Arabanın yerini değiştimek için geri viteste hareket ettim. O sırada ana yoldan bir minibüs geliyordu. Durdum. Etrafa bakınıyordum ki, 20 m ileride bir kız çocuğunun kamyonun arka tekerlerinden kurtulmaya çalıştığını farkettim.
Arabayı parkedip oraya doğru koştum. Kızdan başka 2 yaşlarıonda bir erkek çocuğu daha varmış, tekerlerin altında kalarak ezilmiş olduğunu gördüm. Oracıkta ölüvermiş zavallı. Civciv yavrusu gibi büzülmüştü oracıkta.
Ölen çocuğun çok sevdiğim bir dostumun torunu olduğunu öğrenmek daha da perişan etti beni. Birgün önce ise oğlu ve emmioğlusu/bacanağı kalp krizi geçirmiş. Acı üstüne acı.
Torununun annesi ve babası ise İstanbul'dalarmış, çocuğu dedesinin ve ninesinin yanına bırakmışlar. Çocuğun emanet olması, onları öyle bir yıktı ki...
Allah, onlara dayanma gücü versin.
Ahh öğretmenim yüreğim cız etti. Mevlam kimseye böyle bir acı vermesin. Allah ailesine sabır versin. Çocuk olduğu için zaten cennetin bir kuşu olarak cennete uçtu gitti.
Bir sözüm şehir içinde olan kamyon ve minibüslere. Çoğu resmen trafif canavarı. Hele minibüsler yolcu kapmak için yarış halindeler. Pat diye yolun ortasına duruyorlar. Allah onları bildiği gibi yapsın.