Kitapla karlılaştırılır. 
2 ders sonunda değerlendirme için :
Konu işlendikten sonra Fatih tekrar ortaya oturur. Sınıf söz almadan karışık bir şekilde soru sorar. Fatih cevap verir. Verilen cevaplar tahtaya yazılır. Önceki cevaplar ile karşılaştırılır. ( soru ve cevaplarda bilgi vardır) Değerlendirme yapılır.
Türkçe dersinde kişilerle yapılabilir (çalıkuşu vb.)

KİŞİYİ BUL OYUNU
Öğrencinin sırtına bir isim asılır. (M. Akif Ersoy gibi). Öğrenci sınıfı dolaşarak kim olduğunu bilmek için arkadaşlarına sorular sorar. (Cinsiyetim mesleğim vb)  Az sayıda soru ile kim olduğunu bulmaya çalışır.

Sınıfımızın masalı' oyunu:
Sınıf daire şeklinde dizilir. Sınıfın masalı yazılacağı söylenir ve her öğrenci bir kelime söyler. Her öğrencinin sadece bir kelime söylemesi tek kuraldır. Her turda her öğrenci bir kelimeyle katkıda bulunur, istenen ve uygun yerde masal tamamlanır.

   



İYİ HABER – KÖTÜ HABER

        Bu aktivite dairesel hikaye anlatımı şeklinde yapılmaktadır, her çocuk hikayeye sırayla bir cümle eklemektedir. Fakat bu sefer çocuklara, "iyi haber şu ki..." ya da "kötü haber şu ki..." diye başlamalarını söyleyin.

Çocukların iyi ya da kötü haberlerinin bir önceki çocuğun söylediği ile bağlantılı olmasını sağlayın. Hangi durumda iyi veya kötü haberin bu hikayeye uygunluk göstereceği bazen zor olacaktır. Bu durumda hikayeyi sizin başlatmanız ve pek çok olasılık yaratmanız işe yarayacaktır.

Örneğin;

Öğretmen: Bu, küçük bir köyün dışında,

küçük bir evde ve çok mutsuz olarak

yaşayan Ayşe, Mehmet ve ailesinin

hikayesidir.

Öğretmen : iyi haber, daha büyük bir eve
taşınacaklarmış.


   SESSİZLİK OYUNU :

•        Evde patates kızartıyorsunuz tava birden alev alıyor. Komşunuza gidip, onun telefonunu kullanarak itfaiyeyi arayacaksınız. Sesiniz kısılmış ve konuşamıyorsunuz. Söylemek istediğinizi nasıl anlatacaksınız?

•        Derede bir köpek boğuluyor ama siz kendi başınıza ona ulaşamıyorsunuz. En yakındaki kişiye koşuyorsunuz ve gelip size yardım etmesini sağlamaya çalışıyorsunuz. Hiç bir kelime kullanmadan ne yapmasını istediğinizi açıklayın.

•        Bir doğum günü partisi için kek pişiriyorsunuz ama yumurtayı yere düşürüyorsunuz ve başka yumurtanız da kalmamış. Komşunuzun evine gidip, hiç bir kelime kullanmadan ne istediğinizi ve neden istediğinizi açıklayın.

•        Her çifte kendi sessiz dramalarını sınıfın geri kalanına anlatmalarını söyleyin.

Bilinç Koridoru
                 Bir karakterin yaşamındaki bir ikilem olduğunda ya da bir seçim yapması gerektiğinde kullanılabilen bir tekniktir. Önce öğrenciler , birer duvar gibi karşılıklı dizilerek bir koridor oluştururlar. Karakter öğrencilerin oluşturduğu koridorda yavaş yavaş ilerlerken, öğrencilerin her biri farklı düşünce ve duyguları yansıtan birer cümle söyleyerek karakterin vicdanının sesi olurlar. Burada her öğrencinin farklı öneriler sunma olasılığı vardır. Karakter koridorda ilerlerken, seslerin şiddeti artar hatta giderek yükselir. Bu süreçte , koridor boyunca önerilen düşünceler ve duygusal uyarımlar karakterin bir karara varmasına yardımcı olmaktadır.




Süreçsel drama (Katılımcı)
      İsim sınıf ile seçilir. Sevgi annesi ile yaşamaktadır. Baba anne çeşitli nedenlerden dolayı 5 yaşında iken ayrılmıştır. annesi babası ile ilgili her şeyi yasaklamış, Sevgi baba özlemi çekmektedir. Bir gün okulda arkadaşının fotoğrafları arasında babasına benzeyen birini görür. Ama zil çalar Fotoğraftaki resmin kim olduğunu anlayamaz.
Beden eğitimi dersinde  öğretmeninden izin alır. Soyunma odasında arkadaşının çantasını karıştırırken beden öğretmeni yakalar. O günlerde okulda 15 gündür özellikle soyunma odasında hırsızlık olayları yaşanmaktadır.
-   2 li eş olunur.
-    herkes sevgi çantayı karıştırırken heykel ol
-   Öğretmen  gelir, Sevgi, öğretmeni görmez heykel ol
-   Öğretmenlerin ilk gördüğü andaki durumu önyargılarını düşünün
-    Öğretmenle göz göze gelir heykeli.
-   Konuşma başlar. (Herkes yapar)
-   Sınıfta olay irdelenir doğaçlama yapılır. ( müdür, veli, baba, rehber öğrt. Öğretmen kurulu. Arkadaşları dedikodular.)
-   Şimdi sevgi oluyoruz. Sevgi kimseye söyleyemediği duygularını anlatan bir paragraf mektup yazar 
-   Mektuplar okunur.
Sonuç:
Bir gün bir hafta bir ay bir dönem sürebilir. Sosyal konularda yapılabilir.Ön bilginin olması gerekir. (Bir hikaye)
 
