Eğitimhane Sağlık Köşesi

Çevrimdışı HASAN YİĞİT

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4.567
  • 15.466
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • 4.567
  • 15.466
  • 4. Sınıf Öğretmeni
# 16 Nis 2013 08:54:59
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
1- Abur Cubur tüketimlerinizde sağlıklı tercihler yapın.
Patates cipsi yerine 1 bardak kadar yağsız patlamış mısır tüketebilirsiniz. Yüksek kalori içeren kremalı bisküviler yerine kepekli ve az şekerli bisküviler tercih edilmeli.
En tehlikeli abur cuburların başında sosyal medyada da büyük oranda paylaşım alan yaş pasta ve cheesecake gibi yağ ve şeker oranı yüksek pastane ürünleri gelmektedir. ‘Bu gibi besleyiciliği düşük ama kalori içeriği yüksek besinler yerine meyve tüketerek de tatlı ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz. Meyvelerin içerdiği fruktoz(meyve şekeri) sayesinde kan şekeriniz yükselecek ve tatlıya olan eğiliminize çözüm olabilecektir. Orta büyüklükteki bir armut, 1 avuç kadar kuru dut, 3-5 adet kuru kayısı, 1avuç üzüm, 10-15 adet çilek, 1 avuç kadar kurutulmuş elma veya 1 orta büyüklükte portakal tercih edebileceklerinizin sadece bir kısmı. Böylece fazladan kalori alımından kurtulup, daha sonra pişman olacağınız bir davranış sergilememiş olacaksınız. Kilo kontrolünü sağlama bakımından da büyük bir adım atmış olacaksınız.’
2-Tatlı tercihine dikkat
Tatlıdan vazgeçemeyenlerden misiniz? Uzman Diyetisyen İpek Ağaca, ‘Ağır, şerbetli, hamurlu tatlılar yerine daha hafif, daha az kalorili ve besleyici özellikteki sütlü tatlıları veya meyve tatlılarını tercih edebilirsiniz’ diyor. Sütlaç, muhallebi, pelteler, ayva-armut-elma veya kabak tatlıları gibi.. Tatlılarınızı tatlandırıcı kullanarak da hazırlayabilirsiniz.
3- Anaöğünleri ve anaöğünleri asla atlamayın!
günde 6-8 öğün beslenmelisiniz. 3 anaöğün, diğerleri ise araöğünler olarak planlanmalıdır. günlük yaşantılarında sosyal medya büyük yer kaplıyor. İnternet başında zamanın nasıl geçtiğini anlamayanlardansanız aman dikkat.. Atladığınız öğün, kan şekeri regülasyonunuzda düzensizliğe ve çabuk acıkmanıza neden olur. Bunun sonucunda ise; bir sonraki öğünde farkında olmadan daha çok besin tüketir; böylece gereğinden fazla miktarda enerji almış olursunuz. Bu durum, kilo alımlarını beraberinde getirmektedir. Kilo kontrolü ve tokluk için öğün atlamamak çok önemlidir.
4- Posalı besinlerin tüketimini arttırın!
İnternet başında uzun saatler harcandığı için kişiler hareketsiz kalmakta; aşırı hareketsizlik ve sağlıksız beslenme, kabızlık şikayetlerini de beraberinde getirebilmektedir. Yeterli posa tüketimini sağlamak için öğünlerinizde mutlaka sebze yemeği ve salata tüketmeye çalışmalısın, ekmeğinizi tam buğdaylı/çavdar gibi posa değeri yüksek olanlardan tercih edin, gün içerisinde 3-5 porsiyon meyve tüketin, haftada mutlaka 1-3 kez kurubaklagil yemekleri tercih edin.
5-Bol bol su için.
Sosyal medyada uzun süre geçirenler su içmeyi de unutuyorlar. ihtiyacımız olan su miktarından 1,5lt. -2,5lt. olduğunu unutmayın. Masanızın üzerinde temiz, cam bir şişede su bulundurun. Çantanızda, yanınızda su bulundurmaya dikkat edin. Acıktığınız zamanlarda da su için. Böylece hem su tüketimini arttırmış olursunuz, hem de suyun birmiktar tok tutma özelliğinden faydalanırsınız.
6-İçecek tercihiniz sağlıklı olsun..
Besin değeri açısından tercih edilecek İçecek, sade kahve yerine bol sütlü kahve ;Koyu bir çay yerine daha açık, hatta limonlu bir çay olabilir.. sıklıkla tüketilen tatlandırılmış içeceklerden vazgeçin. Gazlı içecekler, şeker eklenmiş içecekler, şeker eklenmiş tatlandırılmış çaylar, meyve suları (şeker oranı %25 veya daha az) gibi tatlandırılmış içecekler obeziteye neden olduğu için vazgeçilmelidir. Yapılan çalışmalarda bu içeceklerin tüketimi sonrasında kişilerde ciddi kilo artışlarıı meydana gelmiştir.

[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Kilo Vermeyle İlgili Büyük Yanlışlar:

Y: “Su ödem yapıp beni kilolu gösteriyor”

D: Diyet yaparken sadece yediklerimizi azaltmak yeterli değildir. Vücut dengesini korumak açısından günde 2-3 litre su tüketmeniz gerekmektedir. Aksi halde vücut yeterli su alamadığından kendisini korumak adına içtiğiniz suyu tutacak bu da vücudunuzun ödem yapmasına neden olacaktır.

Eline ve emeğine saplık.Senin hakkın asla ödenmez.Teşekkürler.

Çevrimdışı HASAN YİĞİT

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4.567
  • 15.466
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • 4.567
  • 15.466
  • 4. Sınıf Öğretmeni
# 16 Nis 2013 08:59:26
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
alıntı mutlaka okuyalım
Arkadaşlar kendi hayatımda ve yakınlarımın hayatında yaklaşık 5 yıldan beri denenmiş olan ve hiç bir yan etkisi olmayan mucizevi bir tedavi yöntemini paylaşmak istiyorum.

Yıl 2003 te ben hemeroid ameliyatı için gün almış ameliyat gününü beklerken o günlerin çabuk geçmesi ve bir an önce çektiğim acılardan kurtulmak için günün 24 saatini dua ederek geçiriyordum.

Midemde gasrtrit, bağırsak tembelliğine bağlı kabızlık ve buna bağlı olarakta hemeroid vardı ve bunlar çok ilerlemiş bir durumda idi...

Her ne yersem yiyeyim boğazıma kadar bir yanma ve çok şiddetli sancılar çekiyordum...

Bir gün arkadaşlarımdan birisi ile kahvaltıda buluştuk ve o iştahla çeşitli yiyecekleri yerken ben çay içerek her zaman olduğu gibi kahvaltıyı geçiştirmeye çalışıyordum...

Bu durumu görünce neden yemediğimi sordu bende ona detayları ile çektiğim sıkıntıları anlatınca bana zeytin çekirdeklerini çıkarmayıp yutmamı söyledi, önce şaka yaptığını sandım ama onun çekirdeklerin hiç birini çıkarmayıp yuttuğunu görünce inandım.

Bende kahvaltıya başlayıp çekirdekleri yutmaya başladım.

Çok ilginçtir yıllardır sabah kahvaltılarını çay içerek geçiştirdiğim halde boğazıma kadar yanmalar hissetmeme rağmen o gün midemde yanma olmadı kahvaltıdan yaklaşık yarım saat kadar sonra midemden saf zeytinyağı kokusu geldiğini hissettim..

Arkadaşıma midede çekirdeğin erimeyeceğini zaten rahatsız olduğumu söylediğimde bana mide özsuyunun zeytin çekirdeğini çok kısa bir sürede parçalayarak saf zeytinyağına ve şifalı yağlara ulaşıldığını geriye kalan posanın ise bağırsakları onarararak rahatlattığını dolayısı ile kabızlığın ve hemeroidinde tedavi olduğunu yanı sıra damar sertliğinden hazımsızlığa kadar bir çok derde şifa olduğunu söyledi..

İlk önce bütün bunların hayal olduğunu düşünmeme rağmen bu konuda şifa bulmak için katlandığım eziyetleri hatırlayınca bunun çok dah a kolay olduğunu düşünerek çekirdekleri yutmaya devama ettim ...

ilk 15 günde midemdeki yanmalar ve gastritin yumuşadığını ve yok olduğunu,hemeroidimin verdiği ızdırapların sın bulduğunu gördüm. Her geçen gün onlarca zeytin çekirdeğini yutarak sağlığıma biraz daha kavuştum. Bu arada ameliyatımı iptal ettim ve halen bu mucizevi ve hiç bir yan etkisi olmayan ilacı yutmaya devam ediyorum. 3 aylık bir sürenin sonunda cildimdeki matlığın yerini bir parlaklık ve bütün ıozdıraplarımın yerini bir mutluluk aldı.

Yaklaşık 6 seneden beri etrafımda bu dertlerden muzdarip olan onlarca kişiye tavsiye ettim ve hiçö firesiz hepside şifa buldu, inanın benim 5 ve 11 yaşlarında iki oğlum var onlar bile yutarlar yedikleri zeytinlerin çekirdeğini.

Arkadaşlar sonsuz şifa kaynağı bir ilaç hiç bir yan etkisi yok ben yıllardır taştan sert şeyleri bile eritiyorum ve hiç bir sıkıntım kalmadı inanın migren ağrılarında bile çok mükemmel sonuçlar veriyor.
Yapmanız gereken şey yediğiniz tüm zeytinlerin çekirdeklerini yutmak sayı sınırı yoktur.
Yalnız zeytin meyvesini çiğneyip çekirdeğini yutun zira meyveyi olduğu gibi yutarsanız mide zeytinin dışındaki ince zarı eritemiyor ve olduğu gibi dışarı atmaya çalışıyor.
Ve size hiç bir zararı olmaz.


Aşağıda okuyacağınız makale Bulgar ve ABD li bilim adamlarının yaptıkları çalışmalar temel alınarak hazırlanmıştır. Bu araştırmaların hepsinde zeytin çekirdeğinin boğaz boşluğundan mideye inene kadar eridiği gerek denekler üzerinde yapılan çalışmalar gerekse cihazlarla tespit edilmiştir.

Otorite olarak kabul edilen uzmanlar en gelişmiş şartlarda dahi bir ilaç yapsa bu ilacı insanlar üzerinde test etmeden, senelerce hatta birkaç nesil gözlemlemeden neticesi net olarak şudur diyebilmek imkânsızdır.

Zeytin çekirdeğinin yutulması günümüz insanları arasında yeni duyulan bir şey olmasına rağmen eskilerin birçoğunun yaptığı bir uygulamadır. Yani olumlu etki ve tesirleri senelerdir hatta asırlardır bilinmektedir.
1985′li yıllarda başlayan araştırmalar bugüne kadar devam ettirilmektedir. Yaklaşık 25 sene süren neticede karşılaşılan hadiseler hayret vericidir. Bu neticelere bin kişi değil belki yüz binlerce insan tarafından karşılaşılmıştır demek daha doğrudur:

Midesinde yanma olan herkes zeytin çekirdeğini yuttuktan sonra rahatladığını ifade etmiştir.

Zeytin çekirdeğini yutan kimseler sindirim yolu rahatsızlıklarının bittiğini(kabızlık gibi) ifade etmişlerdir.

Zeytin çekirdeği yutan kişilerde basur problemiyle karşılaşılmamış, hatta basuru olup ta yutanlar iyileştiklerini ifade etmişlerdir.

Zeytin çekirdeğini senelerdir yuttuğunu bildiğimiz insanlarda kanser hadisesine nadiren rastlanılmıştır.

Son günlerde gelen yoğun telefon trafiğinden dahi birkaç gündür zeytin çekirdeklerini yutmaya başlayıp ta yukarıdaki benzeri rahatlamaları hissettiklerini söyleyen onlarca insan vardır.

Tavsiyemiz bizzat kendinizin denemesidir. Günde yediğiniz 5–6 tane zeytin çekirdeğini yutun ve kararı kendiniz verin. Ne biz nede bir başkası değil bizatihi kendi vücudunuz buna karar versin. Faydasını görürseniz lütfen çevrenizdekilerle de, evinizdeki küçük çocuklarda dâhil olmak üzere, bu uygulamayı yapın.

Bizim elde ettiğimiz verilere göre aklımızın almayacağı kadar şifalı bir doğal uygulamadır. Yapmanın zarar değil fayda verdiğine inanıyor ve çevremize şiddetle tavsiye ediyoruz.

Zeytinyağı asırlardır en iyi, en mükemmel yağ olarak bilinen gıda maddesidir. Hatta reklâmlar da bile mucize olarak lanse edilir.

Yemeklik zeytinyağı normal şartlar altında muhafaza edilirse bozulmadan yenilebilecek evsafta asırlarca kalabilen yegâne yağdır. Nitekim arkeolojik kazılarda 3 bin, 5 bin yıl önce olduğu tahmin edilen mezarların yanında bozulmamış evsafta zeytinyağı da bulunabilmektedir. Zeytinyağında +10 derecelerde donmayı temin eden de bu maddelerdir.Yani evinize satın alacağınız zeytinyağının buzdolabında donabilen olmasına dikkat ediniz.

Zeytinyağından sabun yaparsanız yağlı ciltlerde yağ dengesini, kuru ciltlerde ise yağlandırma özelliği temin eden bir hususiyet olduğunu tespit edersiniz. Yağ içerisinde antioksidan (bozulmadan kalabilme), sabun içerisinde re-oily (geri yağlandırıcı) olarak tabir ettiğimiz özellikleri sağlayan bu madde veya maddelerin ne olduğu bugün dahi bilinememektedir. Bu maddelerin ne olduğunun bilinmesi belki de çok uzun yıllar sağlıklı bir şekilde yaşamanın da ipuçları olabilecektir.

Zeytinyağını diğerlerinden farklı kılan bu madde veya maddeler en yoğun halleri ile zeytin çekirdeğinin içerisindedir. Herhangi bir zeytin çekirdeğinin her iki ucunu hafifçe törpülerseniz çekirdeğin içinin oyuk olduğunu ve içerisinde pıhtılaşmış veya çok koyu kıvamlı bir yağ olduğunu görürsünüz. Bahse konu olan maddelerin burada ki konsantrasyonu %80′lere varan miktarlardadır. Zeytin çekirdeği muhteviyatında ki bu faydayı elde etmek için ise zeytin çekirdeklerini atmayıp yutmak gerekir.

En gelişmiş cihazlarla yapılan araştırmalar zeytin çekirdeğinin boğaz boşluğundan geçip mideye ulaştığı anda eridiğini tespit etmiştir. Hazmı en kolay olan yiyecek maddesi zeytin çekirdeğidir. Bu uygulamanın insan vücuduna faidelerinin ise:

1-Ülser gastrit gibi mide problemlerini bitirdiği;
2-Bağırsak ve sindirim yollarını düzenlediği;
3-Basur ve prostatı engellediği;
4-İç organlarda oluşabilecek kanserojen hücre riskini binde birlere indirgediği.Lütfen yediğimiz tüm zeytin çekirdeklerini atmayıp yutalım.

ÖNEMLİ NOT: Zeytin çekirdeklerinin ögütülmesine ihtiyaç yoktur.

Çevremde yıllardır basuru olan bir sürü insan var hapsine müjde vereceğim.Sana dualarını esirgemesinler.

Çevrimdışı munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4.644
  • 22.407
  • Birleştirilmiş Sınıf
  • 4.644
  • 22.407
  • Birleştirilmiş Sınıf
# 17 Nis 2013 01:09:12
   Sağlık kaynağı olan 5 özel besin!    

Sağlığınız için mutlaka tüketmeniz gereken 5 özel besini sizler için sıralıyoruz . Bağışıklık sistemini güçlendirmelerinden, gösterdikleri antioksidan durumlarına kadar birçok fayda sağlayabilen bu özel besinler ile sizlerde vücudunuza özel desteklerde bulunabilirsiniz.
Sardalya
Omega-3 bakımından zengindir ve kurşun içermez. Magnezyum ve kalsiyum gibi birçok minerali barındıran sardalya, B vitamini açısından da oldukça zengindir.
Şalgam
Ispanağın kırmızısı gibidir. Kırmızı pigmentleri ile bağışıklık sistemini güçlendirir ve vücut direncini artırır. Salatanıza çiğ bir şekilde doğrayın. Güçlü bir antioksidandır.
Konserve kabak
A vitamini açısından oldukça zengindir ve düşük kalorili bir besindir. Bağışıklık sistemini güçlendiren bir besindir.
Nar suyu
Güçlü bir antioksidandır ve tansiyonu düşürür. Günde 1 bardak tüketmeniz, bağışıklık sisteminizi güçlü bir hale getirir.
Erik kurusu
Tadı, taze olan erik gibi olmasa da çok güçlü bir antioksidandır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Çevrimdışı 38fatma

  • Bilge Üye
  • *****
  • 11.244
  • 134.914
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • 11.244
  • 134.914
  • 4. Sınıf Öğretmeni
# 17 Nis 2013 06:18:28
.

Çevrimdışı HASAN YİĞİT

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4.567
  • 15.466
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • 4.567
  • 15.466
  • 4. Sınıf Öğretmeni
# 17 Nis 2013 09:14:30
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
    Sağlık kaynağı olan 5 özel besin!   

Sağlığınız için mutlaka tüketmeniz gereken 5 özel besini sizler için sıralıyoruz . Bağışıklık sistemini güçlendirmelerinden, gösterdikleri antioksidan durumlarına kadar birçok fayda sağlayabilen bu özel besinler ile sizlerde vücudunuza özel desteklerde bulunabilirsiniz.
Sardalya
Omega-3 bakımından zengindir ve kurşun içermez. Magnezyum ve kalsiyum gibi birçok minerali barındıran sardalya, B vitamini açısından da oldukça zengindir.
Şalgam
Ispanağın kırmızısı gibidir. Kırmızı pigmentleri ile bağışıklık sistemini güçlendirir ve vücut direncini artırır. Salatanıza çiğ bir şekilde doğrayın. Güçlü bir antioksidandır.
Konserve kabak
A vitamini açısından oldukça zengindir ve düşük kalorili bir besindir. Bağışıklık sistemini güçlendiren bir besindir.
Nar suyu
Güçlü bir antioksidandır ve tansiyonu düşürür. Günde 1 bardak tüketmeniz, bağışıklık sisteminizi güçlü bir hale getirir.
Erik kurusu
Tadı, taze olan erik gibi olmasa da çok güçlü bir antioksidandır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Eline ve emeğine sağlık.Başarılar.

Çevrimdışı munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4.644
  • 22.407
  • Birleştirilmiş Sınıf
  • 4.644
  • 22.407
  • Birleştirilmiş Sınıf
# 17 Nis 2013 23:33:37

  İNCİRİN SAĞLIĞIMIZA YARARLARI
 
*İncire, zeytine, Sina Dağına ve şu emin belde (Mekke) ye andolsun ki, biz insanı gerçekten en güzel bir şekilde yarattık. (Tin - 1 - 2 - 3 - 4)
 Yüce Allah Kur’an’da onları birlikte anmış, birbirinden ayırmamıştır. Arap dilinde incire tin denir.
 *İncir, içerdiği yüksek orandaki liflerle bedene giren kolesterolün kana karışmadan atılm
 asını sağlar.
 *Sindirimi kolaylaştıran incirin, bedeni bakterilere karşı koruyan etkileri de vardır.
 *İncir içerdiği yüksek orandaki kalsiyum ve fosforla kemik ve dişlerin oluşumu ile sağlıklarını garantiler: incirin içerdiği kalsiyum, diğer besinlerdekine göre daha kolay sindirilir. Süt içemeyen kişilerin incir yemeleri öğütlenir.
 *İncir, içerdiği 'benzaldehit' adlı maddeyle kanserli hücrelerin büyümesini önler, kansere karşı etkili olur.
 *Kuru incirden hazırlanan infüzyon, özellikle çocuklarda korkusuzca kullanılabilen etkili bir müshildir:
 Bunun için iki -üç kuru incir doğranır. Üzerine kaynar su dökülerek 10-15 dakika demlendirilip bir infüzyon hazırlanır. Bu infüzyondan günde 2-3 bardak içilir.
 Körpe incir yapraklarının sütü siğile karşı etkilidir: Bu etkiyi sağlamak için körpe incir yaprağından sızan süt siğile sürülür. Körpe incir yapraklarının ezilmesiyle hazırlanan yara lapası, çıbanların olgunlaştırılması ve baş verip delinmesinde etkili olur.
 Kurutulmuş incir yapraklarıyla hazırlanan dekoksiyon, hemoroit (basur) ve çıbanlara karşı etkilidir: Körpe incir yaprakları, havadar ve güneş görmeyen bir yerde kurutulur. Bu yapraklar parçalanır. 2-3 tatlı kaşığı kurumuş yaprak bir bardak suda 30 dakika kadar kaynatılır. Böylece hazırlanan dekoksiyonla ıslatılan bez basur memesine sürülür ya da çıbanlara sarılır. Hemoroite karşı bu dekoksiyondan günde 2-3 bardak içilir.
-Yaş incirin kurutulduğunda bünyesindeki kalsiyum 4.6 kat artıyor.
 Enerji verir
 -Vitamin ve mineral bakımından zengin bir gıdadır.
-Bağırsaklardan toksik maddelerin atılması kandaki kollestrol seviyesinin düşürülmesi gibi faydaları da vardır.
-Bağırsak iltihabı olanlar inciri çok yemelidir.
-İncirin kurutulmuşu çok değerli olup, iyi bir besin kaynağıdır. Balgam söktürücü, yumuşatıcı olarak kullanılır.
-Ayrıca kış aylarında vücudun direncini arttırır, pek çok sağlık sorununa karşı güç ve dayanıklılık kazandırır.
-İncirin bünyesinde şeker, albüminli maddeler, organik asitler, pektin, provitamin, A, B1, B2, C vitaminleri, magnezyum, kükürt, fosfor ve unlu maddeler bulunur.
-İnciri cevizle birlikte yerseniz hem vücudunuzu zehirlerden korur, hem de bronşite iyi gelerek öksürüğü keser. Nezle için de faydalıdır.
-İnciri sütle ya da sirkeyle eğer oda olmazsa yalnızca zeytinyağına batırıp yiyerek basur şikayetinizi ortadan kaldırabilirsiniz.
-Sesiniz kısıldığında hemen bir inciri bir su bardağı kadar sütün içine koyup bir cezvede kaynatın. ---Ilık ılık bu şurubu için, çok yararını göreceksiniz.
-Yaş dalları kırıldığında akan sütümsü beyaz sıvı, nasır ve siğillere sürülür.
-Yaşı kurusundan daha fazla tercihe şayan olan incir vücuda kuvvet verir. Anasonla beraber yenen --incir hem kan yapar, hem de şişmanlatır. Bağırsak iltihabı olanlar inciri çok yemelidirler.
-Kuru incir, içerdiği protein miktarı yönünden fakir, sentezinde kullanılan aminoasit çeşidi açısından zengindir, bu nedenle hücre gelişimini destekler.
-Ayrıca kuru incir, boğaz ağrısı bronşit ve öksürüğe de faydalıdır.

 Kur' an-ı Kerim' de zeytinden söz ediliyor. Kur'anda bu zeytin ağacının Sina dağı' ndan geldiği, meyvelerinden yağ elde edildiği ve bu yağın yemeklere lezzet vermek için kullanıldığı yazılıdır.
 ZEYTİN YAĞININ FAYDALARI

 *Çocukların beyin gelişimini ve kemiklerinin güçlenmesini hızlandırır. Başta E vitamini olmak üzere A, D, K vitaminleri içerir. Bu vitaminlerin sayesinde hücrelerin yenilenmesinde doku ve organların yaşlanmasını geciktirmede etkilidir.
 *Cildi besler, saçları korur. İçerdiği linoleik asit sayesinde anne sütünden kesilmiş bebeklere (4 -5 aydan sonra bir kaç damla) yağsız inek sütünekarıştırılarak verilir. Bebekler için doğal besin işlevi görür.
 *Zeytinyağının en önemli özelliklerinden biride kalp ve damar hastalıkları üzerindeki olumlu etkisidir. Kalp krizi riskini azalttığı gözlenmiştir. Bir çorba kaşığı zeytinyağı 14 gr, 120 kalori içerir. Akdeniz ülkelerinde yaşayanların kalp krizi riskinin diğer ülkelere göre daha az olduğu görülmüştür
 *Zayıflama diyetlerinde zeytinyağını öğünlerden çıkartmak son derece sakıncalıdır.
 *Yine zeytinyağının bağırsak, idrar yolları, safra kesesi gastritin giderilmesinde de etkin olarak kullanılabilir.

 Bunları Biliyor muydunuz ?
 *Gençlik ve ergenlikte vücudun en çok kaliteli gıdaya ihtiyacı olduğu dönemdir ve zeytinyağ burada iyi bir tercihtir.
 *Yaşlılıkta kalsiyum kaybını önlüyor, kemik erimesine engel oluyor.
 *Hamilelikte, içinde bulunan yağ asitleri hücre ve sinir sisteminin oluşturulmasında çok önemli etkendir.Günde iki çorba kaşığı zeytinyağı tüketilmelidir..
 *Sporcular için zeytinyağı çok önemlidir. Zeytinyağın içerisinde bulunan oleik asit kaslar tarafından en kolay yakılan ve en kolay hazmedilen yağdır.
 *Ağızda çalkalandığında dişlerin beyaz kalmasını sağlar.

 *Kanseri önlemedeki rolü:
 The Archives of Internal Medicine dergisinde yayınlanan bir çalışma, yüksek oranda zeytinyağı tüketen kadınların göğüs kanserine yakalanma riskinin daha az olduğunu göstermiştir. New York'ta Buffalo Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü ayrı bir çalışmada ise, zeytinyağı gibi bitkisel yağlarda bulunan bir madde olan ß-sitosterol'ün prostat kanser hücrelerinin oluşumunu engellemede yardımcı olabildiğini kanıtlamıştır. Araştırmacılar ß-sitosterol'ün hücrelerin bölünmemesi emrini veren hücre içi haberleşme sistemini güçlendirdiği, böylece hücre büyümesi kontrolsüz hale gelmeden kanserin engellenebileceği sonucuna varmışlardır. Oxford Üniversitesi'ndeki doktorlar tarafından yürütülen son araştırmada da,

 *Zeytinyağının bağırsak kanserine karşı koruyucu özelliğe sahip olduğu belirlenmiştir. Doktorlar zeytinyağının bağırsak kanserinin başlamasını engellemek için midedeki asitle tepkimeye girdiğini keşfetmişlerdir..
 *Tansiyon düşürücü: Archives of Internal Medicine dergisinin 27 Mart 2000 tarihli sayısında yayınlanan bir çalışma, zeytinyağının yüksek tansiyona olumlu etkisini bir kez daha vurgulamaktadır. Ayrıca zeytin ağacının yaprağı ile tansiyon düşürücü ilaçlar yapılmaktadır.
 * İç organlara faydaları: Zeytinyağı mide asidini azaltarak mideyi gastrit ve ülser gibi hastalıklara karşı korur. Bunun yanı sıra safra salgısını harekete geçirerek, sindirimin en mükemmel hale gelmesini sağlar. Safra kesesinin boşalma işlemini düzenler ve safra taşı riskini azaltır. Ayrıca içindeki klor sayesinde de böbreğin çalışmasına yardımcı olur ve böylece vücudun atıklardan arınmasını kolaylaştırır. Bunların yanı sıra beyin damarlarının sağlığına da olumlu etkisi vardır.
 *Yaşlanmayı önlemesi: Zeytinyağının içerdiği vitaminler, hücre yenileyici özelliklere sahip oldukları için, yaşlılık tedavisinde de kullanılır, cildi besler ve korurlar. Besinlerle beraber bedenimize "serbest radikal" denilen bazı maddeleri de alırız. Zeytinyağı, başta E vitamini olmak üzere, içerdiği çok sayıdaki antioksidan maddeyle bu zararlı maddelerin vücudumuzda neden olduğu tahribatı önler, hücrelerimizi yeniler, doku ve organlarımızın yaşlanmasını geciktirir.

 *İşte zeytinyağını dıştan sürmekle elde edilen faydalardan bazıları:
 * Cilde ve saça inanılmaz güzellik katar. Kuru cildi canlandırır, kırışıklıkları azaltır. Zeytinyağı cildi yumuşatır ve esnek, pürüzsüz bir görünüm verir.
 * Zeytinyağı yorgun ayakları dinlendirir ve canlandırır. Zeytinyağının mükemmel yumuşatma ve nemlendirme kapasitesi vardır. Çatlak ve kuru ayakları tedavide birebirdir.
 * Zeytinyağı traş edilecek bölgeyi yumuşatma ve rahatlatmada birebirdir.
 * Kurumuş ve çatlamış dudak için merhem olarak kullanılabilir.
 * Saçtaki kepeği ve dökülmeyi engeller. Saçı parlatır.
 * Tırnakları güzelleştirir ve güçlendirir.
 * Zeytinyağı ile doğum çatlakları azaltılabilir.
 * Emzirenler için en iyi göğüs ucu bakımı zeytinyağı ile yapılır.

 Zeytinyağının düzenli olarak kullanılması durumunda, kan yağ oranında yüzde 10-15'e varan düşme sağladığı bildirildi.

Çevrimdışı 38fatma

  • Bilge Üye
  • *****
  • 11.244
  • 134.914
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • 11.244
  • 134.914
  • 4. Sınıf Öğretmeni
# 18 Nis 2013 07:02:22
.

Çevrimdışı HASAN YİĞİT

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4.567
  • 15.466
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • 4.567
  • 15.466
  • 4. Sınıf Öğretmeni
# 18 Nis 2013 08:53:07
fatma38 ve munzeviçığlık öğretmenlerim ellerinize sağlık.

Çevrimdışı duyguaydın

  • Yönetim Ekibi
  • *****
  • 5.476
  • 127.767
  • 5.476
  • 127.767
# 18 Nis 2013 09:04:57
  Sebze Yemek İçin 10 Sebep

Çevrimdışı 38fatma

  • Bilge Üye
  • *****
  • 11.244
  • 134.914
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • 11.244
  • 134.914
  • 4. Sınıf Öğretmeni
# 19 Nis 2013 06:43:15
.

Çevrimdışı HASAN YİĞİT

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4.567
  • 15.466
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • 4.567
  • 15.466
  • 4. Sınıf Öğretmeni
# 19 Nis 2013 09:07:32
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
.
Sabahın bu saatindeki azmine hayranım.Ellerine sağlık.

Çevrimdışı munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4.644
  • 22.407
  • Birleştirilmiş Sınıf
  • 4.644
  • 22.407
  • Birleştirilmiş Sınıf
# 19 Nis 2013 21:55:32
Japonya yeni bir buluşa daha imza attı






Japon bilim adamları, laboratuvar ortamında canlı mikrofiber lif elde etmeyi başardı. Mikrofiber liflerin tıp dünyasına girmesiyle, birçok hastalığa çare bulunabileceği umuluyor.

Buluşun mucidi, Tokyo üniversitesi’nden Doçent Doktor Şoci Takeuçi. Takeuçi, ince borulara farelerden aldıkları canlı sinir, kas ve kan hücreleriyle protein doldurdu, bu sıvıyı bir milimetrenin 5′te 1′i çapındaki delikten enjekte etti.

Japon bilimadamı, sinir hücrelerinin elektrik sinyallerini geçirebilecek bir ağ oluşturduğunu, kas hücrelerinin büyüdüğünü, kan hücrelerinin de uzayan silindir şeklini aldığını bildirdi.

Takeuçi, “Burada en büyük başarı, canlı hücrelerden mikrofiber kas elde edebilmemiz. Bu mikrofiber kas; kan hücreleri, sinir hücreleri, kemik ya da kasların vücudumuza kolayca yeniden üretilmesini sağlayabilir” diyor

Bu yöntemle laboratuvar ortamında metreler uzunluğunda canlı mikrofiber lif üretilebiliyor, bu lif istenilen şekli alabiliyor.

Takeuçi, pankreas hücreleri enjekte edilen bir mikrofiber lifi, diabet hastası olan bir fareye nakletti.

Farenin kanındaki şeker seviyesi normale düştü. Mikrofiber hale getirilmeyen pankreas hücresi nakli ise başarısız oldu.

Doçent Takeuçi, canlı mikrofiber lif yönteminin, ileride tıp alanında çığır açabileceğini söylüyor.

trthaber

Çevrimdışı hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 30.083
  • 236.228
  • 30.083
  • 236.228
# 20 Nis 2013 06:16:51
Neden yatağınızın başucunda aspirin olsun?

Kalp krizleri hakkında:

Sol kol ağrısı dışında başka işaretleri de var kalp krizinin..

Yoğun ense ağrısı, kusma, terleme de daha seyrek ama
gözardı edilmemesi gereken belirtilerden.

Kalp krizinde göğüste illa ki ağrı olacak diye bir şey yok!!.

Uykularında kalp krizi geçiren çoğu (yaklaşık 60%) insan,
bir daha uyanamadı.

Yine de, yoğun göğüs ağrısı ile de uyanabilirsiniz.

Diyelim ki başınıza geldi, derhal ağzınıza iki aspirin atın
bir damla su ile yutun Sonra da:
Yakında oturan bir akraba ya da arkadaşınızı arayın.

- "kalp krizi!" deyin
- 2 aspirin aldığınızı da söyleyin .
- Mutfak ya da holden bir sandalye alıp giriş kapısına yakın bir yere oturun
ve, yardımın gelmesini bekleyin.

Sakın yere uzanmayın!!!~

Bir kalp cerrahına göre, eğer bu mesajın ulaştığı herkes,
en az 10 kişiye dağıtırsa, muhtemelen bir kişinin hayatı kurtulabilir.

Çevrimdışı hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 30.083
  • 236.228
  • 30.083
  • 236.228
# 20 Nis 2013 06:19:32
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]

Çevrimdışı kunami

  • Bilge Üye
  • *****
  • 4.931
  • 42.828
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • 4.931
  • 42.828
  • 3. Sınıf Öğretmeni
# 20 Nis 2013 07:43:59
Uzun zamandır çektiğim acıyı sizinle paylaşıp rahatlamak, içimi dökmek istiyorum.

Aynı yastığa baş koymaktan nefret eder hale geldim. Çekilmez oldu. Kendisine soyleyemiyorum. Zaten konuşmuyor ki benle. Ne yapacağmıda bilmiyorum. :(

Herşey bundan tam 4 yıl önce başladı. Birden girdi hayatıma nasıl oldu anlamadım ve zoraki de olsa 4 yıldır varlığıyla yokluğuyla acısıyla birlikteyiz. Yanlış insanı seçmişti.

Zaman zaman nasıl başarıyorsa  herşeyini toplar uzaklaşır-kaçar ama sonra aramızda hiçbirşey olmamış gibi birden karşıma çıkar ve ruhum bedenim varlığıyla hep acı çeker. Dayanacak gücüm kalmaz, beynim ruhum, bedenim:/

3 Kere ayrılma kararı aldık, cesaret edemedik birbirimizden vazgeçmeye. Hoş onun ayrılma gibi derdi yok ki hiç bir zaman olmadı da.

Bulunduğu yerde çok rahat aslında varlığı başkalarına  zarar. Ben ve ailem bu birliktelikten acı çektik. Gitmediğimiz yer kalmadı. Acaba devam edebilirmiyiz diye?

Bu birlikteliğe son vermenin zamanı bu sefer geldi. Üzgünüm aramızdaki bağ kanlı da olsa bitmeli, birimizden biri gitmeli. Belki giden sen olacaksın ama canı en çok yanan da ben;(
Aramızdaki bağ yıllardır formaliteydi. Zoraki katlanıyordum. Ama sen kabul etmek istemiyordun. Devam kararı aldık, aldığımızı sandın, aslında cesaret edemediğimi çok iyi biliyordun ama bu gerçeği kabul etmek istemiyordun. Hala bir ömür devam edeceğimizi inanıyorsun ama artık sana katlanacak gücüm kalmadı.
Sevgili dişim:(

Uyku tutmadı aslında 3. dereceden gömülü yirmilik dişim izin vermedi. Benim yirmik
lik disimle yaşadığım bağ aslında bir aşk hikayesi gibi:) Siz ne sandınız?
Hayırlı sabahlar herkese

 


Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK