Ogretmenlik iyice düştü
4 sene egitim fakultesi bitir.Ögretmen unvani alamayacaksin.Almak icin akademiye kabul edileceksin.2 sene okuyacaksin.Sinavi kazanip atansan bile ismin halen aday ogretmen olacak.
Akademiler sanki, ilk atama sayisini azaltmak icin konulmuş.
Belediyede işci ol 65 bin lira, spor bakanliginda bir temizlik gorevlisi 71 bin lira maas aliyor.Nereden nereye?Burayi okuyan sinava hazirlanan gencler, universite tercihinizi cok iyi yapin.
50 yasimda basogretmen olmusum neye yarar?
Bunları öğretmenlik tercih edilmesin diye yapıyorlar bence.Devletin üniversitesinde öğretmenin 4 yıl boyunca aldığı eğitim dışında, bu akademi saçmalığında ne öğretilecek çok merak ediyorum. Bana göre tam bir komedi.30 bin lira maaşla ücretsiz barınma imkanı dahi verilmeden 2 yıl boyunca eğitim verilecek:) ve eğitimin içler acısı hali son bulacak (!)30 seneki şekliyle 2026 yılının eğtim öğretim yapmaya çalışıyoruz ama bu nesle bu olmaz. Sabahtan akşama kadar 4 duvar arasında sadece ana dersler odaklı bir eğitim veriyoruz.2026 yılında hangi okulun bir spor salonu var?Sanat ile ilgili dersler nerede?Ondan sonra akran şiddetini tartışıyor herkes.Çözüm basit;hemen öğretmeni akran zorbalığı ile ilgili eğitime al,iş tamam.Maarif modeliyle gelen 5.sınıf ingilizce kitapları neredeyse lise seviyesinde ama bana gelen çocuk daha kendi dilini okuyup anlayamıyor. Bu çocuklar bu şartlarda ne kitabı,ne okulu severler.Ama hepimiz biliyoruz ki,önemli olan çocuğun tüm gününü okulda geçirmesi,orada bulunması.Sürekli deneme sınavı yapıyoruz ,çocuklar testlerden nefret eder oldu.Eskiden bir çocuğun dikkati süresi 20 dakika derlerdi, şimdi 5 dakika bile değil ama adı değişse de aynı sistemi uygulamaya çalışıyoruz.Bu sistem de olmadı,olmayacak. Ziya Selçuk belki bir şeyleri değiştirecek gibiydi,onun da ipini çekti sistem.Bu şartlarda ki okula hangi çocuk gitmek ister?