Sevdiğimiz Şiirler

Çevrimdışı munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4.644
  • 22.408
  • Birleştirilmiş Sınıf
  • 4.644
  • 22.408
  • Birleştirilmiş Sınıf
26 Haz 2011 21:35:05
DÖN
 Yakamozun hükmü şafak sökene kadar
Gel-gitlere boğulmadan denizimiz dön
Çöller kaç mecnunun ömrüyle kanar
Gözlerim seraba aldanmadan dön
Gül dahi bülbülün yüklenmiyor sabrına
Yıldızlar diklenmiyor güneşlerin şavkına
Seni bana yar kılan sahibimin aşkına
Şaşkına dönmeden takvimlerim dön
Kader kaç sabaha buluşturur gecemi
Akıl kaç gün daha teskin eder kalbimi
Bıraktığın hasretin tâlân edip gövdemi
Kuru dala çevirip kırılmadan dön
Ahengine düştüysen başka bir manzaranın
Neresinden dönersen kârıdır zararının
Kem gözlerin şerrinden kurtulup nazarının
Kabulü ol duamın bismillah de dön
Taş bildiğim sabrım yenilmeden telaşa
Kaç aşık benim gibi anılır ki aşkıyla
Emir değil buyruk değil bu haşa
Ricasıdır kalbimin kırılmadan dön
Kelimeler seni taşımaktan yorulup
Üç noktalar dağılıp tek noktada buluşup
Ünlem işaretleri sevgime önlem olup
Geçmiş zamanlarımın öznesi olmadan dön
Hece hece yerleş pelesenk ol dilime
Sancıların mesken edilmeden kalbime
Hekimleri çaresiz bırakıpta derdime
Hâkimlere kalemini kırdırmadan dön
Uzattığım elimi boş çevirme bağrıma
Bir an yerimde ol da feryadedip bağırma
Yamacına düşürüp hasretinin dağına
Beni Ferhat etmeden Şirin’im ol dön

Mehmet Ercan

Çevrimdışı munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4.644
  • 22.408
  • Birleştirilmiş Sınıf
  • 4.644
  • 22.408
  • Birleştirilmiş Sınıf
26 Haz 2011 21:36:41
SUSKUNLUK
Her yıldız parsellenmişken bir çift aşık tarafından
Ben, kayan her yıldızı sana biriktiren avare
Ve her güle bir anlam yüklenmiş seni anlatamayan
Hüzün her ayrılığa ayrı ayrı hizmet eder
Seni ve beni taşıyan tek duygudur suskunluk…
İkimizin halini hesaba katmamış hiçbir alfabe
Bizde sadece göz teması kelimelere yüklenemeyen
Sızını yüklediğim her manzara harabe
Sana niyetlenip gezindiğin her viran şehir, saray
Seni ve beni anlatan tek ihtişam suskunluk…
Her seher benden önce uyanıyor sana aklım
Göz açtığım her sabah bıkmadan sana uyanmak
Sana benziyor diye kaç kişiyi vurabilirim
Sen olmadığın halde herkeste senin tebessümün
Seni ve beni haykıran tek feryattır suskunluk…
Dilinden dökülen her kelimede yer edinme telaşım var
Cümlelerinin arasında adımı duymak ne devlet
Gözlerinde gezinme hakkım hep on saniye kadar
Hayat, her şeye rağmen sadece gözlerin kadar
Seni ve beni yaşatan tek çaredir suskunluk…
Kavuşma ihtimalinin olmadığı tek ayrılıksın
Sana uzanamama gerçeğine sağır ve kör bir kalbim var
Birimiz diğerinde ölmeliyiz ki aşk doğsun
Sende bitmeyen yola düşüren hayata da aşk olsun
Seni ve beni barındıran tek barınak suskunluk…
Yitirmediğim tek inanç kader, yaşama zorunluluğumuz
Bilmeden ezberlediğimiz tek yazgı alnımızdadır
Her kul kaderine doğru kaçarken hazin hazin
Bana seni yaşatmayan hangimizin kaderi
Seni ve beni kavuşturmayan kaderimiz suskunluk…
Tebessümünü dahi anlatmaktan aciz şarkılar
Boşuna arayışım, seni çerçevelemeye yaratılmış duygu yok
Sana benzetebilmem için yine sana ihtiyaç var
Gözlerime değdiğin günden beri, ruh halimde huysuzluk
Seni ve beni kabullenmenin tek yoludur suskunluk…
Her adımın sonunda ecel ihtimali çok yüksek
Sana iç çektiğim hangi nefeste durur soluğum
Sensizliği yaşamanın sonu varmış nihayet
Her gecem sensizliğe gebe, her şafak seni doğurur
Seni ve beni var kılan tek duygudur suskunluk
Seni ve beni doğuracak tek yol var, suskunluk…

