Sevdiğimiz Şiirler

Çevrimdışı toplum-bilim

  • Bilge Üye
  • *****
  • 3.743
  • 48.566
  • 3.743
  • 48.566
# 16 Kas 2022 17:07:21
Sizin hiç, varlığı yokluğunuz olan bir aşkınız oldu mu? Ve içinde 'kal' saklayan bir 'git'iniz? Benim oldu. Kaybettiğinize üzülürsünüz böylesi bir aşkta, tıpkı kazandığınıza sevinmeyeceğiniz gibi… Ne yapsanız olmaz işte. Ya sizin hayalleriniz sevdiğinize bir beden büyük gelir, ya da sevdiğinizin aşkı size dar… Sıkar… Boğar… Vazgeçmezsiniz. Vazgeçmedikçe de boğulmaya devam edersiniz. Varlığı sizi yok edecekmiş gibi yaşatır, yokluğu ölür gibi… Her git’in içinde bir ‘kal’, her kal’ın içinde bir ‘git’ saklıdır. Dedim ya işte ne yapsanız olmaz. Donarak ölmek üzere olan iki kirpi gibisinizdir. Yaşamak için ne kadar birbirinize yaklaşırsanız o kadar birbirinizi yaralayacaksınızdır., uzaklaşsanız soğuktan öleceksinizdir.

Kahraman TAZEOGLU

Çevrimdışı harslan05

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 3.191
  • 65.480
  • 3.191
  • 65.480
# 17 Kas 2022 00:24:08
Şimdi belki benim gibi ölesiye yalnızsındır
Uçan kuşları gözlemektesinidir tek başına
Çamların yeşiline dalmış gitmiştir gözlerin
Radyo dinliyorsundur ya da susarak
Bir kitabı okumaya çalışıyorsundur kim bilir

Sonsuz güzellikte bir aşk düşünüyor olabilirsin
Belki de anılarını deşiyorsun bir olmazı
Bir açmazı derinden derine kurcalar gibi
Bir kahve içmeyi bir elma yemeyi kurarak
Saatine bakıyor olabilirsin uykulu gözlerle
Çocukların oyununa dalmış gitmiş olabilirsin

Mahpus gibi tutsak gibi belki köle gibi
Yarını olmamak gibi bir duygu içindesindir
Belki de kendini bağışlamıyorsundur
Benim hiç bilmediğim bir şeylerden ötürü
Kırık tirenler gibi öylece kalakalmışsındır
Kalkıp gidip çekirdek almayı düşünüyorsundur
Ya da uyumak istiyorsundur her şeyi unutmak için
Belki sen de benim gibi ölesiye yalnızsındır.

Afşar Timuçin

Çevrimdışı ilkimsema

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • 416
  • 277
  • 416
  • 277
# 17 Kas 2022 22:44:06

Hicran BakışlımSebahattin Abi

Yağmurdu göz yaşlarımı saklayan giderken
Hava soğuk hava sisli hava ağlamaklıydı veda ederken
Bize dair bütün yaşanmışlıkları doldurup valize
Son bir kez bakıp gözlerine
Ben senden gidiyorum hicran bakışlım.

Sana giderken kocaman bir yürek
Birde enginlere sığmayan sevdamı bırakıyorum
Ağlama ne olur sil göz yaşlarını
Ve sarılma boynuma giderken dayanamam
Ben senden gidiyorum hicran bakışlım.

Yarım kalan bir hikaye öksüz bir yürek
Birde SENİ SEVİYORUM’u bırakıyorum
Bakışlarını susuşlarını birde gülüşünü alıyorum yanıma
Yoldaş olsun sırdaş olsun avuntum olsun diye
Ben senden gidiyorum hicran bakışlım.

Seni sana bırakıyorum giderken
Yaşadığımız yılları birde mavi sabahları bırakıyorum
Yüreğini alıyorum yanıma giderken
Birlikte seyrettiğimiz yıldızları birde
ben senden gidiyorum hicran bakışlım.

Gecenin sessizliğini bırakıyorum giderken
Yüreğimin sıcaklığını gözlerimdeki ışığı,
Birlikte söylediğimiz şarkıları alıyorum yanıma
Şiirleri birde her mısrasın da sevdamı haykırdığım
Ben senden gidiyorum hicran bakışlım.

Ruhumu bırakıyorum sana giderken
Yaşanmamış çocukluğumu gülmeyi unutmuş yüzümü,
Yüreğinin sıcaklığını alıyorum yanıma
Kulağıma fısıldadığın aşk dolu sözleri,
Ayaz gecenin sabahlarında yüreğimi ısıtsın diye
Ben senden gidiyorum hicran bakışlım.

Bendeki beni bırakıyorum sana giderken
Aşka sevdaya dair bütün yaşadıklarımızı,
Bütün yıldızları, sahilleri ,yakamozları, çiçekleri, gülleri,
Sevgimi bırakıyorum sana giderken
Yüreğimi bırakıyorum sana giderken
ben SENİ SEVİYORUM hicran bakışlım.
Ben senden GİDİYORUM...

Çevrimdışı ilhami_60

  • Bilge Üye
  • *****
  • 4.704
  • 29.972
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • 4.704
  • 29.972
  • 4. Sınıf Öğretmeni
# 23 Kas 2022 09:42:31

Hangi taşı kaldırsam
Anamla babam
Hangi dala uzansam
Hısım akrabam
Ne güzel bir dünya bu
İyi ki geldim
Süt dolu bir torbayla
Şöylece çıkageldim.
Kime elimi verdimse
Döndürüp yüzümü baktımsa
Kısmet kapıyı çaldı
Kör pınara su geldi.
Ben şakıyıp durdukça öyle
Gülün kokusu geldi
Bebesi olmayana
Bunalıp da kalmışa
Acılarla yüklü
Dargın yüreklere
Yetiştim geldim.
İyi ki geldim!..

                           Ruhi Su

Çevrimdışı Kul Osman

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • 42
  • 174
  • 42
  • 174
# 26 Kas 2022 17:33:41
Yeşil Türbesini gezdik dün akşam,
Duyduk Bir musikî gibi zamandan
Çinilere sinmiş Kur'an sesini.
Fetih günlerinin saf neşesini
Aydınlanmış buldum tebessümünle.

İsterdim bu eski yerde seninle
Başbaşa uyumak son uykumuzu,
Bu hayal içinde... ve ufkumuzu
Çepçevre kaplasın bu ziya, bu renk,
Havayı dolduran uhrevi ahenk.
Bir ilah uykusu olur elbette
Ölüm bu tılsımlı ebediyette
Belki de rüyası büyük cetlerin,
Beyaz bahçesinde su seslerinin.

Çevrimdışı Kul Osman

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • 42
  • 174
  • 42
  • 174
# 26 Kas 2022 20:22:18
sevmek sevildiğini bile farketmeden
yaklaştıkça ölüm soğuk bir yağmur gibi
sevmek zehir zemberek ve yürekten
gecikerek de olsa vuruşur gibi

sevmek için geç ölmek için erken

Attila İlhan

Çevrimiçi yamankaya

  • Uzman Üye
  • *****
  • 3.856
  • 13.099
  • 3.856
  • 13.099
# 27 Kas 2022 10:38:01
Babaannem derdi ki:
“İnsan, düşmanından, pişmanından korkmaz kızım,
en çok kendinden korkar…
Gücüne yenilmekten,
düşüne bilenmekten,
öcünde dirilmekten,
var sandıklarında silinmekten,
itilmekten, kakılmaktan,
sövülmekten,
kim bilir kimi zaman gereksiz övülmekten,
ansızın tükenmekten,
arttığını düşünürken, azaldığını fark etmekten,
kıymet verip, verdiği kıymete gömülmekten korkar…
Kalabalığa karışmaktan,
yalnızlığa alışmaktan,
dolup dolup taşmaktan,
samimiyetsiz bakışmaktan,
darılıp, barışmaktan,
kendiyle savaşmaktan,
“keşke”lere ilenip, “iyi ki” lere varamamaktan,
dünleri silkeleyemeden
yarınları adımlamaktan korkar…
Anılan itin derdi, çomağa kalırmış.
Kendinle barış kızım, önce kendinle barış..
Korkunun ecele faydası olsaydı
cennet de boş kalırdı, cehennem de…

Her şey insanlar için…
Hop diye çıkıp,
pat diye düşmek de…
Tasın, tarağın hamamda kalsın…
Sen dünün terini şifa sayarsan,
aklın başındaki yerini nasıl olsa bilir…
Bırak kötü haber tellalı,
defini kendi için çalsın.

Meral Demir

Çevrimiçi adamın biri

  • Bilge Üye
  • *****
  • 4.885
  • 21.526
  • 4.885
  • 21.526
# 27 Kas 2022 12:09:17
KADROLU YALNIZLAR İÇİN...

unuttuklarınızı soruyorum
hiç hatırlamak istemediklerinizi
teninize iz bırakanları
ve izinizi taşıyan tenleri

görmesenizde sezdikleriniz var mı sizin
unutmasanız da unutur gibi yaptıklarınız

dualarınız var mı
ya duvarlarınız

gidenleriniz
çekip gidenleriniz oldu mu sizin
hiç beklemeden
bir şey söylemeden

elinizde kalan gidişleri soruyorum
yüreğinizde ki bitişleri
kimin hayali kaldı gözlerinizde
o kalp o yarayı kimden aldı

aşkı en son kime hapsettiniz
ya da kime terkettiniz aşkı

siz
siz birinin sonu oldunuz mu hiç
ya da bir şiire konu oldunuz mu
yoksa siz hep terk mi edildiniz

unutmayı kim öğretti size söyleyin
ihaneti kim ezberletti
artık sevmesenizde
hala rüyalarınızda gördükleriniz var mı sizin

söyleyin
bilmem hangi sokakta ve banklar üstünde
kimin ismini yana yana karaladınız bir kenara
ya da unutulduğunuz o caddede ve yine yağmur altında
kimi buruşturup attınız bir tarafa
söyleyin

yıllar sonra döndükleriniz oldu mu sizin
yollar aldıklarını geri verdi mi
peki değer miydi bir hiç için
söyleyin

yalnızlığı size kilitlediklerinden beri
artık geceler hiç bitmiyor değil mi

şimdi
her sabah uyandığınızda
yanınızda olmayan o kişiden
artık nefret ediyorsunuz değil mi

biteceğini bile bile başladığınız aşkları soruyorum
ben demiştim dediğiniz o anları
hep yanındayım diyenlerin yokluğunda
ve yüzlerce ölü varken yüzünüzde
ne yapacağınızı bilmeden dolaştınız mı sokaklarda

söyleyin
iyi ki yapmışım dediğiniz hatalarınız var mı bu hayatta
onu hatırlarım diye dinlemediğiniz şarkılar
yine ağlarım diye izleyemediğiniz filmler
kafanızın karıştığı durumları soruyorum
okuyup okuyup anlamadığınız kitapları
gözlerinizin boşluğa daldığı anları
uzaklara
hani çok uzaklara
başınızı bir omuza yaslamayalı çok oldu değil mi
ya da kalkıp gitmeyeli birinden
bir kalp yangınından arta kalan duygularınızla
siz
gitmek istediniz mi hiç

iyi niyetinizi kaybettiğiniz anları soruyorum
kara kaplıya kaydettiklerinizi

sizi kandırdığını zannedenlere inanmış gibi yapıp
belki bir gün düzelir diye sabrettiniz mi hiç
ama bazılarının büyüdüklerini hiç göremediniz değil mi

hatıralar baş ucunuzda nöbet tuttu hep
çünkü o sizi hep unuttu
unuttu değil mi
hani bazen bir sigara yakıp bir şarkı açarsın ve susarsın
hani o şarkı senin söylemek istediklerini söyler ya hani
işte anlaşılmak tam da böyle bir şey değil mi

bilirim
hala kokladığınız elbiseler vardır elbet
ya da unutabilmek için hiç gitmediğiniz yerler

söyleyin
birine kendine iyi bak dediniz mi hiç
hoşçakal diyebildiniz mi
kendine iyi bakabildi mi peki
hoşçakalabildi mi

her yeni aşkta hep aynı ezberi yaşıyorsunuz değil mi

söyleyin
en başa dönüp te yeniden yaşanmak isteyen hayat mıdır
peki yaşadıklarını inkar eden adam mıdır
adam mıdır söyleyin

içinizde öldürdükleriniz oldu mu sizin
tarihe gömdükleriniz
inkar etmeyin
kalbiniz mezarlık gibi değil mi
ve bu mezarlıkta artık bir ölü için dahi boş yer yok değil mi

lafı ağzınızdan alan şarkılarınız mı sizin
hayallerinizi erteleyip masadan kalktıklarınız
yalan duymamak için soru sormadığınız kişileri soruyorum

hani burda öpmüştü sizi
hani şurda çiçek vermişti
şimdi
aynı kişi
binlerce kez çoğaltıp hüzünleri
size milyon kere öldürüyor değil mi

göğsünüzün daraldığı anları soruyorum
kalbinizin sıkıştığı
söyleyin
firar etti mi aklınız hiç
peşin uçup gitti mi
lanet olası usulca yaklaşan uğursuzluk size de uğradı mı hiç

ya gözleriniz
kimi görmezden geldi geçenlerde
ya o denildiği zaman aklınıza kim geldi

en önemlisi siz
beklediniz mi hiç
hiç gelmeyeceğini bile bile
gözlerinizi tavana çakıp
onun yattığı tarafı boş bırakıp
ve resimlere bakıp bakıp
kahretsin
beklediniz mi hiç

uyku tutmayan anlarınızı kime anlattınız en çok
ve kim gerçekten anladı sizi söyleyin
suç benim dediniz mi hiç kendinize
suç benim

kırılgan mektuplar yazardınız ya hani
hani katiyen gönderememek için
adresi yoktu
ve kokusu
ve teni

sizi sizden
habersizce alıp götüren
o kişiden
artık nefret ediyorsunuz değil mi

yüreğinizin sızladığı anları soruyorum
göz bebeğinizin titrediği
ne varsa birden bire koyar ya hani
yıkar geçer ya herşey
yıllar geçmiş olsa da üstünden
ardından hala garip garip
el salladıklarınız var mı sizin

gitme kal dediğiniz oldu mu bu hayatta
ya kimin imzası var gülücüklerinizin altında
hıçkıra hıçkıra ağladığınız anları soruyorum

artık uyku
uyutulduğunuzu anladığınızdan beri hiç
hiç değil mi

hiç sevmemiş gibi yaptınız ya hani
hani kaybetmemek için
ne oldu peki söyleyin
(ben söyleyeyim)
yine o şarkıyla gözleriniz doldu aptal aptal
yani böyle her gece konuştuğunuz insanla konuşamayıp
çektiğiniz resimleri ona gönderememek
garip oluyor değil mi

uyanamam diye uyumadığınız geceleriniz var mı sizin
hani gözleriniz yine o imkansız resme bakarken

mezarlıklara bıraktığınız duvakları soruyorum
durupta inmediğiniz durakları
hayalini kurduğunuz dudakları
yani tuzakları
yani elini her gün biraz daha bıraktıklarınızı soruyorum

hesaplarken gidişlerle bitişleri
artık durulur gibi değil değil mi

yani siz
zorundayım zorundasın derken
bir yolun sonuna geldiniz mi hiç

İnsanlık bende kalsın dediğinizde
İnsanlık sizde kaldımı hiç

söyleyin
hani gözlerine bakardınız ya en çok
hani derin bir uçuruma bakar gibi
ben gitmem diye hep söz veren o insandan
artık nefret ediyorsunuz değil mi

siz
dinleyerek eskittiğiniz
ve hep yarım kalan hayallerinizin üstüne yemin etmediniz mi
bir daha sevmeyeceğim
bir daha sevmeyeceğim
bir daha sevmeyeceğim diye

hani o sahile gitmeyecektiniz bir daha
hani o yolda bir daha yürümeyecektiniz
oysa siz dua ederken
hep ondan önce ölmeyi dilerdiniz

avuç içinizin hiç kapanmadığı anlarınız oldu mu bu hayatta
aşkı temiz tutmak isterken
kirlendiğinizi hissettiniz mi
acaba şimdi ne yapıyor dediklerinizden nefret ettiniz mi hiç

söyleyin
son pişmanlığın işe yaradığını gören var mı aramızda
ve hiç af etmeyeceğiniz insanlar var mı
benim var

Turgut SAKİN


 


Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK