Konu: Nazan Bekiroğlu Okurları. ..  (Okunma sayısı 21164 defa)

Deniz_33

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.158
  • Teşekkür 9075
    • Çevrimdışı
  • 19 Ara 2017 23:11:26
Nazan Bekiroğlu;

 1957 tarihinde Trabzon'da doğdu. İlk ve orta tahsilini aynı kentte yaptıktan sonra Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi (1979). Dört yıl lise öğretmenliği yaptı. KTÜ Fatih Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü'ne öğretim görevlisi olarak girdi. (1985).

Orhan Okay yönetiminde sürdürdüğü Halide Edib Adıvar'ın Romanlarının Teknik Açıdan Tahlili konulu doktorasını tamamladı (1987). Aynı bölümde öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı.

Şair Nigâr Hanım konulu çalışmasıyla doçent oldu (1995). 1998'den itibaren aynı fakültede açılan Türkçe eğitimi bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan Nazan Bekiroğlu, 4 mayıs 2001'de profesör olmuştur.

Çeşitli dergilerde çok sayıda bilimsel makale, deneme ve öyküsü yayımlanmakta.

Nazan Bekiroğlu'nun Eserleri

Öykü:

Nun Masalları (Öykü; Dergâh Yayınları, 1997)
Cam Irmağı Taş Gemi (Hikâye, Timaş Yayınları, 2006) (TYB 2006 Yılı Hikâye Ödülü)

Roman:

İsimle Ateş Arasında (Roman, Timaş Yayınları, 2002)
Lâ: Sonsuzluk Hecesi (Roman-Mesnevi, Timaş Yayınları, 2008)
Nar Ağacı (Roman, Timaş Yayınları, 2012)
Mücellâ (Roman,Timaş yayınları 2015)

Deneme-İnceleme

Şair Nigar Hanım (İnceleme; İletişim Yayınları, 1998)
Halide Edip Adıvar (İnceleme; Şule Yayınları, 1999)
Mor Mürekkep (Deneme; İyiadam Yayınları, 1999)
Yûsuf İle Züleyha/Kalbin Üzerine Titreyen Hüzün (Şark Mesnevîsi,Timaş Yay, 2000)
Mavi Lâle, Yitik Lâle (Deneme, İyiadam Yayınları, 2001)
Cümle Kapısı (Deneme, Timaş Yayınları, 2003)(TYB 2003 Yılı Deneme Ödülü)
Yol Hali (Deneme, Timaş Yayınları, 2010)
Mimoza Sürgünü (Deneme, Timaş Yayınları, 2013)
Kelime Defteri (Timaş yayınları 2014)
Karınca İzleri-Hikmet Aksoy Kitabı (Timaş yayınları 2015)

Deniz_33

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.158
  • Teşekkür 9075
    • Çevrimdışı
  • # 19 Ara 2017 23:17:08
Akşamının soğuğuna, İstanbul’un, üzerine karanlık bastıran daracık sokaklarına kendimi atıp da. Aklımı ve kalbimi onun yanında bırakıp evimin yolunu tuttuğumda. Denize düşmüş kandiller, yıldızlar, kalpler ve nilüferler arasında dönerken başım; efendim, dedim, benim efendim. Biri seni bana helal'ü hoş etmeli. Bildiğim bütün güzel isimlerle O’na dua ettim..

İsimle Ateş Arasında/ Nazan Bekiroğlu

Deniz_33

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.158
  • Teşekkür 9075
    • Çevrimdışı
  • # 20 Ara 2017 00:56:49
Yerin yüzünde, ölüm ve ötesi olmazsa çıldıracağımızı zannettiğimiz anlar var. Bu, ölümün ödülüdür. Şükür ki ölüm var.

Yerli Yersiz Cümleler

şule27

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 846
  • Teşekkür 390
    • Çevrimdışı
  • # 20 Ara 2017 10:37:23
Dört romanını da okudum ama Nar Ağacı çok başkaydı.

turgutkuzan

  • Uzman Üye
  • *****
  • Öğrenci Velisi
  • İleti: 4.429
  • Teşekkür 3031
    • Çevrimdışı
  • # 20 Ara 2017 10:46:39
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Dört romanını da okudum ama Nar Ağacı çok başkaydı.
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerimize olsun.

Açtığınız konu için teşekkür ederim.
Nazan Bekiroğlu'nun okuduğunuz romanları hakkında, biraz daha detaylı bilgiler verebilir misiniz?

Nazan Bekiroğlu'nu niçin okumalıyız?

Deniz_33

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.158
  • Teşekkür 9075
    • Çevrimdışı
  • # 20 Ara 2017 11:06:30
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerimize olsun.

Açtığınız konu için teşekkür ederim.
Nazan Bekiroğlu'nun okuduğunuz romanları hakkında, biraz daha detaylı bilgiler verebilir misiniz?

