Konu: Bunları Biliyor Musunuz?  (Okunma sayısı 266333 defa)

el_se

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.571
  • Tesekkur 18396
    • Çevrimdışı
  • # 23 Eki 2017 21:41:37
Mustafa Kemal ATATÜRK ve Köpeği Fox

Foks… Atatürk'ün yatak odasında uyurdu, karyolanın ayak ucunda, kendisi için diktirilmiş özel minder vardı. Yemek salonunda masanın altına kıvrılır, sabaha kadar süren sofra sohbetlerine eşlik ederdi, Atatürk uykuya çekilene kadar yatmazdı. Sevmediği misafirlerin paçalarını ısırmasıyla meşhurdu. Atatürk'ün dolabını kurcalar, ayakkabıların uçlarını kemirirdi, bir defasında Atatürk'ün elini bile ısırdı, pansuman yapılırken “fenalık olsun diye yapmadı” dedi Atatürk, sinirlenmeye kıyamıyordu, Foks'a çok düşkündü. Bilardo oynanırken masaya sıçrar, topların yerini bozardı, Gazi bu yaramaz hallerine kahkahayla gülerdi. Çok gürültücüydü ama, bir o kadar zekiydi, çalışma odasına girdiğinde uslu uslu oturur, hiç ses çıkarmazdı. Törenlerde, balolarda, daima protokoldeydi. Ankara'daki şehiriçi gezilerde, Atatürk'ün otomobilinde başköşedeydi. Diplomatik görüşmelerde hep vardı, cumhurbaşkanı TBMM'ye gittiğinde hep yanındaydı. Deniz keyfi yapılacaksa, Ege vapuruna en önce o binerdi. Yurt gezilerine katılırdı, Atatürk trenle nereye gitse onu yanında götürürdü. İstanbul'da Erzurum'da Konya'da Trabzon'da Gaziantep'te Mersin'de Tokat'ta Kırklareli'de hep Atatürk'ün yanındaydı. Babaeski gezisinde aniden ortadan kayboldu, ara tara yok, herkes telaşlanmıştı, Atatürk çevresini sakinleştirdi, “merak etmeyin, Erzurum'da da böyle kaybolmuştu, Kılıç Ali bulmuştu, gene bulur” dedi. Hakikaten öyle oldu, Kılıç Ali buldu getirdi. Gaziantep gezisinde Foks fazla durgundu, akşam yemeğinde önüne konulanlara dokunmuyordu, sessizdi, Atatürk başını okşadı, “muhakkak biri bir şey söylemiştir, küsmüştür” dedi. O gün için ne olduğu bilinmiyordu ama, Atatürk köpeğinin karakterini çok iyi tanıyordu, vali konağının aşçısı seneler sonra röportajda anlattı, Foks mutfağa girmişti, etrafı kokluyordu, yemeklere fazla yaklaşıyor diye aşçı öfkelenmiş, kepçeyle vurmuştu.
1933'te öldü… Atatürk Orman Çiftliği'nde derisi dolduruldu, camekana yerleştirildi, Atatürk'ün çiftliği ziyareti sırasında sürpriz yapılarak, kendisine gösterildi. Tatsız bir sürpriz olmuştu… Atatürk görünce çok şaşırdı, duygulandı, bir sandalye çekti, karşısına oturdu, uzuun uzun seyretti, sonra “onu çok sevmiştim, bu şekilde görmeye tahammül edemem, çiftlikte uygun bir yere gömün lütfen” dedi.

el_se

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.571
  • Tesekkur 18396
    • Çevrimdışı
  • # 26 Eki 2017 21:29:19
.

el_se

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.571
  • Tesekkur 18396
    • Çevrimdışı
  • # 28 Eki 2017 20:59:39
.

sufkta

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • İleti: 6.337
  • Tesekkur 22450
    • Çevrimdışı
  • # 31 Eki 2017 14:43:30
Bizde 1 yıl 365 gün:
Merkür'de 88 gün
Venüs'de 225 gün
Mars'da 687 gün
Jüpiter'de 12 yıl
Satürn'de 30 yıl
Uranüs'de 84 yıl
Neptün'de 165 yıl

el_se

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.571
  • Tesekkur 18396
    • Çevrimdışı
  • # 02 Kas 2017 08:45:07
.

Gül Rengi

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.155
  • Tesekkur 28565
    • Çevrimdışı
  • # 02 Kas 2017 08:52:28
.

el_se

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.571
  • Tesekkur 18396
    • Çevrimdışı
  • # 02 Kas 2017 20:19:43
Gerçekten büyük bir emek ve özveri var helal olsun.

el_se

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.571
  • Tesekkur 18396
    • Çevrimdışı
  • # 03 Kas 2017 00:10:50
LANETLİ EKMEK OLAYI

Tarih: 15 Ağustos 1951

Olay Yeri:  Pont-Saint Esprit köyü, Fransa

Olay: Köyde yaşayan 300 kişinin bir anda delirip, halüsinasyonlar görmeye başlaması.

Suç Aracı: Ekmek

Fransa'da küçük bir köy olan Pont-Saint Esprit, 15 Ağustos 1951 günü tarihi bir olaya uyandı. O gün sanki herkes aklını yitirmiş gibiydi. Bazıları halüsinasyonlar görüp akıl almaz hareketler yaparken bazıları sadece mide bulantısından, baş ağrısından ve günlerce süren uyuyamama probleminden şikayet ediyordu. Fakat şu bir gerçekti ki herkeste bir anormallik vardı.

Bazı köylüler ejderha gördüklerini iddia ediyorlar, bazıları yılanların kendilerine saldırdığını söylüyordu. O dönem 11 yaşında olan Charles Granjhon evinden çıkıp büyük annesini boğmaya çalışıyor, bir işçi olan Gabriel Validire ise kendisinin öldüğünü iddia ediyordu. Validire'ye göre hem kendisinin hem de arkadaşının kafası bakırdan yapılmıştı ve karınlarını yılanlar yemişti.

Bir başka kadın ise kaplanların kendisini yediğini iddia ediyordu. Köy tam bir tımarhaneye dönmüştü. Yaşanan bu akıl almaz olaylar artınca yetkililer ve doktorlar olayı araştırmaya başladılar. 250'den fazla kişi takip altına alındı ve 50 kişi kontrol edilemediğinden akıl hastanesine yatırıldı.

Akıl hastanesine yatırılanlar orada da boş durmadı, kalbinin yerinden çıktığını iddia edip yerine koyulmasını talep edenler bile vardı.

Hatta olaylardan 8 gün sonra akıl hastanesindeki bir kadın çığlıklarla kendisini 2. kattan aşağı attı ve düştükren sonra koşmaya başladı. Kendisinin bir uçak olduğunu iddia ediyordu.

Olayları araştıran Dr. Gabbai, Dr. Lisbonne ve Dr. Pourquier makalesinde şu ifadelere yer verdi: "Olayın bir başlangıç noktası herkes bir fırından dağıtılan ekmekleri yedikten sonra bir hallere giriyordu. Ekmekten yenilen miktar ise insanların akli dengesini belirleyen etken oluyordu. Az yiyenlerde 6 ile 48 saat arasında mide bulantısı, kuvvetli baş ağrısı, uyuyamama gibi semptomlar görünüyordu. Çok yiyenler ise kontrol altına alınamıyordu. Az şekilde etkilenenlerde insomnia(uyuyamama) geçtiği zaman hastalığın da geçtiğini anlıyorduk fakat Ciddi boyutta olanlar hatta ölümcül boyutta olanlar da vardı. Bunlar 10-12 gün sonra delirmeye başlayabilenlerdi. Tüm köy zehirlenmişti ve bazı insanlar deliyordu. Buna neden olan ise bizce ekmeğin içerisine karıştırılan ergottu"

Olay neticesinde 50 kişi akıl hastası oldu, 7 kişi ise öldü. Olayın sorumlusu olarak ise fırıncı Roch Briand gösteriliyordu. Herşey o lanetli ekmeklerden sonra ortaya çıkmıştı.

Yapılan araştırmalar gösterdi ki fırıncı ekmeklerin arasına LSD'nin ana maddesi olan ergot mantarını karıştırmıştı. Bilindiği üzere LSD dünyadaki en güçlü halüsinojen etkenidir.

Fakat yine de olayın sırrını ergot çözmemişti. Çünkü akıllarda hala "ergot mantarı ekmeğin içine karıştırılsa bile işlenmemiş halde bu kadar güçlü etki yaratabilir mi? gibi sorular vardı. Bu da ortaya belki de direk LSD'nin ekmeklere karıştırılmış olabileceği teorisini ortaya çıkardı.

Köyün bir anda delirmesinin üzerinden birkaç yıl geçmişti ama araştırmalar sonlanmamıştı. Bu süreçte birçok teori ortaya çıkarıldı. En güçlü teorilerden birisi ise şuydu: "Tüm köy CIA 'in MK-Ultra adını verdiği zihin kontrol çalışmalarına kobay olmuştu."

Soğuk savaş döneminde zihin kontrolü konusunda oldukça fazla önem veren CIA, "LSD zihin kontrolünü sağlayabilir mi?" sorusuna cevap aramak için onlarca çalışma yapmıştı. Bu da CIA'in fırıncıya talimatı verip farklı miktarlardaki LSD'nin insan zihni üzerindeki etkisini analiz etmesini sağlamış olabilirdi.

Örneğin CIA'in bir zihin kontrolü deneyinde Frank Olson adlı kobaya yüksek oranda LSD verilmişti ve bunun sonucunda Frank Olson bilincini kaybetmişti. Daha sonra da Olson kaldığı otelin 13. katından atlayarak intihar etti.

Öte yandan ilerleyen dönemlerde ilaç firmasıyla bir CIA ajanı arasında geçen görüşmenin notları elde edildi. Notlarda kasabadaki toplu delirmenin tek nedeninin LSD olduğu belirtiliyordu.

İşin ilginç kısmı ise o dönemde Avrupa'da LSD üretebilen tek ilaç firması köye 100 km uzaklıkta bulunuyordu. Öte yandan bu ilaç firmasıyla CIA'in MK-Ultra deneylerinde birlikte çalıştığı da biliniyordu.

LSD, öyle bir uyuşturucu ki, etkisi damlalarla ölçülür. Dünya üzerindeki en etkili halüsinojen olan LSD'nin 297 miligramı bir file enjekte edilmiş ve fil saniyeler içerisinde ölmüştü. Aynı şekilde çok daha düşük miktarları ise insanı öldürebilir veya aklını yitirmesine sebebiyet verebilir.

Hala aydınlanmamış olan bu olay hakkındaki en güçlü teori ise CIA'in tüm köyü kobay olarak kullanarak farklı LSD miktarlarının insan zihnini nasıl etkilediğini görüp, LSD'nin insan zihnini kontrol edip edemeyeceğini keşfetmek. Ama yine de belirttiğimiz gibi hiçbir teori hala kanıtlanmış değil.

el_se

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.571
  • Tesekkur 18396
    • Çevrimdışı
  • # 03 Kas 2017 21:47:49
.

el_se

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.571
  • Tesekkur 18396
    • Çevrimdışı
  • # 04 Kas 2017 06:48:49
.

eessrraa

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 4.823
  • Tesekkur 33801
    • Çevrimdışı
  • # 04 Kas 2017 08:22:32
gönüllü sadelik..
 gerçekten ihtiyacımız var mı?

creasy

  • Bilge Üye
  • *****
  • Okul Müdürü
  • İleti: 4.285
  • Tesekkur 4884
    • Çevrimdışı
  • # 04 Kas 2017 09:40:22
Dünyanın debisi en yüksek nehri Amazon nehridir. Amazon nehrinde 1 saniyede 210.000 metreküp su akmaktadır. En yakın rakibi ise saniyede 41.000 metreküp su akan Kongo nehridir. Amazon nehri Van gölünü 33 günde Atatürk Barajını ise 2.5 günde doldurabilir.

el_se

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.571
  • Tesekkur 18396
    • Çevrimdışı
  • # 04 Kas 2017 22:37:01
GÜNEŞ YOK OLURSA..!

Biricik enerji kaynağımız olan Güneş’ten gelen ışınlar, Dünyamıza ulaşana kadar belli bir mesafe kat ederler. Peki bu mesafeyi ne kadar sürede alırlar? İşte bunun için basit bir işlem gerekmektedir. Güneş ile Dünya arasındaki mesafenin 150 000 000 km olduğunu biliyoruz. Işık hızı da saniyede 300.000 km olduğuna göre Güneş ışıklarının dünyamıza ulaşma süresinin hesaplamak hiç de zor olmayacaktır. Yol = hız x zaman formülüyle bu sonucu saniye olarak çok kolay bir şekilde elde ederiz ki buradan zaman 500 saniye olarak bulunur. Bu da Güneş’ten çıkan ışık ışınlarının yaklaşık olarak 8.3 dakikada bize ulaştığı anlamına gelmektedir. Ancak bu hesap Güneş’in yüzeyinden çıkan ışık ışınları için geçerlidir. Çekirdeğinden çıkanı hesaplamak için güneşin yarı çapının 700 bin kilometre olduğunu da hesaba katmak gerekir. Bu da ekstra 2,5 saniye daha demektir. Yani Güneş aniden yok olsa veya patlasa, gündelik hayat 8 dakika daha rutin şekilde devam eder.

eessrraa

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 4.823
  • Tesekkur 33801
    • Çevrimdışı
  • # 07 Kas 2017 17:34:26
baş ağrısının sebepleri;
1-migren
2-hipertansiyon
3-stres
4-cahil biriyle sohbet..

Ayperisi88

  • Uzman Üye
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 2.519
  • Tesekkur 12565
    • Çevrimdışı
  • # 07 Kas 2017 19:30:31
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
baş ağrısının sebepleri;
1-migren
2-hipertansiyon
3-stres
4-cahil biriyle sohbet..

4 numarayı çok tuttum 😊ben cahil kelimesini değiştirip sabit fikirli biriyle sohbet gerçekten baş ağrısı yapar, demek istiyorum 😁

 

Egitimhane.Com ©2006-2023 rss