Konu: Bunları Biliyor Musunuz?  (Okunma sayısı 400450 defa)

Mustafa_Atalay

  • Aktif Üye
  • **
  • İleti: 32
  • Teşekkür 58
    • Çevrimdışı
  • # 09 Ara 2017 08:30:56
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Favori kitabım :)
hemi de özet ;D

el_se

  • Bilge Üye
  • *****
  • İleti: 3.096
  • Teşekkür 27994
    • Çevrimdışı
  • # 10 Ara 2017 16:04:15
"Tek taşımı kendim aldım, tek başıma kendim taktım
Girmesinler havaya"  tam da buna uygun bi şarkı sözü :)

esme66

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.394
  • Teşekkür 3296
    • Çevrimdışı
  • # 10 Ara 2017 16:55:43
Mucevherden anlayan birinin eline nasil gecti?Imitasyon tasli bir kolyem var. Yoksa   ::)  :D

el_se

  • Bilge Üye
  • *****
  • İleti: 3.096
  • Teşekkür 27994
    • Çevrimdışı
  • # 10 Ara 2017 17:11:47
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Mucevherden anlayan birinin eline nasil gecti?Imitasyon tasli bir kolyem var. Yoksa   ::)  :D
Siz yine de göstermeyin hocam. Umut ettiğiniz gibi kalsın :) değerini siz bilin yeter :)

esme66

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.394
  • Teşekkür 3296
    • Çevrimdışı
  • # 10 Ara 2017 17:15:09
Umut degil saka, degeri 20 Tl

Ayperisi88

  • Bilge Üye
  • *****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 3.060
  • Teşekkür 16826
    • Çevrimdışı
  • # 10 Ara 2017 17:28:10
.

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 17.576
  • Teşekkür 123014
    • Çevrimdışı
  • # 10 Ara 2017 22:45:12
Zona hastalığı ağrıya yol açan, ciltte kabartı, kaşıntı ve döküntülere neden olan bir cilt hastalığıdır. Tıp dilinde ‘herpes zoster‘ adını almıştır.

Halk arasında ise 'gece yanığı' olarak bilinir. Zonada belli bir bölgeyi etkileyen döküntüler, birlikte kemer ya da bant şeklinde bir görüntü oluşturan, ilk önce su toplayıp ardından kabuk tutan kabarcıklar şeklindedir.

Suçiçeğine neden olan varisella zoster adlı aynı virüs zona hastalığına da neden olur. Bu virüs bir kez vücuda yerleştikten sonra vücudun bağışıklık sisteminin zayıf düşmesini bekler ve fırsat bulduğunda harekete geçerek zona hastalığının ortaya çıkmasına sebep olur.

Depresyon, stres, yaşlılık ve çeşitli hastalıklar vücudun zayıf düşme nedenleri arasında sayılabilir. Zonaya yol açan virüs sinir köklerine yerleşen bir virüs olduğundan, zona ağrıları da oldukça şiddetli olabilir. Sırt, göğüs, karın, kalça, kol, bacak, boyun, baş ve yüz bölgeleri zona hastalığının etkilediği bölgelerdir. Zona şikayeti bu bölgeler arasında en çok göğüs ve başta görülür.

ZONANIN NEDENLERİ

Bir kişi suçiçeği hastalığı geçirdiyse, yukarıda sözünü ettiğimiz virüs vücuttaki bazı sinirlere yerleşmiş demektir. Suçiçeğine ve ardından zonaya neden olan bu virüs vücutta herhangi bir soruna yol açmadan yıllarca beklemede kalabilir. Suçiçeğinin ardından uzun yıllar sonra virüsün sinirlerde yeniden aktif hale gelmesiyle zona ortaya çıkar.

Virüsün neden birden bire harekete geçtiği ve zonaya neden olduğu tam olarak açıklanmış değildir. Ancak bağışıklık sisteminin zayıfladığı bir dönemi seçtiği bilinmektedir.

Hemen her yaş grubunda zona hastalığı görülebilir ancak 50 yaş üzerindeki kişilerde risk daha yüksektir. Bu durum yaşlılıkta vücudun bağışıklık sisteminin zayıflaması ile açıklanabilir. Bir yaşından önce suçiçeği geçirenler ve bir hastalık ya da kullanılan ilaçlar nedeniyle bağışıklık sistemi zayıf olanlar da yine zona hastalığına daha yatkın kabul edilir.

Zonaya neden olan veya tetikleyen nedenleri sıralayacak olursak:

Varisella zoster adı verilen ve suçiçeğine de neden olan virüs / Suçiçeği geçirmiş olmak

Bağışıklık sisteminin zayıflaması (yorgunluk, hastalıklar, ilaçlar vb nedenlerden dolayı)

50 yaş üstünde olmak

Depresyon

Stres, travma

ZONA TEKRARLAR MI?

Bağışıklık sistemi her zayıf düştüğünde virüs harekete geçecek diye bir kural yoktur. Ayrıca her suçiçeği geçiren kişide de zona görülmez. Hastaların çoğunda, suçiçeği sonrasında hayat boyu zona şeklinde sadece tek bir atak görülür. Zona tekrarlamayan bir hastalık olarak kabul edilir ancak nadiren de olsa hastalığın tekrar tekrar ortaya çıktığı hastalar da vardır. Zonanın henüz kesin bir tedavisi yoktur. Hastalık başladıktan sonra belirtilerin hafif atlatılmasına yönelik tedaviler yapılır.

ZONA BULAŞICI MI?

Pek çok kişinin aklına gelen ilk sorulardan biri zonanın bulaşıcı olup olmadığıdır. Zona yaralarına temas eden kişiye bu hastalık zona olarak değil, suçiçeği olarak bulaşabilir. Çocukluğunda suçiçeği geçirmemiş ya da suçiçeği aşısı olmamış bir yetişkin ya da çocuk eğer zona yaralarına doğrudan temas ederse bu kişiye virüs bulaşabilir. Ancak varisella zoster virüsü bu kişinin vücuduna ilk kez girmiştir. Dolayısıyla virüs bulaşan bu kişide zona değil, suçiçeği görülür. Daha önce suçiçeği ya da zona geçirmiş olan kişiler ise zona hastalığına karşı dirençlidir.

Zona belli bir bölgede ağrı, karıncalanma, yanma ve kaşıntı gibi belirtilerle ortaya çıkar. Öncesinde baş ağrısı, halsizlik, ateşsiz grip belirtileri, ışığa karşı hassasiyet görülebilir. Yanma ve ağrı şiddetli olabilir ve ciltte henüz herhangi bir döküntü ya da kabartı yokken ortaya çıkabilirler. Genellikle sırt ve göğüs bölgesinde görülen ağrılar çoğu kez başka hastalıklardan şüphelenilmesine neden olur. Ciltteki içi su dolu kabartılar ise kabuklu yaraya dönüşür.

Zona virüsü sinirleri etkilediğinden eğer hastalığa müdahale edilmezse işitme kaybı, görme kaybı, yüz felci, kasların oynatılamaması, enfeksiyon gibi daha ciddi belirtiler de ortaya çıkabilir. Nadir de olsa zona baş bölgesini, yüzü ve gözleri etkileyebilir. Özellikle gözü etkileyen zonada hemen tedaviye başlanmalıdır. Akciğer, beyin ya da sindirim sistemindeki iç organlar da zonadan etkilenebilir.

ZONA TEDAVİSİ

Zona tedavisinde virüsle savaşacak bir ilaç kullanılması gerekir. Bu ilaç ağrıyı azaltır, hastalık süresini kısaltır ve hastalığın ileri aşamadaki ciddi sorunların ortaya çıkmasını engeller. Yanma ve ağrı hissedilmesinin ardından 3 gün içerisinde ilaca başlanması gerekir. Ciltte kabartılar ortaya çıkmadan tedavinin başlamış olması en iyisidir.

Zona hastalığında erken teşhis ve tedavi çok önemlidir. Bunun nedeni, zonanın sinirleri etkileyen bir hastalık olmasıdır. Eğer tedavide gecikilirse zona ağrılarının döküntü ve yaraların iyileşmesinden sonra bile, uzun süre devam etmesi riski doğar.

Vücut zayıf düşmüş olduğundan, dinlenme zona tedavisinde önemli bir yer tutar. Ayrıca yaraların iyileşme sürecinde düzenli pansuman yapılmalı ve yeni bir enfeksiyon oluşmamasına özen gösterilmelidir.

Zonanın hafif geçmesi için bu tedbirler alınırken, bağışıklık sistemini zayıf düşüren neden de araştırılmalıdır. Örneğin stresin ortadan kaldırılması ya da bir hastalık söz konusuysa, bu hastalığın da tedavisi düşünülmelidir.

maysa_1986

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 864
  • Teşekkür 1721
    • Çevrimdışı
  • # 11 Ara 2017 16:19:22
Almanya’da öğrenciler bütün teneffüslerde hava şartları ne olursa olsun dışarı çıkmak zorundadır. Bütün iç kapılar ve dış kapı kapalıdır. Ancak çocuklar su geçirmez, yağmurluk tarzı bir kıyafet giyiyor dışarı çıkarken. Binaya girince de dış kıyafetlerini, ayakkabılar dahil, çıkarıyorlar.

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 17.576
  • Teşekkür 123014
    • Çevrimdışı
  • # 11 Ara 2017 19:09:30
Sabah namazını kılarak, güne “Allah’ın garantisi” altında başlayan bir mü’min, artık ertesi güne kadar karşılaşacağı mücadele ve tehlikelerde büyük bir güven ve güç sahibidir.

Sabah namazı, günün ilk imtihanı, ilk ibadetidir. Dolayısıyla güne iyi başlayıp ilk imtihanı başarmalısınız ki, diğer imtihan ve tehlikelere karşı daha güçlü ve donanımlı olasınız.
Nitekim Peygamberimiz (sav); “Kim sabah namazını kılarsa, Allah’ın garantisi altındadır” (Kütüb-i Sitte, c.17, s.541) buyurmuştur.

Ayperisi88

  • Bilge Üye
  • *****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 3.060
  • Teşekkür 16826
    • Çevrimdışı
  • # 16 Ara 2017 20:52:31
İngiltere'de yapılan araştırma, akşam en geç 22:10'da yatağa girip 8 buçuk saat uyumanın, kilo vermeyi yüzde 74 oranında kolaylaştırdığını gösterdi.

racama

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 57
  • Teşekkür 70
    • Çevrimdışı
  • # 16 Ara 2017 22:48:18
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Hadis-i Şerifler

“La havle ve la kuvvete illa billah” ı çok söyle. Çünkü o, cennet hazinesidir.

*Cennete çok ağaç dikin. Çünkü onun suyu tatlı, toprağı güzeldir. Cennetin ağaçlarından biri olan “La havle ve la kuvvete illa billah” cümlesini çok söyleyin.”

*Kim her farz namazdan sonra Ayetel –Kürsi okursa, öbür namaza kadar Allah’ın koruması altındadır.

*Kim her gece Yasin Suresini okursa, Küçük günahları bağışlanır.

*Kim Yasin Suresini gece okursa, sabahleyin bağışlanmış olarak kalkar.

*Kim Yasin Suresini Allah rızası için okursa, geçmiş günahları bağışlanır, onu ölülerinize de okuyun.

*Kim Duhan Suresini her Cuma gecesi yahut Cuma günü okursa, Allah ona cennette bir ev yapar.

* Kim Vakıa Suresini her gece okursa, ona hiçbir zaman fakirlik dokunmaz.

*Kim imam Cuma günü selam verdiği zaman durumunu bozmadan Fatiha’yı, Kulhuvallahiehad, kul euzu birabbil felak ve kul euzu birabbinnas’ı yedişer defa okursa, geçmiş ve gelecek günahları bağışlanır.

*Kim Kehf  Suresini Cuma günü okursa, iki Cumanın arası aydınlanır.

*Kim Bakara  Suresini okursa, başına cennet tacı geçirilir.

*Bir kul Kur’an-ı baştan sona okuyup hatmederse, altmış bin bin melek, onun için dua eder.

*Kıyamet günü cennete ilk çağrılacaklar, varlıkta da, darlıkta da Allah’a çok hamt edenlerdir.

*Çocuğa besmele öğrettiğinde hocaya, ana-babaya berat verilir.

*Allah kuluna bir nimet verdiğinde kul “Elhamdülillah” derse , bu şükür ve hamt, o nimetten daha hayırlı olur.

*Her şeyin bir yolu vardır. Cennetin yolu da ilimdir.

*Kardeşi kendisine özür dilemek üzere gelen kişi; özür dileyen bunda ister samimi olsun, ister olmasın; o özrü kabul etsin. Böyle yapmazsa, Kevser Havuzunun başında yanıma gelemez.

*Kim kalbini Allah’a bağlarsa ,Allah müminlerin kalbinde ona sevgi ve merhamet yaratır.

*Güvenilir olmak, zenginliktir.

*Güvenilir olmak rızkı kendine çeker. Kazanç yollarını açar. Hıyanet ise, fakirliğe neden olur.

*Size en kolay gelen ve bedene en hafif olan ibadeti haber vereyim mi? Susmak ve güzel ahlak sahibi olmaktır.

*İslam temizdir. Öyle ise temizleniniz. Çünkü cennete temiz olandan başkası giremez.

*Allah için sevmek ve Allah için buğz etmek imandan bir cüzdür.

*Kulun ahirette sevap kefesine ilk konulacak ameli, çoluk çocuğunun geçimi için yaptığı harcamalardır.

*Cömert, malında olan Allah’ın haklarını ödeyendir. Cimri, malındaki Allah’ın haklarını yerine getirmeyen; Rabbinin verdiğinden, Rabbine karşı nekeslik edendir.

*Allah birinizin gelir kaynağını bir işe bağlamışsa, geçimini sağlamakta zorlanmadıkça, kişi o kazanç kapısını terk etmesin.

*Şeytan, askerlerinin en şiddetlisini ve en kuvvetlisini, malıyla iyilik yapanlar üzerine gönderir.

*Yemeklerinizi biraz soğutarak yiyin ki, sizin için bereketli kılınsın.

*Kulağın hoşlanmayacağı her şeyden sakın.

*Herhangi bir kişi geri vermemek niyetiyle bir borç alırsa, kıyamet gününde hırsız olarak Allah’ın huzuruna çıkar.

*Yoldan insanlara sıkıntı ve eziyet veren şeyleri gider. Çünkü, bu senin için sadakadır.

*Müslümanlar karşılaştıklarında, tokalaşır, birbirlerinin hal ve hatırlarını sorarlarsa, Allah onlara bu halde iken yüz rahmet indirir. Doksan dokuzu daha güler yüzle ve samimiyetle kardeşinin halini ve hatırını sorana, biri de diğerine verilir.''
kaynakları belirtirseniz daha güzel olur

racama

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 57
  • Teşekkür 70
    • Çevrimdışı
  • # 16 Ara 2017 22:50:37
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
SÜRELERIN FAZILETLERI

* BAKARA SÜRESI :
Tehlike anında ve duanın kabul olması için elif, lam, mim ayeti okunur.

*ALİ İMRAN SÜRESI
Borçtan kurtulmak ve zengin olmak için üçer defa okunur.

*NİSA SÜRESI
Akrabaların arasındaki anlaşmazlığı ortadan kaldırmak için okunur.

* MAİDE SÜRESI
Her türlü zarardan korunmak için bu mubarek süre 7 defa okunur.

*EN'AM SÜRESI
Istek ve dileğin olması için 7 defa okunur.

*A'RAF SÜRESI
Dünya ve ahiret mutluluğu için okunur.

*ENFAL SÜRESI
Bu muabrek süre zindadan iftira ve musibbetten kurtulmak için 7 defa okunur.

* TEVBE SÜRESI
Her çeşit şerden kurtulmak için 7 defa okunur yazılır, asılırsa o yere hırsız giremez .

* YUNUS SÜRESI
Bu muabrek süreyi taşıyan kimsenin düşmanı hezimete uğrar .

*HUD SÜRESI
Zalimden intikam için 3 defa okunur.

*YUSUF SÜRESI
İzzet ve saadete nail olup bahtın açılması için okunur.

* R'AD SÜRESI
Düşmanın kahrı için okunur .

*İBRAHIM SÜRESI
Ahlakın güzelleşmesi için 10 defa okunur

*HICİR SÜRESI
Ticaretin kazançlı olması için 3 defa okunur.

*NAHIL SÜRESI
Azgınlığın ve fesadın kaldırılması için 10 defa okunur.

*İSRA SÜRESI
Hilecirin şerrinden korunmak için okunur. Misk ve safranla yazılarak dili tutulanlara içilirse şifa bulur.

*KEHİF SÜRESI
Bu muabrek süreyi okuyan her türlü fitne ve musibetten korunur.

*MERYEM SÜRESI
Bu süreyi 41 kerre okuyan kimse fakirlikten kurtulur.

*TAHA SÜRESI
Bu muabrek süreyi 21.defa okuyan kimsenin kısmeti açılır.

*ENBİYA SÜRESI
Her türlü tehlikeye karşı okunur.

*HAC SÜRESI
Mahşerin dehşetinden emin olmak için okunur.

*MÜ'MİNÛN SÜRESI
Bu süreyi okuyan kimseler imanı ve itikadi yönden düzelir inanın kemaline erer.

*NUR SURESI
Bu sureyi okuyan kimse vesveseden kurtulur kemali imane ve yakine erer.

*FURKAN SURESI
Düşmanın perişan olması için okunur.

KAYNAK SURELER'İN VE DUALARIN ESRARI HIKMETI FAZILETİ

niçin 3 , 7 , 10 ve 21 defa okuyacağız diye sorulursa ne diyeceğiz

racama

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 57
  • Teşekkür 70
    • Çevrimdışı
  • # 16 Ara 2017 23:05:58
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
İlahi öğretmenim ne güldüm  ne güldüm 😄😄😄 👏👏
kullandığınız imzadaki ayetin
çevirisi yanlış
anlamınızı gözden geçirmenizi tavsiye ederim

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 17.576
  • Teşekkür 123014
    • Çevrimdışı
  • # 23 Ara 2017 14:15:18
Tansiyon Nedir?
Tansiyon kısaca kan basıncı demektir. Kanın damar içinde akması bu basıncın doğru olmasına bağlıdır. Kalp kasılarak kanı damarların içine tekrar pompalar ve atardamarlar bu kanı belirli bir basınçla dengeler. İşte bu basınca tıp dilinde tansiyon adı verilmiştir.

Büyük tansiyon ve küçük tansiyon olmak üzere tansiyon çeşitleri ikiye ayrılır. Bilindiği gibi kalbimiz damarlarımıza sürekli kan pompalamaktadır. Kalp atardamarlara kan pompalarken damardaki basınç yükselir. Yükselen bu basınca yüksek tansiyon denir. Kalp kan pompalarken gevşemeye de başlar. O sırada damardaki kan akışı yavaşlar. Bu noktada damarların esnekliği sayesinde kan basıncı dengelenir. Kan akışı yavaşladığında kan basıncı da düşer. Bu yüzden en düşük basınç seviyesine de küçük tansiyon denir.

Eğer tansiyon hesaplama yapılacaksa küçük ve büyük tansiyon değerleri ölçülür. Ayrıca burada hemen belirtelim, tansiyon ve nabız aynı şey değildir. Nabız kalbin atış sayısıdır.

Tansiyon Değerleri: Tansiyon Kaç Olmalıdır?
Her insanın fiziki yapısı farklı olduğu için, tansiyon değerleri kişiye göre farklılık gösterir. Burada önemli olan düzenli şekilde tansiyon değerlerinin ölçülmesidir. Yüksek veya düşük tansiyonlu olduğunuzu günlük hayatınızda düzenli olarak tansiyon ölçtürerek anlayabilirsiniz. Ancak bu durum tıp biliminde kabul görmüş tansiyon normal değerleri hakkında bilgi sahibi olamayacağımız anlamına gelmez.

Evrensel olarak kabul gören genel tansiyon aralığı vardır ve tansiyon sınırları bu değerlere göre belirlenir. Tansiyon aralığı büyük tansiyon için 12-14 arasıdır. Kişinin spesifik özelliklerine göre tansiyon ölçüleri 11-15 arası da olabilir. Küçük tansiyon için ise bu seviye 7-9 aralığındadır. Tansiyon sorunu ancak bu değerlerin dışındaki seviyelerde yapılan ölçümlerde açığa çıkar.

Yüksek tansiyon sorununuz var ise buna hipertansiyon, tansiyon düşüklüğü sorununuz var ise buna hipotansiyon denir. İki hastalıkta da şok durumuyla karşılaşılabilir.


Tansiyon Nasıl Ölçülür?
Birden fazla tansiyon ölçme tekniği vardır. Ancak tansiyon en sağlıklı olarak doktor tarafından ölçülür. Tansiyon ölçmeyi öğrenmiş kişiler de olabilir ancak uzmanlardan yardım almak daha sağlıklıdır ve bunun için hastanelere gidilmelidir. Tansiyon ölçmek için yeni teknoloji elektronik cihazlar mevcuttur ve tansiyon bilekliği kullanabilirsiniz. Ancak bu cihazların hiçbiri bir uzmanın yaptığı elle ölçüm kadar doğru sonuçlar vermeyebilir.

Tansiyon ölçmek için hava pompalı manşon kullanılır. Doktorunuz sağ kolunuza tansiyon ölçer olan manşonu sarar ve kalbinizle aynı hizaya getirir. Sağlıklı bir ölçüm için kendinizi kasmamanız gerekir. Doktorunuz tansiyon kulaklığını takar ve hava pompasını 180 milimetre kadar şişirir. Ardından hava pompasını bırakır ve havanın azalmasını bekler. Burada duyduğu ilk ses büyük tansiyonunuzu, hava tamamen boşaldığında duyulan son ses ise küçük tansiyonunuzun değerini verir. Manşon kolunuzu sıkabilir veya biraz acıtabilir, bu yüzden hazırlıklı olmak gerekir.


Tansiyon Sebepleri Nelerdir?
Tansiyonun birçok sebebi olduğu gibi en sık rastlanan tansiyon yüksekliği sebebi kalıtımsal bozukluktur. Ailenizde, özellikle birinci dereceden akrabalarınızda tansiyon rahatsızlığı var ise sizin de tansiyon hastası olma riskiniz artar. Her iki cins için de tehlikeli olan tansiyon hastalığı erkeklerde biraz daha fazla görülür. Genellikle 40 yaşından sonra ortaya çıkar. Daha genç yaşlarda görülen tansiyonun hastalıklarının farklı tetikleyici sebepleri vardır.

Şişmanlık tansiyon hastalığı için büyük bir faktördür. İdeal kilosundan on kilo veya fazlası olan kişilerde tansiyon bozukluğu ihtimali fazladır. Alkol ve sigara gibi zararlı madde kullanımı yine hastalığı tetikleyen unsurlardır. Spor yapmayan ve sürekli oturarak çalışanlarda daha fazla görülür. Aşırı stresli kişilerde, uzun süre stresli yaşam koşullarına maruz kalanlarda tansiyon bozukluğu teşhisi fazla görülür. Son olarak üç beyazdan, üç beyazın fazla tüketiminden bahsedebiliriz. Özellikle fazla tuz, şeker ve un tüketimi tansiyon sebepleri arasındadır.


Tansiyon Belirtileri Nelerdir?
Tansiyonu işaret edebilecek bazı olumsuz durumlar vardır ve tansiyon belirti ile ortaya çıkar. Bu belirtileri şu şekilde sayabiliriz:

Çok fazla ve sürekli başınız ağrıyorsa, sürekli kusuyorsanız, bulanık görüyorsanız veya başınız dönüyorsa, sürekli baygınlık geçiriyorsanız, beklenmedik anlarda burnunuz kanıyor ve uzun süre kanama durmuyorsa bunlar tansiyon çıkmasının belirtileri olabilir. Bu durumda mutlaka bir doktora gitmeniz ve tansiyonunuzu ölçtürmeniz gerekir.

Bunların dışında sağlıksız beslenme, yağlı ve aşırı et tüketimi, sigara, alkol ve uyuşturucu kullanımı da tansiyon düşüklüğü ya da yüksek tansiyonu tetikler.


Tansiyonu Ne Düşürür?
Tansiyonu düşürmek için değişik tedavi yolları vardır ve tansiyon dengeleme yapılabilir. İlaç tedavisi yapılabildiği gibi doğal yollar da tercih edilebilir. Tansiyon düşürücü ilaçların arasında damar açıcı, kalp hızını dengeleyici, böbrek çalıştıran, kan koyultan çeşitli ilaçlar vardır ancak bunlar doktor tarafından reçete yazıldıktan ve tedavi için onaylandıktan sonra kullanılır.

Kendi başınıza ilaçlar bulup kullanmanız son derece tehlikelidir ve önerilmez. Bunun dışında kolesterol seviyesini dengeleyen ve kan akışını rahatlatan faydalı yiyecekler ve meyveler tavsiye edilmektedir. Muz, enginar, pancar, zeytinyağı, kepek ekmeği, ceviz, marul gibi gıdalar içerdikleri potasyum desteğiyle birlikte tansiyonun düşmesine yararlar.

Limon suyuna ezilmiş sarımsak eklenerek uygulanan düzenli kür de doğal yoldan birçok uzmanın tavsiye ettiği bir yöntemdir. Spor yapmak, sağlıklı beslenmek, zararlı alışkanlıklardan uzak durmak yine tansiyon düşürme için önerilen davranışlardır.

Tansiyon Neden Yükselir?
Tansiyonu yükselten çok sayıda tetikleyici vardır ve tansiyon zararları çok geniş bir alanı kapsar. Tansiyon etkileri nedeniyle iş hayatı yasaklanabilir. Fazla tuzlu yemek, alkol, hareketsizlik, yağlı yiyecekler, fazla et yemek, sebze ve meyve tüketmemek, psikiyatrik olumsuzluklar, endişe ve kaygı, sigara ve uyuşturucu tansiyonu yükseltmektedir.


Tansiyon Tedavisi Nasıl Yapılır?
Tansiyon tedavisi, tansiyon ilaçları kullanarak veya kişisel tedbirler alarak yapılabilir. İlaç tedavisinde ve tansiyon hapları kullanımında doktorun belirleyeceği ilaçları kullanmak önemlidir. Tansiyon ilaçlarının yan etkileri öngörülemez. Bu yüzden uygulanacak ilaç tedavisi de kişiden kişiye değişir.

Örneğin diyabet hastalarına farklı ilaç verilirken, böbrek hastalarına farklı ilaç verilebilir. Tansiyon tedavisi için en önemlisi sağlıklı bir metabolizmadır. Sağlıklı bir metabolizma tansiyona karşı da dirençli olduğu için hastalığı tedavi eder.

Düzenli spor yapmak, sağlıklı beslenmek, meyve ve sebze tüketmek, fazla et yememek, besin değeri, potasyum ve vitamin değeri yüksek, tuzsuz ve yağsız besinleri tercih etmek tansiyon hastaları için doğal tedavinin en önemli aşamalarıdır.

Eğer tansiyon rahatsızlığı için hangi doktora gidilmeli diye düşünüyorsanız aile hekiminize başvurarak yardım alabilir ve zaman kaybetmeden harekete geçebilirsiniz.

el_se

  • Bilge Üye
  • *****
  • İleti: 3.096
  • Teşekkür 27994
    • Çevrimdışı
  • # 01 Oca 2018 20:05:13
.

 

Egitimhane.Com ©2006-2023 rss