Nazan Bekiroğlu'nu niçin okumalıyız?
Bazen şiire kayan bir dil ve naif bir üslup.Onlarca sayfada anlatılacak şeyleri bir "devrik" cümleye sigdirmasi beni çok etkiliyor.
Zarif bir kişilik. Gönül telimi sizlatan güzel insan.Çok seviyorum Nazan hocayı.

Cümle kapısı ve Yusuf ile Zuleyha kitabi ilk okuduğumda beni çok etkilemişti. Tavsiye ediyorum Onu ilk okuyacaklara..

Deniz_33

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.158
  • Teşekkür 9075
    • Çevrimdışı
  • # 20 Ara 2017 23:53:53
Dünyevi olan her şeyin yüzü bu dünyaya bakarken,
Bir tek aşkın iki yönlü yaratıldığına inancım sonsuzdu.

Yerli yersiz cümleler

Deniz_33

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.158
  • Teşekkür 9075
    • Çevrimdışı
  • # 21 Ara 2017 23:14:37
Niye ki bunca acı?
 Dünya imtihan yeriydi belli, bu da bir sınav, amenna.
Bu kadar sert sınanmak için ortada çok büyük bir aşkın olması gerekti; Allah’ın kuluna aşkı.

 Ne kadar çok sevildiğini mi bilmek istiyordu?
 Ve ki bunca sert bir sınavı da ancak kulun Allah’a duyduğu aşk katlanılır kılabilirdi.
 Dünya cennet değildi, evet; olsaydı cennetin ne anlamı kalırdı?

Nar Ağacı

Deniz_33

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.158
  • Teşekkür 9075
    • Çevrimdışı
  • # 22 Ara 2017 14:52:02
Kırılıyordu, demek kalbi vardı ama bir kez kırılınca bir daha toplanmıyordu. Toplansa bile bir daha asla eskisi gibi olmuyordu ve kalp bu yüzden en fazla da cama benziyordu.

Cam Irmağı Taş Gemi

Deniz_33

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.158
  • Teşekkür 9075
    • Çevrimdışı
  • # 23 Ara 2017 09:24:55
Hiç gecikmez yüzümüzün ve bedenimizin ihaneti. Hattat kolundan olur, nakkaş gözlerinden. Son ihanet kalbimizden gelir. Bir gün, hiç nedeni yokken usulca duruverir. Oysa kul yapısı bir cihaz hâlâ ses vermektedir veya şairin dediği gibi, kolumuzdaki saat hâlâ işlemektedir.

Cümle Kapısı 

turgutkuzan

  • Uzman Üye
  • *****
  • Öğrenci Velisi
  • İleti: 4.429
  • Teşekkür 3031
    • Çevrimdışı
  • # 23 Ara 2017 12:03:05
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Kırılıyordu, demek kalbi vardı ama bir kez kırılınca bir daha toplanmıyordu. Toplansa bile bir daha asla eskisi gibi olmuyordu ve kalp bu yüzden en fazla da cama benziyordu.

Cam Irmağı Taş Gemi
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerimize olsun.

[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
linkinde "Kalp neden kırılır?" sorusuna cevap olarak şunları yazmıştım :

Değerli olan şeyler, ya sağlam malzemeden yapılır, ya da sağlam bir muhafaza için tutulur.
Sağlam malzemeden olan veya sağlam muhafaza içinde olan kalp bir iki laf dokundurmayla kırılmaz.
Kalbinizin, malzemesi sağlam değilse veya sağlam bir muhafazada tutmuyorsanız, sizin ve başkaları için değerli değil demektir.
Değersiz olan şeylerin kırılmasına üzülmeye değmez.

Kalbiniz varsa, cama benzemesi mümkün değildir. Korkmayın kolay kolay kırılmaz :)

turgutkuzan

  • Uzman Üye
  • *****
  • Öğrenci Velisi
  • İleti: 4.429
  • Teşekkür 3031
    • Çevrimdışı
  • # 23 Ara 2017 12:09:56
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerimize olsun.

İki yönlü yaratılan yalnızca aşk mı?

Korkuyu, umudu HİSSETMEMİŞ olanlar,  sadece aşkın iki yönlü yaratıldığına inanırlar.

Not: Korkuyu 2 defa hissetmiş, umudu henüz hissetmemiş birinin düşünceleri.

Deniz_33

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.158
  • Teşekkür 9075
    • Çevrimdışı
  • # 23 Ara 2017 16:48:23
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerimize olsun.

İki yönlü yaratılan yalnızca aşk mı?

Korkuyu, umudu HİSSETMEMİŞ olanlar,  sadece aşkın iki yönlü yaratıldığına inanırlar.

Not: Korkuyu 2 defa hissetmiş, umudu henüz hissetmemiş birinin düşünceleri.
Varoluşumuzun sebebi aşk değil midir?
 Bizleri yaratan, “Ben gizli bir hazine idim bilinmeyi, sevilmeyi istedim,” demiş ve kâinatı yaratmıştır. İnsanoğlunun çoğalması yüreklere düşen aşk ateşi ile süregelmektedir ve de sonsuza kadar gerçek aşkı aramakla devam edecektir.

Korku ve umut dediniz.

 O duygularda Aşka dahil değil midir?

İnsan neyden korkar neyi umut eder, bence neye aşıksa umudu ve korkuyu da Aşık olduğu şeye karşı hisseder.
Kalplerimiz yaratılış itibariyle asla boş kalmaz siz de iyi bilirsiniz. Hepimizin kalbi dünyalık aşkalarla dolu değilmidir? Bu aşk nedir? Belki bir iş, belki bir ev, araba veya evlada duyulan duygudur. Genellikle karşı cinse karşı hissedilen duygulara aşk deniyor.

Aşkın en üst kademesi ise Allah sevgisi, Allah aşkıdır. İnsan  aşkta kararlı, vefalı ve de sadık ise bu dünyasal aşk onu eninde sonunda gerçek sevgiye, ilâhi aşka götürecektir. Tıpkı Mecnun’un Leyla’nın aşkı ile yola çıkıp sonunda Mevla’nın aşkına ulaştığı gibi varılacak yer gerçek aşktır.

Korku, insanın aşkını kaybetme duygusudur.Umut da yine insanın gönül bağladığı şeyi elde etme hevesidir..
İnsan cehennemden korkar ve cenneti umut eder. Asıl hedef Aşkına yani yaratıcısına kavuşma arzusu değil midir?

Naçizane düşüncelerimi paylaştım :)

Selam,saygı ve dua ile sayın hocam..

PINARCIK

  • Bilge Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 5.055
  • Teşekkür 27987
    • Çevrimdışı
  • # 24 Ara 2017 00:50:52
Kopuk cümleleri bir araya getirmek değil miydi senin kabiliyetin? Dağınıklığın arkasındaki tutarı, tufanın ardından zeytin ağacını, dehşetin mahiyetindeki saflığı fark etmek değil miydi alışkanlığın? Şimdi saflığında dehşet, birliğinde çokluk, zeytin ağacının kandilinde tufan var. Aynan paramparça. Ne zaman böyle kırıldın, böyle dağıldın? Göklere mi kırıldın?

Nazan Bekiroğlu

turgutkuzan

  • Uzman Üye
  • *****
  • Öğrenci Velisi
  • İleti: 4.429
  • Teşekkür 3031
    • Çevrimdışı
  • # 24 Ara 2017 12:38:40
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
..
Korku ve umut dediniz.

 O duygularda Aşka dahil değil midir?
...
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerimize olsun.

[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
linkinde "Neden aşık oluruz, neden öfkeleniriz?" başlığıyla açmış olduğum konuda "aşk" konusundaki düşüncelerimi paylaşmıştım.
(Konuya yazılmış iki temel mesajım vardır. İkinci mesajım ikinci sayfadadır. )

Benim anladığım şekliyle aşk "KESİNTİSİZ olarak aşık olunan kişiyi / şeyi DÜŞÜNMEKTİR" .

(HİSSEDİLEN) Korku ise, anlık (azami 1 dakika sürmesine rağmen, çok uzun gelen bir zaman dilimi) hissedilen bir DUYGUDUR.
Korkuyu HİSSETTİĞİNİZDE (ölüm korkusu bile olsa) bir an önce bitmesini istersiniz. (Ölüm korkusunda bile, biran önce öleyim de kurtulayım hissi olur.)

Korku anında düşünme melekesini kullanamazsınız. Korkuyu SAF (katışıksız)  DUYGU olarak tanımlamak mümkündür.

Korkuyu hissetmek, RUHUN varlığını hissetmektir. Bedeninizden ayrı bir varlığın olduğunu hissetmek GÜZEL OLDUĞU kadar KORKUNÇ BİR ŞEYDİR.
Çünkü (çoğu zaman) bedeninizi denetleyebildiğimize inanırız. RUHU hissettiğiniz anda, denetleyemeceğinizi ZANNEDERSİNİZ.
Bitmesini istemek, korkunun "GÜZEL" olduğu gerçeğini değiştirmez.

Daha öncede belirttiğim gibi, umudu hissetiğimi sanmıyorum.
Bu nedenle umutun SAF bir DUYGU olup olmadığını  bilmiyorum.
AŞK'în düşünceyi de içerdiğini göz önünde bulundurursak, umudun düşüncede içermesi durumunda aşk ÇORBASININ içindeki tanelerden biri olup olmadığını anlayabiliriz :)

 

Egitimhane.Com ©2006-2023