Süresi size bağlıdır. Sonuca gitmeyebilirsiniz Dramada sonuç geç çıkar ama öğrenme tam olur.
Katılımcı dramada  gerçek ile hayale geçişler yapılır. Çatışma varsa devam eder olmalıdır.
Bu OYUNDA
— Heykel anları:   Başlangıç ivme oluşturma
— Rol yapma
— Rol değiştirme.
— Öğretmenin katılması
— Dedi kodu
— Rol içinde yazma
— Doğaçlama
— Provoke etme vardır.


     Ali Birol.....

fatmayildiran

  • Yeni Üye
  • İleti: 3
  • Teşekkür 3
    • Çevrimdışı
  • # 03 Eki 2007 06:22:53
:)  ÇOOK GÜZEL

derinarzum

  • Üye
  • *
  • İleti: 32
  • Teşekkür 19
    • Çevrimdışı
  • # 10 Haz 2008 14:03:23
  Herkese mrb.ben orff ve drama eğitimi aldım.Şuan anaokul,kreş ve ilköğretimlerde ORFF VE DRAMA DERSİ veriyorum.Sizlere bir kaç örnek sunmak istedim.
AÇ KURT VE TAVUKLAR: 1kurt, kümeste tavuklar,tavukların sahibi yaşlı bir teyze var.Kurt çok tembel,ininde devamlı uyuyor.Karnı acıkmıştır artık,dışarı çıkıp yemek bulacak fakat dışarıda yağmur yağıyor ve halen gündüzdür.Tekrar uyur ve havanın kararmasını bekler.Tavuklarda kümeslerinde uyur.Kurt artık uyanmıştır"şu tepenin ardındaki köye gideyimde tavukları yiyim"diye söylenmiştir.Tam kümese gelir tavuklar gıdaklamaya başlar.Teyze "ne oldu "diye söylenerek gelir.Tavuklar da "kurt geldi,bizi yiyecek"derler.Teyzede"kurt gelmiş olsaydı sizi yerdi,hadi uyuyun şimdi"diyerek kızar onlara ve teyzede evine girer.Kurt tekrar kümese yaklaşır ve bir tavuğu tutacakken tavuklar hepsi gıdaklamaya başlar.Kurt tekrar kaçar,teyze gelir ve tekrarlar söylediklerini tavuklar kurtun geldiğini söyler ve teyze"hadi siz uyuyun ben nöbet tutcam "der.Kurt tekrar kümese gelir ve tavuklar gıdaklamaya başlarken teyze onu sopasıyla tekrar tepenin ardına kovalar.Kurt ,halen açtır.Bu kez köydeki bakkala girmeye karar verir.Esnafların hepsi dükkanını kilitler "i.akşamlar" der ve evlerine giderler.Kurt,bakkalın önüne gelir,camına doğru bir taş atar ve içeri girer sosisleri yemiştir.Artık inine gider,karnı doymuştur.Sabah olunca herkes mutlu bir şekilde güne başlar ve dükkanlarını açarlar tam o sırada bakkal amcadan hırsız girmiş diye bir çığlık gelir.Esnaflar hırsızı yakalamak için tuzak kurarlar,bir çukur açar üstünüde kapatırlar.Ve saklanırlar.Kurt tekrar acıkır ve bakkala gelir ,çukurun içine düşer ve esnaflar kurtu yakalar ,bakkal amca kurta hırsızlığın kötü birşey olduğunu anlatır,ceza olarakta ,kendi bakkal dükkanında çalışmasını ister.Kurt ,artık bakkalda hem çalışır,hemde karnını doyurur.
YARATICI DRAMA SORULARI:
AMAÇ:Bedenimizi kullanabilme
*eğer  kızgın kumda olsaydın çıplak ayakla nasıl yürürdün?
*dikenler üzerinde nasıl yürürdün?
*güçlü bir rüzgara karşı nasıl yürürdün?
*taşlı bir yolda nasıl yürürdün?
*her çocuk değişik bir oyuncak olur,hatta grup kuararak 3-5 kişiyle o oyuncak modelini oluştururlar.Ve bu oyuncaklar konuşabilselerdi neler söylerlerdi?onlar kendilerini kimin,nasıl oynamasını isterdi?
  Arkadaşlar umarım benimde bir katkım olabilir herkese teşekkürler..Bir çok drama örneklerim var sizinle paylaşmak istiyorum bunları...Sizlerden çok şey öğreneceğimede eminim ,Saygılarımla....
                                            DİLEK KÜÇÜKDURAN
                                                  (derinarzum) :)

beyzagah

  • Yeni Üye
  • İleti: 5
  • Teşekkür 3
    • Çevrimdışı
  • # 07 Tem 2008 21:35:55
Arkadaşlar paylaştığınız çalışmalar için çok teşekkür ederim. Bende yeni bir meslektaşınızım ve bu siteden çok faydalanıyorum emeği geçen herkese teşekkürler. Drama yöntemlerini kullanmak sınıf yönetimi açısından da çok kolaylıklar sağlıyor gerçekten.

beyzagah

  • Yeni Üye
  • İleti: 5
  • Teşekkür 3
    • Çevrimdışı
  • # 07 Tem 2008 21:43:46
ETKİNLİK: Beden Diliyle Kulaktan Kulağa

AMAÇLAR:

1) Dikkat seviyesini arttırmak
2) Kaynaşmayı sağlamak
3)Duygularını vücut diliyle ifade etme becerisi kazanma



•   Bütün yaş grubuna uygundur
•   Güvenlik uyarısı yoktur
•   Oyun esnasında oyuncuların konuşmamalarına sadece beden dillerini kullanmalarına  özen gösterilmelidir.



 UYGULANIŞ BİÇİMİ:

        Sınıf sayısına göre  yedişer kişilik  gruplar oluşturulur, oyun için ortaya iki eşit sayıda grup alınır.İki grup karşılıklı olarak kendi aralarında da arka arkaya olacak şekilde  sıralanırlar. Gruplardan biri sağ tarafa,diğeri sol tarafa doğru döndürülürler.Sıranın en arkasındaki öğrenciye öğretmen tarafından,anlatması için bir kelime(Bir nesne,bir hareket, bir durum) söylenir.O öğrenci de kendi önündeki arkadaşının sırtına dokunarak dönmesini sağlar ve öğretmenin verdiği kelimeyi beden diliyle hiç konuşmadan arkadaşına anlatmaya çalışır.Kelime en öndeki öğrenciye kadar bu şekilde anlatılır.Sonra en ön ve en arka sıradaki öğrencinin anladığı ve anlattığı kelime gösterilen hareketlerle karşılaştırılır, anlatılanın ne olduğu tartışılır. Gruptaki her öğrenciye “Ne anladın,  hareket sana nasıl anlatıldı,sen nasıl anlattın?” şeklinde sorular sorulur.





mukaddesgürer

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 116
  • Teşekkür 11
    • Çevrimdışı
  • # 07 Tem 2008 21:54:32
sibella,benusa,sudee,erdemc28,BİROL....öğretmenlerimize çok teşekkürler verdikleri bilgiler için......

derinarzum

  • Üye
  • *
  • İleti: 32
  • Teşekkür 19
    • Çevrimdışı
  • # 12 Tem 2008 02:10:40
SÜSLÜ TİLKİ:
 Orman içinde yaşayan hayvanlar ve birde süslü bir tilki var.Süslü tilki olan çocuğa güzel bir kuyruk takılır.Süslü tilki kendini beğenmiş bir hayvandır,ormandaki hayvan dostlarıda onunla oyun oynamak ister fakat süslü tilki kabul etmez ve onları geri çevirir,hayvan dostları bu duruma çok üzülürler.Süslü tilki ormanda şarkılı bir biçimde "benim kuyruğum çok güzel benim kuyruğum çok güzel"diye dolaşır.Hayvanlar "neden bizimle oynamıyorsun ?"diye sorduklarında süslü tilki "ama benim kuyruğum çok güzel der" ve uzaklaşarak şarkısına devam eder.Birkaç kez hayvanlar sorduktan sonra birgün ormanda süslü tilkinin kuyruğu sıkışır ve canı çok acır ormanda bağırır.Hayvan dostlarıda bunun sesini duyar ve yardıma koşarlar süslü tilkiye "biz sana yardım edebiliriz "derler ve süslü tilki bu cevap karşısında utanır yaptıklarından "ama ben sizinle oynamamıştım" der.Hayvan dostlarıda "olsun biz seni seviyoruz "der ve onu kurtarır,kuruğunu iyileştirmeye başlarlar.
 Sonunda çıkarılan derside çocuklara sorunuz.

derinarzum

  • Üye
  • *
  • İleti: 32
  • Teşekkür 19
    • Çevrimdışı
  • # 12 Tem 2008 02:43:29
sudee arkadaşımıza teşekkür ederim.Yartıcı danstan bahsetmiş.Orff çocuğun kendi vücudunu kullanarak müzk yaratması ve ritm duygunu kazanmasıdır.Çocuk ilk zamanlarda müzik aletlerini tanır.Sakın çocuğun elinden ses yapıyor diye almayın bırakın hepsi aynı andada olsa aletleri tanısınlar,ses yapsınlar,kendiliğnden bırakacaktır.Davul ile ritmlede başlanabilir africa dansı vardır önce ses dinleniyor ardından çocuk tekrarlıyor.ORKESTRA diye bir şarkı var her müzik aleti burada görevli
 Bir varmış bir yokmuş,bir koca davul varmış,
Hiç durmadan çalışır,güm güm güm güm çalarmış...
Bir varmış,bir yokmuş bir çelik üçgen varmış
Hiç durmadan çalışır çın çın çın çın çalarmış
   bu şekilde şarkı devam eder sonunda
Bir varmış,bir yokmuş bir orkestra varmış
Hiç durmadan çalışır.. dedikten sonra bütün müzik aletleri aynı anda 4 kez vururlar.
Orff da birçok dans var
 7 adım dansı
devler ve prensesler
kuçiçi
ayakkabıcı dansı
pash pash
durmalı-susmalı
La bastringlo
balerio(kastanyetlerle yapılıyo çok keyifli)
8ileri-4geri
kukla dansı( erkekler:tahta kukla,kızlar:ipli kukla)
başama
Aylar
ayı dansı
Atlar dansı
sirtaki dansı
çiftçi dansı
mixer dansı.......daha çok var.
 RİTM ÇALIŞMASI(şarkılı olarak)
Çubuklar elimizde tık tık tık(hızlı)
çubuklar elimizde tık tık tık(yavaş)
Aşağıda az ses
yukarıda çok ses
dinle bak ne hoş ses tık tık tık
EL-GÖZ KOORDİNASYONU SAĞLAMA:
çiko çiko (eller avuç içleri dışarı bakacak şekilde vurulur eşili oyun )
la la (eller avuç içleri içe bakacak şekilde eşine vurulur)
çiko çiko (aynı yukarıdaki ile)
ta ta(eller yumruk yapılır eşle vurulur)
çi ko la
çi ko ta
çi-ko-la-ta her birinde yapılan hareketler tekrarlanır.

*meyve ve isimlerle ilgilide ritm tutulur
el-ma  muz  ki-raz hecelerine ayırark ritm tutulur.

*çocuklar kağıda kendi el -ayak şekillerini alırlar sıraya dizilir bir el bir ayak veya 2 el 3 ayka şklinde dizilir çocuk sıradan gelen şekli yapar bir el 2 ayak mesela bir kez el vurur,2kez ayaklarını yere vurur.
   şimdilik bu kadar arkadaşlar....

derinarzum

  • Üye
  • *
  • İleti: 32
  • Teşekkür 19
    • Çevrimdışı
  • # 12 Tem 2008 02:48:55
KONU: DEPREM

Uygulandığı Yaş Grubu: 5-6 yaş
 Yöntem-Teknik: Konuşma, deney, drama, resimleme.
Kullanılan Araç-Gereçler: Yerküre (Dünya), büyük bir ambalâj kutusu, oyuncaklar (ev, çocuk, arabalar, hayvanlar), resim kâğıdı, pastel boya.

Amaçlar:
- Doğa olayları hakkında bilgi edinerek neden-sonuç arasındaki ilişkiyi kurabilme.
- Doğal afetlere karşı önlem alabilme.
- Duygularını ve izlenimlerini drama ve resimle ifade edebilme.

AMAÇ DAVRANIŞLAR
1. Yerküreyi tanıma.
2. Neden-sonuç ilişkisini kurabilme.
3. Görerek, yaparak ve yaşayarak öğrenebilme.
4. Depreme karşı önlem alabilme.
5. Depremle yaşamayı öğrenme.
6. Depremle ilgili duygularını sözle ifade edebilme.
7. Duygularını beden diliyle ifade edebilme.
8. Deprem konusunu resimleme.
9. Resimler üzerinde konuşma ve yorum yapabilme.

1. AŞAMA: ÖĞRENCİYİ DERSE GÜDÜLEME

Öğretmen yerküreyi göstererek, "Bunun adını bilen var mı?" diye sorar. Bir öğrenci de "Biz Dünya’da yaşıyoruz." der. Öğretmen, öğrencilerin anlayabileceği düzeyde açıklamaya çalışır. "Evet, arkadaşınızın dediği gibi bizler, Dünya’da yaşıyoruz.” Dünya yuvarlağını gösterir ve açıklamasını sürdürür: "Ankara'da yaşıyoruz." der. Bir öğrenci; "Evimizde!", bir başka öğrenci de "Batıkent'te!" yanıtını verirler. Öğretmen; "Dünya’mız, yuvarlaktır. Güneşin yörüngesinde/etkisinde hep böyle döner..." diyerek yerküreyi çevirerek gösterir. Ardından "Bizler, düşmüyoruz. Çünkü, yer çekimi var. Eğer yer çekimi olmasaydı; her şey, herkes boşlukta uçuşurdu. Öğretmen, elindeki kalemi yere atar ve "Bakın, kalem yere düştü. Havada kalmadı. Eğer yer çekimi olmasaydı; havada kalırdı." der. Yerküreye dönerek; "Dünya’mızda mavi görünen yerler, deniz; yeşil görünen yerler de kara parçası yani toprakların, kayalıkların ve ormanların olduğu yer... Denizin tabanında da toprak, kum ve kayalıklar var..." dedikten sonra yer küreyi kenarda bir yere koyar.

Öğrenciler, yerküreye dokunmak ve Türkiye'nin yerini öğrenmek isterler. Öğretmen, öğrencilere tek tek dokundurur ve Türkiye'nin yerini öğrencinin parmağını tutarak gösterir.

2. AŞAMA: DEPREM ÜZERİNE KONUŞMA

Öğretmen, "Deprem nedir?" diye sorar öğrencilere. Hemen hemen tüm gruplardaki öğrencilerin ilk yanıtı "Sallanmak!" olur. "Depremin olduğunu hissettiniz mi?" sorusuna öğrenciler hep birlikte "Eveeeet" yanıtını verirler. Bir öğrenci; "Ben, hissetmedim. Çünkü, uyumuştum. Annem uyandırdı ve deprem olduğunu söyledi." der. Öğrenciler, sabırsızlıkla yaşadıkları deprem anını anlatmak isterler. Öğretmen, "Tek tek hepiniz anlatacaksınız..." diyerek söz verir.

"Televizyon izliyorduk. Lâmba sallandı. Annem, çabuk dışarı çıkalım deprem oluyor dedi ve dışarı çıktık."

"Annem patates soyuyordu. Başım dönüyor, düşeceğim galiba dedi sonra da deprem olduğunu anladı. Çabuk dışarı çıkalım dedi ve çıktık."

"Ben, tuvalette idim. Babam beni kucağına aldı, dışarı çıktık."

"Annemin muayenehanesindeydik. Teyzeme masal anlatıyordum. Sallandık. Deprem oluyor, dışarı çıkalım dedi ve dışarı kaçtık."

"Evden dışarı çıktık, arabada yattık."

"Işıldakla arabaya gittik. Mum da aldık. Arabada oturduk sonra evimize döndük."

"Deprem olunca, çikolata almaya gittik."

Öğretmenin “Deprem, nasıl oluyor?" sorusuna;

"Topraklar kayıyor, evler yıkılıyor.", "Topraklar açılıyor. Evler, ağaçlar ve arabalar içine giriyor.", "Depremi bazen hissederiz, bazen de hissetmeyiz." biçiminde, yine "Deprem, nerelerde oldu?" sorusuna; "Adapazarı, İstanbul, Bolu.", "Ankara'da da oldu ama insanlar ölmedi.", "Fay hattında oldu." ve son olarak "Depremin sonucunda ne oldu?" sorusuna ise; "Evler yıkıldı, insanlar öldü.", "İnsanlar yaralandı, enkaz altında kaldı.", "Yanarak ölenler oldu." ve "Ayakları, bacakları, kolları, kafaları kırıldı." diye öğrenciler yanıtlarlar.

3. AŞAMA: DEPREMLE İLGİLİ DENEY

Öğretmen, "Bu konuşmalardan sonra basit bir deney yapalım." der. Düzgün olmayan büyük bir ambalâj kutusunu ters çevirir. Kutunun üzerini göstererek "Burasını yer kabuğu olarak düşünelim. Üzerine evler, hayvanlar, arabalar ve eşyalar koyalım." der ve yerleştirir. Kutu üzerindeki engebeyi göstererek, "Yer kabuğunun derinliklerinde büyük bir enerji açığa çıkmak ister ve yer katmanlarını harekete geçirir. Bu esnada yeryüzü sarsılmaya başlar." diyerek kutuyu hızla sallamaya başlar. Kutu üzerindeki tüm oyuncaklar (ev, araba, insan, hayvan) sarsılır ve yere düşer. Öğretmen, oyuncakları tekrar kutunun üzerine yerleştirir ve bu kez hafif hafif sallamaya başlar. "Şimdi de asıl depremin olduğu yere epeyce uzak bir yerde sallantıyı hissediyoruz." der. Bu kez, bazı oyuncakların devrildiği, bazılarının ise etkilenmediği görülür.

Deney, öğrencilerin ilgisini çeker. Öğretmenden tekrarlanmasını isterler. Öğretmen, birkaç kez hafif ve şiddetli olmak üzere deneyi tekrarlar. Bu sırada; Japonya'da sık sık deprem olduğunu, evlerin yıkılmadığını, insanların ölmediğini çünkü depreme dayanıklı evler ve iş yerleri yaptıklarını açıklar.

4. AŞAMA: DEPREM DRAMASI

Öğrenciler, oturdukları minderleri duvar kenarına bırakır ve ayağa kalkarlar. Öğretmen, "Yeryüzünde neyi canlandırmak istiyorsanız, düşünün. Birkaç kez deneyin, hangisine karar verirseniz sonunda donarak bekleyin!" der.

Öğretmen, öğrencilerin çoğunun hayvan olduğunu gördüğünde "Yeryüzünde hayvanlardan başka nesneler de var. Örneğin; küçük ev, apartman, araba, yol, köprü, heykel, saat kulesi, sokak lâmbası, çocuk, ağaç vb..." diyerek onları yönlendirir. (Bu yaş grubu öğrencileri birbirinden çabuk etkileniyor. Yönlendirildiğinde de kendi yaratıcılıklarını da katarak ilginç durumlar ortaya çıkıyor.)

Hemen iki öğrenci, ellerini havada birleştirerek ev oluşturur. Başka iki öğrenci, ellerini birbirinin omuzunda birleştirir ve üstüne minder koyup "Bizimki, çatısı olan ev." derler.

Bir öğrenci, başı yere eğik hâlde vücuduyla köprü oluştururken; başka bir öğrenci, yüzü tavana dönük hâlde belini havaya kaldırarak köprü oluşturur. Bir öğrenci, yere uzanarak yol olur. İki öğrenci, ağaç; bir öğrenci, fil; başka iki öğrenci ise, çocuk ve baba olur. Bir öğrenci de başını bacaklarının arasına sokarak yuvarlak bir şekil alır ve "Ben, Dünya’yım. Yerküreyim..." der.

Öğretmen, "Çok hafif bir deprem oluyor. Hissediyor musunuz?" dediğinde; öğrenciler, yavaş yavaş sallanırlar. "Şimdi de çok şiddetli bir deprem oluyor." dediğinde de öğrenciler, yere düşer, yuvarlanır, birbirinin üstüne düşer ve öylece kalırlar/donarlar.

5. AŞAMA: DEPREMİN RESİMLENMESİ

Öğretmen, öğrencilere "Herkes, istediği yere oturabilir. Şimdi de deprem konusunu resimleyeceğiz." der. Kâğıt, pastel boya ve resim altlıklarını dağıtır.

Hemen çalışmaya geçerler.

Konuya iyice güdülenmiş öğrenciler; kendine güvenli, cesaretle çizmeye ve çizdiklerini boyamaya girişirler. Öğretmen, öğrencilerin arasında dolaşırken; resimlerin hemen hemen hiçbirinin diğerine benzemediğini görür. Sadece hepsinde ortak olarak çizilen ögeler; bulut, güneş ve bacası tüten evlerdir. Öğrencilerin renkleri istedikleri gibi kullandıklarını görür ve hiç karışmaz. Örneğin: Saçları; kırmızı, pembe ve yeşil yaptıkları gibi yüzleri de mavi, pembe ve lâciverde boyayanlar olur. Öğrenciler, televizyonlardaki depremle ilgili haberlerin oldukça çok etkisinde kalmışlardır. Resimlerini açıklarken; "Evin altından fay hattı geçiyor.", Bolu yolunun yarısı kaymış, yol ayrılmış.", "Yangın çıkıyor, kız yanıyor." gibi cümleler kurdukları gürülür.

Öğretmen, resmini bitiren öğrencilerin çalışmalarını "Drama Odası"nda bulunan çelik dolapların üstüne bantla yapıştırır.

6. AŞAMA: DEĞERLENDİRME

- Yerküreyi (Dünya’yı) tanıdılar.

- Depremin açıklanması sırasında neden-sonuç ilişkisini sezdiler.

- Derste farklı araç-gereç kullanma öğrencilerde merak duygusunu geliştirdi.

- Öğrenciler, resimlerinin sergilenmesinden çok mutlu oldular.

- Resimler üzerinde yorum yaptılar.

- Resimlerini açıklarken; televizyon haberlerinde ve günlük yaşamlarında yeni öğrendikleri yeni sözcükleri kullandılar. Şöyle ki:

"- Evin altından fay hattı geçiyor."

"- Sabaha kadar enkaz altında kalan kadın, kurtarma ekipleri olmadan kendisi çıkmaya çalışıyor."

"- Kaçışan insanlar, yere düşen insanlar, yaralanan insanlar."

"- Hastahaneye gitmiş insanlar, yakınlarını cep telefonu ile arıyor."

Bir öğrenci resminde, yuvarlak içinde bir ev, ağaç, insan, bulutlar ve yer çizgisi yapmış. Güneşi yuvarlağın dışında belirtmiş. "Dünya içinde bir ev. Deprem olmamış..." diyerek öteki öğrencilerden farklı bir resim ortaya koymuş.

*

 
 
   

derinarzum

  • Üye
  • *
  • İleti: 32
  • Teşekkür 19
    • Çevrimdışı
  • # 12 Tem 2008 02:50:15
Öyküde Hayvanları Seslendirme

Malzeme : Öykü kitabı , öyküyü anlatan renkli resimler.

Süreç : Büyük grup çalışması.

Öğretmen , çocuklara , içinde çeşitli hayvanların yer aldığı bir öyküyü , öykü kitabı yada resimlerle anlatır. Bu anlatım sırasında bir hayvandan söz ettiğinde , gruptaki çocuklar hep bir ağızdan o hayvanın sesini çıkarırlar. Aynı öykü birkaç kez tekrar edilir.

Öykü Örneği Seslerle Canlandırma

Güzel bir yaz günüydü. Güneş sıcacık gülümsüyor , mis kokulu çiçekler hafifçe esen rüzgarla yavaş yavaş sallanıyorlardı. Kırmızı horoz ( çocukların dikkatini çekmek için horoz kelimesi daha yüksek sesle söylenir ve çocukların horoz sesi çıkarmaları için beklenir ) kümesinden çıktı ve yürümeye başladı. Derenin kenarına geldi ve neşeyle birbirlerini ıslatan ördekleri ( vurgulama ve duraklama ) gördü. Derenin kenarındaki çiçekleri fark etti , eğilip bir papatyayı koklamak istedi. Ama o da ne? papatyadan bal toplayan şaşkın bir arı onu görünce hemen uçup uzaklaştı. Kırmızı horoz , sonra ormana doğru yürümek istedi ama daha ilk ağacı geçince , karşısına kocaman kızgın bir kara köpek çıktı. Bunu gören kırmızı horoz , kümese geri dönmeye karar verdi. Kümesine doğru yürüdü. Kümesin kapısından girerken neşeli tavuklar onu hoş geldin diye selamladılar.

Not : Bu çalışmada çocuklar , öyküde adı geçen hayvanların seslerini çıkarmak üzere gruplandırılabilir. Bir grup çocuk horoz sesi , diğer bir grup tavuk sesi çıkarmak üzere öyküyü dinleyip , kendi gruplarına ait hayvandan söz edildiğinde , hep birlikte o hayvanın sesini çıkarırlar.

Tartışma :

Çocukların öykünün tamamını hatırlayıp anlatmaları istenir.
Öyküde geçen hayvanların neler olduğu ve hangi sesleri çıkardıkları sorulur.
Kızgın bir köpek nasıl havlar?
Karnı acıkmış bir kedi nasıl miyavlar?
Mutlu bir kurbağa nasıl ses çıkarır?
Neşeli ördekler nasıl öterler?
Bir aslan nasıl ses çıkarır?
Bir yılan nasıl ses çıkarır?


derinarzum

  • Üye
  • *
  • İleti: 32
  • Teşekkür 19
    • Çevrimdışı
  • # 12 Tem 2008 22:16:41
DRAMA TÜRLERİ

1.Psikodrama

Psikodrama Jakop Levy Monero’nun ilk kez Viyana’da anneleri ya da bakıcılarıyla parklara gelen çocukları izlerken onların bu alanda bir öğretmene ihtiyaç duyduğunu belirlemesi ve çevresine toplanan çocuklara şaşırtıcı ve düş gücünü yakalayan masallar anlatmasıyla kavram olarak ortaya çıkmıştır.

Monero çocukların birbirlerine olan düşmanca kıskançça duygularından bu öyküler ve hayallerini doğal olarak oynayarak kurtulduklarını görür ve dramanın bir terapi olduğuna karar vererek (Teather Of Spentanity) ‘Doğallığın Tiyatrosu’ adını verdiği tiyatrosunu kurar ve bu tiyatro Psikodrama Tiyatrosuna öncülük eder.

Psikodrama kişilik, kişiler arası ilişki, çatışma ve duygu sorunlarının özel dramatik yöntemlerle keşfedildiği bir grup yöntemidir. İnsanların çoğu yaşamları boyunca bir şey söylüyor, başka bir şey düşünüyor, üçüncü bir şeyi hissediyor ve sonuçta bu üçüyle de ilişkisi olmayan bir şey yapıyor. Bunun sonucu insan ruhu hırpalanıyor, stres ve parçalanmaya geliyor. Psikodramanın amacı insanların söz düşünce ve davranışlarında tutarlı olmalarına yardımcı olmaktır. Bir başka amacı da kendimize ve başkalarına karşı açık ve tutarlı olmayı kolaylaştırmaktır.

Psikodramanın en önemli amaçlarından biri de bireylerde katarsis elde etme ve içgörü kazanmaları yoluyla psikolojik gelişimlerinin sağlanması ve böylece tedavi edilmeleridir. Psikodramanın, bir terapi tekniği olarak uzman kişilerce, özellikle bu konuda eğitim almış psikologlar tarafından uygulanması gerekir.(5)

2.Eğitici Drama

Pedagojik drama olarak da adlandırılır. Çocuğun hemen her konuda eğitiminde kullanılan bir tekniktir. Bu nedenle diğer iki drama türünü de belirli oranlarda içine alır. Çünkü eğitici drama, çocuğun psikolojik yapı ve psikolojik yaşantılar konusunda bilinçlenmesini de, özel bir yetenek olarak yaratıcılığı kazanmasını da amaçlar. Eğitici drama ile yaratıcı drama arasındaki en önemli fark, eğitici dramanın amacının oyun yaratmak olmaması ve çocukların konuya eğitim amaçlı olarak katılmalarıdır.(6)

3.Yaratıcı Drama

Çocukların yaratıcılık özelliğini geliştirmek ve oyun yoluyla düş güçlerini harekete geçirmek için çocuklarla yapılan drama etkinliklerine yaratıcı drama denir.

Çocuklar da yetişkinlerin yaşadığı dünyada yaşamaktadırlar ve onların da yetişkinler gibi duyguları, düşünceleri ve tarzları vardır. Bunların oluşumunda hiç kuşkusuz çevresindeki yetişkinleri örnek alırlar. Oysa çocukların yetişkinleri örnek almasından çok yaşam konusunda deneyime ihtiyaçları vardır. İşte bu noktada çocukların en çok yaptıkları şey, oyun, çok önemli bir yere sahiptir. Çocuklar yaşama dair birçok şeyi oyun oynarken öğrenirler ve bu öğrenmeler yaparak-yaşayarak olduğu için de son derece etkili ve kalıcı olmaktadır.

Araştırmacı Arthur T. Jershild, çocukların oyun sırasında oyunlar aracılığıyla kendi güçlerini sınadıklarını, atılıma giriştiklerini, kendi çizdikleri sınırlar içinde rekabet ettiklerini, oyunda kaybetseler bile bunu kabullendiklerini, bu nedenle oyunların toplumsallaşma sürecinde önemli etmen olduğunu vurgulamaktadır.

Yaratıcı drama, oyunlar kurarak çocuğa yaşantılar yoluyla yeni durumlara ve olaylara sağlıklı tepki vermesi ya da uyum sağlaması konusunda yardım etme sürecidir. Bu bakımdan yaratıcı drama çocuğun oyunlar yoluyla edindiği yaşama dair deneyimlerin doğru ve yerinde deneyimler olması için kontrol altında, önceden tasarlanmış ve bu konuda deneyimli kişiler tarafından yönlendirilerek yapılan bir etkinlik olmalıdır.

Çocuklar, gençler ya da yetişkinlerle yapılan dramanın klasik sınıflandırılmasında ısınma ve rahatlama, rol oynama ve pandomim, oluşum ve değerlendirme aşamaları yer alır.

a) Isınma ve Rahatlama : Bedensel ısınma hareketleri vücudun en üst eklem yeri olan boyundan başlar, sırayla omuz, bel, bacak ve ayak eklemleriyle son bulur. Bu eklem yerlerinin sağa-sola veya öne arkaya eşit sayıda hareketle ısınması sağlanır. Bu hareketler esnasında aynı bölgelerdeki kaslar da çalıştırılır ve ısınması sağlanır. Rahatlama hareketleri de yine aynı sırayla baş bölgesindeki gerginlik noktalarından başlar ve ayak ucunda son bulur. Bu gerginlik noktaları sırasıyla; yanak kasları ve dudaklar, sırt kasları, kol altı kasları, kalçalar, uyluk, bacak arka kasları, ayak tarak kemiğidir. Bu noktalardaki kaslar çalıştırılıp gerilir ve bırakılır. Bu noktalardaki gerginliğin yavaş yavaş el ve ayak parmaklarından çıktığı hissedilir.

b) Rol Oynama : Katılımcılar kendi aralarında yaptıkları işbölümüyle doğaçlamayı gerçekleştirirler ve oynarlar.

c) Pandomim : Anlatımın mimik, jest ve hareketlerle yapıldığı diyalog ve monoloğun olmadığı anlatım biçimidir. Birey rolünü pandomimle yapar.

d) Oluşum ve Değerlendirme : Grup etkinliği gerçekleştirdikten sonra kendi kendine değerlendirme yapar. Grup lideri bu aşamada katılımcıları soru sorarak yönlendirir ve onların oyun ve yaşantı esnasında neler hissettiklerini ifade etmelerini sağlar.

Bu aşamalar sırasında çocuk ve gençler yaşantı zenginliği kazanarak deneyim yoluyla değişik duyguları yaşar, hisseder. Böylece çocuk ve gençler oyun oynarken yeni yaşantılar yaşar, sonucunda grup olarak değerlendirme yapar ve yaşama dair deneyim kazanır.

Dramanın ana unsurları; drama lideri, drama grubu, materyaller ve uygun ortam olarak sıralanabilir.

a) Drama Lideri : Grubun yapacağı drama etkinliğini önceden planlayan, grup bireylerinin fiziksel ve psikolojik olarak etkinliğe ısınmasını sağlar, grubu yönetir ve yönlendirir.
b) Drama Grubu : Etkinliğe katılmaya istekli bireylerden oluşur.
c) Materyaller : Etkinlik yapılırken kullanılan oyuncak, top, yastık vb.
d) Uygun ortam : Drama etkinliğinin yapılabilmesi için vücut hareketlerinin rahat ve sağlıklı bir şekilde yapılmasına elverişli, dış dünyanın gürültüsünden yalıtılmış, kapalı ortamlar daha uygun ortamlardır. Drama etkinliği planlanırken etkinliğin yapılacağı ortam dikkate alınmalıdır.


 
Biz de çocuktuk, bir şeyler öğrendik;
Bildiklerimizle övündük, eğlendik.
Şu oldu, bu oldu da ne oldu sonra?
Bir bulut gibi geldik, yel gibi geçtik.


 

derinarzum

  • Üye
  • *
  • İleti: 32
  • Teşekkür 19
    • Çevrimdışı
  • # 13 Tem 2008 02:29:55
Kayıp Mazeret Dilekçesi
 
Yaş grubu:
7-14
 
Grup büyüklüğü:
3 kişilik gruplar
 
Gerekenler:
Özel bir materyal gerekmez.
 
Aktivite
Her gruptaki üçlüye, bir öğretmen, bir müdür ve bir de öğrenci rollerini üstlenmelerini ve aşağıdaki oyunu canlandırmalarını söyleyin.
Okul yenidir ve okula gelmeyen çocuklar için katı kuralları vardır. Çocukların okula döndükten i/k gün anne veya babalarından, neden gelmediklerini açıklayan bir kağıt getirmeleri gerekmektedir.
Çocuk kendi mazeret dilekçesini bulamamaktadır. Annesi yazmıştır, fakat o belki de almayı unutmuştur. Ya da yolda düşürmüş olabilir. Öğretmene ne söylemelidir? Öğretmen çocuğa inanıp inanmamakta tereddütlüdür ve müdüre gider. Öğretmen ne söyleyecektir?
Müdür ne söyleyecek ve ne yapacaktır?

 

Egitimhane.Com ©2006-2023