Mehmet Ercan

Çevrimdışı şule2002

  • Üye
  • *
  • 7
  • 19
  • 7
  • 19
26 Haz 2011 22:03:15
           ÇOCUK
        Gül olur koklanır!
        Şiirler öğretilir sevgi
        Üstüne.
        Kundakta kucakta dizde!
        Her şeyi yanına alır
        Gider!
        Övünme kalır
        Yalnız,
        Övünme bizde.
        Nasıl da belli,
        Hep aynı katip yazar
        Bütün yazıları;
        Üç aşağı, beş yukarı,
        Hep yazılar
        Aynı…

                        Süleyman ÜSTÜN         

Çevrimdışı Tolstoyevski

  • B Grubu
  • 24.726
  • 258.606
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • 24.726
  • 258.606
  • 3. Sınıf Öğretmeni
26 Haz 2011 22:53:23
 
Olmak Demiştin

hayat olmaktır demiştin
hayat sevmek ve olmaktır
demiştinki gündüz ölmek
gece ise doğmaktır
ölüm savmaktır sıranı sırası gelince
ölüm yaşam kuşunu kafesinden salmaktır
gözlerime öyle bakma demiştin
gözlerin ateşe dalmaktır
ne çıkar misk-u amber sacmasan etrafına
gülün karı solmaktır
değişir iklimler mesafeler seninle
ve hüzün sevdanla dolmaktır
bu beden her mihnete her belaya katlanır
lakin maksat ne olmaktır ne ölmektir ne solmaktır
maksat olmaksa demiştin
olmak onu bulmaktır

Süleyman Arif Emre
 

Çevrimdışı nevin07

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1.313
  • 3.610
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • 1.313
  • 3.610
  • 2. Sınıf Öğretmeni
26 Haz 2011 23:25:07
Bekleyen

Sen, kaçak bir ürkek ceylansın dağda,
Ben, peşine düşmüş bir canavarım!
İstersen dünyayı çağır imdada;
Sen varsın dünyada, bir de ben varım!

Seni korkutacak geçtiğin yollar,
Arkandan gelecek hep ayak sesim.
Sarıp vücudunu belirsiz kollar,
Enseni yakacak ateş nefesim.

Kimsesiz odanda kış geceleri,
İçin ürperdiği demler beni an!
De ki: Odur sarsan pencereleri,
De ki: Rüzgar değil, odur haykıran!

Göğsümden havaya kattığım zehir,
Solduracak bir gül gibi ömrünü.
Kaçıp dolaşsan da sen, şehir şehir.
Bana kalacaksın yine son günü.

Ölürsün... Kapanır yollar geriye;
Ben mezarla sırdaş olur, beklerim.
Varılmaz hayale işaret diye
Toprağında bir taş olur, beklerim...

Necip Fazıl

Çevrimdışı Tolstoyevski

  • B Grubu
  • 24.726
  • 258.606
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • 24.726
  • 258.606
  • 3. Sınıf Öğretmeni
26 Haz 2011 23:31:55
Seni

Seni
Seni
Öyle uzun seviyorum ki seni
Ya yaradılışta doğmuşum
Ya ölümsüzün biriyim ben...

Fazıl Hüsnü Dağlarca

Çevrimdışı munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4.644
  • 22.408
  • Birleştirilmiş Sınıf
  • 4.644
  • 22.408
  • Birleştirilmiş Sınıf
27 Haz 2011 00:13:25


Filistin Oluyorum Gözlerinde

Bu gün ben başka bir savaş verdim aşka
Sessiz çığlığımı kim duyacak
Seyredecek figanımı,akıp durduracak
Dahi firakında kim söyleyecek şarkıları
Şiirleri kim tutuşturacak
Kimin için yazılacak onca ağıt

