Eğitimhane Sağlık Köşesi

Çevrimdışı 38fatma

  • Bilge Üye
  • *****
  • 11.244
  • 134.914
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • 11.244
  • 134.914
  • 4. Sınıf Öğretmeni
# 07 Nis 2013 08:34:02
.

Çevrimdışı 38fatma

  • Bilge Üye
  • *****
  • 11.244
  • 134.914
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • 11.244
  • 134.914
  • 4. Sınıf Öğretmeni
# 08 Nis 2013 07:06:51
.

Çevrimdışı HASAN YİĞİT

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4.567
  • 15.466
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • 4.567
  • 15.466
  • 4. Sınıf Öğretmeni
# 08 Nis 2013 09:17:00
38fatma eline ve emeğine sağlık.Teşekkürler.

Çevrimdışı HASAN YİĞİT

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4.567
  • 15.466
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • 4.567
  • 15.466
  • 4. Sınıf Öğretmeni
# 08 Nis 2013 09:19:25
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
BUNLARI BİLİYORMUYDUNUZ?:

Saçınız mat mı?


Saçınızı şampuanladıktan sonra son su olarak bir çaydanlık
ılık çayla durulayın. Bakın saçlarınız nasıl ışıl ışılıyor.

Ayağınız mı kokuyor?
Ilık çay dolu bir leğene ayaklarınızı daldırın ve her akşam
yatmadan önce 10 dakika tutun. 10 günde koku diye
bir şey kalmayacaktır.

Boğaz ağrılarında
Posaları süzüp soğuyan demi boğaz ağrılarında gargara
olarak kullanılır.

Cildiniz çok mu yağlı?
Banyodan çıkmadan son su olarak bir çaydanlık çay ile teninizi
ovuşturun,balsam vazifesi görün.

Derinizdeki yaraların temizlenmesi
Çayı, derinizdeki yaraların temizlenmesi ve antibiyotik etki
göstermesi için pamukla tatbik ederek kullanabilirsiniz.

Eliniz balık, soğan mı kokuyor?
Balık ayıkladınız, ellerinizi sabunla yıkadınız ve hala balık kokuyor.
Ya da soğan soydunuz, soğan kokuyor. işte kurtarıcınız yine çay.
Elinizi demliçayla yıkayın. Bakın bakalım hiç koku kalmış mı?

Gözünüz çapak mı yapıyor?
Kaynamış çayı bir tasa koyup buharı gözünüze gelecek biçimde
başınızı üstüne koyun. Ya da ılık çaya batırılmış gözlerinize ve
etrafına tatbik edin .

Yemek yerken dilinizi mi ısırdınız?
Yine ilacı demlikteki çaydır. Ağzınızı günde üç defa çalkalayın,
diliniz dokuz yerine üç günde iyileşecektir.

Buzdolabınız koku mu yapıyor?
Demlikte kalmış çay posalarını kurutup bir kap içinde buzdolabının
orta rafına yerleştirin, kokudan eser kalmayacaktır.

Denemekle bir şey kaybedilmez en azından herhangi
bir maliyeti yok.

Eline ve emeğine sağlık.

Çevrimdışı teachergokce

  • Uzman Üye
  • *****
  • 5.262
  • 24.480
  • Müdür Yardımcısı
  • 5.262
  • 24.480
  • Müdür Yardımcısı
# 08 Nis 2013 09:24:34
Söyle oralara....
Senin değerini bilsin.
Oralar güzelse eğer...
Tek sebebi ''SEN'sin !"

Hz. Mevlana^^

Çevrimdışı munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4.644
  • 22.407
  • Birleştirilmiş Sınıf
  • 4.644
  • 22.407
  • Birleştirilmiş Sınıf
# 08 Nis 2013 23:23:16

Organlar ve Sebzeler Arasındaki İlişki

* Domateste kalpte olduğu gibi dört odacık vardır ve kırmızı renklidir. Bütün araştırmalar domatesin kalp ve kan için faydalı olduğunu göstermiştir.

* Üzüm salkımı kalp şeklindedir, her bir üzüm tanesi kan hücresi gibi görünmektedir ve araştırmalar üzümün ciddi kalp ve kan canlandırıcı bir gıda olduğunu göstermiştir.

* Ceviz küçük bir beyin görünümündedir. Beyin fonksiyonlar için faydalıdır.

* Fasulya böbrek görünümündedir ve böbrek fonksiyonlarını iyileştirir.

* Sap kereviz, Çin lahanası ve Rhubarb kemiklere benzer. Bu gıdalar kemikler için faydalıdır, sodyum oranları eşit ve %23 dür. Gıdanızda yeterli sodyum yok ise vücut kemiklerden çeker ve kemikler zayıflar. Bu gıdalar iskeletinize faydalıdır.



* Patlıcan, avokado ve armut kadınların rahim ve serviks sağlığı ve fonksiyonlarını hedefler ve görünümleri bu organlara benzerler. Araştırmalar kadınların haftada bir avokado yemeleri halinde hormonları dengelediğini, istenmeyen doğum sonrası kilolarını azalttığını ve serviks kanserini önlediğini göstermiştir.

* İncir tohum doludur ve ağaçta ikili olarak asılarak büyür. İncir sperm sayısını ve hareketliliğini arttırır ayrıca erkek kısırlığını önler.

* Tatlı patatesin görünümü pankreasa benzer ve şeker hastalarının glisemik indeksini dengeler.

* Zeytin yumurtalıkların sağlığına ve fonksiyonuna yardımcı olur.

* Greyfurt, portakal ve diğer narenciye meyveleri kadın göğüsüne benzer ve bunların sağlığına ve lenfin hareketine yardımcı olur.

* Soğan vücut hücreleri görünümündedir. Bütün vücut hücrelerinden atık maddelerin temizlenmesine yardım eder. Hatta gözlerin epitelyal katlarının yıkayan gözyaşlarına bile sebep olur.

 


Çevrimdışı hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 30.083
  • 236.228
  • 30.083
  • 236.228
# 09 Nis 2013 07:02:12
1- Muz kabuğunun içini sivrisinek ısırıklarına sürdüğünüzde, kaşıntısını ve şişkinliğini alır.

2- Ayaklardaki nasırların yumuşaması için, muz kabuğunun içini sıyırın, bir kaşık kadar olduğunda nasırın üzerine koyun, üstünü sarın. Birkaç saat sonra açıp temiz su ile yıkayın. Ya da direk muz kabuğunu sarabilirsiniz nasırınıza.

3- Muzun kabuğunu akneleri geçirmek üzere, üstüne sürebilirsiniz.

4- Diz ağrılarının geçmesine yardımcı olmak için muz kabuğuyla dizleri ovun.

5- İçindeki potasyum ve yağlarla çok iyi bir ayakkabı cilasıdır. Muz kabuğunun içiyle ayakkabınızı ovun sonra bez ile temizleyin.

En sağlıklı dondurmayı da muzdan yapabilirsiniz. Birkaç tane muzu soyup, parçalara ayırıp, 30 dakikalığına buzluğa atın, donmaya yakın alın, blenderdan geçirin, isterseniz süt de ekleyebilirsiniz. Sonra sevdiğiniz tat ile tatlandırın, kakao, keçi boynuzu tozu, vanilya, frambuaz, herşeyi deneyebilirsiniz.

Çevrimdışı 38fatma

  • Bilge Üye
  • *****
  • 11.244
  • 134.914
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • 11.244
  • 134.914
  • 4. Sınıf Öğretmeni
# 09 Nis 2013 07:05:20
kırmızı et

Çevrimdışı HASAN YİĞİT

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4.567
  • 15.466
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • 4.567
  • 15.466
  • 4. Sınıf Öğretmeni
# 09 Nis 2013 09:26:46
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
1- Muz kabuğunun içini sivrisinek ısırıklarına sürdüğünüzde, kaşıntısını ve şişkinliğini alır.

2- Ayaklardaki nasırların yumuşaması için, muz kabuğunun içini sıyırın, bir kaşık kadar olduğunda nasırın üzerine koyun, üstünü sarın. Birkaç saat sonra açıp temiz su ile yıkayın. Ya da direk muz kabuğunu sarabilirsiniz nasırınıza.

3- Muzun kabuğunu akneleri geçirmek üzere, üstüne sürebilirsiniz.

4- Diz ağrılarının geçmesine yardımcı olmak için muz kabuğuyla dizleri ovun.

5- İçindeki potasyum ve yağlarla çok iyi bir ayakkabı cilasıdır. Muz kabuğunun içiyle ayakkabınızı ovun sonra bez ile temizleyin.

En sağlıklı dondurmayı da muzdan yapabilirsiniz. Birkaç tane muzu soyup, parçalara ayırıp, 30 dakikalığına buzluğa atın, donmaya yakın alın, blenderdan geçirin, isterseniz süt de ekleyebilirsiniz. Sonra sevdiğiniz tat ile tatlandırın, kakao, keçi boynuzu tozu, vanilya, frambuaz, herşeyi deneyebilirsiniz.
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Organlar ve Sebzeler Arasındaki İlişki

* Domateste kalpte olduğu gibi dört odacık vardır ve kırmızı renklidir. Bütün araştırmalar domatesin kalp ve kan için faydalı olduğunu göstermiştir.

* Üzüm salkımı kalp şeklindedir, her bir üzüm tanesi kan hücresi gibi görünmektedir ve araştırmalar üzümün ciddi kalp ve kan canlandırıcı bir gıda olduğunu göstermiştir.

* Ceviz küçük bir beyin görünümündedir. Beyin fonksiyonlar için faydalıdır.

* Fasulya böbrek görünümündedir ve böbrek fonksiyonlarını iyileştirir.

* Sap kereviz, Çin lahanası ve Rhubarb kemiklere benzer. Bu gıdalar kemikler için faydalıdır, sodyum oranları eşit ve %23 dür. Gıdanızda yeterli sodyum yok ise vücut kemiklerden çeker ve kemikler zayıflar. Bu gıdalar iskeletinize faydalıdır.



* Patlıcan, avokado ve armut kadınların rahim ve serviks sağlığı ve fonksiyonlarını hedefler ve görünümleri bu organlara benzerler. Araştırmalar kadınların haftada bir avokado yemeleri halinde hormonları dengelediğini, istenmeyen doğum sonrası kilolarını azalttığını ve serviks kanserini önlediğini göstermiştir.

* İncir tohum doludur ve ağaçta ikili olarak asılarak büyür. İncir sperm sayısını ve hareketliliğini arttırır ayrıca erkek kısırlığını önler.

* Tatlı patatesin görünümü pankreasa benzer ve şeker hastalarının glisemik indeksini dengeler.

* Zeytin yumurtalıkların sağlığına ve fonksiyonuna yardımcı olur.

* Greyfurt, portakal ve diğer narenciye meyveleri kadın göğüsüne benzer ve bunların sağlığına ve lenfin hareketine yardımcı olur.

* Soğan vücut hücreleri görünümündedir. Bütün vücut hücrelerinden atık maddelerin temizlenmesine yardım eder. Hatta gözlerin epitelyal katlarının yıkayan gözyaşlarına bile sebep olur.

 



ELLERİNİZE VE EMEKLERİNİZE SAĞLIK.TEŞEKKÜRLER.

Çevrimdışı pelinBAS05

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1.680
  • 3.563
  • 1.680
  • 3.563
# 09 Nis 2013 23:37:10
hacile hocam bu güzel paylaşımlar için Rabbim hayrınızı kaul etsin. bir sorum olacak. su ile ilgili bir paylaşımda bulunmuştunuz. peki sağlıklı ssuyu nasıl ve nerden temin edicez. kısaca  hangi sular sağlıklıdır?(marka olarak sormuyorum)

Çevrimdışı duyguaydın

  • Yönetim Ekibi
  • *****
  • 5.476
  • 127.767
  • 5.476
  • 127.767
# 09 Nis 2013 23:55:12
Bahar yorgunluğu mu yoksa bahar alerjisi mi?


Güzel havalar yüzünü göstermeye başladı. Bahar aylarında kendi gösteren halsizlik ve yorgunluğun sebebi polenlerin yarattığı bahar alerjisi olabilir diyen Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Orhan Dalkılıç, polen alerjisini ve bundan korunmak için yapılması gerekenleri anlattı.

   Polen nedir?
 
Polen bitkilerin erkek üreme hücresi olup ilk bulunan alerjenlerdir. Çayır, tahıl, ağaç ve yabani otlar en önemli polen kaynağıdır. Ağaç polenleri Şubat-Nisan, çayır polenleri Mayıs-Temmuz, yabani ot polenleri ise en çok Ağustos-Ekim aylarında yayılma gösterir. Gün içerisinde sabah saatlerinde polen düzeyi daha çok yoğunlaşır. Nemli ve rutubetli havalarda azalırken kuru ve güneşli havalarda polen düzeyi artar. Küresel ısınma ile birlikte alerjik hastalıkların artışındaki sebeplerden biri ve de en önemlisidir.
 

Bahar alerjisi nasıl oluşur?
 
Atopi dediğimiz alerjik yatkınlığı olan insanlarda havadaki polenler soluma yoluyla öncelikle buruna yerleşir ve mevsimsel yakınmaların oluşmasına neden olur. Vücut bu madde ile karşılaştığı zaman biyokimyasal bir silah (histamin) üreterek alerjik belirtilerin ve hastalıkların oluşmasına sebep olur. Kişinin şikayetleri havada bulunan polen miktarına bağlı olarak artma veya azalma gösterebilir.
 
Polenler nelere neden olabilir?
 
Havadaki polenler solunum yoluyla burunda, bronşlarda veya gözlerde birikir. Burunda alerjik rinit (Bahar alerjisi/saman nezlesi), bronşlarda alerjik astım, gözlerde ise konjuktivite neden olur.
 
Bu tür alerjiden yakınanların hangi cins polene karşı alerjik olduklarının belirlenmesi yararlıdır. Alerjisi olan kişi duyarlı olduğu bitkinin polen yaydığı mevsimde o bitkinin yoğun olduğu bölgeden uzak kalmalıdır.
 
Bu illerde yaşıyorsanız dikkat edin!

Ülkemizde Burdur, Samsun, İstanbul, Ankara, Bursa ve Kütahya bölgelerinde ağaç ve çayır polenlerine yaygın olarak rastlanmaktadır. Bu illerde yaşayanlar için polen alerjisi tehlikeli olabilir.

Polen alerjisi olduğumuzu nasıl anlayabiliriz?
 
Baharla birlikte sürekli hapşırma, burun akıntısı ve tıkanıklığı, geniz akıntısı, kuru öksürük, boğaz, burun ve kulakta şiddetli kaşıntı ya da gözlerde kaşıntı ve sulanma gibi belirtilerle saman nezlesi başlar. Önlem alınmazsa ileri vakalarda yorgunluk, iştahsızlık, sinirlilik, baş ağrısı, sinüzit, orta kulak iltihabı, bronşit veya astım gibi hastalıklara dönüşebilir.
 
Nasıl tanı konulur?
 
Şikayetleri olanlar ve polen alerjisinden şüphelenilenlerde klinik, muayene ve alerji deri testleri ile tama yakın tanı konulur. Gerekirse; nasal smear, Total İg E ve özellikle kan testleri gibi ileri tetkikler ile teyit edilir. Özellikle bahar alerjisinden şüphelenen hastaların Şubat-Eylül arası bu testleri yaptırmalarında yarar vardır. Çünkü bu aylarda vücuttaki alerjik cevap düzeyi artacağından tanı kolaylaşır.
 

Polen alerjisinden korunmak için neler yapılabilir?
 
• Polenlerin en fazla uçuştuğu sabahları saat 05.00 ile 10.00 arası açık havaya çıkmayın. Çıkmak zorundaysanız ağız ve burnu kapatan maskeler kullanın.
 
• Polen zamanı açık havada spor yapmayın.
 
• Saçlar tozu tutar. Bu nedenle her akşam saçlarınızı yıkayıp duş alın. Böylece üzerinizdeki polen tozlarından arınabilirsiniz.
 
• Çocuklarınız sokaktan geldiği zaman giysilerini hemen değiştirmelerini sağlayın.
 
• Arabada giderken camları açmayın. Hava değişimi için klimadan yararlanın.
 
• Polen zamanı evde kapı ve pencerelerinizi kapalı tutun.

• Evinizde ve ofiste, varsa polen filtreli klima kullanın. Bu filtreleri sık sık temizletin. Böylece dışarıdan gelecek olan tozları önleyebilirsiniz.
 
• Tatil için deniz kenarını veya yüksek dağları tercih edin.
 
• Dışarıda gözlük ve şapka kullanın. Gözlükleri her gün akan suyun altında yıkayın.
 

• Günlük kıyafetlerinizi yatak odasında çıkarmayın.
 
• Çim biçmekten kaçının ya da maske-şapka kullanın.
 
• Alerjiye karşı doktora başvurun.
 
Tedavide dikkat edilmesi gerekenler
 
• Polenlerden korunmak için gerekli tedbirleri alın ve uygulayın.
 
• Şikayetleriniz devam ediyorsa hekiminiz gözetiminde anti alerjik ilaçlarla hastalığınızın kontrol altında tutulmasını sağlayın.
 
• Eski kuşak antialerjik ilaçlarda sakinleştirici (sedatif) yan etki, ilaçlarla etkileşme ve kalpte toksik etki fazla olduğundan terk edilmeye başlanmıştır. Yeni kuşak ilaçlarda bu yan etkiler minimuma indirilmiştir. Bu nedenle eczaneden rastgele alerji ilacı almayın.
 
• Eğer alerjik şikayetler ilaçlarla geçmiyor ve giderek artıyorsa, spesifik alerjiniz varsa yaklaşık 4-5 yıl sürecek aşı tedavisinden (çok az miktarlardan başlanarak giderek artırılan alerjen, aşı ile vücuda verilir. Bu alerjenlere karşı vücudun duyarsız hale gelmesi sağlanır) tespit edilenlere aşı tedavisi (immunoterapi) uygulanabilir. Aşılama yaklaşık 4–5 yıl sürer.
 

Hastalığınızın %100 tedavisinin mümkün olmadığını unutmayın; ancak alacağınız tedbirlerle hastalığınızı kontrol altına alabilirsiniz

Haber kaynağı : hurriyetaile.com

Çevrimdışı 38fatma

  • Bilge Üye
  • *****
  • 11.244
  • 134.914
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • 11.244
  • 134.914
  • 4. Sınıf Öğretmeni
# 10 Nis 2013 07:07:04
.

Çevrimdışı HASAN YİĞİT

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4.567
  • 15.466
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • 4.567
  • 15.466
  • 4. Sınıf Öğretmeni
# 10 Nis 2013 10:56:33
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
.
Eline ve emeğine sağlık38 Fatma öğretmenim.

Çevrimdışı munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4.644
  • 22.407
  • Birleştirilmiş Sınıf
  • 4.644
  • 22.407
  • Birleştirilmiş Sınıf
# 10 Nis 2013 22:11:47
35 Yaş üstü her üç bayandan biri, 40 yaş üstü her üç bayandan ikisi kısır..

Modern zamanın bayana getirdiği okul, iş, kariyer, evlilik ve sonra çocuk fikri herşey yolunda gitse bile sonuncusunu tehlikeye atmakta..

Türkiye evlilik ve çocuk doğurma yaşı eğitimli bayan kesiminde 27′ye dayandı. Doğurganlık oranı yaş ile ters, şöyleki 30 yaşında %60, 35 yaşında %35, 40 yaşında ise %15′e düşüyor..

Bu yüzdelerin türkçesi 40 yaşındaki 100 bayandan 85′i kısır. Özel bir tedaviye muhtaç kalınıyor çocuk sahibi olmak adına o ise ayrı bir zor ve kesinlik vadedemiyor henüz. İnsanın bir biyolojik saati var. Bu biyolojik saat bayanlarda menapoz ile doğurganlığın sonlandığını söylese de menapoza varan süreçte saat oldukça yavaşlıyor.

35 Yaş Üstü Hamilelik Tehlikede


İbni Sina insanların 18 yaşına geldiklerinde meslek sahibi olmaları gerektiğini söylerdi. Acaba 27 yaşında işe başlayıp evlenmek biyoloji için ne kadar uygun?..

 



 

Çevrimdışı munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4.644
  • 22.407
  • Birleştirilmiş Sınıf
  • 4.644
  • 22.407
  • Birleştirilmiş Sınıf
# 10 Nis 2013 22:18:00
Kadınların ergenlikle beraber görmeye başladıkları adet kanamaları ortalama 13 yaşları ile 45-50 yaşları arasında süregelen bir devri daim. Her ne kadar bayanların hoşuna gitmese bile onlara dünyada en sevimli gelen ve dünyada onlara en sevgili varlığı bu sayede ediniyorlar.

Fakat her bayan için adet kanamaları sadece kanamadan ibaret olmuyor. Kimi bayanın dönemsel yaşadığı zorluklara kimisi ömür boyu göğüs germek mecburiyetinde kalabiliyor.

Bu bahsini açtığımız zorluk adet döneminin olduğundan zor ve sancılı geçmesinden başka bir şey değil. Genelde sorunlarını açamayan bayanlar ömürlerini kendilerine ve eşlerine zehredebiliyor. Özellikle karın şişliği ve kasık ağrısı ile gözlenen bu durumda yanlış bir inanış olan “ağrı kesici kullanılmaz” dizgesi kadının karşısına dikiliveriyor. Asıl cümle belki daha değişik olmalı:

Adetli iken her ağrı kesici kullanılmaz..

Kuvvetli ağrı kesiciler adet kanamasını durdurabiliyor yahut uzatabiliyor. Fakat parasetamol ve naproksen sodyum grubu ağrı kesiciler tercih edilebilir.

Unutulmaması gereken bir ağrı ağrı kesici ile geçmiyorsa bunun vücudun bir tepkisi olduğu sebep değil sonuç olduğu. Yani asıl sebep başka olabilir ve o sebebi görmezden gelmek problemi büyütebilir. Her ne olursa olsun menstural döngü yani adet dönemi değişiklikleri kadın doğum uzmanlarına danışılması gereken başlıca sebep.

bebekBilinen ağrı sebepleri: Miyomlar, çikolata kistleri, doğumsal rahim anomalileri, rahmin yanlış konumlanması (endometriyozis) vb.

Sağlıklı bir ömürle…

 


Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK