"Biz çocukken tandır ekmeği yiyerek büyüdük. Bizim oranın ekmekleri hayli uzun ve geniştir. Kenarları biraz kalın olur. Pişen ekmek en az on beş günlüktür. Kilerde tavana asılı bir tahta üstüne istiflenir (fare ulaşamaz) üzerine bir bez örtülür. Zamanla kuruyan ekmek sofraya getirilmeden üzerine biraz su çiselenerek yumuşatılır. Biz çocuklar ekmeğin ince ve yumuşak olan kısmına saldırır, kenarlarını yemezdik. Kıtlık ve seferberlik görmüş olan ninem bu ekmek kenarlarını biriktirir. Geniş ve yayvan bir bakır kaba yığar, üzerine tereyağı, domates salçası, soğan ve biberden oluşan çok lezzetli bir su gezdirerek bize "tirit" yapardı. Bu lezzetli suda yumuşayan ekmeği yoğurt eşliğinde severek yerdik. "Tirit"in başka türlü yapılışları da vardır, ama aslı tasarruftur. İsrafın önüne geçmektir."
Mustafa Kutlu