Bitmeyecek çığlıklarım
Filistin olacağım ben bu gün gözlerinde
Kan akıtacağım dipsiz yalnızlıklara
Bırakacağım yine gözyaşlarını
Elinle ineceğim kuyusuna Yusufların
Gözlerine değen gömleği olacağın Yakup’da
Açılacağım geceler boyu
Seyredeceğim bedenimi dervişler gibi
Gündüzleri sıralayacağım nağmaleri
Bitmeyecek çığlıklarım
Bitmeyecek ahım,figanım
Bitmeyecek…

İliklerini kaybeden düğmeler gibi
Sökülüp sedef dallarında çöllerin
Mecnun var diye Leyla bilinmez ki
Leyla yok diye ağlayacaktı mecnunlar
Yoklukla yazılacaktı her şiir
Yoklukla damıtılacaktı gül suyu
Yoklukla ağlayacaktı geceler,
Yoklukla ağlanacaktı her gece…

Şimdi kim bilir hangi boşlukta çiziyorsun gözlerini
Ellerini hangi uzatıyorsun bilmiyorum
Nereye baktığını da görmüyorum üsteli
Gözlerin benden öte diyarları seyrediyor
Gülümsemiyor parmak uçların eskisi gibi
Saçların tel tel savrulmuyor rüzgarlarda
Sen de bitmeyecek çığlıklardasın
Sen de çığlık çığlığasın

Sondan başa işliyor saatim işte
Son anındayım ‘’ bitti’’ sessinde göz yaşlarım
Çağlıyor çağlıyor seller boyunca
Hangi filistindir bu yüreğime bıraktığın
Hangi sapan taşıdır intifadanın
Çölleri sarsar..Ah yar! Bu çağlayış
Çölleri sarsar…Ahyar! Bu yıpranış

Sondan başa işliyor sessiz saatim
Günler merhaba ile başlamıyor artık
Her güne kelimeleri sıralamıyorm mesela

Denizi görmüyorum eskisi kadar
Karanlıklar mekanım oluyor
Sessiz sürgün yerleri dinginliğim
Kursağımda cam kırıkları hissediyorum
Bu gün ben başka bir Filistin oldum
Şehitler verdim kandan boğulmuş
Yenik düşmüş savaşlarda
Fethedemedim bu gün zamanı
Bu gün ben başka bir savaş oldum
Yenik düştüm siyahlığında gecenin
Yokluğun darmadağın etti sözlerimi

Korktum.Hem de yıllar var ki
Korkmadığım kadar
Bu gün ben Filistinli bir ananın
Gözyaşları oldum
Yenildim.Ah yar! Yenildim
Ezikliğiyle vuruldum
Yırtıldım bu gece
Şiirlerim sustu,kalemim tükendi
Bu gün ben yokluğunda
Filistinin duvarlarında
Yapışıp kaldım
Yenik düştüm..Ah yar!
Yenildim…

Saçlarında akıp kaybolmalıydım halbuki
Gözlerinden içmeliydim kevseri
Savaşmalıydım halbuki yırtarcasına bedenimi
Ama yenik düştüm işte..Ah yar!
Yenik düştüm…tutamadım göz yaşlarımı
Bu yüzden ben bu gece başka bir savaş verdim aşka
Ah yar! Yenildim yokluğuna

Kayboldum darmadağın,
Yıkık,bulanık,ezik
Metropoller yansıtmadı hüznümü
Mezarlıklar taşımadı bedenimi

Ağlasam çağlar boyu
Ağlasam çağlayanlar gibi
Acaba anlar mıydın beni..Ah yar!
Anlar mıydın…
Ah yar! Gitmeyi bilemedim
Bilemedim ayrılmayı gözlerinden
Bütün savaşlarım bu yüzdendi
Bu yüzdendi yangınlığım

Şimdi kendimi bir Filistinli
Çocuğun gözlerine bırakıyorum
İntikam alırcasına her şeyden
Saldırıyorum,kusuyorum hıncımı
Taşlar boyu
Ben Filistin oluyorum
Filistin gözlerinden uzakta

Bilal CAN

Çevrimdışı nurdan81

  • Uzman Üye
  • *****
  • 705
  • 2.728
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • 705
  • 2.728
  • 4. Sınıf Öğretmeni
27 Haz 2011 00:54:03
Yalnızlık

yalnızlık,
ilerisine asla bakamayacağın bir pencere gerisinde;
yağan karı,inen geceyi ve yükselen dağları izlerken,senin,yanımda olduğunu hissetmektir.
hayalini yanımda taşımak,yanında varlığımı unutmaktır.
küçük bir ben içinde,koca bir sensizliği yaşamaktır yalnızlık!
yaşamak ve şikayet etmemek.

yalnızlık,
seni,herkesini ve herşeyini kabullenmek ama bunu sana anlatma yeteneğinden yoksun olmaktır.
anlatamamanın yanında durmadan konuşmak ve tüm susmaları sana kaptırmak,
sonunda sessizliğe mahkum olmaktır.
suskunluğunun her bir harfini yorumlamak ve
haricinde duyduğum sesleri inkar etmektir yalnızlık.
her şarkıda artan sızımı dindirmek yerine "sevdiğim türkünü susur da git" diyerek haykırmaktır!.yalnızlık,acı ezgilerine sırt dönüp,sadece senin sesinin nemini dinlemektir.
ezgilerden daha acı sesinin ta kendisidir yalnızlık!

şimdiyi yok saymak,yarını ertelemek ve fotorafların sınırlı karelerinde,
sen’li dünleri yaşamak da,yalnızca,yalnızken yapılacak akıl karı bir deliliktir ve delilik,
yalnızlığın en yalın tanımıdır!

yalnızlık,
yarin kentinde kendini öksüz hissetmektir.
cadde boyu ışıklarda büyüyen kimsesizliği,hiçbir gülüşe sığdıramamak,
ulu orta ağlamak ve kendine konuşmaktır.suretin düştüğü her yüze sen diye bakmak,
suretinin aslına korkusuzca bakmak,aynalardaki suretime bakamamaktır yalnızlık!

çok vagonlu bir trende,her istasyonda yeniden başlayan çok seferli bir yolculuktur yalnızlık!

yalnızlık,
sana gelirken yolları günlerin ardında bitirmek;senden giderken,yollarda;
"ömrümü bitirmektir"…

yalnızlık,
söylediğin her sözü aklımda tutmak,seni hiç unutmamışken,
her defasında yeniden yeniden hatırlamak,geceleri terk edip,sabahları kapına sığınmak ve
gittiğini bile bile "inançsızca" dönmeni beklemektir…

şiirlere soyunup,mektup giyinmek;bütün şairleri reddedip bir yazara aşık olmaktır yalnızlık.

ve…

yalnızlık…

varlığında yokluğunda,

"yalnızım çünkü sen varsın" demektir…

Kahraman TAZEOĞLU

Çevrimdışı nurdan81

  • Uzman Üye
  • *****
  • 705
  • 2.728
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • 705
  • 2.728
  • 4. Sınıf Öğretmeni
27 Haz 2011 01:23:33
Gel Unuttur Bana Seni

Ve gittin…
Oncesini dusunmek istemedigim sonrasi ise mechul bir askti yasadigimiz…
Ve ask bitti…
Giderken geride biraktigin,icinden seni de almayi unttugun bir kalp…
Biraz hasarli,urkek,bi o kadar da beceriksiz…
Seni unutmayi bile beceremedi bu kalp…
Ask bitti…
Sensiz uyuyamadigim geceler,karanliktan korktugumda cevirdigim numara,sabah kalktigimda huzur verici sesin yok,gozlerin yok…
Dedim ya gittin…
Sen gittin gideli bu ilk ve son mektubum sana…
Artik seninleyken yazdigim siir ve mektuplari duzeltiyorum ve duzeltecegim…
Seni seviyorumlari ‘seni ne cok sevdim’ yaptim,meger ne cok seni seviyorum yazmisim,seni opuyorumlari ‘seni ozluyorum ‘ yaptim…
Yaptim da bir ‘seni unuttum’ yapamadim…
‘Seni unutmaliyim’da kaldi hep…
Seni unutmaliyim…!!!
Ve gittin…
Sadece bitti dedin…
Fazlasina gerek yoktu zaten…
Herkes anlamak istedigini anlardi degil mi…
Ama inan hicbir sey anlamiyorum…
Sana lanetlermi yagdirmaliyim? yoksa yolun acik olsun mu demeliyim…?
Yok bu cok fazla,dilerim Allah’tan bensiz gittigin hic bir yol acik olmasin…!!!
Sensiz aldigim nefes nefes degilken,bensiz aldigin nefes nefes olmasin…
Yok bu da cok fazla…
Ben kiyamam ki sana…
Ben sadece geride biraktigin bu beceriksiz kalp icin yalvariyorum…
Gel unuttur bana seni
Kahraman TAZEOĞLU

Çevrimdışı muhars

  • Uzman Üye
  • *****
  • 534
  • 3.624
  • 534
  • 3.624
27 Haz 2011 01:25:06
          RUBAİLER
1

Çürüksüz ve cam gibi berrak bir kış günü
sımsıkı etini dişlemek sıhhatli, beyaz bir elmanın.
Ey benim sevgilim, karlı bir çam ormanında nefes almanın
                                    bahtiyarlığına benzer seni sevmek...
  
2

Kim bilir belki bu kadar sevmezdik birbirimizi
uzaktan seyredemeseydik ruhunu birbirimizin.
Kim bilir felek ayırmasaydı bizi birbirimizden
belki bu kadar yakın olmazdık birbirimize...
  
3

Gün iyiden iyiye ışıdı artık,
tortusu dibe çöken bir su gibi duruldu, berraklaştı ortalık.
Sevgilim, sanki seninle yüz yüze geldim birdenbire :
aydınlık, alabildiğine aydınlık...

           Nazım HİKMET

Çevrimdışı nurdan81

  • Uzman Üye
  • *****
  • 705
  • 2.728
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • 705
  • 2.728
  • 4. Sınıf Öğretmeni
27 Haz 2011 01:42:21
İyi değilim aşkım.
Umutsuzca uyanıyorum sabahları.
Güneş yüzüme vurdukça daha bir karanlık oluyor günlerim.
Kahvaltı saatlerimi hep kaçırıyorum.
Bilirsin sigara iştahımı kesiyor.
Öyle pek özenmiyorum üstüme başıma…
Ne geçerse elime giyiyorum.
Sen yoksun ya ‘’güzel görünüyorsun’’ demesinler istiyorum.
Yine en arka koltuğunda oturuyorum minibüsün yine camda oluyor gözlerim.
Sen tutmuyorsun ya elimi cebimden hiç çıkartmıyorum.

İyi değilim aşkım.
Herkes sana benziyor sanki…
’’saçı az daha kısa olsa biraz daha içten gülse..’’
daha çok benzeyecek olanları ayırıyorum.
Yoksun ya yokluğun da yepyeni senler arıyorum.
En zor geceler oluyor.
İzlediğimizi izlemiyorum, senin uyuduğun saatlerde uyumuyorum.
Olur ya bir rüyada karşılaşma ihtimali.

İyi değilim aşkım.
Unutuyor gibi yapıyorum.
Biriken yaralarımı acıtmasınlar diye hiç kanatmıyorum.
Seni de kan tutardı hani..
Bak görüyorsun bunu bile hatırlamıyorum.

İyi değilim aşkım.
Artık şiirlerimde yok süslü kelimelerle sana seslenecek.
Adının geçmediği cümlede O gitti diyerek, sevgiyi anlatmak çok zor oluyor çünkü.
Kağıda kaleme dokununca kömür değil, gözyaşım dökülüyor ya, ziyan oluyor sayfalarım.
Bir de Pazar günleri var tabi.
Hiç buluşmadığımız bir yerde hiç bilmediğin bir saatte seni bekliyorum.
Gelmen pekte anlam ifade etmiyor.
Ben seni beklemeyi hala çok seviyorum…

İyi değilim aşkım.
Daha bencil oldu duygularım daha çok ben demeyi, daha çok sabretmeyi öğrendim.
sayısız yalanlarla ‘’çok özledim’’ seni demeyecek kadar..
Yokluğunla aramda inanılmaz bir dostluk başladı.
Kimseyi almıyoruz aramıza..
bak benden başka sen, senden başkada düşüncem yok satırlarımda..

İyi değilim aşkım.
Hiç iyi değilim..
Bu saatten sonra sana ‘’dön’’ mü yoksa ‘’hoşça kal’’ mı demeliyim.?

Kahraman TAZEOĞLU –

Çevrimdışı munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4.644
  • 22.408
  • Birleştirilmiş Sınıf
  • 4.644
  • 22.408
  • Birleştirilmiş Sınıf
27 Haz 2011 03:28:58
 Masum Adriyanna

Adriyanna Kimse masum değildir Senden başka.

Bakma ellerime ben kelebekleri hapsetmiş bir çocuğum
Ellerimde kuşların kanı var, içimde ölüm haberleri
Seslendiğim gecelerde boğulduğum hayallerimde var
Üstelik kırdığım camlar, yaktığım onca sayfa

Masum değilim İtiraf ediyorum işte.
Kırdığım düşlerin en büyüğünü
Görmesin diye kimse
Küçük parçalara bölerek Yuttum.

Duymadın Adriyanna
Sesimi astığım duvarlarda
Bir caninin belirdiğini
Ve beni ölüm seslerinde
Şizoid bir çocuk yaptığını.

Görülecek savaşlarım var üstelik
Mahalle kavgalarında baş yarmalarım
Bu yüzden masum değilim işte anla beni
Kaç kelimeyi yerinden ettiğimiyse
Sorma hiç. Sadece anla.

Belki o zaman daha kolay olur
Ayrılığım temsili heyetine
Büyükçe bir neden koyarak
"O bir caniydi
Katletti bütün hayalleri
Bu yüzden başvurdum size" Demek.

Ellerime bakma Adriyanna
Yokluğunda kemirdiğim tırnaklarıma
Saçlarının izini öpüp kırdırıyorum dişlerimle



Ben Hayalperest ideaların cüretkar celladı
Alıp önüme kendi başına bedel ödeyen
Ardından astıran kendini
Ve bir daha öldüren Ve bir daha kırdıran



Caniyim işte görüyor musun?
Adriyanna Masumluğunu ver bana biraz
Yayılsın yüzüme Merhametin izleri.
Yayılsın çepeçevre Uzasın gecelerime.

Feda etmişim ne haber!
Sen gideli uğruna bütün metaneti
Seslerimi, kelimelerimi..
Gördün mü nasıl da inlediğimi

Bayrak yapıp as işte
Sürgün vatanların birine İsmimi isimsizlikle.

Hala varsa bir yerinde ben diyen ötreler
Mahreçlere vurarak ıslat dilinle
Anlayayım mim nasıl bir mihmandır
Göreyim cimin hüzzamını Elif in elif olduğunu..

Kalmamışsa da kurusun kenarında
İzbe sokakları anışında Harabe sözlerinde

Oturt yangınlarına Keşfe çıkan kuşların kanatlarıyla
Bulalım yıldızların nasılda Gözlerinde yuvalandığını.

Adriyanna ve sen Uç düşlerimde melekler gibi
Yuva yapsın huriler ellerine
Kudursun geceler Anlasın ki acı Adın mutluluktur.

Taş attım kırılan cam üzerim düştü D
eniz dalgalandı, zihnim bulandı
Adriyanna bu deniz neden saldırır bana
Neden martılar kapmaz ekmeğimi
Neden nedenler böyle boğar insanı

Adriyanna bu haller benim değildir
Kızma bana bu yüzden
Ellerime geceden kan değmiş
Ne yapabilirim Yokluğun kesiyor canımı
Parçalıyor yüreğimi Her damla kanda Canım damlıyor sayfalara

Adriyanna Kimse masum değildir
Senden başka Aşka en çok yakışan sensin Çünkü.

Bilal CAN

Çevrimdışı yiğidoğ

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • 43
  • 363
  • 43
  • 363
27 Haz 2011 11:08:08
 
Bırak YAKAMI



Ey nefis kendini, bu garibe dost
Sandırdığın yeter, bırak yakamı…
Gördürüp rüyamda, türlü türlü post
Kandırdığın yeter, bırak yakamı…

Az gösterdin bana helâl aşımı,
Döktürdün gözümden isyan yaşımı.
Uçuk vaatlerle garip başımı
Döndürdüğün yeter, bırak yakamı…

Söküp yüreğimden, sabrı, uyumu,
Tamaha kazdırdın, benim kuyumu.
Hırsımı azdırıp, şükür huyumu
Sindirdiğin yeter, bırak yakamı…

Kâh çıkardın göğün en üst katına,
Kâh kondurdun Karun saltanatına.
Velhâsıl gönlümü, kibir atına
Bindirdiğin yeter, bırak yakamı…

Senelerden beri, hepten boş yere,
Gönlüm gam diyârı, gözlerim dere.
Sahte hazzın sonu, sahte kedere
Yandırdığın yeter, bırak yakamı…

Rengarenk süsledin bin bir dileği,
Dilek diye sundun bana çileyi.
Özde bir şeytanı, sözde meleği
Andırdığın yeter, bırak yakamı…

Ağzımda kendimce tadım var idi,
Bin keyifle yerdim, çayı-simidi.
Bencileyin garip nice ümidi
Söndürdüğün yeter, bırak yakamı…

Veli BOSTAN

Çevrimdışı hercaihoca

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1.413
  • 6.384
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • 1.413
  • 6.384
  • 3. Sınıf Öğretmeni
27 Haz 2011 11:21:56
AKŞAM TÜRKÜLERİ

Beyaz bir gün üstüme kapanıyor
Yeşilini süze süze ormanların
Ah deniz dipleri neredesiniz
Derin deniz dipleri
Gözleri kadar güzel sevdalımın
Uzayan gölgelere uzanıyorum
Üstümde hırçın bir mavi
Yeni bir zamana başlar gibiyim
Batan günün ölgün kırmızısında
Usulca koyuluyor akşam türküleri

Gün bir koşuda dağıldı gitti
İnsan olursa olsun diyemiyor
Dokunduğum ne varsa kayıyor ellerimden
Ben bir şey olmamış gibi
Ölümsüz bir tutkuya davranıyorum
Nasıl olsa geceye daha çok var
Yasalarına sıkı sıkıya bağlı güneş
Ufka doğru süzülüyor olsa da
Her sevince yeniden başlıyorum

Afşar Timuçin

Çevrimdışı zalim09

  • Bilge Üye
  • *****
  • 7.885
  • 16.334
  • Öğretmen Adayı
  • 7.885
  • 16.334
  • Öğretmen Adayı
27 Haz 2011 11:30:54
Üzülme! Dert etme can!
Görebiliyorsan,
Dokunabiliyorsan,
Nefes alabiliyorsan,
Yürüyebiliyorsan,
Ne mutlu sana!

Elinde olmayanları söyleme bana
Elinde olanlardan bahset can!…
Üzülme!
Geceler hep kimsesiz mi geçecek?
Gidenler dönmeyecek mi?
Yitirdiğini her ne ise
Bir bakarsın yağmurlu bir gecede
Veya bir bahar sabahında karşına çıkmış

Bil ki Güzellikler de var bu hayatta
Gel git’lerin olmadığı bir hayat düşünebilir misin?
“Hüzün olgunlaştırır”
“Kaybetmek sabrı öğretir”
Şimdilerde bol bol dua ek
Hasat yakındır can!
Kaderini sev!
Varsa kederini de sev!

Üzülme hastalıklarına
Gör, hangi günahlarına kefaret olacak
Terk edildin diye de üzülme
Demek ki sevebilecek bir yüreğin var
Geçmişi unut, hiç yaşanmamış gibi davran
Buluttan nem kapma!
Döküver kirpiklerinden sonbaharı
Bir gün ama bir gün mutlu tebessümlerle kol kola gireceksin
Koklayacaksın yağmur sonrası toprakları
Yükleyeceksin ruhunu kelebek kanadına
Uçacaksın semalara sevdiklerinle can!
Kim demiş ebemkuşağı yedi renk?
Bakmakla görmek arasındaki farkı çözdüğünde
Anlayacaksın ne demek istediğimi can!

Sana tanınan süre üzülmeye değecek kadar uzun değil
Herkes gibi sende sonsuzluğa gün gelip kanat çırpacaksın
Hayatın telaşından insan pek farkında olmuyor ama
Kum saati alta doğru hızla akıp gidiyor
Henüz aşılmamış çok yolların var
Hiç mi güzellik yaşamadın?
Ufacık bir hatırımda mı yok yanında?
Hayatın ellerini bırakma! Küsme!
Hadi mavilerini giyin çık dışarı!
Denizle cilveleşen martılar gibi hayata kur yap!
Yitirdiğin güneş için sevda türküleri söylemeye devam et!
Ölümlüde olsa hayat, ölümsüz bakışlarla bak!

Kaçmakla kurtulamazsın ki;
Yalnızlıktan, hüzünlerden, hayattan
Ayakta kalman gerek, yaşaman gereken can!
Hayat senide içinde görmek istiyor
Hadi yaklaş!
Unutma ki
“Yapmadıklarının kazası yok!”
Ve yine unutma ki
“Aydınlık geceye hiçbir zaman yenik düşmedi” can!

MEHMET ORHAN DURDU

 


Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK